SAĞLIK - 17 Temmuz 2025 Perşembe 14:10

Prof. Dr. Ürünsak: "Kısırlıkta tedavi kişiye özeldir"

A
A
A
Prof. Dr. Ürünsak: "Kısırlıkta tedavi kişiye özeldir"

Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ferhat Ürünsak, kısırlık tedavisinin kişiye özel olduğunu belirterek, "Bazı çiftlerde yalnızca ilaçla tedavi, bazı çiftlerde aşılama uygulaması yeterliyken, bazılarında ise tüp bebek tedavisi gerekir. Doğru tedavi için ilk değerlendirmede nedene yönelik doğru tanı konması son derece önemlidir" dedi.


Kısırlık, bir çiftin korunmasız ve düzenli cinsel ilişkiye rağmen bir yıl boyunca gebelik elde edememesi durumu olarak tanımlanıyor. Araştırmalar, günümüzde her 100 çiftten 15’inin bu sorunla karşılaştığını, çeşitli nedenlere bağlı olarak doğal yollarla gebelik elde edilemediğini ortaya koyuyor. Çocuk sahibi olmak isteyen ama doğal yollarla bu hayaline ulaşamayan birçok çift için günümüzde modern tıbbın sunduğu tüp bebek tedavisinin umut kaynağı olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ferhat Ürünsak, kısırlığa yol açan nedenleri ve yapılabilecekleri anlattı.



Kısırlık, yalnızca kadına özgü bir sorun değil


Çocuk sahibi olamama durumunun yüzde 37’si kadına, yüzde 8’i erkeğe, yüzde 35’i ise hem kadın, hem de erkeğe bağlı olabileceğini kaydeden Prof. Dr. Ürünsak, "Yüzde 20 kadar çiftte ise kadın ve erkekte bir problemin tespit edilemediği, yani açıklanamayan infertilite söz konusudur. Bu nedenle kısırlık sorunu ile karşılaşıldığında mutlaka kadın ve erkeğin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Her tedavi kişiye özeldir. Bazı çiftlerde yalnızca ilaçla tedavi, bazı çiftlerde aşılama uygulaması yeterliyken, bazılarında ise tüp bebek tedavisi gerekir. Doğru tedavi için ilk değerlendirmede nedene yönelik doğru tanı konması son derece önemlidir. Bundan dolayı her hastanın özel olarak değerlendirilmesi başarı için önemli bir adımdır" dedi.



Geç kalmadan bir uzmana başvurmak gerekebilir


Bilinen bir problem yoksa kadının yaşı 35 yaş altı çiftlerde 1 yıl, 35 yaş üzerinde çiftlerde 6 ay içerisinde gebelik oluşmuyorsa araştırma ve tedaviye başlanması gerektiğinin altını çizen Ürünsak, "Kadının 40 yaş ve üzerindeki olduğu çiftlerde ise hiç beklenmeden bir uzmana danışılması önerilir. Kadınlarda 35 yaş sonrası yumurta sayısı ve kalitesi azalmaya başlar. Bu durum gebelik şansını azaltırken düşük yapma ve genetik sorunlu gebelik riskini de artırır. Bu nedenle çocuk sahibi olmayı planlayan kadınların zaman kaybetmeden bir uzmana başvurarak yumurtalık rezervlerini değerlendirmeleri, gerekiyorsa yumurta dondurma gibi koruyucu yöntemleri düşünmeleri önemlidir.


Düzensiz adet görme, aşırı tüylenme veya kilo problemi olan kadınlarda yumurtlama sorunu olabilir. Ancak, yapılacak bazı testler yardımı ile bu durum zaman kaybetmeden tespit edilebilir" diye konuştu.



Sperm sayısı ve kalitesi önemlidir


Semen analizi ile sperm sayısı, hareketliliği ve yapısının değerlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Ürünsak, "Bu, kısırlık nedeninin anlaşılmasında yol gösterici olması açısından ilk değerlendirmede ve tedavi öncesinde mutlaka yapılması gereken bir testtir. Sigara, alkol, aşırı kilo, stres ve uykusuzluk hem kadın hem de erkekte doğurganlığı azaltabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek ve düzenli egzersiz yapmak bu süreçte oldukça destekleyicidir. Geçirilmiş enfeksiyonlar veya ameliyatlar kadın üreme sistemindeki tüplerin tıkanmasına yol açabilir. Tüpler tıkalıysa, sperm yumurtaya ulaşamaz ve doğal yolla gebelik gerçekleşmez. Bu durum genellikle rahim filmi (HSG) ile tespit edilir. Gerekirse ek olarak laparoskopik değerlendirme de yapılmalıdır. Tüplerin tamamen tıkalı olduğu durumlarda en etkili tedavi yöntemi tüp bebek uygulamasıdır. Çünkü bu yöntemde yumurtalar sperm ile laboratuvar ortamında döllenir ve embriyo doğrudan rahime yerleştirilir" şeklinde konuştu.



Erken tanı ve doğru tedavi başarı şansını artırır


Gebeliği geciktiren bir sorun fark edildiğinde zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmayı öneren Prof. Dr. Ürünsak, "Böyle bir durumda yapılacak testler kısırlığın kaynağını hızla ortaya koyar. Sorun netleştiğinde ise kişiye özel, bilimsel olarak kanıtlanmış tedavi yolu belirlenir. Böylece deneme-yanılma ile zaman kaybetmek yerine, en etkili adımı en başta atarak gebelik şansı artırılmış olur. Anne ve baba adaylarında tüm testlerin normal çıktığı, ancak gebeliğin gerçekleşmediği durumlar "açıklanamayan kısırlık" olarak adlandırılır.


Bu çiftlerde aşılama ve tüp bebek tedavisi çoğu zaman başarıya ulaşır. Önemli olan, umutsuzluğa kapılmadan sürecin doğru bir şekilde yönetilmesidir. Kısırlık süreci çiftler üzerinde büyük duygusal baskılar oluşturabilir. Bu dönemde çiftlerin birbirine destek olması ve gerektiğinde psikolojik yardım alması, tedavinin başarısını olumlu etkileyen önemli bir adımdır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Yapay zeka doktorunuz değil Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, son dönemde yapay zekanın sağlık alanında da kullanılmaya çalışıldığını söyleyerek, "Bir doktorun tecrübesi, yıllardan gelen birikimini yapay zekada bulmanız mümkün değil" dedi. Yapay zekanın bir doktor gibi görülmesinin doğru olmadığını söyleyen Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, "Tabii yapay zekanın gelişmesi ile birlikte hayatımızın her alanına da girmiş durumda. Elbette güzel alanlarda kullanılması mümkünken, farklı alanlara da kayıyor. En sonunda da sağlık alanında kullananların olduğunu görüyoruz. Tabii bir takım ön bilgileri ya da ansiklopedik bilgileri genel anlamda verebilir ama bir hekim gibi o analizi yapması çok mümkün olmayacaktır. O yüzden bizim işin kolayına kaçıp da yapay zekayı bir doktor gibi görmemiz çok da mantıklı değil" dedi. Topuzoğlu, yapay zekanın bir araç olduğunu ve yardımcı olarak düşünülmesi gerektiğini söyleyerek, "Son dönemde özellikle çok bilindik yapay zeka aracı gündeme geldi. Burada ne gibi dezavantajları var diye baktığımız zaman şunu görüyoruz bu bilgileri alıp, saklayıp, derleyip, toparlayıp daha sonra da farklı amaçlarla kullanabiliyorlar. Aslında bir demografik yapı da oluşturmuş oluyor. Son dönemde savaşlarda da gördüğümüz üzere toplumu bizden daha iyi tanıyarak ya da sokağımızı insanımızı daha iyi tanıyarak buna göre aksiyon alabiliyorlar. Bu da çok büyük güvenlik açıklarına sebebiyet verebiliyor. Düşündüğümüz zaman ‘yapay zeka doktorunuz değildir’ demek çok doğru bir cümle. Çünkü bir doktorun tecrübesi, yıllardan gelen birikimini yapay zekada bulmanız mümkün değil. Her zaman söylediğimiz gibi yapay zeka bir yardımcı olabilir, bir araçtır amaç olarak kullanılması çok doğru olmayacaktır" ifadelerini kullandı.
İstanbul Garanti BBVA’ya Euromoney’den ödül Garanti BBVA, Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımıyla geliştirdiği çok boyutlu ve kişiselleştirilmiş özel bankacılık hizmet modeli sayesinde Euromoney Özel Bankacılık Ödülleri 2026’da "Özel Bankacılık Alanında Türkiye’nin En İyi Uluslararası Bankası" seçildi. Garanti BBVA, dünyanın önde gelen finans yayınlarından Euromoney tarafından düzenlenen Euromoney Özel Bankacılık Ödülleri 2026 (Euromoney Private Banking Awards 2026) kapsamında "Özel Bankacılık Alanında Türkiye’nin En İyi Uluslararası Bankası" (Türkiye’s Best International Private Bank) ödülüne layık görüldü. Özel bankacılık ve varlık yönetimi sektörünün en prestijli ödül programlarından biri olarak kabul edilen Euromoney Özel Bankacılık Ödülleri; kurumların müşteri deneyimi, stratejik uygulama başarısı, ürün ve hizmet kalitesi ile inovasyon kapasitesini kapsamlı bir değerlendirme süreciyle ele alarak sektörün en iyi kurumlarını belirliyor. "Özel bankacılıkta fark oluşturan unsur, müşteriyi gerçekten anlayan kişiselleştirilmiş bir bankacılık yaklaşımı" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Garanti BBVA olarak tüm iş modelimizi Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımıyla şekillendiriyoruz. Müşterimizi yalnızca varlık büyüklüğüyle değil; finansal hedefleri, yatırım yaklaşımı ve yaşam tercihleriyle birlikte anlamaya odaklanıyoruz. Özel bankacılıkta fark oluşturan unsur da yalnızca güçlü yatırım çözümleri değil, müşteriyi gerçekten anlayan kişiselleştirilmiş bir bankacılık yaklaşımı. Biz de buradan yola çıkarak tüm bu unsurları bütüncül biçimde ele alan çok boyutlu bir hizmet modeli oluşturduk. BBVA Grubu’nun global yatırım uzmanlığı ve dijital kanallarımızın sağladığı erişim sayesinde, konusunda uzman ve deneyimli portföy yöneticilerimizle müşterilerimize hem güçlü yatırım çözümleri hem de ayrıcalıklı bir bankacılık deneyimi sunuyoruz. Müşterilerimizle kurduğumuz uzun vadeli güven ilişkisinin ve empatiye dayalı bu özel bankacılık yaklaşımının Euromoney gibi itibarlı bir platformda uluslararası ölçekte takdir edilmesinden büyük mutluluk duyduk. Önümüzdeki dönemde özel bankacılık segmentinde daha geniş bir ürün ve danışmanlık yelpazesi sunmayı hedefliyoruz. Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımız doğrultusunda müşteri deneyimini sürekli geliştiren ve kişiselleştiren değer önerileri oluşturmaya devam edeceğiz."
Bayburt Bayburt’ta 4 yatırım alanı 2026 teşvik programında yer aldı 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Bayburt için belirlenen yatırım konuları açıklandı. Programda, Bayburt Taşı Entegre İşleme Tesisi, su paketleme tesisi, bin büyükbaş kapasiteli entegre besi ve et ürünleri işleme tesisi ile Kop Dağı Kayak Merkezi Konaklama Tesisi yer aldı. Başvuruların 2 Mart’ta başladığı programda sürecin 15 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edeceği duyuruldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır Bayburt ziyaretinde, Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında kent için öne çıkan yatırım başlıklarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Kacır, Bayburt için su paketleme tesisi, Bayburt Taşı entegre işleme tesisi, bin büyükbaş kapasiteli entegre besi ve et ürünleri işleme tesisi ile Kop Dağı Kayak Merkezi Konaklama Tesisini dört öncelikli yatırım alanı olarak açıklamış, bu projelerin her biri için 240 milyon TL’ye kadar finansman desteği sağlanacağını kaydetmişti. 2026 yılı çağrısında Bayburt için yer verilen yatırım konuları, kentin doğal kaynakları, hayvancılık altyapısı, turizm potansiyeli ve doğal taş üretimine dayalı ekonomik kapasitesini öne çıkardı. Ambalajlı doğal kaynak suyu ve içecek üretimiyle su kaynaklarının ekonomiye kazandırılması, entegre et ve/veya süt hayvancılığı yatırımıyla da tarım ve hayvancılıkta üretim kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Program kapsamında Kop Dağı Kayak Merkezi’nde konaklama tesisi yatırımıyla bölgenin kış turizmine katkı sunulması, doğal taş işleme ve katma değerli ürün üretimiyle de Bayburt taşı başta olmak üzere yerel kaynakların sanayiye kazandırılması amaçlanıyor. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı ile bölgelerin sahip olduğu potansiyellerin değerlendirilmesi, atıl kaynakların üretime yönlendirilmesi ve yerel ihtiyaçların karşılanması öngörülüyor. Program aynı zamanda üretim kapasitesinin artırılmasına, yerli imkanların güçlendirilmesine ve tedarik zincirinde yerlileşmeye katkı sunmayı amaçlıyor. 2026 yılı çağrısı kapsamında yatırımcılar, Bayburt için belirlenen yatırım konularına ilişkin başvurularını 15 Mayıs 2026 tarihine kadar yapabilecek.
Kars Kars’a yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi Doğu Anadolu’nun önemli turizm merkezlerinden Kars, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramaya devam ediyor. Kente gelen ziyaretçilerle yakından ilgilenen Kars Valisi Ziya Polat, turistlerle bir araya gelerek Kars’ın tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini tanıttı. Samimi bir ortamda gerçekleşen buluşmada Vali Polat, ziyaretçilerle bir süre sohbet ederek Kars’a dair merak edilen soruları yanıtladı. "Kars’ın tarihi ve kültürel değerleri anlatıldı" Vali Polat, turistlere yaptığı bilgilendirmede Kars’ın köklü geçmişine dikkat çekerek, özellikle Ani Ören Yeri başta olmak üzere birçok tarihi alanın önemine vurgu yaptı. Farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan kentin, zengin kültürel mirasıyla Türkiye’nin önemli turizm destinasyonlarından biri olduğunu ifade etti. "Doğal güzellikler ve kış turizmi ön planda" Kars’ın sadece tarihiyle değil, doğal güzellikleriyle de ön plana çıktığını belirten Polat, kış turizminin gözde merkezlerinden Sarıkamış ve kış aylarında donan yüzeyiyle ilgi çeken Çıldır Gölü hakkında da ziyaretçilere bilgi verdi. Bölgenin sunduğu eşsiz manzaralar ve aktivitelerin turistler tarafından büyük ilgi gördüğünü dile getirdi. "Ziyaretçilerden Kars’a tam not" Kars’ı ilk kez ziyaret eden turistler, kentin tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve misafirperverliğinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Vali Polat’ın ilgisinden memnun kalan ziyaretçiler, Kars’ı herkese tavsiye edeceklerini ifade etti. "Turizmde yükseliş sürüyor" Öte yandan Kars’a olan ilginin her geçen gün arttığı, turizm potansiyelinin daha da geliştirilmesi için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Kente gelen yerli ve yabancı turist sayısındaki artışın, bölge ekonomisine önemli katkılar sağlaması bekleniyor.