SAĞLIK - 31 Mayıs 2024 Cuma 09:01

Sınav kaygısı akademik başarıyı düşürüyor

A
A
A
Sınav kaygısı akademik başarıyı düşürüyor

Eğitim hayatı boyunca sayısız sınava giren, özellikle de yaklaşan Liseye Geçiş Sistemi (LGS) sınavına hazırlanan çocuklarda yaygın şekilde görülen sınav kaygısının akademik başarıyı etkilediğini belirten Uzman Psikolog Tansel Tara Çapar, aile ve öğretmenlerin çocuğa anlayışlı ve destekleyici tutum göstermesi gerektiğini vurguladı. Çocukların endişe ve sıkıntılarını aşması için nefes egzersizi, iyi bir uyku ve deneme sınavı pratiği tavsiye etti.


Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Psikolog Tansel Tara Çapar, pek çok öğrencinin yaşadığı sınav kaygısı yani “öğrencinin gerçek performansını göstermesini engelleyen, içerisinde betimsel ve davranışsal özellikler barındıran, çocukta olumsuz duygular hissettiren durum” ile ilgili önemli bilgiler verdi. Sınav kaygısının çocukların öğrendikleri bilgileri sınav sırasında kullanmalarına engel olarak performans düşüşüne neden olduğunu belirten Çapar, ayrıca psikolojik problemleri de beraberinde getirdiğini vurguladı.


Sınav kaygısı olan çocukta “huzursuzluk, endişe, tedirginlik, sıkıntı” hislerinin belirginleştiğine dikkat çeken Psikolog Çapar “Ders çalışmada isteksizlik, mide bulantıları, karın ağrıları, ağız kuruluğu, taşikardi ve benzeri belirtiler gözlemlenebilir. Konsantre olmadıklarını dile getirebilir, özgüvende azalma ve değersiz hissetme ile karşılaşılabilir. Uyku ve iştahta bozulmalar görülebilir. Çocuğun ders notlarında gözle görülür bir düşüş gözlemlenir. Ders çalışma eylemini devamlı olarak erteleme, sınav öncesi ve sonrası süreç hakkında konuşmayı reddedebilirler. Okul, ders ve sınavlar hakkında sorular sorulmasından büyük ölçüde rahatsız olurlar. Sınav kaygısı olan çocukların çok çalışmasına rağmen performans düşüklüğü yaşadıkları bilinmektedir. Öğrenciler sınavın içeriği yerine kendilerine odaklanır. Bu nedenle bilgilerini aktaramaz, okuduğunu anlayamaz, düşüncelerini organize etmede güçlük yaşayabilir” diye konuştu.


“Bilinçaltındaki korkular kaygıya dönüşebilir”


Psikolog Çapar, çoğu öğrencinin sınavları kendi kişiliklerini ölçen bir test olarak gördüğüne değinerek sınavların kişiliği değil, bilgiyi ölçtüğünü hatırlatmak gerektiğini ifade etti. Aksi taktirde çocukların başarısızlık düşüncesini tehdit olarak görerek kaygılarının artacağını belirten Psikolog Çapar sınav kaygısını etkileyen faktörlerin “genetik faktörler, aile içinde verilen yanlış eğitimler, bireydeki iç çatışmalar ve öğrenilmiş tepki olarak kaygı” olduğunu söyledi. Çocuklarda kaygı oluşturan nedenlerden birinin “bilinçaltındaki korkular” olduğunu; bireylerin genellikle korkunun kaynağı olan ilk hatıralarını unutma, bastırma ve reddetme eğiliminde olsa da korkuların kaygı olarak ortaya çıktığını sözlerine ekledi.


Çocuğa karşı aile ve öğretmenlerin destekleyici tutumunun önemini vurgulayan Psikolog Çapar “Sınav kaygısı olan çocuk, "Ya başaramazsam", "Kazanamayacağım", "Ya sınavda bayılırsam", "Yapamayacağım" gibi gerçekçi olmayan düşünceler ile kendilerini eleştirebilir. Çocukta, dikkat dağınıklığı, odaklanamama problemi, endişe ve huzursuzluk gibi ruh halleri hissedilebilir. Bedensel belirtilere bakıldığında; mide bulantısı, kalp hızında artış, terleme, titreme vb semptomlar görülebilir. Bu kaygının oluşmasında olumsuz otomatik düşünceler ve çevre baskısı yer aldığı için çocuğa karşı aile ve öğretmenlerin destekleyici tutumu çok önemlidir” dedi.


“Başka çocuklarla kıyaslamadan, anlayışla yaklaşılmalı”


Ailelerin çocuktan beklentisinin yüksek olmasının da kaygıya yol açabileceğinden bahseden Psikolog Çapar aile, arkadaş ve öğretmenlerinden destek gören çocukların motive olarak başarılarını arttırdıklarını anlattı. Ebeveynlerin çocuklarından beklentilerinin gerçekçi olması gerektiğinin altını çizen Psikolog Çapar şunları dile getirdi: “Aileler çocuğa karşı kıyaslayıcı, otoriter, eleştirici ve baskıcı tutumlar değil empatik ve anlayışlı yaklaşımlar sergilemelidir. Ailenin hedeflerinin gerçekçi ve ulaşılabilir olması durumunda çocuklarda sınav kaygısı kontrol edilebilir düzeye gelir.”


“Deneme sınavları moral bozmadan devam etmeyi sağlıyor”


Nefes ve gevşeme egzersizlerinin gevşeme ve odaklanma sağlayarak sınav kaygısı ile başa çıkmada yardımcı olduğunu vurgulayan Psikolog Çapar kaygıyı yok sayıp bastırmak yerine kabul edip tanımaya çalışmanın kaygıyı azaltıcı bir yöntem olduğunu belirtti. Araştırmalara göre, çocuğun sınav kaygısıyla yüzleşmesinde olumlu etkileri olan deneme sınavlarının, yapılamayan sorularda moral bozmadan devam edebilme yeteneğini geliştirdiğini sözlerine ekledi.


Psikolog Çapar bir diğer faktörün de uyku düzeni olduğuna dikkat çekerek “Sınav senesini bir maratona benzetebiliriz. Bu nedenle uygun saatte yatarak sabah dinlenmiş bir şekilde uyanmak çocuğun enerji depolamasını sağlar. Sınav stresini azaltan bir diğer faktör ise, egzersizlerdir. Bu sebeple öğrencilerin düzenli egzersiz yapmaları teşvik edilir. Sınav kaygısı psikolojik problemlerle ilgili olabilir. Psikoterapi ile öğrencilerin sınav kaygılarının nedenleri belirlenir ve bunlar üzerinde seans yapılandırılır. betimsel Davranışçı Terapi (BDT), öğrencilerin olumsuz düşüncelerini ve inançlarını sınava yönelik işlevli ve yapıcı düşünceler ile değiştirilmesinde yardımcı olur. Bu terapi yöntemi öğrenciye sınav stresiyle başa çıkma becerisi kazandırır” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Cizre’de kamyonet otomobile arkadan çarptı: 2 yaralı Şırnak’ın Cizre ilçesinde kamyonetin otomobile arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı. Kaza, Cizre ilçesine bağlı Dirsekli Mahallesi eski Şırnak yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ilçe merkezinden Dirsekli Mahallesi istikametine seyir halinde olan ve sürücüsünün ismi henüz öğrenilemeyen 73 ABK 915 plakalı otomobile, aynı istikametten gelen ve sürücüsü belirlenemeyen 34 MPM 750 plakalı kamyonet arkadan çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle her iki araçta da büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, araçlar içerisinde bulunan 2 kişi yaralandı. Kazayı gören çevredeki vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan jandarma ekipleri, yolda ikinci bir kazanın yaşanmaması için güvenlik önlemi alarak trafiği kontrollü bir şekilde tek şeritten sağladı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Cizre Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastanede tedavisi süren yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Kaza nedeniyle bir süre kontrollü olarak sağlanan trafik, kazaya karışan araçların çekici yardımıyla yoldan kaldırılmasının ardından normale döndü. Jandarma ekipleri, kazayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı.
Adana Arkadaşını keserle darbederek öldüren şüpheli tutuklandı Adana’nın Kozan ilçesinde arkadaşı tarafından keserle darbedilerek ağır yaralanan Muhammet Hasan Koca, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Kaçan şüpheli ise Antalya’nın Manavgat ilçesinde yakalanıp tutuklandı. Olay, 12 Mayıs’ta ilçeye bağlı Mahmutlu Mahallesi Özel Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, iş yapmak için Konya’dan Adana’nın Kozan ilçesine geldiği öne sürülen Muhammet Hasan Koca ile M.A.G. arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine M.A.G., keserle Koca’yı darbederek ağır yaraladı.. Özel araçla Kozan Devlet Hastanesi’ne götürülen ve hayati tehlikesi bulunduğu belirlenen Koca, ilk müdahalenin ardından Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı. Antalya’da yakalandı Araştırma başlatan polis, Muhammet Hasan Koca’nın, M.A.G. ile birlikte kaldığı eve operasyon düzenledi. M.A.G.’nin kaçtığını tespit eden polis, evde yaptığı incelemede olayda kullanıldığı değerlendirilen bir keser ele geçirdi. Olayın ardından kaçtığı belirlenen şüpheli M.A.G., Antalya’nın Manavgat ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Gök, 14 Mayıs’ta çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Muhammet Hasan Koca ise, 15 Mayıs’ta tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.