SAĞLIK - 06 Temmuz 2025 Pazar 09:26

Prof. Dr. Özkan: "Çocuklarınızın dişleri neden çıkmıyor? İşte bu hormon eksikliğinden"

A
A
A
Prof. Dr. Özkan: "Çocuklarınızın dişleri neden çıkmıyor? İşte bu hormon eksikliğinden"

Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, tiroit hormonlarının ağız ve diş sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dair önemli açıklamalarda bulunarak, "Tiroid hormonlarındaki en küçük bir dengesizlik bile dişlerinizi, dişetlerinizi, çene ve çene kemik yapınızı telafisi güç şekilde etkileyebilir" diyerek uyardı.


Özkan, yaptığı açıklamada, diş gelişiminin ana rahminde başladığını, tiroidin ise bu sürecin kalbinde olduğunu belirterek, "Tiroit hormonları (T ve T) diş gelişiminin embriyolojik dönemde başlar. Tiroidiniz sağlıklı değilse, dişleriniz daha çene kemiği oluşmadan hasar almaya başlar. Dişin şekli, dişin sürme zamanı, diş mine yapısı Hepsi tiroidin denetimindedir. Bilimsel araştırmalar, tiroit hormon eksikliğinin dişlerin olgunlaşmasını ve gelişimini bozduğunu ve bu durumun hem süt dişi hem de kalıcı (daimi )dişlerde ciddi yapısal sorunlara yol açtığını gösteriyor" dedi.


"Çocuğunuzun dişleri geç çıkıyorsa Bu bir alarm olabilir."


Özkan, özellikle çocuklarda hipotiroidizmin diş sürmesinde 6-12 aya kadar gecikmeye neden olabildiğinin altını çizerek şöyle devam etti:


"Bir diş geç çıkıyorsa sadece diş değil, tiroit hormonları da incelenmeli. Gecikmiş diş sürmelerinin yanında çene darlığı (mikrognati), çene öne çıkıklığı (maksiller protrüzyon) ve diş çapraşıklığının da tiroit kaynaklı olabilir.


Diş minesi zayıfsa, diş çürükleri kaçınılmazdır. Tiroit eksikliği, dişin en dış ve koruyucu tabakası olan diş minesinde incelme ve diş minesi kaybına neden oluyor. Mine hipoplazisi dediğimiz bu tablo hem estetik hem sağlık açısından ciddi bir sorundur. Dişler zayıf, kırılgan ve çürümeye açık hale gelir. Bu bireylerde diş mine defekti (DDE) skorlarının çok daha yüksek."


"Büyük dil, kalın dudaklar ve konuşma bozuklukları! Tiroit eksikliği nefes almayı bile güçleştiriyor"


Hipotiroidinin sadece diş değil, tüm ağız dokularını etkilediğini anlatan Özkan, "Dil büyümesi (makroglossi), kalın dudaklar ve diş kapanış bozukluğu gibi sorunlar ortaya çıkıyor. Bu bireylerde konuşma bozukluğu, çiğneme zorluğu ve nefes alma problemleri sık görülür. Bu durum çocuğun gelişimini hem fonksiyonel hem psikolojik olarak sekteye uğratabilir. Bu bulguların hiçbirinin ‘normal gelişim süreci’ olarak görülmemesi gerekiyor" diye konuştu.


"Diş eti şişmeleri, ağızda kuruluk, tat kaybı! Tiroit bozukluğu ağız florasını da yok ediyor"


Tiroit bozukluklarının, tükürük bezlerinin çalışmasını da etkilediğine dikkat çeken Özkan, şunları kaydetti:


"Ağız kuruluğu (xerostomia), tat alma bozuklukları ve sürekli tekrarlayan diş eti şişmeleri hipotiroidi hastalarında sık rastlanan bulgular arasında. Tükürük vücudun doğal antiseptiğidir. Azalınca bakteri florası değişir, diş çürükleri hızla yayılır, kötü ağız kokusu artar, tat alma yetisi bozulur. Bu durum sosyal yaşamı dahi etkileyebilir. Cerrahi işlemler kabusa dönüşebilir. Diş çekimi veya endodontik (kök kanal) tedavi gibi cerrahi işlemlerde hipotiroidizmin komplikasyonlara yol açabileceğine dikkat çekiyor: Yara iyileşmesi gecikir, enfeksiyon riski artar. Diş çekim sonrası kuru soket (alveoler osteit) riski hipotiroidi hastalarında çok daha yüksektir. Aynı şekilde kök kanal tedavilerinin başarısı da metabolik yavaşlama nedeniyle düşer."


"Guatr bölgesindeki çocuklara dikkat: Kretinizm tüm gelişimi durdurabilir!"


Özkan, "Endemik guatr bölgelerinde doğan çocuklar, hayatlarının ilk dakikalarında tiroit hormonlarına ulaşamazsa, kretinizm riskiyle karşı karşıya kalır. Bu çocuklarda sadece zeka geriliği değil, diş gelişimi de durur. Ağır diş mine defektleri, dil büyüklüğü, çene darlığı ve kalıcı konuşma bozuklukları oluşabilir. Doğum öncesi iyot desteği ve erken tiroit takviyesi tedavisi hayati önem taşır. Diş hekimleri çocuklarda ilk belirtileri fark eden sağlık profesyonelleri olabilir" dedi.


"Multidisipliner yaklaşım şart"


Son olarak Özkan, diş hekimleri, diş çene cerrahları, endokrinologlar ve çocuk hekimlerinin iş birliği içinde çalışması gerektiğini vurgulayarak, "Tiroit hastalığı olan bireylerde düzenli diş hekimi muayeneleri, flor uygulamaları, diş çürük önleyici tedaviler ve özel ağız hijyeni eğitimleri hayati önem taşır. Aksi takdirde, tiroit bozukluklarının ağızda bıraktığı izler bir ömür boyu taşınır" diye konuştu.



Prof. Dr. Özkan: "Çocuklarınızın dişleri neden çıkmıyor? İşte bu hormon eksikliğinden"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de Ramazan ayının ilk teravih namazı kılındı İzmir’de on bir ayın sultanı Ramazan ayının ilk teravih namazı büyük bir coşkuyla eda edildi. Vatandaşların camilere akın ettiği mübarek gecede, Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi’nin mahyasına Türk bayrağı görseli yansıtılırken, teravih namazına çocuklar da büyük ilgi gösterdi. İzmir’de vatandaşlar, mübarek Ramazan ayının ilk teravih namazını kılmak için camilere akın etti. Kentin dört bir yanında camiler dolup taşarken, on bir ayın sultanı Ramazan’ın gelişi büyük bir manevi iklimle karşılandı. İzmirlilerin teravih namazı için en çok tercih ettiği noktalardan biri olan Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi, bu anlamlı geceye özel bir görsellikle girdi. Caminin mahyasında Türk bayrağının yer alması vatandaşlar tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Dualar edildi, saf tutuldu Camiye gelen vatandaşlar, namaz öncesinde din görevlilerinin Ramazan ayının önemini ve faziletlerini anlatan vaazını dinledi. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından, binlerce vatandaş saf tutarak ilk teravih namazını eda etti. "Bu sene çok daha coşkuluyuz" Ramazan ayının huzur iklimine giriş yapmanın mutluluğunu dile getiren Zeynep Gündüz, "Güzel Türkiye’mizde ve İzmir’imizde Ramazan’ın bu denli büyük bir coşkuyla karşılanması bizleri çok heyecanlandırdı. Bu yıl çok daha heyecanlı bir başlangıç yapıyoruz. Tüm İslam aleminin mübarek ayını kutluyorum" dedi. Gündüz, bu anlamlı geceyi eğitim camiasıyla paylaşmak istediklerini belirterek, "Bugün tüm okulumuzla birlikte buradayız. Öğrencilerimizi, okul idarecilerimizi ve öğretmenlerimizi davet ettik. İzmir’e değer katan nadide eserlerden biri olan Bilal Saygılı Camii Külliyesi’nde buluştuk. Çocuklarımızla birlikte maneviyat dolu, güzel bir akşam geçiriyoruz. Allah ibadetlerimizi kabul etsin" diye konuştu. Ailece teravih sevinci İlk teravih namazı için camiye çocuklarıyla birlikte gelen Ersin Coşkun ise barış ve esenlik temennisinde bulundu. Coşkun, "Mübarek aya kavuşmanın mutluluğuyla ilk namazımızı eda edeceğiz. Rabbimden tüm İslam alemine huzur, barış ve mutluluk getirmesini diliyorum," şeklinde konuştu. 10 ve 7 yaşlarındaki çocuklarıyla camiye gelen Coşkun, Ramazan geleneğini gelecek nesillere aktarmanın önemine vurgu yaparak, bu güzel tabloda yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.