ASAYİŞ - 19 Aralık 2024 Perşembe 16:35

Cinayetten yargılanan sanık suçlamaları kabul etmedi, kameradan eşleştirme için fotoğrafı çekildi

A
A
A
Cinayetten yargılanan sanık suçlamaları kabul etmedi, kameradan eşleştirme için fotoğrafı çekildi

Adana’da 2’si tutuklu 3 sanığın cinayetten yargılanmasına devam edildi. Cinayeti kabul etmeyen sanığın güvenlik kamerasından eşleştirme yapmak için fotoğrafı çekildi.


Seyhan ilçesi Tellidere Mahallesi’ndeki bir iş yerinde Mevlüt Karayiğit’i 21 Mart 2023’te silahlı saldırı düzenleyip öldürdükleri iddia edilen Deniz Ulaş Mehmet ve Mazlum Deniz ile kendilerine yardımcı olduğu öne sürülen Ensar Esen, yapılan çalışmalar sonucunda yakalandı. Şüphelilerin motosikletle kaçtığı anlar iddiaya göre Kent Güvenliği Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarına yansıdı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Deniz Ulaş Mehmet ve Mazlum Deniz tutuklanırken, Ensar Esen ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Şahıslar hakkında ‘iştirak halinde kasten öldürme’, ‘kasten öldürmeye yardım etme’, ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma’ suçlarından Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Deniz Ulaş Mehmet, Mazlum Deniz ve tutuksuz sanık Ensar Esen ile tarafların avukatları katıldı.


Duruşmada daha önce savunması alınmayan tutuksuz sanık Ensar Esen ile tanıkların ifadeleri alındı. Pazarcılık yapan Esen, olayla ilgisinin olmadığını savundu. Sanıklardan Mazlum’un kendisini telefonla arayarak çağırdığını belirten Esen, “Mazlum’u çocukluktan tanırım, aynı mahallenin çocuğuyuz. Mazlum kendisini Tellidere Mahallesi’ne bırakmamı istedi. İşim olmasına rağmen kendisini kıramadım. Mazlum ile Deniz’i istedikleri yere bıraktım. Daha sonraki tarihlerde kendileri ile görüşmedim. Hakkımdaki iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Bu olayla hiçbir ilgim yok. Ne öncesinde ne sonrasında kimin ne yapacağı ile ilgili hiçbir şekilde görüşmüş, konuşmuş değilim. Böyle bir şey yapıldıysa da ben yoktum. Sonrasında da Mazlum’u ya da Deniz’i araçla ya da motosikletle almış değilim. Bana emniyette de motosiklet üzerinde 2 kişi binik vaziyette gösterildi, ben olduğum iddia edildi ancak ben değilim” dedi.


Bilirkişi tarafından resimler ile görüntülerin eşleştirilmesiyle elde edilen rapordaki fotoğraflar sanık Ensar Esen’e gösterildi. Sanık Esen, “Görüntülerdeki motosiklet üzerinde olan kişileri tanımıyorum. Ne süren ne de yolcu konumunda olan kişi ben değilim” dedi. Bunun üzerine görüntülerdeki kişinin sanık Ensar Esen olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi tarafından sanığın farklı açılardan fotoğrafları çekildi.


Olayda kullanılan araca ait olduğu iddia edilen araç plakasını iş yerinin önüne asan tanık Ü.K. ise, sanıkları tanımadığını söyledi. 20 yıllık esnaf olduğunu belirten Ü.K., “Bu plakayı mahallede yaşayan C.Ç. bulup bana getirdi. Ben de sonradan bu olayla ilgili olduğu anlaşılan plakayı mahalleden birileri düşürmüş olabilir diye astım” dedi.


Plakanın sahibi tanık A.K. da, polislerin bildiriminden sonra aracının plakasının düştüğünü ya da alındığını fark ettiğini söyledi. A.K., “Ben kimseye aracımın plakasını vermedim. Ben plakanın takılı olmadığını polislerin beni araması ile bir gün sonra öğrendim. Aracımı piknik dönüşü yağmurdan korumak için brandalamıştım ve evimin önüne park etmiştim. Sanıkları da tanımam. Sabah işe, akşam eve dönen birisiyim” dedi.


Sanıkların olay günü kaldığı iddia edilen evde yaşayan tanıklardan C.H.P., sanıklardan Mazlum ve Deniz’i erkek arkadaşının arkadaşları olması nedeniyle tanıdığını, Ensar’ı ise tanımadığını söyledi. C.H.P, “O gün ve ertesi gün kim ne zaman geldi, ne kadar kaldı daha önce söylemiştim. Şu anda hatırlamıyorum. Olayın olduğu gün ben hep evdeydim ama sabaha kadar oturulup sohbet edildiği için uykusuzdum. Bu nedenle gün boyu uzun saat uyudum. Mazlum ile Deniz eve kaçta döndüler tam olarak bilmiyorum” dedi.


Sanık Mazlum’un kadın arkadaşı tanık M.N.K. ise, Mazlum ve Deniz’in evden kendisinden önce çıktıklarını belirterek, “Ben yaklaşık 06.30-06.40 gibi çıkmışımdır. Ben akşam saat 17.00’de döndüm. Döndüğümde Mazlum yoktu. Geldiklerinde indikleri aracın marka, model ve plaka bilgilerini hatırlamıyorum. Mazlum ile o tarihte bir telefon hattından görüşürdük. Numarayı hatırlamıyorum ama Türk numarası değildi. WhatsApp uygulamasından konuştuğumuz için yabancı menşeili bir hat takılı idi. Onun üzerinden konuşuyorduk” dedi.


Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Müşteki Esat Karayiğit’in avukatı, olayın tasarlanarak gerçekleştirilmiş olduğunu belirterek, “Sanıkların maktulle hiç tanışmamış olması nedeniyle birilerinin servis etmesi durumu, bir başka ifade ile tetikçilik yapılmak sureti ile bu cinayeti gerçekleştirdikleri bizce açık bir durumdur. Tutuksuz sanığın da tutuklanmasına karar verilmesini talep ederiz” dedi.


Tanıkların ifadeleri üzerine sanıklara söz hakkı verildi. Sanık Deniz Ulaş Mehmet, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki İbrahim Atıcı cinayeti nedeniyle müebbet hapis cezasına mahkum edildiğini ifade ederek, “Yargılandığım mahkemenizdeki dosyada farklı bir şey olsa ne olursa olsun bunu da söylerdim. O araçta sırf iki kişiyiz diye bize yüklenen bu suçu kabul etmiyorum” diyerek tahliyesini ve beraatını talep etti.


Sanık Deniz Ulaş Mehmet güvenlik kamera görüntülerinin çözümü ile ilgili bilirkişi raporundaki fotoğrafların gösterilmesi üzerine, “Bu fotoğraftaki şahısların ben olmadığım çok açık ortadadır. Benim olduğumu söylemesine de artık şaşırıyorum. Kesinlikle kabul etmiyorum. Asla ben değilim. Ne kullanan ne de arkadaki yolcu ben değilim. Kim olduklarını da bilmiyorum. Bilseydim bunu da bütün samimiyetimle olduğu gibi aktarırdım” dedi.


Sanık Mazlum Deniz ise, uzun süredir tutuklu olduğunu, bilirkişi raporunda fotoğraf benzerliğinin olmadığının ortaya çıktığını söyledi. Başka bir suçtan yargılandığı Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davadan beraat ettiğini ifade eden Deniz, “Biz o dosyadan dolayı firardaydık. Böyle olduğunu bilseydim kaçmazdım. Hiçbir şekilde ölene yönelik eylemim olmadı. Boşuna 1.5 yıldır yatıyorum. Sırf o arabaya bindik diye suçlanıyoruz” diyerek tahliyesini talep etti.


Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Mazlum Deniz ve Deniz Ulaş Mehmet’in tutukluluğunun devamına karar vererek, duruşmayı eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Sami Uğurlu: "Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Göztepe maçının ardından, "Bundan sonra hataların telafisi yok. Önceki haftalarda kaybettiğimiz maçları telafi etme şansımız vardı ancak son 3 haftanın, özellikle de içeride oynayacağımız Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. hafta maçında Antalyaspor, deplasmanda Göztepe’ye 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, açıklamalarda bulundu. Göztepe’nin bilinen oyun planına karşı hazırlık yaptıklarını ancak maçın hemen başında yedikleri golün planlarını bozduğunu belirten Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, "Öncelikle Göztepe’yi tebrik ederek başlamak istiyorum. Göztepe’nin özellikle son iki senedir oynadığı ve herkes tarafından bilinen bir oyun yapısı var. Bu oyunu gerçekten iyi oynuyorlar. Uzun ve yüksek toplar, ileride agresif oyuncular ve düşen topları kazanıp sonuçlandırmak en büyük oyun planlarından bir tanesi. Duran toplar ve kenar atışları da ayrı bir etken. Bir hafta boyunca buna çalışıp daha maçın 1. dakikası dolmadan böyle bir gol yemek bizi en çok üzen taraftı. Sonrasında toparlanmak zor oldu. Oyunun ikinci yarısına skor dezavantajıyla girdik ve oyuncu değişiklikleri yaptık. İkinci yarının son bölümünde pozisyonlara girsek de toparlanmak için geç kaldık. Bizim için hayati önem taşıyan bu kritik maçlarda çok daha fazla mücadele edip agresif olmamız gerekiyor ancak maçın başında bunu yapamadık" ifadelerini kullandı. "Alacağımız skorlar geleceğimizi belirleyecek" Kaybedilen puan avantajının ardından kalan haftalardaki hedeflerine ve takımın ligdeki güncel durumuna değinen Uğurlu, "Kendi adımıza hayati bir üç haftaya giriyoruz. Geldiğimiz noktada başladığımız yere geri döndük ve 4-5 puanlık avantajımızı kaybederek rakiplerimizle aynı puana geldik. Rakiplerimizin kazandığı bir haftada kaybetmek üzerimizdeki yükü daha da artırdı. Ancak önümüzde üç hafta var ve bu periyottan, ikisini sahamızda oynayacağımız için, en az iki galibiyet çıkartarak ligde kalacağımızı umut ediyorum. Bu maçın ilk yarısındakinden çok daha fazla mücadele etmemiz, ne kadar çok istediğimizi rakibimize hissettirmemiz gerekiyor. İnancımız hala sürüyor. Düşme hattında 5-6 takım bulunuyor ve bunlardan üçü düşecek. Sonuçta her şey bizim elimizde; yapacağımız işler ve alacağımız skorlar Antalyaspor’un geleceğini belirleyecek" şeklinde konuştu. "Biz hiçbir zaman pes etmedik ve etmeyeceğiz" Alınan kötü sonuçların ardından oluşan karamsar tabloya rağmen sorumluluğu tamamen üstlendiğini ve takımın kalitesine güvendiğini vurgulayan Sami Uğurlu, "Alınan sonuçlar sonrasında alt taraf sizi yakaladığında inancın kırılması ya da azalması çok normal, bunları doğal karşılıyoruz. Takımın başındayım ve tüm sorumluluğu tamamen ben alıyorum. Devre arasında aldığımız puan tablosuna geri dönüp avantajımızı kaybetmiş olsak da biz hiçbir zaman pes etmedik ve etmeyeceğiz. Oyuncularıma güvenim devam ediyor. Ancak hayal satmıyorum, gerçekçi olmak da gerekiyor. Kadro kalitesi olarak iyi oyuncularımız var ve takım hâlinde mücadele ettiğimiz zaman galibiyetler alabiliyoruz. Fakat iki veya üç oyuncunun kötü oynadığı maçları tolere etmemiz kolay olmuyor. Ekstra kötü oynadığında bile maç kazandırabilecek oyuncu lüksümüz yok. Rakibin hatasından kolay gol bulamıyoruz ancak çok kolay gol yiyebiliyoruz. Kalede belirli bir seviyede güvenimiz devam etse de takım olarak 11 kişi iyi oynadığımızda çok iyi işler çıkartacağımızı biliyoruz" açıklamasında bulundu. "Özellikle Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" Önlerindeki fikstürün kritik önemine ve kendi sahalarında oynayacakları maçların belirleyiciliğine dikkat çeken Uğurlu, "Bundan sonra hataların telafisi yok. Önceki haftalarda kaybettiğimiz maçları telafi etme şansımız vardı ancak son 3 haftanın, özellikle de içeride oynayacağımız Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok. Bu iki maçı alıp ligde kalacağız. Artık yolun sonuna geldik. Bu 3 haftada alacağımız 6 puan, ikili averajda rakiplerimizin neredeyse tamamından iyi olduğumuz için bizi ligde bırakacak. Galatasaray maçı çok zor ve bunun hakkında konuşmak için henüz erken; ilk odak noktamız kesinlikle Alanya maçı. Kötü oyun ve kötü mücadele geride kaldı. Oyuncularımla da bunu içeride konuştum. Alanya maçında kötü oynama veya mazeret üretme şansımız yok ve böyle olmayacağına da inanıyoruz. Alanya maçını mutlak surette, ne olursa olsun çok fazla mücadele edip isteyerek kazanacağız" diye ekledi.
İzmir Stanimir Stoilov: "Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmeliyiz" Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, Antalyaspor maçının ardından, "En önemlisi tüm Göztepe ailesi olarak hep beraber olmamız ve son maçımıza kadar bu birlikteliğimizle hayalimizin, Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmemizdir. Beraber olursak bunu kesinlikle başaracağımıza inanıyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Göztepe, sahasında Antalyaspor’u 2-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, açıklamalarda bulundu. Maça iyi başladıklarını ve takımın duygusal olarak yeniden toparlandığını vurgulayan Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, "Hızlı bir şekilde ilk golün ardından ikinci golü bulduk. Sonrasında yakaladığımız başka gol pozisyonları da oldu. Maçın ikinci yarısına aynı tempoyla başladık ve pozisyonlar bulmaya devam ettik. Oyunun bu bölümünde üçüncü golü de bulmamız gerekiyordu ancak çok fazla fırsat kaçırdık. Son on dakikada rakibimizin yakaladığı pozisyonlar da var. Bizim adımıza iyi bir maç olduğunu düşünüyorum; çünkü son maçlarda oyuncularım duygusal anlamda eksik kalmışlardı. Bugün ise bu duygularımız geri geldi. Her zaman bu duygularla ve hırsla oynamamız gerekiyor. Bu yüzden, maçın geneline baktığımızda kazanmayı kesinlikle hak ettiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Türkiye Kupası’nda Beşiktaş’ın ya da Trabzonspor’un kazanmasını umuyorum" Takım içindeki birlikteliğin ve sahaya yansıtılan mücadelenin önemine dikkat çeken Stoilov, "En önemlisi tüm Göztepe ailesi olarak hep beraber olmamız ve son maçımıza kadar bu birlikteliğimizle hayalimizin, Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmemizdir. Beraber olursak bunu kesinlikle başaracağımıza inanıyorum. Maçtan önce bazı sıkıntılarımız vardı ama forma giyen oyuncular bu sıkıntıları sahada çözdüler. Oyuna sonradan girip katkı sağlamak zordur ama bugün oynayan herkes her şeyini verdi. Göztepe’nin kazanması için bütün oyuncular önemli bir mücadele sergiledi ve bu durumdan oldukça tatmin oldum. Bence en önemli şey, bugünkü yüksek enerjimizi ve hırsımızı ligin sonuna kadar diğer maçlara da yansıtabilmemizdir. Son maçlarda uzatmalarda yediğimiz goller nedeniyle çok fazla puan ve zaman kaybettik; bu bizim adımıza çok üzücüydü ancak burada kaybettiklerimizin telafi edileceğini düşünüyorum. Bizim için en mühimi, sonuna kadar hep beraber mücadelemizi sürdürmemiz ve hayalimizin peşinden koşmamızdır. Ayrıca Türkiye Kupası’nda Beşiktaş’ın ya da Trabzonspor’un kazanmasını umuyorum. Zaten onlar ligde de ön sıralarda bulunan takımlar, o yüzden bu durum açıkçası sürpriz değil" şeklinde konuştu.