ASAYİŞ - 10 Şubat 2026 Salı 13:39

Doğum günü kutlamaya gitti cenazesi geldi, acılı anne mezarı başında ağıt yaktı

A
A
A
Doğum günü kutlamaya gitti cenazesi geldi, acılı anne mezarı başında ağıt yaktı

Adana’da bir genç, arkadaşının doğum gününü kutlamak için gittiği restoranda iddiaya göre kazayla vurularak öldürüldü. Evlat acısı yaşayan ve olayla bağlantısı olanların da cezasını çekmesini isteyen anne oğlunun mezarı başında ağıt yakarak, "Ölmeseydi askere gönderecektim, yazmasını mezar taşına astım" dedi.


Olay, 25 Ocak günü Çukurova ilçesine bağlı Karslılar Mahallesi Adnan Menderes bulvarı üzerindeki bir restoranda meydana geldi. İddiaya göre, bir fabrikada işçi olarak çalışan Halil İbrahim Meşe (19), çocukluk arkadaşı S.Ç. (18) ile birlikte Almanya’dan gelen arkadaşı M.S.A.’nın doğum gününü kutlamak için restorana gitti. Gençlerin doğum gününü kutlamak için gittiği restoranın ise M.S.A.’nın babasına ait olduğu öne sürüldü. Gençler bir süre eğlendikten sonra restoranın ofis bölümüne geçti. Burada, S.Ç. tabanca ile oynamaya başladı. Bir süre sonra tabanca kazara ateş aldı. Açılan ateş sonucu Meşe başından vuruldu, kaldırıldığı hastanede 2 gün sonra yaşam mücadelesini kaybetti. Meşe’nin cenazesi Kabasakal mezarlığına defnedildi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri ise şüpheli S.Ç.’yi gözaltına aldı. S.Ç.’nin emniyetteki sorgusunda, "Restoranda yemek yiyorduk. Silahla oynarken kazayla patladı" dediği öğrenildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.



"’Anne geliyorum’ dedi, oğluma ulaşamadım"


Oğlunun mezarı başında ağıt yakan anne Gül Bilgiç (43), asker kağıdı gelen oğlunun mezar taşına ’asker yazması’ bağladı. Acılı anne Bilgiç, "Askerlik kağıdı gelmişti, askere gidecekti ama bırakmadılar. Arkadaşının babası mekana yemeğe çağırmış ’oğlum gitme’ dedim. ’Bir saatliğine gidip geleceğim’ dedi. Gitti gelmedi. O gün aradım bana video attı. ’anne burası kalabalık çalışıyorum’ dedi. ’Öyle yerlerde işin yok eve gel’ dedim. ’Tamam anne geliyorum’ dedi. Ama oğluma ertesi gün hiç ulaşamadım. Kim ne yaptı bilmiyorum. Arkadaşı kazayla vurmuş diyorlar ben inanmıyorum. O gün orada kim varsa hepsinden şikayetçiyim" dedi.



"Doğum günü kutlamaya gitmişti"


Anne Bilgiç, "Arkadaşının doğum günü kutlaması için gitmişti ama bana oğlumun cenazesini verdiler. 1,5 gün boyunca haber alamadım oğlumdan. Pazar akşam bize haberi geldi. Başka bir arkadaşına haber gidiyor o da babasına arayıp haber veriyor. Eşimle hastaneye gittik, kendinde değildi oğlum yatıyordu. ’Gözlerini aç Halil bana anlat’ dedim. ’Annem sana ne yaptılar’ dedim, gözünü açamadı" diye konuştu.



"Ölmeseydi askere gönderecektim, yazmasını mezar taşına astım"


Oğlunun çok efendi bir çocuk olduğunu, herkesin yardıma koştuğu dile getiren anne, "Çok hayali vardı. Askere gidip uzman çavuş olacağım diyordu. Ölmeseydi oğlumu askere gönderecektim. Kağıdı gelmişti bu aralar askere gidecekti. Oğlumun asker duvağı kaldı. ’Anne bunu giderken bana tak’ diyordu. Getirdim mezarına astım. Rabbimden kendime yardım istiyorum. Oğlumun hakkını bırakmasın. Bu mekanın sahibinden ben şikayetçiyim. Oğlumu neden olay yerinde saklıyor. Silah onun üstünde videolar da var. İfadeye neden oğlunu çıkarmıyor. Evden götüren onun oğlu. Bize neden haber vermiyorlar. Ben kaza kurşunu olduğuna inanmıyorum. Başka şeyler de olabilir diye düşünüyorum. Benim oğluma ’bu mekanda çalış oğlumla ikinizin olsun burası’ demişler. Ne yaşandı bilemiyorum bunun aydınlatılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.



Doğum günü kutlamaya gitti cenazesi geldi, acılı anne mezarı başında ağıt yaktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beşiktaş’taki gece kulübü yangını davasında ara karar: Mahkeme heyeti yeni bilirkişi raporu istedi Beşiktaş’ta 29 kişinin hayatını kaybettiği gece kulübü yangınına ilişkin 22 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve olaya ilişkin yen bir bilirkişi raporu alınmasına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Beşiktaş’ta 2 Nisan günü tadilatta olan gece kulübünde 29 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan yangına ilişkin 4’ü tutuklu 22 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları ve hayatını kaybedenlerin yakınları katıldı. Duruşmada müştekiler, hazırlanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek, yeni bir rapor alınmasını talep ettiler. Bunun üzerine bazı sanık avukatları ve müştekiler arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesiyle duruşmaya ara verildi. Aranın ardından devam eden duruşmada müştekiler, bilirkişi raporunun eksik ve çelişkili olduğunu, bazı isimlerin ifadelerinin alınmadığını ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun yeterince araştırılmadığını belirterek, olay yerinde keşif yapılmasını ve yangına ilişkin yeni bilirkişi raporu hazırlanmasını talep ettiler. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklar, mahkemeden tahliyelerini talep ettiler. Ayrıca sanık avukatları, olayın ‘bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirilemeyeceğini öne sürerek, müvekkillerinin tahliyelerini talep ettiler. Savunma yapan tutuksuz sanıklar ise, adli kontrol tedbirlerini kaldırılmasını istedi. Yeni bilirkişi raporu hazırlanacak Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, çalışanların sorumluluğunun tespiti ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi raporu alınmasına, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Bilirkişi raporu ortaya çıktı Öte yandan, son olarak eklenen bilirkişi raporu da ortaya çıktı. Raporda hayatını kaybeden 29 kişi ’müteveffa’ sıfatıyla yer alırken, Beşiktaş Belediyesi ise ’şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Bilirkişi evrakında, raporun Beşiktaş Belediyesi’nin kusur durumunun tanzimi için hazırlandığı vurgulandı. Raporda Beşiktaş Belediyesi evrakları yönünden olayın yaşandığı gece kulübünün 26 numaralı bağımsız bölüm ile birleştirildiği, söz konusu mekanın ’iş yeri’ ve ’gece kulübü’ olarak Three Brothers Turizm Organizasyon Menajerlik A.Ş.’ye 1 Ocak 2022 tarihinde 3 yıllığına kiraya verildiği vurgulandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığının yangına ilişkin hazırladığı evrak da raporda yer aldı. Evrakta eğlence mekanının mal kabul bölümünde yoğun duman ve alevli yanmanın olduğu, bu alanda bulunan elektrik panosunda ise patlamaların meydana geldiği aktarıldı. Yangının itfaiye tarafından söndürülmesinin ardından yapılan incelemeler de bilirkişi raporunda yer aldı. Raporda, işletmenin mal kabul bölümü girişinde yaklaşık 15 metre mesafede yanmaya dayalı ağır tahribatın ve deformasyonun oluştuğu, bu alanda yapılan detaylı incelemede tadilat amacıyla kullanılan ve prize takılı halde bulunan elektrik kaynak makinesi, elektrikli metal kesme motoru, elektrikli el aletleri ve muhtelif sayıda sanayi tipi oksijen tüplerinin bulunduğu, el aletlerinin işletme dahilinde çeşitli noktalarda olduğu vurgulandı. 2006 yılı sonrası için yeni açılan 7 iş yeriyle ilgili hiçbir belge alınmadığı ortaya çıktı Bilirkişi raporunda, yangın öncesi yapılan tadilat için Beşiktaş Belediyesi’nden herhangi bir izin ve belge alınmadığı da aktarıldı. Ayrıca en son 7 Kasım 2006 tarihli itfaiye ruhsatından sonra aynı taşınmazda 7 iş yerinin el değiştirerek, isim değiştirerek, devredilerek faaliyet göstermiş olduğu, 7 yeni iş yerinin ilçe belediyesince iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilebilmesi için eksik olan ve tamamlanması gereken evraklardan bir tanesinin de itfaiye raporu olduğu, itfaiye kayıtlarında 2006 yılı sonrası için yeni açılan 7 iş yeri için hiçbir belge alınmadığı hazırlanan raporda ortaya çıktı. Beşiktaş Belediyesinin söz konusu hususlarda yönlendirmesi gerektiği, iş yerinde yapılan, yapılmak istenen tadilatların iş yeri mimarisine ve taşıyıcı sisteme müdahale yönünden herhangi bir uygulamada bulunmadığı, iş yeri alanı olan yaklaşık 500 metrekare alanda oturum ve masa düzeni olarak yapılan değişikliklerin basit çelik ve ahşap elemanlar kullanılarak tadilat yapıldığı, bu işlemin ’basit tadilat’ yönünde olduğu bilgisi yer aldı. Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin yapılmadığı vurgulandı Olayın yaşandığı işin niteliğinin tadilat, yenileme, tamir, söküm, yıkım, restorasyon, bakım, boyama ve temizleme işleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilen bilirkişi raporunda, ilgili mevzuat kapsamında işlemin ’yapı işi’ sayılması gerektiği ifade edildi. Raporda, ayrıca çeşitli yükümlülüklerin yerine getirilmediği, sağlık ve güvenlik koordinatörü görevlendirilmediği, aynı yapı alanında birden fazla işveren veya alt işveren bulunması halinde bu görevlendirmenin zorunlu olduğu belirtildi. Raporda sağlık ve güvenlik planının hazırlanmadığı da ifade edildi. Mevzuata göre yapı işine başlanmadan önce bir planın hazırlanması veya hazırlatılması gerektiği raporda aktarıldı. Çalışmanın süresi ve çalışan sayısı bakımından mevzuattaki sınırların aşıldığı, işin Ramazan ayı boyunca yaklaşık 30 gün sürmesinin hedeflendiği, yalnızca hayatını kaybeden 29 kişi baz alındığında bile 870 yevmiyelik çalışma hesabına ulaşıldığı raporda vurgulandı. Bilirkişi raporunda, yapı işine başlamadan önce tadilat yapılan iş yerine ilişkin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin yapılmadığı, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine ilişkin kayıt bulunmadığı belirtildi. Raporda, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi hizmeti alınması, risk değerlendirmesi yapılması ve çalışanlara eğitim verilmesine dair bilgiye rastlanmadığı ifade edildi. Olayın mesai sırasında meydana gelmesi nedeniyle ‘iş kazası’ kapsamında değerlendirildiği aktarıldı. Bazı yangın kaçış yollarının da kapatıldığı veya daraltıldığı belirtildi Öte yandan raporda, yangın güvenlik sistemlerine ilişkin hususlar da yer aldı. Raporda, yangın esnasında sprinkler sisteminin çalışmadığı, yangın dolaplarının devre dışı olduğu, acil yönlendirme levhalarının bulunmadığı, acil aydınlatma sistemlerinin çalışmadığının tespit edildiği belirtildi. Ayrıca raporda bazı yangın kaçış yollarının kapatıldığı veya daraltıldığı, tadilat malzemeleri nedeniyle tahliyenin zorlaştığı da kaydedildi. İşletmenin geçmişte diskotek ve içkili lokanta ruhsatları aldığı, 2006 tarihli itfaiye raporunda yangın önlemlerinin yeterli görüldüğü ancak sonraki yıllarda mekanda önemli değişiklikler yapıldığı kaydedildi. Raporda, yangından önce yapılan tadilat için belediyeye herhangi bir başvuru yapılmadığı belirtildi. Raporda, gece kulübü işletmecileri, tadilat ve yenileme işlerini yapan, yaptıran kişi ve firmalar, taşeronlar ve işverenler ’asli kusurlu’ olarak görüldü.
Erzincan Vali Aydoğdu’dan gençlere umut dolu mesaj Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, 19 Mayıs’ın milletin yeniden dirilişinin ve bağımsızlık mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Aydoğdu, mesajında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da attığı ilk adımın, kurtuluş mücadelesinin başlangıcı olmasının yanı sıra gençlere emanet edilen büyük bir medeniyet tasavvurunun da ilanı olduğunu ifade etti. Türk milletinin tarih boyunca gösterdiği cesaret ve fedakârlığın Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında da Türkiye’ye güçlü bir istikamet kazandırdığını vurgulayan Aydoğdu, bu mirasın ilim, teknoloji, üretim ve yüksek ahlak anlayışıyla geleceğe taşınması gerektiğini kaydetti. Gençlere seslenen Aydoğdu, Erzincan’ın her köşesinde çalışan, üreten ve hayal kuran gençleri gördükçe geleceğe dair umutlarının arttığını belirtti. Aydoğdu, Erzincan gençliğinin köklerinden aldığı güçle Türkiye Yüzyılı’nın inşasında önemli rol üstleneceğini ifade ederek, Erzincan’ın vatan sevgisi ve kardeşlik iklimiyle önemli bir şehir olduğunu dile getirdi. Mesajında Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere istiklal mücadelesinin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle andığını belirten Vali Aydoğdu, vatandaşların 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı.
Muğla Başkan Mandalinci’den 19 Mayıs mesajı Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Mandalinci, mesajında şu ifadelere yer verdi: "19 Mayıs 1919 bu ülkenin hafızasında bir duruştur. Bir halkın boyun eğmemeye karar verdiği, geleceğini başkalarının yazmasına izin vermediği gündür. 1919’un o karanlık günlerinde, Anadolu’nun dört bir yanında umutsuzluk hakimken, Samsun’dan yükselen irade bu toprakların insanına yeniden kendine güvenmeyi hatırlatan bir kırılma anıydı. Çünkü o adım, "artık yeter" diyen bir milletin ayağa kalkma kararlılığıydı. 15 Mayıs’ta İzmir işgal edildiğinde yaşanan acı, bu ülkenin hafızasına silinmez bir iz bıraktı. O acı, teslimiyet üretmedi. Tam tersine, direnci büyüttü. 19 Mayıs’ta atılan adım, işte o direncin örgütlenmiş halidir. Bir şehrin yaşadığı yıkım, bir milletin yeniden doğuşuna dönüşmüştür. Bu nedenle 19 Mayıs, bugün neyi savunduğumuzu, yarın nasıl bir ülke kurmak istediğimizi sorguladığımız bir eşiktir. Cumhuriyet, tesadüflerle değil, bu bilinçle kurulmuştur. Gençlere armağan edilmiş olması ise ayrı bir anlam taşır. Çünkü bu ülkenin geleceği, her zaman en zor zamanlarda sorumluluk alabilenlerin omuzlarında yükselmiştir. Gençlik bir cesaret halidir. Soru sorabilme gücüdür. Haksızlığa itiraz edebilme iradesidir. Doğru bildiğinden geri adım atmama kararlılığıdır. Bugün de bu ülkenin ihtiyacı olan tam olarak budur. Kendi aklıyla düşünen, kendi vicdanıyla karar veren, geleceği başkalarının çizmesine izin vermeyen bir gençliktir. 19 Mayıs’ın bize bıraktığı en büyük miras, bağımsızlık fikridir. Bu fikir sınırları korumak kadar; düşüncede, üretimde, bilimde, sanatta özgür olabilme iradesidir. Kendi kentini, kendi yaşamını, kendi geleceğini sahiplenebilme bilincidir. Yerel yönetimlerden toplumsal hayata kadar her alanda bu anlayışı büyütmek zorundayız. Çünkü güçlü bir ülke, güçlü kentlerle; güçlü kentler ise sorumluluk alan yurttaşlarla kurulur. Dayanışma olmadan kalkınma olmaz. Katılım olmadan demokrasi güçlenmez. Ortak akıl olmadan geleceği inşa etmek mümkün değildir. Bugün, 19 Mayıs’ın anlamını konuşurken aslında şunu hatırlıyoruz. Bu ülke, en zor şartlarda bile ayağa kalkmayı başarmış bir ülkenin adıdır. Ve o irade hala bu toprakların insanında yaşamaktadır. Bize düşen görev, o iradeyi canlı tutmaktır. Geçmişten güç alarak bugünü doğru kurmak, bugünden güç alarak yarını daha sağlam inşa etmektir. Cumhuriyet, bize bırakılmış bir emanettir. Aynı zamanda her gün yeniden kurulması gereken bir değerdir. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı bu bilinçle kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlık mücadelesinin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anıyorum. Bu ülkenin yarınları, umudunu kaybetmeyenlerin, sorumluluktan kaçmayanların ve gerektiğinde ilk adımı atmaktan çekinmeyenlerin olacaktır."
Ankara Bakan Ersoy’dan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı mesajı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bakan Ersoy yayımladığı mesajda, "Cumhuriyetimizin kuruluş meşalesinin yakıldığı 19 Mayıs 1919 tarihi milletimizin bağımsızlık iradesinin yeniden ayağa kalktığı, umutların yeniden filizlendiği bir dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak ilk adımı attığı bugün tarihimize altın harflerle yazılmıştır. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü gençlerimize armağan etmesi, geleceğe duyduğu güvenin ve milletimizin yarınlarına olan sarsılmaz inancının en güçlü göstergesidir. Çünkü gençlik bir ülkenin enerjisi, umudu, değişim gücü ve en kıymetli hazinesidir" dedi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayan Ersoy, "19 Mayıs 1919 tarihinin 107’inci yıl dönümünde Cumhuriyetimiz, köklerini milletimizin azim ve fedakarlığından alan, gölgesi geleceğe uzanan güçlü bir çınara dönüşme yolunda kararlılıkla ilerlemektedir. Bu anlamlı günde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyor, milletimizin ve geleceğimizin teminatı sevgili gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum" ifadelerini kullandı.