SAĞLIK - 29 Nisan 2026 Çarşamba 09:33

Kalbi üç kez duran hasta hayata döndü

A
A
A
Kalbi üç kez duran hasta hayata döndü

Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Adem İlkay Diken, aortu yırtılarak kalbi üç kez duran hastayı hayata döndürdüklerini söyleyerek, "Sigara, damar mukavemetini bozarak yırtılma riskini ciddi ölçüde artırır ve kesinlikle bırakılmalıdır" dedi.


Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Adem İlkay Diken, hayati risk taşıyan 52 yaşında bir hastanın aort yırtılması vakasında gerçekleştirilen başarılı ameliyat sürecini anlattı.


Prof. Dr. Diken, hastanın daha önce farklı sağlık kuruluşlarına karın ağrısı şikayetiyle başvurduğunu ancak net bir tanı konulamadığını belirterek, "Hastamızın merkezimizdeki genel cerrahi servisine yatışından dakikalar sonra durumu aniden kötüleşti ve kısa süreli dolaşımı durduğu için yoğun bakıma alındı. Zamanla yarıştığımız bu kritik tabloda hızlıca değerlendirme yaparak aort damarında yırtılma olduğunu tespit ettik ve hastamızı acil olarak ameliyata almaya karar verdik" dedi. Bu sırada ikinci kez kalbi duran hastaya ikinci kez müdahale edildi ve tekrar dolaşımı sağlandı.


Ameliyata alınan hastanın ameliyata başlandığı sırada kalbinin üçüncü kez durduğunu ifade eden Prof. Dr. Diken, "Hastamızın kalbini kalp masajı eşliğinde açtık ve tüm aort damarının boydan boya patladığını gördük. Bu tür durumlarda saniyeler bile hayati önem taşır. Hızlıca vücudu 15 dereceye kadar soğutup tüm vücut dolaşımını durdurarak yırtık olan aort segmentini değiştirdik. Bu büyük ve yüksek riskli operasyon sonrasında hastamız toparlanma sürecini de başarıyla atlattı ve hastanemizden yürüyerek taburcu oldu" diye konuştu.


Müdahalenin büyüklüğüne dikkat çeken Diken, bu tip vakalarda hızlı karar verme ve deneyimli ekip çalışmasının belirleyici olduğunu vurguladı.


Ameliyat sonrası yaşam tarzı yeniden şekillenmeli


Ameliyat sonrası döneme de değinen Prof. Dr. Diken, "Bu ölçekteki ameliyatlardan sonra hastalarda geçici bilinç bulanıklığı, hafıza kaybı görülebilir. Hastamızda da benzer bir tablo gözlemledik ancak süreç içerisinde beyin fonksiyonları toparlandı ve genel durumu düzeldi. Hastanın iyileşme sürecinde aile desteği de önemli rol oynar. Bu tür büyük ameliyatlarda psikolojik ve sosyal destek tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır’’ diye konuştu.


Ameliyat sonrası yaşam düzenine dair önemli uyarılarda bulunan Diken, "Bu hastalıkla karşılaşmış bireyler için en kritik konuların başında sigara geliyor. Sigara, damar mukavemetini bozarak yırtılma riskini ciddi ölçüde artırır ve kesinlikle bırakılmalıdır. Bunun yanı sıra tansiyonun düzenli takibi hayati önem taşır. Hastalarımızdan sabah ve akşam ölçüm yapmalarını ve değerleri kayıt altına almalarını istiyoruz. Fiziksel aktivitelerde ise denge önemli. Ağır yük kaldırılmamalı ve yoğun efor gerektiren aktivitelerden uzak durulmalı; ancak tamamen hareketsiz bir yaşam da doğru değil. Kontrollü yürüyüşler ve hafif egzersizler yaşamın bir parçası olmalıdır" dedi.


Genetik risk göz ardı edilmemeli


Prof. Dr. Diken, aort hastalıklarının bazı durumlarda ailevi geçiş gösterebildiğini belirterek, "Bu tür vakalarda yalnızca hastayı değil, yakın çevresini de değerlendirmek gerekir. Hastamızın kardeşleri ve çocukları başta olmak üzere birinci derece yakınlarının kardiyolojik taramadan geçmesi erken teşhis açısından büyük önem taşır. Amacımız, aort damarındaki genişleme ya da zayıflamaları, yırtılma gerçekleşmeden önce tespit edebilmek ve gerekli müdahaleyi zamanında yapmaktır. Hastamızın iki kardeşinin de aort diseksiyonu nedeniyle hayatını kaybettiğini de hesaba katarsak, genetik yatkınlığın ne kadar önemli olduğunu idrak edebiliriz" dedi.


Gerçekleştirilen cerrahi müdahalenin teknik boyutuna da değinen Diken, "Aortun tamamını kapsayan yırtılma sebebiyle burayı yapay damar ile yeniledik. Bu yapay damar dayanıklı bir yapıdadır ve aynı bölgede yeniden yırtılma beklenmez. Ancak damarın değiştirilmeyen diğer bölümleri için risk tamamen ortadan kalkmış değildir. Bu nedenle hastalarımızın düzenli kontrollerini aksatmaması gerekir" ifadelerini kullandı.


Hastanın yakınları ise başarılı operasyon ve özverili yaklaşım için Prof. Dr. Adem İlkay Diken’e ve Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kalp Damar Cerrahisi ve Anestezi ekibine teşekkür etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’dan kutsal topraklara motosikletle 7 bin kilometrelik yolculuk Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan Fatih Kasmuş, 1 Nisan’da motosikletiyle başladığı yolculukta yaklaşık 7 bin kilometre yol katederek Suudi Arabistan’a ulaştı. Alanya’da bir sürücü kursunda çalışan 45 yaşındaki Fatih Kasmuş, uzun süredir kurduğu kutsal topraklara gitme hedefini gerçekleştirmek için hazırlıklarını tamamladı. 1 Nisan’da motosikletiyle yola çıkan Kasmuş, ilk olarak Cilvegözü Sınır Kapısı’na ulaştı. Kasmuş, burada kendisine eşlik edecek olan "Sumud Gemisi" kaptanlarından bir arkadaşıyla buluşarak yolculuğuna devam etti. İkili, sınır kapısından geçerek İdlib üzerinden Ürdün’e, ardından da Suudi Arabistan’a ulaştı. Zorlu ve uzun süren yolculuk boyunca farklı coğrafyalardan geçen Kasmuş, kutsal topraklarda umre ibadetini yerine getirdi. Ziyaretin ardından dönüş yoluna geçen Kasmuş ve arkadaşı, Amman’da bulunan Türk Şehitliği’ni ziyaret etti. Çöl bölgesinde kısa bir mola vererek eşek safarisine katılan ikili, Emevi Camii’ni de ziyaret etti. 21 günde 7 bin kilometre yol katetti Yaklaşık 21 gün süren yolculukta toplam 7 bin kilometre yol kateden Kasmuş, motosikletiyle 500 litre benzin tüketti. Yolculuğun maliyetine ilişkin bilgi veren Kasmuş, kişi başı masrafların 70 bin TL civarında olduğunu ifade etti. Kutsal topraklara gitme hayalinin her zaman olduğunu belirten Fatih Kasmuş, "Muhafazakar zihniyet motorcuların kutsal topraklara gitme hayalinde hep vardır. Benim de vardı, doğal olarak yıllardır düşüncemiz, planımız vardı. Kara yolu ile umre yapmak biraz sıkıntılıydı, devlette müsaade etmiyordu. Şubat ayında umreye kara yoluyla gitme açıldı, ben de planımı yaptım, Nisan’ın 1’i itibarı ile çıkmaya karar verdim. Hazırlıklarımı yaptım, yola çıktım. Hatay Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan yurt dışına çıktık. O süreç biraz sıkıntılı geçti. Gümrükten geçebilmemiz yaklaşık 10 saat sürdü. Sumud filosunda kaptan olan bir ağabeyimle yola çıktım" dedi. "Umre ziyaretimizi yaptık" Manevi duyguların yoğun olarak yaşandığı kutsal topraklarda umre ibadetini yerine getirdiğini ifade eden Kasmuş, "Hem bizim hem de Suriye gümrük kapısı motosiklet tehlikeli olduğu için biraz sıkıntı çıkarttı. ’Bisiklet ve yaya olarak geçebilirsin ama motosikletle geçişinize müsaade etmiyoruz’ dediler. Sınır kapısından geçtik, İdlip’te kalmaya karar verdik, bir gece kaldık. Sabah yola çıktık. Şam’dan sonra Ürdün sınır kapısına geçtik. Ürdün sınır kapısında çok uğraşmadık, 1,5 saat gibi bir sürede Ürdün sınır kapısından geçtik. Ürdün‘de bir gece kaldıktan sonra Arabistan‘a geçtik. Arabistan sınır kapısında çok uğraşmadan giriş yapabildik. Tebük’den sonra Mescid-i Nebevi‘ye ulaştık. Medine’de toplam dört gün kaldık, sonra Mekke’ye geçtik. Mekke’nin girişinde ihramlarımızı giydik. Toplamda altı gün Mekke’de kaldık, bütün umre ziyaretimizi yaptık" ifadelerini kullandı. Umre ziyaretinin ardından dönüş yolunda çölde safari yaptıklarını anlatan Fatih Kasmuş, "Dönüş yolunda Ürdün’de Petra Antik Kenti’ni ziyaret ettiğimizde orada gelenek eşekle safari yaptırıyorlar. Eşeklerle birlikte Petra’nın tamamını safari yaparak gezdik. Akşam olduğunda orada çadır kurduk, yemek yaptık, sabah yola çıktık. Ürdün’de 300 şehidin olduğu Türk Şehitliği’ni ziyaret ettik. Ardından ise Şam’da bulunan Emevi Camii’ni ziyaret ettik" dedi. 1 Nisan sabahı iş yerinden çıkıp 21 Nisan akşamı iş yerine tekrar döndüğünü söyleyen Kasmuş, "7 bin kilometre civarında bir yol yaptık. Totalde 450-500 litre civarında 23 bin TL tutarında yakıt harcadık. Maliyet olarak da otelimiz, yemeğimiz, içmemiz, hepsi toplam 70 bin TL civarında çok cüzi bir miktara gittik geldik. Çok keyifli ve çok konforluydu. Herkese tavsiye ederim. Arabistan çok geniş bir coğrafya olduğu için iki petrolle arası bazen bayağı uzun olabiliyor. Gördüğümüz her yerden benzin depomuz yarıya düştüğünde doldurmaya çalıştık" şeklinde konuştu.