ÇEVRE - 31 Mart 2025 Pazartesi 11:28

Bayramda da gıda denetimi devam etti

A
A
A
Bayramda da gıda denetimi devam etti

Ramazan boyunca olduğu gibi bayramda da Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tüketimi artan sektörlere yönelik gıda denetimlerimiz devam etti.


Yurt genelinde Ramazan ayı içinde tüketimi çok fazla olan un ve unlu mamuller, pasta ve tatlılar, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri gibi işletmelere yönelik başlatılan denetimler, bayramla birlikte tatlı, pasta, şekerleme üretim ve satışını yapan işletmelere yoğunlaştı. Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, Ramazan ayı öncesinde başlayan denetimlerin devam ettiğini ve bayramda da halkın güvenilir, sağlıklı gıdaya ulaşması için daha da arttırıldığını kaydetti. Kökçüoğlu, "Ramazan Bayramı ile ilgili şekerleme, kuruyemiş, unlu mamuller, tatlı gibi gıda ürünlerin satıldığı ve tüketildiği yerlerde gıda denetimlerini diğer aylara göre nispeten daha fazla artırarak, hem vatandaşlarımızın hem de bu sektörde görev alan ve bu işi yapan işletmelerimizin topluma güvenli gıdayı bu zaman dilimi içerisinde sunmaları için denetimlerimizi devam ettiriyoruz" dedi.


Hem toplu tüketim yerlerinde hem de üretim yerlerinde denetim görevlilerinin bayram sonuna kadar denetimlerine devam edeceğini kaydeden Kökçüoğlu, "Denetimlerde hijyen, üretilen ürünün içeriğindeki maddeler, etiket bilgileri, bunların üretim tarihi, son kullanma tarihi, piyasaya arz şekli, paketleme şekli ve mevzuatlara uygunluğuna bakılıyor. Halkımızın güvenilir ve sağlıklı gıda tüketmesi için denetimlerimiz devam edecek" şeklinde konuştu.


Kökçüoğlu şöyle devam etti:


"Adana’da 2017’si gıda üretim yeri, 9200’ü gıda satış yeri ve 5467’si gıda toplu tüketim yeri olmak üzere toplam 17641 gıda işletmesi bulunuyor. İl Müdürlüğümüz tarafından 2024 yılı içinde 31.119 resmi gıda denetimi yapılmış olup, yine 2024 yılı içinde denetimi yapılan işletmelerden 2127 adet gıda numunesi alımı yapıldı. Alınan numuneler ve yapılan denetimlerde karşılaşılan olumsuzluklar sonucunda 373 idari yaptırım cezası uygulandı ve 21 milyon 135 bin Türk Lirası ceza kesildi. 2025 yılı içerisinde ise 1 Ocak tarihinden 20 Mart 2025 tarihine kadar 5947 denetim yapılmış ve 393 numune alınarak analize gönderildi.


Bakanlığımızın "en iyi denetçi tüketicidir" prensibinden hareketle uygulamaya koyduğu ALO GIDA 174 hattı 7 gün 24 saat tüketicilerimizin hizmetinde olup, gıda ile ilgili karşılaşılan her türlü olumsuzluk bu hatta ihbar edilebilir."



Bayramda da gıda denetimi devam etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Uzmanlardan sınav kaygısı uyarısı: "Dengeli kaygı, başarıyı artırır" Milyonlarca öğrencinin hazırlandığı YKS ve LGS öncesi artan sınav kaygısına dikkat çeken uzmanlar, kaygının tamamen yok edilemeyeceğini, sınav anını yakından etkileyen bu duygunun doğru yöntemlerle kontrol altına alınabileceği uyarısında bulundu. YKS ve LGS sınavlarının yaklaşmasıyla birlikte öğrencilerde sınav kaygısının arttığına dikkat çeken uzmanlar, kaygının sınav anında öğrencilerin öğrendikleri bilgileri kullanmasını zorlaştıran bir stres ve endişe durumu olduğunu söyledi. Sınav kaygısının nedenleri arasında aile ve öğrencilerdeki yüksek başarı beklentisi, mükemmeliyetçilik duygusu olduğuna değinen Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, kaygının doğal duygularından biri olduğunu belirtti. Aladağ, "YKS ve LGS sınavlarının yaklaştığı bu dönemlerde, öğrencilerde sınav kaygısının üst seviyelere ulaştığını görebiliyoruz. Kaygı, öğrencilerin öğrendiği bilgilerin sınav anında kullanmasını engelleyen endişe ve stres durumudur. Kaygının nedenlerine baktığımız zaman öğrencilerdeki ve ailelerdeki yüksek başarı beklentisi, öğrenciler arasındaki rekabet, mükemmel olma duygusu, sınavlara olan yetersiz hazırlandım duygusu ve bunun yanında sınavı hayatın merkezine koyma ve sınavla kişiliği özdeş olma durumlarını söyleyebiliriz. Ama sınav kaygısı, kaygı durumu insanlardaki normal olan duygulardan biridir. Sevinç, öfke, nefret, aşk duygulardan biridir. Bu nedenle kaygının sıfıra indirilmesi söz konusu değildir. Dengeli bir kaygı öğrencilerdeki sınav başarısını, akademik başarıyı artırabilecektir" dedi. "Öğrenciler ve veliler olumlu düşünce şeklinde bu kaygıyı yenebilirler" Öğrencilerdeki kaygı belirtilerini sıralayan Özcan Aladağ, "Karın ağrısı, terleme, titreme, mide bulantısı gibi etkenlerin kaygı belirtisi olduğunu görebiliriz. Bunun yanında başaramama duygusu öğrencilerdeki kaygının en büyük belirtilerinden biridir. Kaygının ortadan kaldırılması mümkün olmadığına göre öğrencilerin bu kaygıyı dengede tutması gerekmektedir. Bu nedenle öğrenciler ve veliler olumlu düşünce şeklinde bu kaygıyı yenebilir. Bütün öğrencilerin sınavda kaygısı olacaktır. Her öğrenci nasıl kaygı durumu varsa ‘bende de bu duygu normaldir, çalışarak bu duyguyu normal hale getirebilirim’ düşüncesi, kaygı yenmedeki en büyük etkendir. Uyku ve beslenme alışkanlıkları öğrencilerdeki kaygıyı normale düşürecektir. Bunun yanında baharın gelmesiyle beraber öğrenciler sportif faaliyetler, hafif egzersizler buradaki kaygıyı normal düzeye getirecektir. Bununla beraber nefes egzersizleri, kaygı ile baş etmedeki en büyük yardımcı elemanlarımızdan biridir" şeklinde konuştu. "Başarı beklentisi kaygıyı son derece yükseltmektedir" Sınava giren öğrenci ile beraber anne ve babaların da bu soruna ortak olduğuna aktaran Aladağ, "Anne ve babalardaki çocuklarındaki başarı beklentisi bu kaygıyı son derece yükseltmektedir. Bu nedenle anne ve babalar öğrencilerin potansiyellerine göre bir başarı beklentisi, çocuklarını etrafındaki çocuklarla kıyaslamayarak bu kaygıyı normal hale getirebilirler. Sınava girerken nasıl bir duygu varsa sınav anında aynı duygu devam edecek ve sınav sonunda da anne ve babalar çocuklarında şu duyguyu oluşturmak durumundalar; Türkiye birincisi olsalar da, sonuncusu olsalar da anne ve babalık ve çocukluk duyguları, bağlar değişmeyecektir. Bu nedenle velilerin o aradaki bağı zedelememek adına normal bir beklenti seviyesinde olmaları öğrencilerin akademik başarısını artıracaktır" diye konuştu. Bazı öğrenciler ise sınav kaygısının olduğunu ve bunu çözebileceklerini söylerken, bazıları aile destekleriyle bu sorunun kendilerinde olmadığını ifade etti.