GÜNDEM - 12 Mayıs 2024 Pazar 11:40

Hayatta kalan tek oğluna 40 yıldır bebek gibi bakıyor

A
A
A

7 çocuğunu bebekken kaybeden, hayattaki tek çocuğu da engelli olan Eşe Işık, 40 yıldır engelli oğluna 7 metrekarelik bir odada da bebek gibi bakıyor.

Duran (78) Eşe Işık (67) bundan 50 yıl önce Kozan’ın Ergenuşağı Mahallesi Irmakkıyı bölgesinde evlendi. Bu evlilikten çiftin 7 çocuğu dünyaya geldi, ancak çocukların hepsi 2 ya da 3 aylıkken geçirdikleri rahatsızlık yüzenden hayatını kaybetti. Son dünyaya gelen ve Duran ismini verdikleri çocuk ise yaşadı ancak 2 aylıkken beyinde oluşan hasar nedeniyle engelli kaldı. Anne Eşe Işık o gün bu gündür dünyada kalan tek çocuğuna 7 metrekarelik evinde bebek gibi bakıyor.

Hayatta kalan tek oğluna 40 yıldır bebek gibi bakıyor

Kayalıklardan düştü beli kırıldı yine evladının başından ayrılmadı

Anne olmanın tüm zorluklarını oğluna olan sevgisi ile aştığını aktaran Işık, “2 Aylıkken doktora gitmiştik. İlaçlar yan etki yaptı ve beyin hasarı oluştu. 40 yıldır hiç yürümedi. Oğlum benim ciğerim. 7 evladım oldu hepsi bebekken o zaman imkânsızlıklar nedeni ile burada dağ başında ulaşım yok yok yol yok hastalanıp vefat etti. Tek bu oğlumu yaşatabildim. Oğlumun gece gündüz başını beklerim. Oğlum bensiz hiç bir şey yapamaz. Allah kimseye ciğer acısı evlat acısı vermesin. Doktorlar bile ’40 yıldır yatalak hastada yatak yarası olur nasıl bu oğlunda olmadı’ diye şaşırdı. Ona gece gündüz böyle uyumadan başında bekler yatarım. Oğlum 5 yaşındayken köyde kayalıklardan düştüm. Daha sonra ayağımda kırıldı bende böyle kaldım. Oğlumu kimselere bırakamadığım için tedavide olmadım. Böyle kaldım. Ben oğlumun acısını görmeyeyim böyle başında beklemeye razıyım. Tedavi olmak isterim. Hiç kimsemiz yok. Babası da zor yürüyor bakamaz. Zor ama evlat acısı başka olduğu için gece gündüz yanından ayrılmam. Ona gözüm gibi bakarım” dedi.

Beril Solmuşgül - Faruk Yiğenoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Karsan e-ATA Hydrogen İtalya’da hizmete başladı Karsan, hidrojen teknolojisiyle başta Avrupa olmak üzere dünyada temiz mobilite ihtiyacını karşılamaya devam ediyor. Bu kapsamda şirket, İtalya’nın Terni şehrine 2 adet Karsan e-ATA Hydrogen teslimatı gerçekleştirdi. Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markalarından olan Karsan, sürdürülebilir mobilite vizyonu doğrultusunda hidrojen teknolojili toplu ulaşım projelerine bir yenisini daha ekledi. Toyota yakıt hücresi teknolojisiyle geliştirdiğie-ATA Hydrogen modeliyle şirket, İtalya’nın Terni şehrinde temiz ulaşım dönüşümüne katkı sağlayacak yeni projesini hayata geçirdi. Karsan hidrojen mobilitesinde de büyüyor Yapılan açıklamaya göre şirket, düzenlenen törenle İtalya’nın Terni şehrine 2 adet 12 metrelik e-ATA Hydrogen aracını teslim etti. Piazza Europa’da gerçekleştirilen teslimat töreni; yerel yönetimler, proje paydaşları ve davetlilerin katılımıyla gerçekleşti. Umbria Bölgesi ve İtalya Çevre Bakanlığı’nın hava kalitesini iyileştirme programı kapsamında hayata geçirilen projede Regione Abruzzo ana partner olarak yer alırken, Perugia Üniversitesi de akademik destek sağlıyor. Konu hakkında değerlendirmede bulunan Karsan CEO’su Okan Baş, "AB destekli LIFE3H programı kapsamında hayata geçirilen bu projede yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sürdürülebilir toplu ulaşım dönüşümüne katkı sağlayan bu önemli projede birlikte çalıştığımız Busitalia, LIFE3H, Terni Belediyesi, Linde Gas Italia, Regione Abruzzo ve Perugia Üniversitesi’ne teşekkür ediyoruz. Terni’de hayata geçirilen bu iş birliğinin, hidrojen teknolojisinin toplu ulaşımda yaygınlaşmasına ve daha temiz şehirler hedeflerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Temiz ulaşım dönüşümüne güçlü katkı Şirketin sıfır emisyonlu mobilite dönüşümünde önemli bir çözüm ortağı olduğuna dikkat çeken Okan Baş, "Güçlü Ar-Ge yetkinliğimiz sayesinde Avrupa’daki dönüşüm projelerinde aktif rol üstleniyoruz. Hidrojen teknolojisinin özellikle uzun menzil ve yoğun operasyon gerektiren toplu ulaşım hatlarında önemli bir alternatif sunduğuna inanıyoruz. Temiz enerjiyle çalışan bu yeni nesil araçlar, şehirlerin sürdürülebilir ulaşım hedeflerine katkı sağlarken daha temiz ve daha yaşanabilir kentler için de önemli bir adım oluşturuyor. Toyota yakıt hücresi teknolojisiyle geliştirdiğimiz e-ATA Hydrogen modelimizle Terni’nin temiz ulaşım vizyonuna katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.
Bursa ’Kızım ölümüne sevdi’ Bursa’nın Yıldırım ilçesinde eski eşi tarafından bıçaklanarak öldürülen Sevgi Yandık’ın acılı ailesi ilk duruşma sonrası İHA mikrofonuna konuştu. Acılı aile, 8 Temmuz’a ertelenen davanın kendi lehine sonuçlanacağını umut ederken, mutlu haberi ise kızlarının mezarına giderek vereceklerini söyledi. Bursa’da geçtiğimiz yıl eski eşi tarafından defalarca bıçaklanarak katledilen Sevgi Yandık dosyasında ilk duruşma görüldü. Duruşma, bir görgü şahidinin gelmemesi üzerine 8 Temmuz’a ertelendi. Acılı aile, ilk duruşma sonrası İhlas Haber Ajansı mikrofonlarına konuştu. Bursa 20. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Doğan A., müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Sanık savunmasında, olay sırasında "garipten sesler duyduğunu" öne sürerek, "Çocukların benden olmadığını söyledi. Bunun üzerine eylemi gerçekleştirdim" dedi. Sanık müdafii, müvekkilinin akıl sağlığına ilişkin yeniden rapor alınmasını ve tahliyesini talep etti. Mahkemeye sunulan mevcut sağlık raporunda ise sanığın ceza sorumluluğunun tam olduğu belirtildi. Duruşmada dinlenen tanık Ü.B., parkta çocuklarını sallayan çift arasında tartışma duymadığını belirterek, "Bir anda bıçağı çıkarıp kadına saldırmaya başladı. Kadın yere düştükten sonra da defalarca bıçakladı" ifadelerini kullandı. Maktulün anne ve babası ise sanığın daha önce de kızlarını bıçakladığını ve kızlarını sürekli uyardıklarını söyledi. Aile avukatı, sanığın eylemi tasarlayarak ve canavarca hisle gerçekleştirdiğini savundu. Cumhuriyet savcısı, suçun niteliği, mevcut delil durumu ve kuvvetli suç şüphesi nedeniyle sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına, eksik tanığın zorla getirilmesine karar vererek duruşmayı 8 Temmuz 2026 tarihine erteledi. "Kızım ölümüne sevdi" Acılı baba Volkan Yandık, davanın 8 Temmuz’a ertelenmesinden sonra, "Duruşma bizim açımızdan iyi geçti. Şüphelinin daha ağır ceza almasını bekliyoruz. Rabbim kimsenin başına vermesin. Şahit gelmediği için mahkeme ertelendi. Dava bizim lehimize sonuçlanacak. Şüpheli ilk ifadesinde "Maddenin etkisindeyim" dedi. Mahkemede ise kullanmadığını söyledi. Açıkça deli taklidi yapıyor. Yaklaşık 2 yıl önce kızımı 7 yerinden bıçakladı. Sonrasında 5 ay ceza yattı. Sonra kızımla barıştı ve malum olay gerçekleşti. Kızıma bizzat söyledim, ’Bak kızım, bu sana bir defa böyle yaptı ikinciye yine yapar’ dedim. Kızım ölümüne sevdi" diye konuştu. "En ağır cezayı almasını istiyorum" Acılı anne Vildan Yandık ise, "Duruşma salonunda şüpheliyi görünce çok kötü oldum. Aklıma kızım ve torunlarım geldi. Duruşmada suçunu hafifletmek için deli taklidi yaptı. Ama kimse buna inanmadı. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Ben önce Rabbime güveniyorum, sonra devletime güveniyorum. En ağır cezayı almasını istiyorum. Bilerek, isteyerek vurdu benim kızımı. 3 yaşındaki çocuğunun yanında yaptı. Çocukları annesiz, ben de Sevgi’mden ayrı kaldım" diye konuştu. Sevgi Yandık’ın ailesinin avukatı Nazlı Ceren Şendoğan da, "Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’ adına dosyayı üstlendim. Geçtiğimiz yıl gerçekleşen trajik bir olay. Şahıs, eski eşi olan Sevgi Yandık’ı barışma bahanesiyle evinin önünden alıyor. Parka gittikten sonra 15 bıçak darbesiyle Sevgi Yandık’ı katlediyor. Sevgi Yandık bıçaklanıp yere düştükten sonra da devam ediyor. Darbelerin 9 tanesi ölümcül nitelikte. Sonrasında olay yerinden kaçıyor. Davanın ilk duruşması görüldü. Şüpheli şahıs hiçbir şekilde pişmanlık belirtisi göstermedi. Her seferinde ifadesini değiştirerek bahane bulmaya çalıştı. Maktül kendisini savunabilecek durumda olmadığı için maktüle iftira attı. İftiraların hiçbirini destekleyemedi. Elimizdeki somut deliller, ve soruşturma esasında toplanan deliller şahsın olayı planlayarak yaptığını ispatlıyor. Mahkeme heyetinin ifadeye itibar ettiğini düşünmüyoruz. Bir sonraki tanığın ifadesinin alınması için duruşma ertelendi. Biz bu dosya özelinde ve diğer kadın cinayetleri davalarında derneğimiz adına dosyaları titizlikle takip ediyoruz. Bu cinayetlerin ortadan kalkmasını temenni ediyoruz. Bu süreçte de geriye kalan hem aile, hem yakınlar hem de kamu vicdanı adına adil bir sonuç arzu ediyoruz. Yargılama da gayet sağlıklı bir şekilde gidiyor. Dolayısıyla Temmuz ayındaki mahkemede adaletin yerini bulacağına inanıyoruz" dedi. Olay, 27 Ağustos 2025 tarihinde saat 22.00 sıralarında İncirli Caddesi’nde meydana geldi. Annesiyle yaşayan 27 yaşındaki Sevgi Yandık, eski eşi 32 yaşındaki Doğan Ş. tarafından "konuşmak" bahanesiyle dışarı çağrıldı. 3 yaşındaki çocuğuyla birlikte evden çıkan genç kadın, Doğan Ş. ile parkta buluştu. Kısa sürede büyüyen tartışmada Doğan Ş., yanında getirdiği bıçakla eski eşini parkta çocuğunun gözü önünde defalarca bıçakladı. Kanlar içinde yere yığılan Sevgi Yandık, sağlık ekiplerinin tüm müdahalesine rağmen kaldırıldığı Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Olay sonrası kaçan Doğan Ş., bir süre sonra karakola giderek teslim oldu ve sorgusunun ardından tutuklandı. Ortaya çıkan yeni güvenlik kamerası görüntülerinde, şüphelinin Sevgi Yandık ve çocuğuyla birlikte parka yürüdüğü anlar saniye saniye kaydedildi.