SAĞLIK - 13 Kasım 2025 Perşembe 14:14

Sonbaharda alerjilere dikkat: Polenler gitti, küf mantarları geldi

A
A
A
Sonbaharda alerjilere dikkat: Polenler gitti, küf mantarları geldi

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Faysal Baysal, küf mantarlarının evde görünmeden çoğalabildiğini belirterek, "Solunum yoluyla bu mantar sporlarına maruz kalan kişilerde burun akıntısı, hapşırık, geniz kaşıntısı, gözlerde sulanma ve öksürük gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor" dedi.


Havaların serinlemeye başladığı, kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirdiğimiz sonbahar ayları, birçok kişi için alerjik hastalıkların yeniden alevlendiği bir dönem anlamına geliyor. Bahar aylarında polenler nedeniyle artan alerjik şikayetler, sonbaharda bu kez küf mantarları, ev tozu akarları ve nemli ortamlar yüzünden yeniden ortaya çıkıyor.


Alerjinin kimi zaman yıl boyu devam edebilen bir durum olduğunu belirten Medline Adana Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Faysal Baysal, bu problemin erken tanı ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabileceğini söyledi.



Küf mantarları ve ev tozu akarları alerjiyi tetikliyor


Sonbaharla birlikte hava sıcaklıklarının düşmesi ve yağışların artmasının iç mekanlarda nem oranını yükselttiğini belirterek, Dr. Baysal, "Bu durum da küf mantarlarının ve ev tozu akarlarının çoğalması için elverişli bir ortam oluşuyor. Küf mantarları genellikle banyo, mutfak, bodrum gibi nemli bölgelerde duvarlarda veya mobilya arkasında görünmeden çoğalabiliyor. Solunum yoluyla bu mantar sporlarına maruz kalan kişilerde burun akıntısı, hapşırık, geniz kaşıntısı, gözlerde sulanma ve öksürük gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Ev tozu akarları ise özellikle yünlü halılar, pelüş oyuncaklar, yatak ve yastık içlerinde yaşıyor. Havalandırılmayan odalarda biriken bu mikroskobik canlılar da solunum yoluyla alerjik reaksiyonları tetikleyebiliyor. Bu sorundan korunmak için, evlerin sık sık havalandırılması, halıların düzenli olacak şekilde süpürülmesini ve yatak takımlarının yüksek ısıda yıkanması gerekiyor" dedi.



Kapalı alanlar alerjiyi riskini artırıyor


Havanın soğumasıyla birlikte daha fazla kapalı ortamlarda vakit geçirmenin alerjik kişilerin riskini arttırdığını söyleyen Baysal, "Okulların açılması, iş yerlerinde uzun saatler geçirilmesi ve evde geçirilen zamanın artması, alerjenlerle temas süresini uzatıyor. Bu da burun tıkanıklığı, sürekli hapşırma, boğazda yanma ve öksürük gibi şikâyetlerin sıklaşmasına neden oluyor. Evlerde kullanılan ısıtıcı sistemleri de ortam havasını kurutarak burun ve boğaz mukozasının savunma direncini azaltabiliyor. Bu durum hem alerjik reaksiyonlara hem de üst solunum yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlıyor. Bu nedenle yaşam alanlarının düzenli havalandırılması, filtrelerin temizlenmesi ve ortam nem dengesinin korunması büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.



Burun tıkanıklığını hafife almayın


Uzun süren burun tıkanıklığı, geniz akıntısı veya geçmeyen öksürüğün sadece basit bir soğuk algınlığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Baysal, "Bu tür belirtiler kronikleşirse alerjik rinit veya sinüzit gibi rahatsızlıklara dönüşebiliyor. Bu durumda alerji belirtileri yaşam kalitesini düşürmeden önce bir göğüs hastalıkları veya alerji uzmanına başvurmak önem taşıyor" diye konuştu.



Dr. Mustafa Faysal Baysal, sonbahar alerjilerini önlemek veya hafifletmek için şu önerileri sıraladı:


"Evde nem oranını yüzde 40-50 arasında tutun; gerekirse nem alıcı cihaz kullanın


Yatak, yastık ve yorganları haftada bir 60 derecede yıkayın


Halı, perde ve pelüş oyuncakları mümkün olduğunca azaltın


Pencereleri sabah erken veya gece geç saatlerde kısa süreli açarak evi havalandırın


Küf oluşan bölgeleri sirke veya özel temizlik ürünleriyle temizleyin


Gerekirse doktor tavsiyesiyle alerji ilaçları veya burun spreyleri kullanın


Evcil hayvan tüyleri alerjiyi tetikleyebileceği için hayvanla aynı odada uyumamaya özen gösterin."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Canik Belediyesi’nden gençlere ’asker harçlığı’ desteği Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçeden vatani görevini yerine getirecek olan gençlere ‘asker harçlığı’ desteği vereceklerini söyledi. Canik Belediye Meclisi Mart Ayı Açılış Toplantısı, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı’nın başkanlığında gerçekleştirildi. Canik’te Ramazan ayına yönelik sürdürülen çalışmaları ve yapım süreci devam eden projeleri aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, toplantının gündem maddeleri arasında yer alan ve oy birliğiyle Plan Bütçe ve Sosyal Yardımlaşma Komisyonlarına sevk edilen Askerlik Görevini Yerine Getirecek Gençlere Nakdi Destek Sağlanması Teklifi’ne ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Sosyal belediyecilik alanında bir ilki daha hayata geçireceklerini söyleyen Başkan İbrahim Sandıkçı, ilçeden vatani görevini yerine getirmek üzere birliklerine katılacak olan tüm gençlere asker harçlığı desteğinde bulunacaklarını söyledi. Ailelere, gençlere ve öğrencilere yönelik yeni destek programlarını uygulamaya almayı sürdürdüklerini aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde vatani görevini yerine getirecek olan tüm gençlerimize harçlık desteği sağlayacağız" dedi. Canik Belediyesi gençlerin yanında Gençlere yönelik birçok farklı alanda sosyal destek ve eğitim desteği programını uygulamaya aldıklarını ve bu desteklere yenilerini eklemeye devam ettiklerini kaydeden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde sosyal destek programlarımıza yenilerini ekliyor, gençlerimizin ve ailelerimizin bütçelerine katkılarda bulunmayı sürdürüyoruz. Meclisimizde görüşmelerini gerçekleştirdiğimiz yeni sosyal destek programımızla, Canik’imizden vatani görevini yerine getirecek tüm gençlerimize harçlık desteği sağlayacağız. Zorunlu askerlik süresini esas alarak hayata geçireceğimiz bu desteğimizle, vatani görev süreleri boyunca Canikli gençlerimize harçlık desteğinde bulunmaya devam edeceğiz. Komisyon görüşmelerimizin ardından nihai karar doğrultusunda başvuru sürecimizi başlatacağız. Şimdiden tüm gençlerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Başkan İbrahim Sandıkçı, askere gidecek olan gençlere yönelik asker çantası desteğini sürdürdüklerini de sözlerine ekledi. Toplantı, gündem maddelerinin görüşülmesi ve komisyonlara havale edilmesinin ardından son buldu.
Bursa Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, büyüme rakamlarını değerlendirdi Türkiye ekonomisi yüzde 3,6 büyürken tarım sektöründe yaşanan yüzde 8,8’lik daralmaya dikkat çeken Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, gıda arz güvenliğinin stratejik önemine vurgu yaparak, savunma sanayisinde ortaya konan milli teknoloji hamlesi ve stratejik yaklaşımın tarım sektörüne de uyarlanmasının önemine işaret etti. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin 2025 yılı genelinde yüzde 3,6 oranında büyüme kaydettiğini belirten Başkan Matlı, tarım sektöründe gerçekleşen yüzde 8,8’lik daralmanın yapısal ihtiyaçları daha görünür hale getirdiğini ifade etti. "Ekonomik büyümenin tüm sektörlere dengeli yansıması önemli" Başkan Özer Matlı, GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde inşaat sektörünün yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 8 ve sanayinin yüzde 2,9 oranında büyüdüğüne dikkat çekti. Matlı, "Ekonomimiz genel anlamda büyüme trendini korurken, gıda arz güvenliğimizin teminatı olan tarım sektöründeki daralma, bu alanda daha kapsamlı ve uzun vadeli politikalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Sürdürülebilir kalkınma için büyümenin tüm sektörlere dengeli şekilde yansıması büyük önem taşımaktadır" dedi. "Tarımda yapısal dönüşüm fırsatını değerlendirmeliyiz" Tarım sektöründeki tabloyu mevsimsel etkiler ve iklim şartlarının ötesinde, kapsamlı bir dönüşüm ihtiyacı çerçevesinde değerlendirmek gerektiğini belirten Başkan Özer Matlı, "Kişi başına düşen GSYH’nin 18 bin 040 ABD dolarına yükseldiği bir tabloda, tarımın bu ölçüde daralma göstermesi, sektörün uzun süredir gündemimizde olan yapısal dönüşüm ihtiyacını daha görünür kılmaktadır. Bu tabloyu, tarımı daha güçlü ve rekabetçi hale getirmek için bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Girdi maliyetlerinden üretim planlamasına kadar uzanan başlıklarda bütüncül çözümler geliştirilmesi gerekmektedir. Tarım, tıpkı savunma sanayisi gibi bir ülke için stratejik bir sektördür. Sürdürülebilir gıda üretimi, toplumsal refahın ve ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarındandır" diye konuştu. Gıda arz güvenliği için stratejik yaklaşım Bursa Ticaret Borsası olarak Gıda İhtisas OSB gibi projelerle üretimin katma değerini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Başkan Matlı, "Savunma sanayisinde hayata geçirilen milli teknoloji hamlesi ve stratejik odaklanma, tarım sektörü için de ilham verici bir modeldir. Gıda güvenliği günümüz dünyasında stratejik bir başlıktır. Üreticimizi destekleyen, tarımsal katma değeri artıran ve gençleri yeniden toprağa yönlendiren reformların uygulanması büyük önem taşımaktadır. Tarımsal destek mekanizmalarının stratejik yatırım perspektifiyle güçlendirilmesi sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik bir adımdır. Bugün üretimde yaşanan her yüzde 1’lik kaybın yarın enflasyon baskısı olarak geri dönmemesi için tarımın güçlü ve dirençli bir yapıya kavuşturulması ortak sorumluluğumuzdur" ifadelerini kullandı.