SAĞLIK - 31 Ocak 2025 Cuma 09:41

Diyabet ve sertleşme bozukluğuna şok dalga tedavisi yöntemi

A
A
A
Diyabet ve sertleşme bozukluğuna şok dalga tedavisi yöntemi

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Yıldırım Bayazıt, diyabetli erkeklerde sertleşme bozukluğu oranının yüksek olduğunu belirterek, “Şok dalga tedavisi sorunu çözmede etkili bir yöntem” dedi.


Diyabet, erkeklerde sertleşme bozukluğuna yol açabilen bir sağlık sorunu olarak dikkat çekiyor. Diyabetin etkisiyle damarlar ve sinirler zarar görerek, ereksiyon fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor. Sertleşme bozukluğu ise, erkeklerin cinsel sağlığını doğrudan etkileyen ve yaşam kalitesini düşüren bir durum olarak kabul ediliyor. Bu sorunun tedavisinde son yıllarda kullanılan yöntemlerden biri ise şok dalga tedavisi. Medical Park Seyhan Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Yıldırım Bayazıt, şok dalga tedavisinin diyabet kaynaklı sertleşme bozukluğuna nasıl etki ettiğini ve başarı oranlarını anlattı.


“Diyabet ve sertleşme bozukluğu ilişkisi”


Diyabetin sertleşme bozukluğuna etkisinden bahseden Prof. Dr. Bayazıt, "Diyabetli bireylerde, zamanla damar yapıları zarar görür ve kan akışı azalır. Bu da ereksiyonun sağlanmasında zorluk oluşturur. Ayrıca, diyabetin sinirler üzerinde oluşturduğu tahribat da cinsel fonksiyonları olumsuz etkiler. Ancak, günümüzde bu sorunu tedavi etmek için çeşitli yöntemler mevcut ve şok dalga tedavisi bunlardan biridir" diye konuştu.


“Diyabetli erkeklerde sertleşme bozukluğu oranı yüksek”


Türkiye’de 40 yaş ve üzeri erkeklerin yaklaşık yüzde 50’sinin farklı derecelerde sertleşme bozukluğu yaşadığını kaydeden Prof. Dr. Bayazıt, “Diyabetli erkeklerde ise bu oran daha da yüksektir. Yapılan çalışmalara göre, diyabet hastalarında sertleşme bozukluğu oranı, sağlıklı bireyler ile kıyaslandığında yaklaşık 3 kat daha fazladır. Bu nedenle, diyabetin kontrol altına alınması ve sertleşme bozukluğunun tedavisi, erkeklerin yaşam kalitesini artırmada önemli bir rol oynamaktadır” dedi.


"Şok dalga tedavisi nedir?"


Bayazıt, şok dalga tedavisinin yüksek enerjili ses dalgaları kullanarak damarları ve sinirleri uyardığını kaydederek tedaviyi şu şekilde anlattı:


“Bu tedavi, erektil disfonksiyonu (sertleşme bozukluğu) tedavi etmek için oldukça etkili bir yöntem olarak son yıllarda dikkat çekmiştir. Şok dalgaları, penisteki kan damarlarını genişletir ve kan akışını artırır, böylece ereksiyon fonksiyonlarını iyileştirir. Şok dalga tedavisi, aynı zamanda yeni damar oluşumunu teşvik ederek, uzun vadeli iyileşmeye yardımcı olur. Şok dalga tedavisi, diyabet kaynaklı sertleşme bozukluğu olan hastalar için etkili bir çözüm sunar. Bu tedavi, kan damarlarını genişleterek kan akışını artırır ve ereksiyon fonksiyonlarını iyileştirir. Şok dalga tedavisinin başarı oranı, hastaların durumuna göre değişmekle birlikte, genel olarak yüzde 70-80 civarındadır. Şok dalga tedavisinin en büyük avantajlarından biri ise, cerrahi müdahale gerektirmemesi ve yan etkilerinin minimum seviyede olmasıdır. Bu tedavi, genellikle ağrısızdır ve hastaların günlük yaşamlarını etkilemez. Ayrıca, tedavi sırasında ilaç kullanımı gerektirmediği için, hastalar için daha güvenli bir alternatif oluşturur.”


“Şok dalga tedavisi sorunu çözmede etkili bir yöntem”


Bayazıt, diyabetin yol açtığı sertleşme bozukluğunun erkeklerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayarak, “Şok dalga tedavisi, bu sorunu çözmede etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Diyabetli bireylerin, bu tedavi yöntemine başvurarak, sertleşme sorunlarını giderebilmeleri mümkündür. Diyabetten kaynaklı sertleşme bozukluğu yaşayan erkeklerin, tedavi seçeneklerini araştırması ve erken dönemde tedaviye başlaması önemlidir. Şok dalga tedavisi, bu sorunu çözmede etkili bir yöntemdir ve çoğu hastada başarılı sonuçlar elde edilebilir" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 6. OECD Beceriler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan 6. OECD Beceriler Zirvesi’ne (OECD 2026 Skills Summit) ev sahipliği yapacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşriflerinin öngörüldüğü zirvenin açılış oturumu, 27 Nisan’da Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek zirveye, 64 ülke ve uluslararası kuruluşun davet edildiği etkinlikte, 40’a yakın ülkenin bakan ve bakan yardımcısı düzeyinde katılacağı zirvede geniş katılımlı bir temsil hedefleniyor. Bilişim ve yapay zeka başta olmak üzere teknolojide yaşanan dönüşümün iş gücü piyasalarına etkileri, gelecekte ihtiyaç duyulacak beceriler ve eğitim sistemlerinin bu değişime nasıl uyum sağlayacağı, zirvenin ana gündemini oluşturacak. İki gün sürecek Zirvede; örgün eğitimin yeniden ele alınması, yetişkin becerilerinin etkin kullanımı ve dezavantajlı grupların iş gücüne kazandırılması başlıkları üç ana oturumda ele alınacak. OECD tarafından hazırlanan kavram kâğıdında, yaşlanan nüfus, daralan iş gücü, dijital ve yeşil dönüşümün etkileri ile yaşam boyu öğrenmenin önemi öne çıkan başlıklar arasında yerini alıyor. Zirve kapsamında ayrıca saha ziyaretleri ve yan etkinlikler de düzenlenecek. Mesleki eğitim ve sektör iş birliklerinin yerinde incelenmesine yönelik programlarla katılımcılara, Türkiye’nin bu alandaki kaydettiği gelişmelerin yerinde gösterilmesi amaçlanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, zirveye ilişkin mesajında şunları kaydetti: "27-28 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan OECD 2026 Beceriler Zirvesi, beceriler konusunda küresel diyalogda önemli bir dönüm noktası olup OECD’nin öncü bir girişimi olarak, önceki zirvelerin oluşturduğu sağlam temeller üzerine inşa edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, bu mirası sürdürmekten ve günümüzün en acil sorunlarının çözümüne katkıda bulunmaktan gurur duymaktadır. Nüfusun yaşlanması gibi demografik değişimlerden dijitalleşmenin ve yeşil dönüşümün geniş kapsamlı etkilerine kadar uzanan derin ve hızlı dönüşümlerin şekillendirdiği günümüz dünyasında, bilgi ve becerilerin hayati önemi her zamankinden daha fazla görünür hâle gelmiştir. Son yıllar, belirsizlik dönemlerinde dayanıklılık, uyum sağlama kapasitesi ve hayat boyu öğrenmenin temel önemi konusunda güçlü dersler sunmuştur. Zirve’nin ana teması olan ‘Nesiller Arası Yeteneğin Ortaya Çıkarılması’, tüm bireylerin potansiyellerini tam anlamıyla gerçekleştirmelerine ve topluma anlamlı katkılar sunmalarına imkân sağlayacak bir hayat boyu öğrenme kültürünü teşvik etme çabamızı doğrudan yansıtmaktadır. Bu Zirvede, her bireyin işgücü piyasasında başarılı olmasını destekleyen bir hayat boyu öğrenme kültürünün nasıl geliştirilebileceğini ele alacağız. Türkiye, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına girerken ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu kararlılıkla sürdürmektedir. Bu vizyon, nitelikli eğitimin ve etkili beceri politikalarının insan gelişiminin ve sürdürülebilir refahın temeli olduğu anlayışıyla bütünüyle örtüşmektedir. Zirvenin, yalnızca ulusal deneyimlerimizi paylaşmak için değil, aynı zamanda yeni iş birlikleri geliştirmek ve geleceğe yönelik somut stratejiler tasarlamak için de önemli bir fırsat sunacağına yürekten inanıyoruz. Hep birlikte, her bireyin sahip olduğu becerilerin daha dirençli, yenilikçi ve kapsayıcı bir küresel toplum inşa etmek amacıyla nasıl harekete geçirilebileceğini ele alacağız. Kıtaların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluştuğu bir şehir olan İstanbul’da sizleri ağırlamak, bizim için ayrı bir onur kaynağıdır. Katılımınızın, ulusal uygulamaların ve küresel yaklaşımların paylaşılması suretiyle müzakerelere zenginlik katacağına inanıyor; sizlerle bir araya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz." İlk kez 2016 yılında düzenlenmeye başlanan ve iki yılda bir gerçekleştirilen OECD Beceriler Zirvesi, ülkeler arası iş birliğini geliştirmeyi, iyi uygulama örneklerinin paylaşımını ve beceri politikalarına yönelik stratejilerin güçlendirilmesini amaçlıyor. Zirvenin bir önceki toplantısı 2024 yılında Belçika’da yapılmıştı.