SAĞLIK - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 09:42

Kalp hastaları dikkat: Ölümlerin yüzde 30’u sağlıksız beslenme

A
A
A
Kalp hastaları dikkat: Ölümlerin yüzde 30’u sağlıksız beslenme

Koroner kalp hastalığından kaynaklanan ölümlerin yaklaşık yüzde 30’unun sağlıksız beslenmeden kaynaklandığını belirten Beslenme ve Diyetisyen Uzmanı Pakize Gizem Akgül, "Kalbi korumak ve güçlü bir kalp için damar tıkanıklığını önleyen, kolesterolü ve tansiyonu dengeleyen besinler tüketilmelidir" dedi.


Kalp hastalığı dünyada ölüm nedenlerinin en başında yer alıyor. Kalp sağlığını korumada sağlıklı beslenmenin rolünün de büyük olduğu belirtiliyor. Acıbadem Adana Hastanesi’nde görevli Beslenme ve Diyet Uzmanı Pakize Gizem Akgül, sağlıklı beslenmenin kalp sağlığına etkisiyle ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.



"Sağlıklı beslenme alışkanlıkları önemli bir faktör"


Dünyada 2 milyardan fazla kişinin kalp hastalığı riski taşıdığına değinen Diyetisyen Akgül "Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSO) en son verilerine göre Türkiye’de bulaşıcı olmayan hastalıklardan ölüm sebebi olarak birinci sırada kalp ve damar hastalıkları gelmektedir. Yapılan çalışmalar, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 80’inin tütün kullanımı, sağlıksız beslenme ve hareketsizlik, obezite, diyabet gibi kontrol edilebilen ve önlenebilen risk faktörlerine bağlı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla sağlıklı yaşam tarzının benimsenmesi, risk faktörleri ile mücadele edilmesi, hastalıklara erken dönemde tanı koyulması ve uygun şekilde tedavi edilmesi yoluyla kalp sağlığı korunabilir ve erken yaşta ölümlerin önüne geçilebilir. Kardiyovasküler hastalıkların neden olduğu ölümlerin yaklaşık yüzde 30’unun sağlıksız beslenme alışkanlıkları kaynaklı olduğu tahmin edilmektedir" ifadelerini kullandı.



"Ağırlık artışı da kalp hastalığı riskini arttırıyor"


Doymuş ve trans yağ tüketiminin kalp sağlığını olumsuz etkilediğinin altını çizen Diyetisyen Akgül, koroner kalp hastalıkları için en önemli risk faktörlerinden birinin doymuş yağların yüksek miktarda tüketimi ve aktivite yetersizliğine eşlik eden kan kolesterolü düzeyinin artması olduğunu kaydetti.


Vücut ağırlığındaki her 5-8 kilogram artış ile birlikte koroner kalp hastalığı riskinin yaklaşık yüzde 25 arttığına dikkat çeken Akgül, "Ülkemizde son yıllarda yapılan çalışmalarda gençler arasında doymuş yağ, tuz ve enerji içeriği yüksek, lif içeriği düşük, yetersiz kalsiyum, A ve C vitaminleri yönünden yetersiz olan fast food tüketimi arttı. Bunlarla beraber çocuklarda obezite, kalp damar hastalıkları, şeker hastalığı gibi kronik hastalık risklerinin arttığı tespit edilmiştir" diye konuştu.



"En az haftada bir kere balık tüketin"


Kalp sağlığını korumak için zeytin ve zeytinyağlı yemek tüketiminin önemli olduğunu belirten Akgül, "Bir araştırmada haftada en az bir kere balık tüketen bireylerde daha az balık tüketenlere göre koroner kalp hastalığı riskinin yüzde 16 azaldığı tespit edilmiştir. LDL kolesterolün düşmesine ve HDL’nin yükselmesine yardımcı olmak için haftada 2-3 kez ton balığı, uskumru, sardalya ve somon gibi yağ asidi içeriği zengin balıkların tüketilmesi önemli. Balık tüketemeyen bireyler ise keten tohumu, çiya tohumu, ceviz yağı, kanola yağı gibi omega-3 içeren bitkisel besinlerden da faydalanabilir ancak; bitkisel kaynaklı besinlerde bulunan omega-3’ün etkisi balığa göre daha azdır. Önerilen miktarın üzerinde omega-3 kullanımı özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar için sorun oluşturabilir. Özellikle ilaç kullanan bireylerin vitamin, mineral takviyelerini kullanırken hekimlerine sormaları önemlidir" şeklinde konuştu.


Öte yandan Diyetisyen Akgül, kuru baklagiller, sebze ve meyveler, sert kabuklu yemişler ve çay, kahve tüketiminin yeterli ve dengeli şekilde planlanmasının kalp sağlığı ve sağlıklı uzun bir yaşam için önemli olduğunu dile getirdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Teknokent COP 31 sürecinde iş birliğini güçlendiriyor Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent, 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP 31) sürecinde iş birliğini güçlendiriyor. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Antalya Teknokent Genel Müdürü, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) Başkanı Dr. İbrahim Yavuz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele (ÇEM) Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün’ü Akdeniz Üniversitesi ve Antalya Teknokent’te ağırladı. Görüşmede, Antalya’da düzenlenmesi planlanan 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP 31) hazırlıkları kapsamlı şekilde ele alındı. Antalya’nın bu büyük organizasyona en iyi şekilde hazırlanabilmesi için kurumlar arası iş birliği, hazırlık çalışmaları ve organizasyon süreçlerinin etkin yönetimi gibi başlıklar değerlendirildi. Güçlü bir akademik katkı Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Rektör Özkan, bilimsel bilgi üretimi ve bu bilginin sahaya aktarılması noktasında üniversitelerin kritik bir konumda yer aldığını belirterek, COP 31 gibi önemli bir organizasyona ev sahipliği yapacak olmanın hem akademik hem de toplumsal açıdan sorumluluk getirdiğini söyledi. Akdeniz Üniversitesi olarak bu sürece güçlü bir akademik katkı sunmaya devam edeceklerini ifade etti. Teknoloji ve inovasyon odaklı bir dönüşüm fırsatı Antalya Teknokent Genel Müdürü, TGBD Başkanı Dr. İbrahim Yavuz, Antalya’nın sahip olduğu potansiyelin bu tür uluslararası organizasyonlar için büyük bir avantaj sunduğunu belirterek, COP 31 sürecinin yalnızca bir organizasyon değil, aynı zamanda teknoloji ve inovasyon odaklı bir dönüşüm fırsatı olduğunu vurguladı. Üniversite, kamu ve özel sektör iş birliği Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi Rio Sinerji Eylem Ajandası oldu. Üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğinin artırılması, çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir çözümlerin yaygınlaştırılması konuları ele alındı. Antalya Teknokent’in sahip olduğu Ar-Ge ve inovasyon kapasitesiyle bu sürece önemli katkılar sağlayabileceği belirtildi. Teknoloji geliştirme bölgelerinin COP 31’e aktif katılımı Ayrıca, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) iş birliği çerçevesinde Türkiye genelindeki teknoloji geliştirme bölgelerinin COP 31 hazırlık sürecine daha aktif şekilde dahil edilmesi konusu gündeme geldi. Antalya Teknokent Genel Müdürü, TGBD Başkanı Dr. İbrahim Yavuz ile yapılan görüşmede, ortak projeler geliştirilmesi, bilgi paylaşımının artırılması ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması konularında değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaretin sonunda, Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP 31 sürecinin hem şehir hem de ülke adına önemli bir fırsat olduğu vurgulandı.
Aydın Aydın sanayisinin kadın ustası: On parmağında on marifet Aydın’da oto doğrultma ustası olarak çalışan 63 yaşındaki kadın, erkek egemen sanayide 45 yıllık tecrübesi ve yetiştirdiği çıraklarla dikkat çekiyor. Koçarlı ilçesine bağlı Zeytinköy Mahallesi’nde tarım işlerinde çalıştıktan sonra gelin olarak Aydın’a gelen 63 yaşındaki Hatice Körükçü, evlendikten sonra eşinin yanında çırak olarak mesleğe adım attı. Zamanla kendini geliştirerek ustalığa yükselen Körükçü, yaklaşık yarım asırdır sanayide aktif olarak çalışıyor. Mesleğe başladığı yıllarda kadınların sanayide çalışmasının yadırgandığını belirten Körükçü, tüm ön yargılara rağmen işini bırakmadığını ifade ederek, "Kimsenin ne diyeceğine bakmadım, işime odaklandım" dedi. İki çocuğunu büyütürken bir yandan da mesleğini sürdürdüğünü anlatan Körükçü, zamanla işlerini büyüterek çok sayıda çırak yetiştirdi. Meslek hayatı boyunca yaklaşık 100 çırak yetiştirdiğini belirten Hatice Usta, bugün birçok öğrencisinin kendi iş yerini açtığını söyledi. Çalışmanın ve üretmenin önemine dikkat çeken Körükçü, iş yerinde çalışanlarına da adeta annelik yaptığını ifade etti. Eşiyle birlikte yaklaşık 45 yıldır aynı iş yerinde faaliyet gösterdiklerini dile getiren Körükçü, kadınlara çalışma hayatına katılmaları yönünde çağrıda bulunarak, "Kadınlar kendi ayakları üzerinde durmalı. Kimseye muhtaç olmadan kendi parasını kazanmalı. Çalışmak çok güzel bir duygu" diye konuştu. "Adamlara güvenmeyin" Kadınların kendi ayakları üzerinde durmasının çok önemli olduğunu belirten Hatice Usta, "Kadınlar evde boş boş oturmasın. Adam eline hiç bakmasın. Adamlara güvenmesin. Anasının babasının eline bakmasını da tavsiye etmem. Ben gelin olmadan önce köyde zeytin işleri yapıyordum. Evlenince kocamın yanında çalışamaya başladım. Adam 2 bin lira para verecek de çarşıda harcayacağım diye mi bakacağım. Kadın kendi parasını kazansa kötü mü olur. Kadın yediden yetmişe çalışmalı" diyerek çocukluğundan beri parasını kazandığını söyledi.
Düzce 86 yaşında eşi için gelin arabası süsledi, kendi yazdığı şiirle aşkını haykırdı Düzce’de yaşayan 86 yaşındaki adam, 55 yıllık hayat arkadaşı için unutulmaz bir yıl dönümü sürprizi hazırladı. Süslediği gelin arabası ile eşinin karşısına çıkan ve ona kendi yazdığı romantik aşk şiirini okuyan Adem Karagülle’nin, "Çocuk gibi heyecanlıyım, kendimi 25 yaşında hissediyorum" sözleri yarım asırlık sevdanın en güzel özeti oldu. Merkeze bağlı Çamköy’de ikamet eden ve yarım asrı aşan evlilikleriyle dikkat çeken Karagülle çifti, sevgi ve saygıyla geçen 55 yılı geride bıraktı. Her evlilik yıl dönümünde eşine sürprizler hazırlayarak genç çiftlere örnek olan Adem Karagülle, bu yıl dönümünde ise bir aracı gelin arabası gibi süsleyerek eşini mutlu etti. "Vatanımı, bayrağımı, eşimi çok seviyorum" Eşinin iyi bir hayat arkadaşı olduğunu ve kendisini güzel davranışlarıyla her zaman mutlu ettiğini dile getiren 77 yaşındaki Dilber Karagülle, "Onunla bir arada olduğum için mutluyum. Allah ondan razı olsun. Vatanımı, bayrağımı ve eşimi seviyorum. Evlilik konusunda yarım asrı devirdik, 55. yılımızı kutluyoruz. Evli olanlara ve evlenecek gençlere de bizim kadar mutlu ve uzun ömürlü bir beraberlik diliyorum. Bizleri yalnız bırakmayanlara da teşekkür ediyoruz" dedi. "Allah’a çok şükür aramıza üçüncü kişiyi sokmadık" Eşine duyduğu sevgiyi dile getiren Adem Karagülle ise yarım asırlık süreçte acıyı ve tatlıyı birlikte paylaştıklarını anlattı. Evliliklerinde karşılaştıkları zorlukları birlikte aştıklarını vurgulayan Karagülle, şunları kaydetti: "55 senedir evliyiz. Bu süreç içerisinde ağladık, güldük. Dilber Hanım’la beraber acısıyla tatlısıyla yaşıyoruz. Her zaman güler yüzlü olmadık ama Allah’a çok şükür aramıza üçüncü kişiyi sokmadık. Gençlere tavsiyem de araya üçüncü kişiyi sokmamalarıdır. Birbirimize her zaman sımsıkı sarıldık." "Şu anda kendimi 25 yaşında hissediyorum" Yıl dönümü hazırlığı için heyecanlandığını söyleyen Karagülle, "Bugün çocuk gibi heyecanlıydım. Sabahtan beri arabayı süslüyorum. Yaşım 86 ama ben şu anda kendimi 25 yaşında hissediyorum. Kendi mezar yerimi hazırlayıp taşımı yaptırdım. Her cuma günü gidip dua ediyorum. Allah hayırlı bir ömür versin, hayırsızsa vermesin" diye konuştu. "Nasıl seviyorum bir bilsen" Adem Karagülle, eşi için kaleme aldığı, "Aşkım, ay doğmuş gözlerine ışıl ışıl. Aşkın kalbimde yatıyor mışıl mışıl. Nasıl seviyorum bir bilsen. Ufacık ellerinle gözyaşımı bir silsen. Ne olur bana bir meleğim desen" dizelerinden oluşan şiiri de okudu.