SAĞLIK - 18 Mayıs 2025 Pazar 10:23

Prof. Dr. Özkan: "Dişiniz eksikse dikkat! Kulak çınlaması ya da vertigo sizi bekliyor olabilir"

A
A
A
Prof. Dr. Özkan: "Dişiniz eksikse dikkat! Kulak çınlaması ya da vertigo sizi bekliyor olabilir"

Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, "Dişiniz eksikse dikkat ! Kulak çınlaması ya da vertigo sizi bekliyor olabilir" dedi.


Özkan, yaptığı açıklamada Temporo Mandibular Eklem Bozukluğu yani çene eklem bozukluğu (TME) olan kişilerin yaklaşık yüzde 40’nın vertigo yaşadığını belirterek bunun nedenelerini şöyle açıkladı:


"Peki ağızdaki bir diş eksikliği, baş dönmesi ve denge kaybına nasıl sebep oluyor? İşte TME bozukluğu, diş eksikliği ve vertigo arasındaki şaşırtıcı bağlantısı. Diş eksikliği, çiğneme kuvvetinin çenede dengesiz dağılmasına neden olarak çene ekleminde aşırı yüklenme, çene eklem kıkırdak aşınması ve çene eklem iltihaplanma sürecini başlatıyor. Çene eklemiyle iç kulağın anatomik yakınlığı sebebiyle iç kulak yolundaki kulak vestibüler sinir sistemine hasar veriyor. Bu süreç, diş eksikliğine bağlı diş çene kapanış bozukluğuna (maloklüzyon) ilaveten çene kas spazmının oluşması Kulak çınlaması ve Vertigo hastalığına yol açmaktadır. Sonuç? Kulak çınlaması, baş dönmesi ve kontrol edilemeyen denge kaybı."


Diş eksikliği çene ekleminden iç kulak yoluna neden ‘Domino taşı etkisi’ oluşturur?


Diş eksikliğinin özellikle arka dişlerin eksikliğinin çiğneme sistemindeki kuvvet dağılımını bozarak çene eklemine anormal yük bindirdiğini anlatan Özkan, "Bu durum, çene eklem kıkırdağında aşınma, bağ dokularda gerilme ve zamanla karşılıklı dişlerin kapanış bozukluğuna (maloklüzyon) yol açar. Yanlış kapanış ise çiğneme kaslarında kronik spazmlara, çene eklem çevresinde iltihaplanmaya ve iç kulağa yakın bölgedeki vestibüler sinirlerin sıkışmasına neden olur. Diş eksikliği, çene ekleminde adeta bir ‘zincirleme kaza’ başlatır. Önce mekanik stres çene eklem yüzeyini ve kıkırdağını aşındırır, ardından iltihaplanma süreci başlar. İltihap, iç kulakla komşu olan bu bölgede ödem yaparak denge sinyallerinin beyne yanlış gitmesine neden olur. Bu da vertigo ve kulak çınlamasıyla sonuçlanır" diye konuştu.


Diş eksikliğinden kaynaklı çene eklem sorunları; Vertigoya Giden Yol


Arka diş eksikliğiyle çevre dişlerin boşluğa kaydığını ve eğildiğinin altını çizen Özkan şunları kaydetti:


"İşte bu anda ilgili tarafta çiğneme kuvveti çene eklemine dengesiz aşırı yük yükler ve çene ekleminde asimetrik yüklenme başlar. Çene eklem kıkırdak aşınması: Çene eklem diskinde deformasyon ve kıkırdak kaybı gelişir. Çene ekleminde İltihaplanma: Çene ekleminde aşınan dokular enflamasyonu tetikler; şişlik, ağrı ve kas spazmları ortaya çıkar. Vestibüler sistemin etkilenmesi: Çene eklemindeki iltihap, iç kulaktaki sıvı dengesini ve sinir iletimini bozarak vertigoya yol açar. Çene eklem kaynaklı vertigonun 6 kritik belirtisi ortaya çıkar. Bunlarda Çene hareketiyle şiddetlenen baş dönmesi, kulak çınlaması veya uğultu hissi, çene ekleminde tıklama sesi, takırtı ve ağrı, sabahları çene eklem tutukluğu, yüzde ve şakaklarda zonklayıcı ağrı, ani denge kaybı ve mide bulantısı."


Prof. Dr. Birkan Taha Özkan’dan çene eklem bozukluğu-vertigo tedavisinde 5 altın kural


Çene eklem bozukluğu ve vertigo arasındaki ilişkiyi doğru bir şekilde değerlendirebilmek için kapsamlı bir muayene gerekli olduğunu kaydeden Özkan, "Çene Cerrahı, diş eksikliği, çene ağrısı, baş ağrısı ve baş dönmesi gibi semptomları göz önünde bulundurarak bir değerlendirme yapar. Ayrıca, çene ekleminin durumunu belirlemek için klinik muayenenin ötesinde, X-ışınları, BT taramaları veya MR gibi çeşitli radyografik görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Öncelikle eksik dişler acilen tamamlanmalı: "İmplant veya köprü protezlerle çiğneme dengesi sağlanmalı. Böylece eklem üzerindeki stres yüzde 60’a kadar azalır. Anti-enflamatuar tedavi. Kortizon içermeyen enjeksiyonlar ve lazer terapisi ile eklem içi iltihap hızla kontrol altına alınır. Fizik tedavi ve manuel terapi. Çene eklemine yönelik mobilizasyon teknikleri ve postür egzersizleri, denge sistemini destekler. Stres yönetimi. Meditasyon ve progresif kas gevşetme teknikleri, çene sıkma alışkanlığını kırmada etkilidir" dedi.


Özkan, 2024’te yapılan bilimsel çalışmalarda, diş eksikliğinin ve çene eklem bozukluğu olan 150 hasta incelendiğını belirterek şöyle devam etti:


"Hastalara eksik dişler implantla tamamlandığında: yüzde 89’unda vertigo atakları tamamen sonlandı, yüzde 92’sinde kulak çınlaması şiddeti azaldı, yüzde 78’i çene eklem ağrısından kurtuldu. Çiğneme sistemini diş çene ve çene eklemi ve kafa tabanı oluşturuyor. Kafa tabında çene eklemi ve kulak iç yolu da direk bağlantılı sistem entegrasyonuna sahip. Çiğneme sisteminin anatomik bütünlüğünü sağlamak, vestibüler sistemle olan ilişkiyi doğrudan düzenliyor. Bu da vertigo tedavisinde diş hekimlerinin ve çene cerrahlarının rolünün ne kadar kritik olduğunu gösteriyor."



Prof. Dr. Özkan: "Dişiniz eksikse dikkat! Kulak çınlaması ya da vertigo sizi bekliyor olabilir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
Afyon Onlar artık vatansız değil Afyonkarahisar’da yaşayan ve kendilerini ‘vatansızlar’ olarak nitelendiren 8 kişilik ailenin vatan ve kimlik kazanma maratonu kamu kurumlarının iş birliği sayesinde mutlu sonla bitti. Afyonkarahisar’da Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları olmadığı için adeta hayalet gibi yaşayan, okula gidemeyen, işe girip çalışmayan ve erkeklerinin askere dahi gidemediği aile üyeleri, İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü ile yargının duruma el atmasıyla kimliklerine kavuştu. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) 2023 yılında gündeme getirdiği ailenin durumuyla ilgili Afyonkarahisar Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada aile üyelerinin kimliklerinin çıkarıldığı ve soy bağlarının oluşturulduğu belirtildi. Açıklamada, "Galip Cimbil’in ‘saklı nüfus’ çerçevesinde yaptığı başvuru, yürütülen detaylı inceleme, tahkikat ve yargı sürecinin ardından sonuçlandırıldı. Galip Cimbil ve ailesi Afyonkarahisar İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünün titiz çalışmasıyla resmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. 12 Haziran 2023 tarihinde Afyonkarahisar Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğüne müracaat eden Cimbil’in durumu, ilgili kurumlar tarafından titizlikle ele alındı. Yapılan incelemelerde, Galip Cimbil’in geçmişte ‘Kalip Gül’ adıyla oluşturulan nüfus kaydının, usulsüz ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle 2006 yılında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kararıyla silindiği tespit edildi. Başvuru sürecinde alınan yazılı beyanlar, ifade tutanakları ve MERNİS kayıtları doğrultusunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilgilinin beyanlarının doğruluğu kanaatine varıldı. Kardeşleri üzerinden yürütülen tahkikat süreci de ilgili kurumlarca olumlu sonuçlandırıldı" denildi. Olayla ilgili aile üyelerinin DNA testleri de yapıldı Açıklamada olayla ilgili yargı sürecinin de titizlikle işlediğinin vurgulanırken şu ifadelere yer verildi: "Saklı nüfus kütüğüne kaydı yapılan Galip Cimbil’e geçici kimlik numarası verilirken ayrıca Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava çerçevesinde DNA incelemeleri yapıldı. Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda, Galip Cimbil’in Erdal Cimbil ve Sürmeli Aslan ile aynı soydan geldiği; Fatma Cimbil’in annesi, Ali Cimbil’in ise babası olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu tespit edildi. Mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihinde verdiği ve kesinleşen kararla bu durumu hüküm altına aldı. Mahkeme kararının ardından hazırlanan dosya, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne iletildi. Yapılan değerlendirme sonucunda, 12 Mart 2026 tarihli karar ile Galip Cimbil’in saklı nüfus çerçevesinde Türk vatandaşlığını kazandı."
Van Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yılı coşkuyla kutlandı Van’ın Erciş ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü coşkuyla kutlandı. Kaymakamlık önündeki Atatürk büstüne çelenk sunumu, saygı durusu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşma yapan Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, "108 yıl önce, 1915 yılında, Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nın en çetin dönemlerinden birini yaşıyordu. Doğu Anadolu’nun birçok bölgesi gibi Erciş de bu savaşın en ağır yükünü taşıyan yerlerden biri oldu. Rus İmparatorluğu ve onların desteklediği Ermeni çeteleri, bu toprakları işgal etti. Ancak Erciş halkı, vatanına, toprağına ve namusuna sahip çıkmak için kahramanca direndi. Bu büyük mücadelede Ali İhsan Paşa komutasındaki 4. Kolordu’ya bağlı birlikler Erciş’i düşman işgalinden kurtarmak için harekete geçti. Bu kolorduya bağlı birlikler, zorlu kış şartlarına rağmen büyük bir azimle savaşarak 1 Nisan 1918’de Erciş’i düşmandan temizledi. Erciş halkı da ordumuzla omuz omuza vererek, bağımsızlığı uğruna mücadele etti ve bu kutlu zaferin kazanılmasına katkı sağladı. Bugün bizler, bu aziz topraklarda özgürce yaşayabiliyorsak, bunu kahraman ecdadımızın gösterdiği fedakârlıklara borçluyuz. Onlar, canları pahasına vatanı savundular; bizlere düşen ise onların emanetine sahip çıkmak, birlik ve beraberlik içinde ülkemizi daha da ileri taşımak ve sahip çıkmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, 1 Nisan 1918’de Erciş’in kurtuluşu için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize minnetlerimi sunuyorum. Bizlere bu cennet vatanı emanet eden tüm ecdadımızı saygı ve şükranla yâd ediyorum" dedi. Tenzile Ana Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan 1 Nisan Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü etkinlikleri izleyicilerin beğenisine sunuldu. Program şiir, müzik, halk oyunları, okul öncesi öğrencilerin gösterisi, gelin kaynana atışması, Erciş’ten geçen devletler gösterisi, Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşu, meşalelerin yakılması, kurtuluş koşusu sonuçlarının açıklanması, ödül töreni, güzel sanatlar lisesi bando gösterisi, tören geçişi ile son buldu. Programa; Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, 108. Alay Komutanı Topçu Albay Murat Payas, Cumhuriyet Başsavcısı V. Aykut Kağnıcı, Emniyet Müdürü Uğur Ölmez, İlçe Jandarma Komutanı Murat Geniş, ilçe protokolü, siyasi parti başkanları, kurum amirleri, öğrenciler, öğretmenler ve çok sayıda vatandaş katıldı.