ASAYİŞ - 13 Ocak 2026 Salı 09:38

Dayak yiyen yeğenini kurtarmak isteyen kadın darp edildi

A
A
A
Dayak yiyen yeğenini kurtarmak isteyen kadın darp edildi

Adana’da yaşayan 57 yaşındaki Esma Etkü, sokak ortasında dayak yiyen yeğenini kurtarmak isterken 5 kişi tarafından darp edilip hastanelik oldu. O anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken Etkü, "Beni döverken ’öldürün onu’ diye bağırdılar. Benim üniversite okuyan kızım var, çalışıp ona bakıyordum, şimdi yataktan kalkamıyorum, kızıma Adana’ya gelmesi için para dahi yollayamadım" dedi.


Olay, 6 Ocak’ta merkez Yüreğir ilçesine bağlı Güzelevler Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, ev meselesi yüzünden Yusuf Kandemir (30), K.Y. ve ailesiyle tartıştı. Tartışmanın sokağa taşması üzerine Kandemir, K.Y.’nin çocukları tarafından darp edildi. Bu sırada markete giden Esma Etkü, yeğeninin dayak yediğini fark edip onu kurtarmak için kavgayı ayırmak istedi. Yeğenini saldırganların elinden kurtarırken yere düşen Etkü’ye K.Y., oğlu M.Y., diğer oğlu M.Y., eşi N.Y. ve kızı H.Y. saldırdı. Çevredekilerin olay yerine gelmesi üzerine Etkü, saldırganların elinden kurtarıldı ancak feci şekilde dövülen kadın için bölgeye sağlık ekibi sevk edildi. Ambulansla hastaneye kaldırılan kadının kaburgalarında kırık olduğu, kafatasının zarar gördüğü ve kalp krizi geçirdiği öğrenildi. Saldırganlardan şikayetçi olan Esma Etkü, 4 günlük tedavi sürecinin ardından taburcu edildi. Yaşanan darp anı ise güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.


Kavganın ardından K.Y. ve M.Y.’nin bıçaklı bir kavgaya daha dahil oldukları ve bir kişiyi bıçakladıkları, bunun üzerine de tutuklanıp cezaevine gönderildikleri öğrenildi. Esma Etkü ve yeğeni Kandemir ise darp raporu alarak saldırganlardan şikayetçi oldu.



"Ambulans ile hastaneye kaldırdılar"


Yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı muhabirine anlatan Esma Etkü, "Markete gittim, çıktığımda baktım yeğenimi darp ediyorlar. Yeğenimi kurtarırken beni araya aldılar ve beni dövmeye başladılar. ’Beni bırakın’ dedim ama bırakmadılar. K.Y. bana vururken ’vurun bunu öldürün’ diyerek dövdüler beni. Sırt üstü yere düştüm ve gözlerim kapandı. Bana vurmaya devam ettiler. Çevredekiler gelip beni kurtardı, ambulans çağırdılar, ambulans ile hastaneye kaldırdılar" diye konuştu.



"Tek isteğim, benim hakkımı arasınlar"


Hastanede 4 gün tedavi gördüğünü, şu anda yataktan çıkamadığını belirten Etkü, "Halen evde tedavi görüyorum, hastaneye de gitmem lazım. Beni döverken ’vurun öldürün’ diyorlar. Senin ne hakkın var da bana öyle söylüyorsun. Ben çalışıyordum, şimdi çalışamıyorum. Kızım Ankara’da üniversite okuyor. Para gönderecektim Adana’ya gelsin diye ama şu anda para gönderemiyorum, kızım da gelemedi. Benim eşim kazada öldü, ben çocuklarımı büyüttüm. Şu anda tek isteğim, benim hakkımı arasınlar" ifadelerini kullandı.


Şahıslardan şikayetçi olduğunu da belirten Etkü, saldırganların en ağır cezayı almasını istediğini söyledi.



Dayak yiyen yeğenini kurtarmak isteyen kadın darp edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’den Filistin’e destek Çanakkale’de İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısı yönelik basın açıklamasında Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Şu ana kadar tespit edilebildiği kadarıyla 72 binin üzerinde insan katil İsrail rejimi tarafından şehit katledilmiş vaziyette. Buna ek olarak çeşitli raporlar özellikle batı kaynaklı birçok üniversite buradaki göçüğün kaldırması ve gerekli araştırmaların yapılması sonrasında bu rakamın yüz binlerle ifade edilebileceğini belirtiyor" dedi. Çanakkale’de İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısına yönelik protesto gerçekleşti. Basın açıklamasını gerçekleştiren Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Şu ana kadar şehit edilen Filistinlilerin 21 bininden fazlası çocuk, bunların 450’si bebek, bin 29’u 1 yaş altında, 5 bin 31’i 5 yaş altında, toplam yaralı sayısının 170 bin üzerinde olduğunu biliyoruz. Yaralıların da 45 bininin çocuklardan oluştuğunu görüyoruz. İsrail saldırıları sonucu yaralanan çocukların 10 bin 500’ü kalıcı sakatlık yaşadılar. Aynı şekilde binden fazlası uzuv kaybı yaşadı. Gazze’de sağlık sistemi sistematik olarak hedef alındı ve soykırım amacı olarak İsrail tarafından sağlık, hastaneler, sivil altyapılar aktif bir şekilde kullanıldı. Bugün, sağlık sisteminin tamamen çökme noktasına geldiği görece ateşkese rağmen katil İsrail’in çocukları, kadınları hedef almaya devam ettiği bir süreçteyiz. Bu kırılgan ateşkes sürecinin içerisinde, İsrail’in ihlal ettiği kırılgan ateşkes sürecinde 4 bin çocuğun canları hala hazırda çok büyük risk altında. Gazze şeridinde 58 binden fazla çocuk, İsrail’in katliamı sonrasında ebeveynlerinden en az birini kaybetmiş durumda. Birleşmiş Milletler’in raporu sadece Şubat 2026’da 3 bin 700’den fazla çocuğun yetersiz beslenme nedeniyle hastaneye yatırıldığını ortaya koyuyor. Bunlardan 600’den fazla çocuk ağır yetersiz beslenme nedeniyle ve uzun vadeli gelişim riski gibi hastalıklarla yüzleşmek durumunda. Gazze’de çocukların yüzde 64’ü günde 2 veya daha az besin grubuna erişebilirken yüzde 90’dan fazlası yeterli derecede çeşitli besinlerle beslenememekte. Gazze’de 2026 yılı tahminlerine göre 37 bin hamile ve emziren kadın, 25 bin bebek, 101 bin 5 yaş 6 çocuk, 120 bin 5-17 yaş arası çocuk acil beslenme desteğine muhtaç durumda. Birleşmiş Milletler’in kendi raporlarına göre 100 okul direkt olarak İsrail tarafından hedef alındı. Öğretim yılına başlamış olan 700 bin öğrencinin eğitim hakkından eksik kaldığı ve 39 bin öğrencinin ise lise bitirme sınavlarına dahi giremediği günlerden geçiyoruz" dedi. Filistinlilere yönelik çıkarılan idam yasasının uluslararası hukuku ayaklar altına aldığını belirten Taşçı, "Batı Şeria’daki Filistinli esirlerin idam edilmesinin önünü açan yasa meclislerinde onaylandı. Katil, soykırımcı hükümetin, soykırımcı bakanı Itamar Ben-Gvir henüz dün ‘hayatlarını da ellerinden alacağım’ diye utanmadan açıklama yaptı dünyanın gözlerinin içerisine bakarak. İşgalci İsrail yönetiminin Filistinli siyasi tutukluları idam etmeye yönelik yeni yasası yalnızca tartışmalı bir düzenleme değil. Yine açık ve aleni bir şekilde uluslararası hukukun ve evrensel vicdanın zedelendiği ayaklar altına alındığı bir süreçtir. İsrail Meclisi, İran’a yönelik saldırıları fırsat bilerek Filistinli esirlere idam cezasını getirmiş, Netanyahu ve katil kabinesinin iktidar hırsı, siyasi ikbali sebebiyle İran saldırılarından bile adeta bir nebbaş ahlakıyla kendilerince ganimet üretmeye çalışmışlardır" ifadelerini kullandı. Taşçı, sözlerine şöyle devam etti: "Son 2,5 sene Gazze ödediği bedelle beraber bunu İsrail ve insanlık arasındaki bir çatışmaya dönüştürmüştür. O yüzden insanlığın ortak mirasına, vicdanına, ahlakına sahip çıkmak için daha önce çokça şehitler vermiş, yine ceberutlardan kendisini kurtarmış olan Çanakkale’den, bu şuheda şehrinden kardeşlerimize selamlarımızı, sevgilerimizi iletiyoruz. Onlar özgür kalana dek. Filistin kendi devletini kurana dek, uluslararası sistem bütün aktörler bu gerçekliği kabul edene dek hiçbirimizin susmayacağını buradan hepinize deklare ediyoruz." Basın açıklaması sonrasında Filistin halkına destek temalı kısa bir tiyatro gösterisi gerçekleştirildi.