GÜNDEM - 22 Nisan 2024 Pazartesi 11:55

Çukurova’da Ermeni ve Fransızların yaptığı katliamlar belgeleri ile sergileniyor

A
A
A
Çukurova’da Ermeni ve Fransızların yaptığı katliamlar belgeleri ile sergileniyor

Adana’nın Kozan ilçesinde Milli Mücadele kahramanlarından İstiklal Madalyası sahibi Sehlikzade Hasan Efendi’nin torunu Kemal ve Cemal Sehlikoğlu kardeşler, atalarından kalan tarihi fotoğraf ve belgeleri gün yüzüne çıkardı. Kurtuluş Savaşı’nda erzak merkezi olarak kullanılan toprak ve evlerini Adana’ya müze olarak kazandıran Sehlikoğlu kardeşler, tarihi arşivlerini halka açarak Ermeni ve Fransızların bölgede yaşayan Türklere uyguladığı zulüm ve eziyetlerin belgelerini ziyaretçilerine sunuyor.



Asırlık ayaklandırma çabaları tarihi arşivlere yandı


1896 yılında kayıtlara geçmiş, Ermenilerin İngilizler tarafından ayaklandırılmasının arşiv kayıtlarını da sergilediklerini aktaran Kemal Sehlikoğlu, "Osmanlı arşivinde yer alan 1896 yılına ait kayıtlı belgede İngiltere’nin Mersin konsolosunun Kozan’ın Şar köyü ve Haçin’de şimdiki adı Saimbeyli olan bölgede yapılmış olan zararlı faaliyetlere ait alınan kararlar bölgede Ermenileri ayaklandırmasının asırlar öncesine dayandığını gösteriyor" dedi.



Fransızların Ermenileri ayaklandırması ile başlayan Türklere zulüm


Sehlikzade Hasan Efendi’nin 1. Dünya Savaşı’ndan Kurtuluş Savaşı’na kadar Adana meclis azası olarak görev yaptığını belirten torunu Kemal Sehlikoğlu, "Kurutuluş Savaşı yıllarında hem Atatürk ile ilk bağlantıyı kurdu ve cephede bizzat görev aldı. Bu çiftlik de cephede erzak merkezi olarak kullanılan bir yer. Hasan Efendi Ermenilerin bu bölgede yaptığı zulümleri, tecavüzler ve katliamları hem Osmanlı içişlerine hem de Atatürk’e mektuplarla bildirdiği belgeler yer alıyor" diye konuştu.



"Osmanlı döneminde de İngilizler bölgede kardeşçe yaşayan Ermenileri devlet kurma hayali ile ayaklandırmış"


Bölgede o dönem Ermenilerin ’Milleti Sadıka’ adı altında Türklerle bir arada yaşadığını anlatan Kemal Sehlikoğlu, "O dönem bir arada yaşarken dışarıdan müdahalelerle onların ayaklandırıldığını görüyoruz. Osmanlı arşivinden aldığımız bu yeni belgede ’Saimbeyli ve Tufanbeyli bölgesinde bulunan Şar köyünün şu an antik kent olarak bilinen bölgede Kurtuluş Savaşı olmadan 1896 yılında Kozan ve çevresinde yabancı ülke faaliyetleri ve karar suretleri yer almakta. İngiltere’nin Mersin konsolosunun zararlı faaliyetlerinin yer aldığı, Milleti Sadıka dediğimiz Ermeniler orada yaşıyor. Osmanlı döneminde de İngilizler bölgede kardeşçe yaşayan Ermenileri devlet kurma hayali ile ayaklandırmış Hınçak ve Taşnak terör örgütleri kuruluyor, aynı günümüzde de olan terör örgütleri gibi bir devlet kurulacağına onlara inandırarak hiçbir farkımız olmayan insanları ayaklandırmaya çalışıyor. Etnik gruplar gezilmiş ve ayaklandırılmış. Biz Çanakkale’de savaşırken Ermeniler ayaklandırılmış, birlikte yaşayan vatandaşlar ayaklandırılmış. Biz soykırım yapmadığımız halde hiç aslı astarı olmayan suçlamalar yöneltseler de tam tersi onlar bizlere katliam ve soykırım uygulamışlar. Bizim elimizdeki belgede Hasan Efendi’nin, Ermenilerin Feke, Saimbeyli, Kozan’da yaptıkları katliamlar, tecavüzler ve zulümleri anlatan telgrafı zaten tarihe ışık tutmakta. Kuyuluk köyünde bir vatandaş ayaklarından asılmış ve ateşe verilmiş. Birçok yaşlımız bunu anlatır ve biliniyor. Bu bölgede fırınlarda insanların yakıldığı ve birçok zulüm hem anlatılmakta hem de tarihi belgelere yansımakta" diye konuştu.



Çukurova’da Ermeni ve Fransızların yaptığı katliamlar belgeleri ile sergileniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta 600 kiloluk boğa görenlerin ilgisini çekiyor Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Kars’ta besicilerin umutla beklediği hareketlilik başladı. Kentin Bayraktar köyünde özenle yetiştirilen 600 kiloluk boğa "Varto", görenlerin ilgisini çekiyor. Adını Muş’un Varto ilçesinden alan iri cüsseli kurbanlık, adeta köyün maskotu haline geldi. Sahibi Teymen Aydın, tarafından bebek gibi bakılan Varto isimli boğa, günlük özel yemlerle besleniyor. Ahırda sürekli kontrol altında tutulan boğa için besicisi, aylar süren emeğin karşılığını almak istiyor. Dikkatleri üzerine çeken boğanın en büyük özelliği ise sakin yapısı ve heybetli görünümü. 600 kiloluk Varto’yu satışa çıkardığını ifade eden besici Teymen Aydın, "Bu boğamın ismi Varto, müşterilerini bekliyor. Aşağı yukarı 600-650 kilo, kurbanlıkta olur, iyi damızlıkta olur. Hakiki Simental, müşterilerini bekliyor, fiyatı da 250 bin lira olur" dedi. Daha önce bir kısım kurbanlığı İstanbul ve Ankara’ya gönderdiğini belirten Teymen Aydın, "Kurbanlıklarımız satışa hazır, kurbanlıkların bir kısmını İstanbul’a gönderdik. Bir kısmını Ankara’ya gönderdik. Şuan da orada satıştalar, elimde 50-60 tosun var. 25 düvemiz var. Satıldı, müşterilerimize sattık, hayvanlarımız tamamen organik beslenmiştir. Doğal beslenmiştir" diye konuştu. Kurban Bayramı yaklaşırken büyükbaş hayvanlara olan talep artarken, özellikle yüksek kilolu ve bakımlı kurbanlıklar pazarda öne çıkıyor. 600 kiloluk Varto da şimdiden hem alıcıların hem de meraklı vatandaşların radarına girmiş durumda. Aydın, Kars’ta isteği fiyata Varto’yu satamaz ise Varto’da satılmak üzere İstanbul’a gönderilecek. Bayraktar köyünde besicilik yapan Teymen Aydın’ın, onlarca kurbanlığı ahırda alıcılarını bekliyor.
Balıkesir Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı Altınoluk’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında sahne alan Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, türküyü şiddet gören ve katledilen kadınlara armağan etti. Balıkesir Edremit Belediyesi tarafından düzenlenen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Altınoluk’ta konser veren Melek Mosso, binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı. Sevilen şarkılarıyla alanı dolduran vatandaşlara müzik ziyafeti sunan sanatçı, konser sırasında duygu dolu anlar yaşadı. Melek Mosso,"Keklik Gibi" türküsünü seslendirdikten sırada sahnede duygulandı. Derin derin nefes almasıyla seyircileri korkutan Mosso, sonra bir an eğilip eğilip gözyaşını sildi. Mosso, ardından yaptığı konuşmayla dinleyicileri derinden etkiledi. Mosso konuşmasında, "Bazı türkülerin bir dahası yoktur. Bir kere iz bırakır ve geçer gider. Bu türkü bende de bir kere yazıldı, bir kere söylendi ve iz bıraktı. Bu türküyü repertuarıma almamı aslında annem istedi. Annem dedi ki, ‘Melek Keklik gibi söyler misin?’ Ben sadece onun için söyledim" ifadelerini kullandı. Türkünün kendisinde farklı izler bıraktığını belirten sanatçı, şarkıyı geçmişte ve günümüzde ötekileştirilen, şiddet gören ve katledilen tüm kadınların ruhuna armağan ettiğini söyledi. Dinleyiciler de uzun süre alkışlarla sanatçıya destek verdi. Duygusal anların yaşandığı konser, izleyicilere hem müzik dolu hem de anlam yüklü bir 19 Mayıs gecesi yaşattı. Melek Mosso’nun sahnedeki içten konuşması ve duygusal performansı, Altınoluk konserine damga vururken, gençler ise konser nedeniyle Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’la teşekkür etti.