SAĞLIK - 23 Mayıs 2025 Cuma 09:52

Doç. Dr. Ünal: "Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu, böbrek sağlığını olumsuz etkileyebilir"

A
A
A
Doç. Dr. Ünal: "Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu, böbrek sağlığını olumsuz etkileyebilir"

Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Ünal, çocukluk çağında özellikle ateşli idrar yolu enfeksiyonlarının, zamanında tanı konulmadığında kronik böbrek yetmezliği ve hipertansiyon gibi kalıcı sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.


Avrupa Üroloji Derneği’nin güncel kılavuzlarına göre, çocukluk çağında özellikle ateşli idrar yolu enfeksiyonlarının, zamanında tanı konulmadığında ya da doğru yönetilmediğinde kronik böbrek yetmezliği ve hipertansiyon gibi kalıcı sorunlara yol açabileceğini belirten Medical Park Adana Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Ünal, bu yüzden yalnızca enfeksiyonun geçici tedavisi değil, altta yatan ürolojik nedenlerin ve anatomik bozuklukların titizlikle araştırılması gerektiğini söyledi. Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu hakkında açıklamalarda bulunan Ünal, "Birçok çocukta idrar yolu enfeksiyonu nedeni basit olabilirken, bazı çocuklarda tekrarlamasının altında yapısal problemler yatabilir" diye konuştu.




"Bu anatomik bozukluklara dikkat edilmeli"


Doç. Dr. Ünal, enfeksiyonlara zemin hazırlayan anatomik bozuklukları şu şekilde sıraladı:


"Vezikoüreteral Reflü: Mesanedeki idrarın böbreklere doğru geri kaçmasıdır. Bu durum böbrek dokusuna zarar verebilir, hatta skar (nedbe) oluşumuna yol açabilir. Hafif, orta ve ileri evrelerde mutlaka medikal veya cerrahi tedavi gerekebilir.Üreterovezikal Bileşke Darlığı: İdrarı mesaneye taşıyan üreterin, mesaneye giriş yerindeki doğuştan darlığı nedeniyle idrar akışı zorlaşır. Sonuçta enfeksiyon, böbrekte şişlik (hidronefroz) ve böbrek fonksiyon bozukluğuna sebep olabilir.


Üreteropelvik Bileşke Darlığı: Üreterin böbrekten çıkış noktasında daralma olması, idrarın böbrekte birikmesine neden olur. Üreterovezikal darlığa benzer şekilde komplike olabilir. Pediatrik Taş Hastalıkları: Çocuklarda idrar yollarında taş oluşumu, hem enfeksiyon riskini artırır hem de idrar akışını engelleyebilir.


Disfonksiyonel İşeme: Tuvaleti erteleme, kabızlık gibi nedenlerle mesanenin tam boşalamaması, enfeksiyona zemin hazırlar."




"Tanı koymada en kritik adım, doğru alınmış bir idrar örneğidir"


Belirtiler ve tanı konma sürecinden bahseden Doç. Dr. Ünal, "Bebeklerde idrar yolu enfeksiyonu yüksek ateş, huzursuzluk, emmeme, kusma gibi genel belirtilerle kendini gösterebilir. Daha büyük çocuklarda idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, alt ıslatma ya da karın-bel ağrısı dikkat çeker. Tanı koymada en kritik adım, doğru alınmış bir idrar örneğidir. Bebeklerde genellikle steril kateterle alınan örnek tercih edilir. İdrar tahlili ve kültürü ile enfeksiyonun varlığı ve etken bakteri tespit edilir. Ateşli idrar yolu enfeksiyonu geçiren her çocukta ultrasonografi, gerekirse VCUG ve DMSA sintigrafisi gibi ileri tetkikler yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.



"Altta yatan yapısal bozuklukların tanısı konulup tedavi edilmesi gerekmektedir"


Ünal, "İdrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde yalnızca enfeksiyonu geçirmek yeterli değildir. Altta yatan yapısal bozuklukların araştırılması gerekmektedir" diyerek tedavi seçeneklerini şu şekilde sıraladı:


"Vezikoüreteral Reflü (VUR): Hafif vakalarda antibiyotikle izlem yapılabilir, ileri vakalarda endoskopik veya cerrahi tedavi gerekebilir.


Üreterovezikal Bileşke Darlığı: Hastaya uygun yöntem ile darlık cerrahi olarak düzeltilebilir.


Üreteropelvik Bileşke Darlığı: Hastaya uygun yöntem ile darlık cerrahi olarak düzeltilebilir.


Taş Hastalıkları: ESWL, endoskopik ya da açık cerrahi yöntemlerle taşlar alınır. Metabolik inceleme ve diyet önerileri de tedavinin parçasıdır.


Disfonksiyonel işeme: Davranışsal eğitim, mesane eğitimi ve gerekirse ilaç tedavisi uygulanır."


Doç. Dr. Ünal, "Her bir nedenin tedavisinde amaç, enfeksiyonların tekrarını önlemek, böbrek fonksiyonlarını korumak ve çocuğun ileride yaşayabileceği kalıcı sorunların önüne geçmektir" dedi.



"Üroloji uzmanına danışılmalı"


Doç. Dr. Ünal, çocukta tekrarlayan, nedeni açıklanamayan ateş varsa, idrar yaparken ağlama, sık idrara çıkma, gece alt ıslatma gibi şikayetler gözlemleniyorsa ailede böbrek hastalığı ya da çocukluk hipertansiyonu öyküsü varsa, üroloji uzmanına başvurmanın çok önemli olduğunu hatırlatarak, "Basit gibi görünen enfeksiyonlar, aslında çocuğun böbrekleri için sessiz bir tehdit oluşturabilir. Erken tanı, doğru tedavi ve gerekirse cerrahi müdahale ile bu çocuklar sağlıklı bir böbrek fonksiyonuna ve kaliteli bir yaşama kavuşabilir" diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir EGİAD’da, 2060 makro görünüm masaya yatırıldı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının değişen ekonomik koşullara uyum kapasitesini güçlendirmek ve stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği etkinlikler kapsamında "2026 Makro Görünümü: Kur, Enflasyon ve Piyasa Beklentileri" başlıklı panel düzenledi. EGİAD merkezinde yoğun katılımla gerçekleşen panele konuşmacı olarak İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz ve İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros katıldı. Etkinlikte, küresel ve ulusal ekonomik gelişmeler, para politikaları, enflasyon ve kur dinamikleri ile piyasa beklentileri kapsamlı bir perspektifle ele alındı. Panelde ayrıca iş dünyasının önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği riskler ve fırsatlar değerlendirilerek, şirketlerin finansal yönetim ve yatırım stratejilerine yön verecek önemli öngörüleri paylaşıldı. Belirsizlikleri yönetebilen şirketler geleceği şekillendirecek Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ölçekte artan ekonomik ve jeopolitik risklerin iş dünyasının karar alma süreçlerini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, öngörü kabiliyetinin rekabet avantajının temel unsuru haline geldiğini vurguladı. Özhelvacı; "Ekonomideki dalgalanmaların, yüksek faiz ortamının ve sıkı para politikalarının şirket bilançolarımızı doğrudan etkilediği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte iş dünyası olarak değişen ekonomik düzeni yalnızca izlemek değil; doğru okumak, analiz etmek ve stratejik refleksler geliştirmek zorundayız." dedi. Veriye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluk Özhelvacı, özellikle KOBİ’lerin finansman yönetimi ve nakit akışı planlaması konularında daha disiplinli ve veri odaklı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirterek, iş dünyasının yeni dönemde stratejik çeviklik kazanmasının önemine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında şunları kaydetti: "Kur, enflasyon ve faiz dinamiklerinin birbirini tetiklediği bir ekonomik ortamda; doğru veri, doğru analiz ve doğru zamanlama şirketlerimizin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Bugünün rekabet ortamında bilgiye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluktur." Jeopolitik gelişmeler ekonominin her katmanını etkiliyor Konuşmasında küresel ölçekte devam eden jeopolitik gerilimlere de değinen Özhelvacı, özellikle Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların enerji maliyetlerinden tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı yarattığını belirterek, "Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler; enerji maliyetlerinden finansal sistemlere, üretim süreçlerinden ihracat stratejilerine kadar ekonominin tüm katmanlarını etkiliyor. Bu nedenle makroekonomik gelişmeleri doğru okuyabilmek ve riskleri erken aşamada yönetebilmek her zamankinden daha kritik hale gelmiştir." diye konuştu. Stratejik içgörüler iş dünyasıyla paylaşıldı Panel kapsamında; 2026 yılına ilişkin makroekonomik görünüm, enflasyon beklentileri, döviz kuru projeksiyonları ve para politikalarının piyasalara etkileri detaylı biçimde ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin finansal sürdürülebilirliği ve rekabet gücü açısından kritik öneme sahip başlıklarda kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Panel soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde tamamlanırken, katılımcılar tarafından stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlayan önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.