GÜNDEM - 04 Temmuz 2024 Perşembe 14:41

SASA’da işçinin sendikalaşma hakkının ortadan kaldırıldığı öne sürüldü

A
A
A
SASA’da işçinin sendikalaşma hakkının ortadan kaldırıldığı öne sürüldü

SASA’nın sendikalaşma iradesini gördüğü ve işyerinde yeniden örgütlenme sürecine baştan ket vurmaya çalıştığı belirtilirken, SASA’daki kirli oyunlara izin verilmeyeceği bildirildi.


Petrol-İş Sendikası Adana Şube Başkanı Bülent Kılıççıoğlu, yaptığı basın toplantısında SASA Polyester A.Ş.’nin iş yerinde uyguladığı sendikasızlaştırma politikasını kınadı. Kılıççıoğlu, Adana’nın özel sektör yatırımları ile öne çıkan önemli bir sanayi kenti olduğunu hatırlatarak, "Kentimizde bu işyerlerinde çalışan işçiler, ülkemiz ekonomisine katma değer sağlanmasında kritik bir rol oynamaktadır. Adana’da sanayi işyerlerinin sendikalı olmasının, çalışma barışının sağlanarak üretimde verimin artmasına yarayacağı bilinmektedir. Bu nedenle, işçilerin yasal ve anayasal haklarını kullanarak örgütlenmesi, emeğinin ve alın terinin karşılığını alması en başta sanayimizin ve kentimizin yararına olacaktır" dedi.



"SASA sistematik bir sendikasızlaştırma operasyonu yürütmektedir"


Adana’da işverenlerin büyük bölümünün kısa vadeli hesaplarla sendikalaşmaya karşı olduklarının görüldüğünü ve bunlardan birinin de SASA olduğunu belirten Kılıççıoğlu, "İş yerleri üretimde zaten küçük bir payı olan işçilik maliyetlerini kısarak rekabet etmek amacıyla, sendikalara ve sendikalaşmaya düşman bir tavır sergilenmektedir. Kentimizde geçmişten bugüne birçok işyeri sendikasızlaştırılmış ve işçilerin en temel hakları gasp edilmiştir.


Adana’da sendikasızlaştırılan işyerlerinden birisi de bildiğiniz üzere, sendikamız Petrol-İş’in uzun yıllar örgütlü olduğu SASA Polyester A.Ş. olmuştur. İşyerinde, özellikle Erdemoğlu Holding tarafından satın alındığı 2015 yılından itibaren sistematik bir sendikasızlaştırma operasyonu yürütülmüştür. İşveren çeşitli ayak oyunları ile sendikayı işyerinden söküp atmaya çalışmış ancak bu girişimlerinin karşısında her defasında Petrol-İş işçisinin iradesi ve direncini bulmuştur" diye konuştu.



"İşçiye sendikadan istifa baskısı ve işten çıkarma tehditleri savuruluyor"


İşyerinin yeni açılan bölümlerinin başka işkolunda gösterilerek işçiye sendikadan istifa baskısı ve işten çıkarma tehditleri savurulduğuna dikkat çeken Kılıççıoğlu şöyle devam etti:


"İşçiye sendikadan istifa baskısı ve işten çıkarma tehditleri yoluyla sendikal örgütlenme zayıflatılmaya çalışılmıştır. Ayrıca işveren, sendikalı işçiyi cezalandıran ve sendikadan istifaya teşvik eden ücret politikası ile işçiyi ekmeğiyle sınamıştır. Sendikasız işçilere verdiği kat be kat fazla ücret zammı ile sendika düşmanlığında sınır tanımayacağını göstermiştir. Nihayetinde işyerinin el değiştirmesinden 7 yıl sonra 2022 yılında SASA Polyester işyeri tamamen sendikasızlaştırılmıştır. Aynı holdingin tekstil işkolundaki işyerleri ise yine el değiştirmeden hemen 1 yıl sonra örgütsüzleştirilmiştir. SASA’da işçinin en temel hakkı olan sendikalaşma hakkı ortadan kaldırılmış, haksız ve hukuksuz uygulamalarla işçinin onuruyla örgütlü biçimde çalışıp alın terinin karşılığını alması engellenmiştir."



Benzeri 1975 yılında da yaşandı, Petrol-İş 47 yıl boyunca yetkili sendika oldu


1975 yılında SASA işyerinde benzer bir işkolu hukuksuzluğunun yaşandığını hatırlatan Kılıççıoğlu, "Petrol-İş 1975 yılında SASA işyerinde benzer bir işkolu hukuksuzluğunu ortadan kaldırarak sendikalaşmıştır. O dönem açtığımız işkolu tespit davasının bilirkişi heyetinin bilimsel çalışma ve tespitleri sonucu kazanan Petrol-İş, işyerinde 47 yıl boyunca yetkili sendika olmuş ve toplu iş sözleşmesi imzalamıştır" dedi.



Aynı üretimi yapan şirketlerde yetkili Petrol-İş


Kılıççıoğlu ayrıca SASA Polyester’de PET Cips ve PET Resin gibi özel polimerler ve kimyasallar üretildiğini ve SASA’nın PTA ve polimer/cips üretimi için sektörde büyük bir yatırım yaptığına dikkat çekti. Bu yatırım için şirketin Cumhurbaşkanlığı kararı ile "süper teşvik" aldığını da belirten Kılıççıoğlu aynı iş kolunda faaliyet gösteren diğer şirketlerde sendikanın söz sahibi olduğunu belirterek, "Söz konusu faaliyetler, 20.16 NACE kodlu "birincil formda plastik hammaddelerinin imalatı" altında sınıflanan 4 Nolu işkolumuza dahil faaliyetlerdir. Nitekim, SASA Polyester ile aynı üretimi yapan başka işyerlerinde Petrol-İş halen yetkilidir ve toplu iş sözleşmesi imzalamaktadır. İşveren, Petrol-İş sendikasının halen koruduğu sendikalaşma iradesini görmekte ve işyerinde yeniden örgütlenme sürecine baştan ket vurmaya çalışmaktadır. 47 yıl boyunca işkolumuzda işyerlerinin bulunduğu yargı ve bakanlık kararlarıyla defalarca teyit edilen SASA Polyester A.Ş.’de bu kirli oyunlara izin vermeyeceğiz. İşçinin örgütlenme iradesine ve sendikalaşma hakkını Petrol-İş’ten yana kullanmasına işkolu engeli getirilemeceğini hatırlatan Kılıççıoğlu, "Bilimsel gerçekler ve işyerinde üretimin niteliği ortadayken verilen bu kararın haklı bir izahı yoktur. Petrol-İş’in SASA’daki başarısı, sadece petrokimya işçisinin değil Adana’daki tüm emekçilerin sendikalaşma mücadelesinin yükselmesi anlamına gelecektir" şeklinde konuştu.



SASA’da işçinin sendikalaşma hakkının ortadan kaldırıldığı öne sürüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Ruh ve sinir hastalarına masal ile tedavi Trabzon Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, alışılagelmiş tedavi yöntemlerinin ötesine geçen, ruhun derinliklerine hitap eden anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Başhekim Ahmet Faruk’un öncülüğünde düzenlenen programda, hikaye anlatıcısı Merve Genel, hastalar ve personelle bir araya gelerek masalların iyileştirici gücünü hastane koridorlarına taşıdı. Etkinlik, sadece bir dinleti olmanın ötesinde, katılımcıların aktif yer aldığı bir farkındalık yolculuğuna dönüştü. Anlatıcı Merve Genel’in rehberliğinde gerçekleştirilen etkinlikte elden ele gezen bir yumağın sembolize ettiği "bağ kurma" teması işlendi. Mindfulness (bilinçli farkındalık) teknikleriyle desteklenen girişte, katılımcılar o anın ve bir arada olmanın huzurunu deneyimledi. Etkinlikte modern psikiyatride sanatın ve anlatıcılığın rehabilitasyon sürecindeki önemine dikkat çekilirken, hastane yönetimi, bu tür sosyal ve kültürel faaliyetlerin hastaların motivasyonunu artırdığını ve tedavi sürecine pozitif katkı sağladığını belirtti. Etkinlik sonrası bir açıklama yapan hikaye anlatıcısı Merve Genel, "Masallar sadece çocuklar için değil, içindeki umudu tazelemek isteyen her ruh içindir. Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde kurduğumuz bu masal çemberi, bizlere kelimelerin ve paylaşılan bir hikayenin en büyük ilaç olduğunu gösterdi. Bu kıymetli buluşmaya öncülük eden hastane yönetimine teşekkür ederim" dedi.
Denizli Denizli Fatih İlkokulu zeka oyunlarında tarih yazdı DENİZLİ (İHA) – Ankara’da gerçekleştirilen 6. Türkiye Oyuncu Beyinler Turnuvasında 9 öğrencisini derece kürsüsüne taşıyan Denizli Merkezefendi Fatih İlkokulu, turnuvanın en başarılı okulu olarak dikkat çekti. Türkiye’nin dört bir yanından öğrencilerin katıldığı 6. Türkiye Oyuncu Beyinler Turnuvası, Ankara’da büyük heyecana sahne oldu. Akıl ve zekâ oyunlarına ilgi duyan öğrencilerin kıyasıya mücadele ettiği organizasyonda Denizli Merkezefendi Fatih İlkokulu, elde ettiği derecelerle adından söz ettirdi. Turnuvanın Junior kategorisinde bin 739, ilkokul kategorisinde ise 2 bin 259 öğrenci yarıştı. Ön eleme süreçlerinin ardından Ankara’da düzenlenen yüz yüze finallere Junior kategorisinde 199, ilkokul kategorisinde ise 216 öğrenci katılmaya hak kazandı. Finallerde gösterdiği üstün performansla dikkat çeken Fatih İlkokulu, tam 9 öğrencisini Türkiye derecesine taşıyarak organizasyonun en başarılı okulu unvanını elde etti. İlkokul kategorisinde yarışan öğrencilerden Semiha Sare Kaplan Türkiye 2’ncisi olurken, Azra Abay Türkiye 4’üncüsü, Yağız Şentürk Türkiye 5’incisi, Hüseyin Efe Ulukaya Türkiye 7’ncisi, Kamil Selim Özlüsöz Türkiye 8’incisi, Nevriye Elif Akdemir Türkiye 9’uncusu ve Yunus Emre Sağdıç Türkiye 10’uncusu olarak büyük gurur yaşattı. Junior kategorisinde ise Toprak Uruk Türkiye 4’üncülüğünü elde ederken, Deniz Çelik de Türkiye 7’cisi olmayı başardı. Turnuvada ilk 10’a girerek kürsüye çıkan Denizlili öğrenciler; başarı belgesi, madalya, kupa ve para ödülü kazandı. Elde edilen sonuçlar hem okul yönetimi hem de veliler tarafından büyük sevinçle karşılandı. Başarıda emeği bulunan danışman öğretmen İlyas Erel’in özverili çalışmaları da takdir topladı. Öğrencilerinin gelişimi için yoğun emek harcayan Erel, turnuva sürecinde gösterdiği rehberlikle önemli pay sahibi oldu.
Ağrı Bir çocuk gelinin sessiz çığlığı: Gazeteci-yazar Hüseyin Arslan’ın "Doğunun kızı" adlı romanı çıktı Gazeteci, yazar Hüseyin Arslan toplumun kanayan yarası olan çocuk gelinler ve yoksulluk gerçeğini iliklerine kadar hissettirecek merakla beklenen yeni romanı "Doğunun Kızı" okurlarıyla buluştu. Yıllardır bölgenin nabzını tutan, halkın sesi olan Arslan, bu kez edebiyatın gücünü kullanarak; coğrafyanın kaderine, geleneğin ağırlığına ve bir genç kızın yok edilmeye çalışılan kimliğine ışık tutuyor. Hüseyin Arslan önsözünde yer alan "Öyle fakirdi ki çocukluğum, ecel gelse götürecek bir şey bulamazdı" sözleriyle okuru daha ilk sayfadan derin bir sorgulamanın içine çeken Arslan, sadece bir hayat hikayesi anlatmıyor; aynı zamanda bir dönemin ve bir bölgenin sosyolojik röntgenini çekiyor. Ağrı’nın Karlı Köylerinden Yozgat’ın Yalnızlığına Roman, çocukluğunu Doğu’nun sert kışında, tandır dumanı ve yoksulluk içinde geçiren Sarey’in, henüz çocuk yaşta "içeri"ye (Batı’ya) gelin olarak verilmesini konu alıyor. Sarey’in isminin, dilinin ve hayallerinin elinden alınışını sarsıcı bir dille aktaran yazar; şiddet, baskı ve aidiyetsizlik içinde bir kadının nasıl "hissiz bir et ve kan parçasına" dönüştüğünü, ardından küllerinden doğuşunu lirik bir üslupla işliyor. Hem Bir Hikaye Hem Bir Toplumsal Rapor "Doğunun Kızı", edebi derinliğinin yanı sıra arka planında barındırdığı istatistiksel veriler ve toplumsal gerçekliklerle bir belge niteliği de taşıyor. Arslan, çocuk yaşta para karşılığı batı illerine verilen kız çocuklarının sadece birer sayıdan ibaret olmadığını, her birinin ardında parçalanmış hayatlar ve yarım kalmış hayaller olduğunu hatırlatıyor. Hüseyin Arslan, bu eseriyle edebiyat dünyasında kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor. Yazarın kendi gözlemleri ve bölge gerçeklerinden süzerek kaleme aldığı "Doğunun Kızı", tüm seçkin kitapçılarda ve dijital platformlarda okurlarını bekliyor.
Denizli İncilipınar Ortaokulu, Dünya şampiyonu oldu Denizli İncilipınar Şehit Burhan Acar İmam Hatip Ortaokulunun çevre ve su bilinci üzerine hazırladığı "Shore Blue Guards" projesi uluslararası arenada büyük başarı elde ederek dünya birincisi seçildi. Okul, bu başarısıyla "Ocean & Water Ambassador" unvanını kazanırken, çevre duyarlılığı alanında örnek gösterilen eğitim kurumları arasına adını yazdırdı. Denizli’de eğitim alanında önemli projelere imza atan İncilipınar Şehit Burhan Acar İmam Hatip Ortaokulu, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. Öğrenci ve öğretmenlerin yoğun emekleriyle hazırlanan "Shore Blue Guards" projesi, dünya genelinde gerçekleştirilen değerlendirmelerde birincilik elde ederek büyük gurur yaşattı. Doğayı, su kaynaklarını ve çevre bilincini merkeze alan proje sayesinde okul, "Ocean & Water Ambassador" yani "Okyanus ve Su Elçisi" unvanını almaya hak kazandı. Elde edilen başarı, hem okul camiasında hem de Denizli’de büyük sevinçle karşılandı. Okul Müdürü Hüseyin Karademir, öğrencilerin çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekerek, bu başarının uzun soluklu bir emeğin sonucu olduğunu ifade etti. Karademir, "Öğrencilerimizin doğaya ve su kaynaklarına karşı bilinçli bireyler olarak yetişmesi için yürüttüğümüz çalışmaların dünya çapında karşılık bulması bizleri son derece mutlu etti. Bu başarı sadece okulumuzun değil, aynı zamanda çevreye duyarlı nesiller yetiştirme hedefimizin de bir göstergesidir" dedi. Uluslararası platformda elde edilen dünya birinciliğiyle birlikte okul önemli kazanımlar da elde etti. Proje kapsamında okula özel ödül belgesi verilirken, uluslararası alanda kullanılan "Ocean & Water Ambassador" logosunu kullanma hakkı da kazanıldı. Bunun yanı sıra okul yönetimi ve proje ekibiyle yapılacak özel röportajın SHORE’un resmi YouTube kanalında yayınlanacağı belirtildi. Böylece okulun başarı hikâyesi dünya genelinde geniş kitlelere ulaştırılacak. Projeyle ilgili detaylı bir haber makalesinin Shore’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yayımlanacak olması da okulun uluslararası görünürlüğünü artıracak önemli gelişmeler arasında yer aldı. Dünya birinciliği ödülü kapsamında okula sağlanacak destekler ise dikkat çekti. SHORE tarafından okul bünyesinde bir "Okyanus ve Su Okuryazarlığı Laboratuvarı" kurulması için sponsorluk desteği verileceği açıklandı. Ayrıca çevre bilincini artırmak amacıyla dikime hazır 300 zeytin fidanı okul yönetimine teslim edilecek. Okul öğrencileri ayrıca okyanus okuryazarlığı konusunda özel mentorluk ve atölye çalışmalarına katılma fırsatı da elde edecek. Eğitim uzmanları tarafından gerçekleştirilecek bu çalışmalar sayesinde öğrencilerin çevre farkındalığı ve sürdürülebilir yaşam konularındaki bilgi düzeylerinin artırılması hedefleniyor. Okul Müdürü Hüseyin Karademir, başarıda emeği geçen tüm öğretmenlere, öğrencilere ve velilere teşekkür ederek, "Bu başarı ekip ruhunun, inancın ve özverili çalışmanın eseridir. Öğrencilerimizin dünya çapında ses getiren projelere imza atması bizler için büyük gurur kaynağıdır" dedi.