ASAYİŞ - 22 Mayıs 2024 Çarşamba 11:48

Portakal bahçesinde çalışarak aldığı evini ve 17 yıllık birikimini sahte polislere kaptırdı

A
A
A

Adana’nın Kozan ilçesinde 58 yaşındaki Dilber Berkbasan’ı arayan dolandırıcılar 10 gün boyunca telefonu hiç kapattırmayarak kadının evini sattırdı ve 17 yıllık birikimiyle aldığı 480 gram altınını dolandırıp, 500 bin lira da kredi çektirdi. Dolandırıldığını anlayan kadın gözyaşları içinde, "Evsizlik çok kötü ben bunları portakal bahçelerinde çalışarak aldım" dedi.

Kozan’da yaşayan Dilber Berkbasan, 10 Mayıs gecesi telefonunun çaldığını belirterek, "Telefonu açtım karşıdaki kişi kendisinin komiser olduğunu söyledi. Adana’da bir kuyumcu soyulmuş ve bizim kimliklerimiz orada bulunmuş. Bu nedenle soygunda bizim şüpheli olduğumuzu söyledi. Soyguna yataklık suçundan arandığımızı söylediler. Bize yardımcı olacaklarını suçtan aklanmak için bizim onlara yardım etmemiz gerektiğini söylediler. Buradaki oğlum işsiz, Gaziantep’teki öğretmen oğlum ile tehdit ettiler ve oğlum işinden olacak diye korktum. Korkudan kimseye bir şey diyemedim ekmek almaya bile gidemedim. Bizi 10 gün boyunca aradılar. Günlerdir gözyaşları ile yaşadık. 10 gün boyunca telefonu hiç kapattırmadılar, sürekli ’birini yakaladık gözün aydın’ dediler. ’Senin evini sivil polisler cihazla aramaya gelecek’ dediler. ’400 metre arsan var. Çocuğun mesleğinden sen canından olursun. Kimseye bir şey söyleme seni kurtaracağız’ dediler" diye konuştu.

Portakal bahçesinde çalışarak aldığı evini ve 17 yıllık birikimini sahte polislere kaptırdı

Dolandırıcıların, kendisini telefonu kapattırmadan 48 saat boyunca yönlendirdiğini anlatan Berkbasan, "Benim telefonu ve 120 gram bileziği poşete koyup oğlumla Adana’ya yollamamı istediler, oğluma da ’poşette devlet için önemli bilgiler var. Eviniz, telefonlarınız dinleniyor’ dediler. Kızımın telefonundan da 10 gün boyunca kapatmadan sürekli bizi yönlendirdiler. ’Sizi kurtardık kurtarıyoruz. Tapuda ve kuyumcuda köstebeği yakalamak üzereyiz’ dediler. Altınları ilçedeki nöbetçi kuyumcudan bozdurmamızı istediler. Toplamda 480 gram altın bozdurup parasını gönderdik. Ayrıca 500 bin lira kredi çekip verdik. Bu da yetmezmiş gibi 3 katlı evimi satıp parasını onlara verdim. Evimin değeri 5 milyon liraydı, 2 milyon 200 bin liraya satıp verdim" dedi.

"Dolandırıcılar evin askıda diyerek satıp parayı da aldı"

Evle ilgili tapuda sorun olduğunu, bu nedenle satması gerektiği söylenerek elinden alındığını ifade eden Berkbasan, "Dolandırıcılar eve emlakçı yollayıp evi kurtarmak için 2 milyon 250 bin TL’ye satıp ardından parayı kendileri aldı. Evsiz ve parasız kaldım. Evim kurtarılsın, paralarım bulunsun, onlar da adalet önünde hesap versin. Ben bunları 17 yıl portakal bahçesinde çalışarak aldım. Evsizlik çok kötü bir şey" diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Portakal bahçesinde çalışarak aldığı evini ve 17 yıllık birikimini sahte polislere kaptırdı

Telefonu 10 gün boyunca kapattırılmayan Berkbasan’ın kızı Ayşegül Berkbasan ise, "10 gün boyunca korku içinde yaşadık. Hangi kuyumcuya gidileceği telefondan belirtildi. Abimi emniyete çağırıp 300 metre kala başka bir yere yönlendirdi" dedi. Öte yandan, dolandırıcıların yakalanması için polisin çalışma başlattığı öğrenildi.

Beril Solmuşgül - Faruk Yiğenoğlu 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Engelliler Haftası’nda duygusal konser Türkiye’de ilk defa Bursa’da gönüllü şef Dr. Aysel Gürel tarafından kurulan, otizmli çocukların annelerinden oluşan "Otizm Anneler Korosu" Tayyare Kültür Merkezi’nde verdikleri konserle gönülleri fethetti. Bursa’da 3 yıl önce kurulan, Bursa ve Balıkesir’de konserler veren koro 33 anneden oluşuyor. Engelliler Haftası’nın Anneler Günü ile çakışması da konsere ayrı bir özellik kazandırdı. Koro Şefi Dr. Aysel Gürel, "Haftada bir gün yaptığımız çalışma ile bu konsere hazırlandık. Türkiye’de otizmli çocuklardan oluşan bir koro var. Ama annelerinden oluşan bir koro yok. Çocuklar kadar en az annelerin de rehabilitasyona ihtiyacı var. Ben içlerine girdiğim zamandan beri ne büyük zorluklar yaşadıklarına tanık oldum. Müziğin terapi edici özelliği ile o yaptığımız bir günlük çalışmanın moral olarak kendilerini bir hafta idare ettiğini söylüyorlar. Amacım hem onların rehabilitasyonu, müzikle mutlu olmaları, hem de topluma seslerini duyurabilmeleri, farkındalık oluşturabilmeleridir. Otizmli gençlerin topluma kazandırılmaları gerekiyor. Toplumun bu gençleri kabullenmesi çok önemli. Konserlerimizle bu farkındalığı oluşturmaya çalışıyoruz. Konsere gösterilen yoğun ilgiden çok mutlu olduk" dedi. Yeşilçam şarkılarının seslendirildiği konserde Meryem Kahraman, Hülya Çiçekseven, Gülhayat Öcal, Yasemin İşsever, Berfin Özdal, Canan Cihan Kılıç, Yeliz Çınar, Birgül Arı, Hilal Aydın, Kıymet Abdioğlu, Kadriye Tan, birer solo şarkı söyledi. Otizmli bir gencin babası Çetin Tokalı ise seslendirdiği şarkı ile duygulara dokunurken otizmli Ömer Aktaş da hareketli şarkısıyla salonu coşturdu. Başarılı konser sonrası otizmli evlatları olan ailelerin tek üzüntüsü davet ettikleri kamu kuruluşları ve belediyelerin duyarsızlığı oldu. Temsilci olarak sadece Yıldırım Belediye Başkanı adına vekaleten katılan meclis üyesi Mehmet Bayram’a bu duyarlılık için teşekkür edildi.