EKONOMİ - 13 Ocak 2026 Salı 09:42

Başkan Sütcü: "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi, Adana’yı sanayide bir üst lige taşıyacak"

A
A
A
Başkan Sütcü: "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi, Adana’yı sanayide bir üst lige taşıyacak"

AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Ceyhan ve Yumurtalık hattında ilan edilen Kimya Endüstri Bölgesi’nin Adana’nın sanayideki konumunu bir üst lige taşıyacağını belirtti.


Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerinde yer alan yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanın "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi" olarak ilan edilmesiyle birlikte, bölgenin planlanması, yönetimi ve yatırımlarının yürütülmesi amacıyla kurulan Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş., Türkiye’nin yüksek katma değerli sanayi dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeye hazırlanıyor. Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş., Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi birlikteliğinde kurularak Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlandı. Bu yönüyle Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş., kamu ve özel sektör yönetiminde teknoloji ve inovasyon altyapısıyla ortak kurulan stratejik bir yapı niteliği taşıdığı ifade edildi. Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü’nün üstlendiği, şirket yönetiminde ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nı temsilen kamu temsilcilerinin yer aldığı, bu sayede karar alma süreçlerinde kamu koordinasyonu, düzenleyici uyum ve yatırım güvenliğinin güçlü şekilde sağlanacağı kaydedildi. Bu yönetim modeliyle birlikte, yatırım süreçlerinin hızlı, şeffaf ve öngörülebilir şekilde yürütülmesi; stratejik sanayi politikalarıyla tam uyum sağlanması hedefleniyor.



"Son derece stratejik bir adımdır"


AOSB Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcısı Bekir Sütcü, alınan kararın Adana’nın sanayi vizyonunu ileri bir aşamaya taşıyacağını vurguladı.Kimya endüstri bölgelerinin, klasik sanayi alanlarından farklı olarak yüksek teknolojiye dayalı, entegre ve yüksek katma değerli üretimi hedeflediğini belirten Sütcü, kimya sanayinin savunmadan enerjiye, tarımdan sağlığa kadar pek çok sektörü besleyen stratejik bir alan olduğuna dikkat çekerek,"Ceyhan ve Yumurtalık hattında ilan edilen Kimya Endüstri Bölgesi, yüksek katma değerli üretimin önünü açacak son derece stratejik bir adımdır. Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. eliyle hayata geçirilecek bu yapı, Adana’nın sanayideki konumunu bir üst lige taşıyacak, üretim kapasitesini, ihracat gücünü ve rekabetçiliğini aynı anda artıracaktır"dedi.


Ceyhan-Yumurtalık hattının lojistik, enerji ve liman altyapısıyla kimya yatırımları açısından doğal bir merkez niteliği taşıdığını belirten Sütcü, enerji kaynaklarına yakınlık, güçlü liman bağlantıları ve mevcut sanayi ekosisteminin, büyük ölçekli ve entegre yatırımlar için önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Bölgenin aynı zamanda Akdeniz havzasının en kritik noktalarından birinde yer aldığını vurgulayan Sütcü, bu coğrafyanın ekonomisini ciddi anlamda değiştirebilecek ölçekte bir cazibe merkezi oluşturma potansiyeline vurgu yaptı.



Nitelikli istihdam ve gençler için yeni fırsatlar


Kimya sanayinin yalnızca sayısal değil, nitelikli ve kalıcı istihdam oluşturan bir sektör olduğuna değinen Sütcü, yüksek teknolojiye dayalı üretimle birlikte mühendislikten teknik ara elemanlara kadar geniş bir istihdam alanı oluşacağını ve bu sürecin özellikle gençler için önemli fırsatlar sunacağını dile getirdi. 2025 yılı itibarıyla Adana’nın toplam ihracatının 3 milyar 44 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatan Sütcü, kimya sektörünün 607,4 milyon dolar ile kentin ihracatında lider sektör konumunda bulunduğunu vurguladı. Sütcü, kimya sektörünün Adana ihracatı içerisindeki payının aylara göre değişmekle birlikte yüzde 15-25 aralığında seyrettiğine de dikkat çekti. Adana’nın ithalat yapısında ise yüzde 80,8 oranla orta-yüksek teknolojili sektörlerin ağırlıkta olduğunu aktaran Sütcü, bu grubun yüzde 66,1’ini kimyasallar ve kimyasal ürünlerin imalatının oluşturduğunu söyledi.


Sütcü, Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nde yatırım yapacak firmalara 6. Bölge teşviklerinin uygulanmasının ve buna ek olarak Türkiye’nin kimya alanındaki ihracat açığını kapatmaya yönelik firmaları bölgeye çekecek özel teşvik mekanizmalarının oluşturulmasının, yatırım iştahını ciddi biçimde artıracağını belirtti. Sütcü, bu yaklaşımın bölgeyi küresel ölçekte rekabetçi hale getireceğini vurguladı. Başkan Sütcü, 6. Bölge teşviklerinin sağladığı vergi indirimleri, sigorta primi destekleri, yatırım yeri tahsisi, faiz destekleri ve uzun vadeli finansman avantajlarının, özellikle yüksek sermaye gerektiren kimya yatırımları açısından kritik önemde olduğunu ifade etti.


Bölgenin liman altyapısı, enerji erişimi, lojistik kabiliyeti, güçlü teşvik yapısı ve teknoloji odaklı yönetim modeliyle yalnızca Türkiye için değil, Orta Doğu, Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve Orta Asya coğrafyası açısından da önemli bir cazibe merkezi haline geleceğine de değinen Sütcü, uluslararası sermayenin bu merkez üzerinden Türkiye’ye yönelmesinin hedeflendiğini kaydetti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Davulcular bahşişi süslenen eşek arabasıyla topluyor Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Yeşildağ Mahallesi’nde, Ramazan ayı boyunca vatandaşları sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, süslenen eşek arabasıyla davul çalarak mahalleyi dolaşıp bahşiş topladı. Yeşildağ’da geçmişten günümüze uzanan renkli bir gelenek yeniden hayat buldu. Mahallede Ramazan ayı boyunca sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, ayın sona ermesiyle birlikte bahşişlerini toplamak için farklı bir yöntem izliyor. Arife günü başlayan ve bayramın ilk günlerinde de devam eden gelenekte davulcular, balon ve çeşitli süslerle donatılan eşek arabasıyla mahalleyi yine davul çalarak dolaşıyor. Mahalle meydanından başlayan bahşiş toplama geleneğinde davulcular, kapı kapı gezerek hem vatandaşlarla bayramlaşıyor hem de bahşişlerini topluyor. Parası olmayan vatandaşlar ise davulculara yem veya saman vererek katkıda bulunuyor. Ortaya çıkan renkli görüntüler mahalle sakinlerinin ilgisini çekerken, geleneğin yeniden canlandırılması büyük memnuniyet oluşturdu. Organizasyonu üstlenen mahalle sakinlerinden Osman İltar, geleneğin geçmişten geldiğini belirterek, "Eskiden beri süregelen, atalarımızdan kalan bir gelenek. Arife günü başlıyor, bayramın birinci ya da ikinci gününe kadar devam ediyor. Bu şekilde süsleniyor, bahşiş toplanıyor. Parası olan para veriyor, olmayan yem ya da saman veriyor. Uzun süre unutulmuştu, son birkaç yıldır yeniden canlandırdık. İnşallah bundan sonra da yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.
Van Tedavi edilen yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazır Van’da çeşitli nedenlerle yaralanan ve bitkin düşen yaban kuşları, tedavi süreçlerinin tamamlanmasının ardından yeniden doğal yaşam alanlarına kavuşmak için gün sayıyor. Van Gölü Havzası’nda yaralı veya bitkin halde bulunarak koruma altına alınan yaban kuşları, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki tedavilerinin ardından yeniden doğal yaşam alanlarına dönmek için gün sayıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri ve duyarlı vatandaşlar tarafından merkeze ulaştırılan; aralarında Kızıl Akbaba, Şahin, Puhu ve Kaya Kartalı gibi türlerin bulunduğu çok sayıda yırtıcı kuş, Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan ve ekibi tarafından titiz çalışmalarıyla sağlığına kavuşturuluyor. Kış şartları, açlık ve avcı baskısı gibi nedenlerle zarar gören farklı türlerdeki yaban kuşları, yapılan bakım ve rehabilitasyon sürecinin ardından sağlıklarına kavuştu. Tedavi sürecinde beslenmeleri düzenli olarak sağlanan ve uçma kabiliyetleri yeniden kazandırılan kuşların, kısa süre içerisinde doğaya salınacak. "Rehabilitasyon süreçleri tamamlandı" Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Merkezimiz, Van Gölü Havzası’ndaki bütün yaban hayvanların sorunlarıyla ilgilenmekte. Doğal hayat ve yaban hayvanları ile ilgili çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak bu habitatın bozulmaması için çalışmalar yürütmekte. Van Gölü Havzası’nda Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğüne bağlı Siirt, Hakkari, Bitlis, Muş ve Van ilinde yaralanan yaban hayvanları merkezimize gelmekte ve tedavileri yapılıp tekrar doğaya kazandırmaktayız. Amacımız doğada bir tane canlının eksilmemesi. Hayvanat bahçesi gibi esarette olan hayvanlar yerine tedavilerini ve rehabilitasyonlarını yapıp doğaya bırakmaktayız" dedi. "Van’da şifa bulan yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazırlanıyor" Yılın her gününde, her haftasında, her ayında, her mevsiminde merkezlerine yaban hayvanları bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Kış sezonuna girdiğimizde göçemeyen veya nakil durumunda olan hayvanlar merkezimize geritiriliyor. Tabii kış sezonunda tekrar doğaya bırakıldıklarında yaşayamayacak hayvanları kış boyunca onların habitatına uygun misafir ediyoruz. Bunlardan birisi Hakkari’den gelen Kızıl Akbaba. Kızıl Akbaba kendi toparladı. Yakında doğal alanına bırakacak" diye konuştu. Aslan, "Doğaya dönmeye hazır. Baharın ve Nevruz’un gelmesiyle yeniden hayatın canlanmasına bağlı olarak bunu da tekrar doğaya bırakacağız ve doğada yaşaması için gerekli bütün çabaları kazanımları yaptık. Şimdi de doğaya bırakmak istiyoruz. Merkezimizde şu an itibariyle Oklu Kirpi, 2 Kaya Kartalı, 1 Şahin’in tedavileri devam etmekte. Bunlardan da Oklu Kirpi’nin, 2 Kaya Karta’lının ve 2 Puhu’nun tedavisi tamamlandı. Doğa Koruma Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğüne teslim edip onların uygun gördüğü bir tarihte ve geldikleri yerde uygun yerine tekrar habitatına salacak. Ekolojik dengede yerlerini alacaklar. Yaban hayvanları hiç insanla temasa geçmemiş hayvanlardır. Ama bazen göçemeyenler olduğu zaman bize getirip tedavisini yapıp tekrar doğaya bırakmaktayız" şeklinde konuştu.
Bursa Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
Samsun Terme’nin acı kaybı: "Binlerce evladımızın geleceğine ışık tuttu" Samsun Terme ilçesinin sembol isimlerinden, eğitim gönüllüsü ve hayırsever iş insanı Hacı Temel Kır hayatını kaybetti. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "İlçemize kazandırdığı sayısız eserle binlerce evladımızın geleceğine ışık tuttu" dedi. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, ilçenin eğitim ve sosyal hayatına eserler kazandıran hayırsever iş insanı Hacı Temel Kır’ın vefatı dolayısıyla taziye mesajı yayımladı. Hacı Temel Kır’ın ilçeye kazandırdığı okullar ve sosyal projelerde binlerce gencin geleceğine dokunduğunu söyleyen Belediye Başkanı Şenol Kul, "Bugün yüreğimiz buruk. İlçemizin koca bir hayır çınarını, kıymetli büyüğümüz Hacı Temel Kır amcamızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. O, sadece bir hayırsever değil; gönlünde Terme sevdası taşıyan gerçek bir vakıf insanıydı. Temel Kır Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Ulviye Kır İmam Hatip Ortaokulu başta olmak üzere ilçemize kazandırdığı sayısız eserle binlerce evladımızın geleceğine ışık tuttu" diye konuştu. "Eğitimden sosyal yardıma her alanda izi var" Başkan Kul, merhumun cömertliğini vurgulayarak, "Cami ve cenaze hizmetlerinden her türlü sosyal yardıma kadar, ne zaman kapısını çalsak bizleri beklentimizin ötesinde bir cömertlikle karşılayan bir samimiyet abidesiydi. Terme’mizde bıraktığı bu asil izler ve hayır duaları asla silinmeyecektir" şeklinde konuştu. Hacı Temel Kır’ın cenazesi, bugün İstanbul Eyüp Sultan Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından, aynı yerdeki aile kabristanlığına defnedilerek son yolculuğuna uğurlanacak.