ASAYİŞ - 20 Kasım 2024 Çarşamba 14:13

Üvey annesini öldürüp babasını ağır yaralayan sanık hakim karşısında

A
A
A
Üvey annesini öldürüp babasını ağır yaralayan sanık hakim karşısında

Adana’da üvey annesini öldürüp babasını yaraladığı iddia edilen İsmail Babat ile kendisini yardımcı olduğu öne sürülen amcası ve kuzeninin yargılamasına devam edildi.


Merkez Sarıçam ilçesi Cerenli Mahallesi’nde oturan İsmail Babat, iddiaya göre, 16 Ocak 2018’de emekli uzman çavuş bacanağı Nuri Özdemir’i (49) tabancayla öldürdü. İsmail Babat, denetimli serbestlikle geçen yıl mayıs ayında tahliye oldu. İsmail Babat ile babası Rifat ve üvey annesi Hürü arasında iddiaya göre ailevi nedenlerle husumet oluştu. Babat, kendisiyle görüşmek istemediği iddia edilen babası Rifat ve üvey annesi Hürü Babat ile sık sık tartışmaya başladı. İsmail Babat, 21 Kasım 2023’de yanına aldığı tabanca ve av tüfeğiyle babası ile üvey annesini evlerine giden yolda pusu kurarak bekledi. Babasının otomobilini gören İsmail Babat önce av tüfeğiyle, fişeği bitince de tabancayla peş peşe ateş edip kaçtı. Saldırıda yaralanan Rifat ve Hürü Babat çifti, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hürü Babat, doktorların çabasına rağmen kurtarılamadı.


Şüpheli İsmail Babat’ın, üvey annesini öldürüp, babasını da yaralamadan bir süre önce sosyal medya hesabından paylaşım yaptığı ortaya çıktı. Babat, yayınladığı görüntüde, "İhanetin bedeli, ölümdür. Kalem kırılırsa, geri yapıştırırsın" dediği görüldü. Babat, olaydan 2 gün sonra yakalanıp tutuklandı.


İsmail Babat ile ona yardım ettiği ileri sürülen amcası Adil Babat ve kuzeni A.Baebat hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle Adana 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davaya devam edildi. Duruşmaya, tutuklu sanık İsmail Babat, Adana Dr. Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gördüğü için katılmadı. Tutuklu A. Babat, tutuksuz amcası Adil Babat ve müşteki Rifat Babat ile tarafların avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada mahkeme başkanı olay yerinde yapılan keşifle ilgili raporun gelmediğini belirterek sanık A. Babat’a diyeceği bir şey olup olmadığını sordu.


Suçlamaları kabul etmediğini belirten A. Babat, “Olay günü saman almaya gittim geldim. Olay saatinde orada değildim. 1 yıldır suçsuz yere cezaevinde yatıyorum” diyerek tahliyesini istedi.


Sanık Amca Adil Babat da, müşteki ağabeyi Rifat Babat’ın para peşinde olduğunu söyledi. Suçlamayı kabul etmeyen Babat, “Ağabeyim 20 gün önce beni telefonla aradı. O sırada meşgul olduğum için bakamadım. Daha sonra fark edince aradığımda bana ‘Bana 750 bin lira ver kan davası dursun. Davamdan vazgeçeceğim. Ölen öldü’ dedi. Ben de kabul etmedim. Ben ve yeğenim bu olay nedeniyle mağduruz. Ağabeyimin aklı fikri parada” dedi.


Söz hakkı verilen müşteki Rifat Babat da, eşinin öldürülmesini ve kendisinin de yaralanmasını tekrar şöyle anlattı:


“Olay günü dünürüm yemeğe davet eti. Eşim ile gittik. Yemeğimizi yiyip, çayımızı içtikten sonra kalkıp aracımızla eve gidiyorduk. Köprüyü geçerken A. Babat, arabayla pusu kurmuştu. İsmail’i arabanın sol köşesinde, Adil Babat’ı da çalıların arasında elinde silahlı gördüm. 3-4 metre gittikten sonra aracı hızlandırdım. Birden silahlar sıkılmaya başladı. Adil ve İsmail’in ateş ettiğini gördüm. 50 metre sonra durdum. Okulun köşesinden ikisi de sıkmaya devam ediyordu. 1-2 dakika geçti. Beni arabanın içinde yakacaklar diye korktum. Ambulans sesi duyunca rahatladım, ambulans geldi bizi hastaneye götürdü.”


Mahkeme Başkanı Rifat Babat’a kardeşinden 750 bin lira isteyip istemediğini sordu. Müşteki Babat, “Ben yerimi satmayı düşünüyordum. Kendisini arayıp 500 bin liraya almasını istedim. Bu parayı vermeyeceğini söyleyip ‘Aramızda kan davası var’ dedi. Hem tarlamı almıyor hem de başkasına da sattırmadığı gibi tehditte ediyor. Başka katliam yapmayı düşünüyor. Başka katliam yapmadan tutuklanmasını istiyorum” dedi.


Rifat Babat’ın bu sözleri üzerine Adil Babat, “Suçlamaları kabul etmiyorum. Eğer istediği parayı vermiş olsaydım davadan vazgeçecekti” dedi.


Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gördüğü için duruşmaya katılamayan İsmail Babat ise geçen duruşmada, diğer sanıklar A. Babat ile amcası Adil Babat’ın babasıyla miras yüzünden 15-20 senedir konuşmadıklarını belirterek, "Aile miras yüzünden birbirine düştü. Evlat olarak hata yapmışım, bu olaya beni sürükleyen ailem, ben isteyerek yapmadım. Ben 2018 yılında namus cinayeti işledim, eşimin suçu yok, emekli uzman çavuş bacanağımı öldürdüm. Cezaevinden şartlı tahliye edildim çıktım, beni rahat bırakmadılar. Miras yüzünden oldu, evlat olarak hata yaptım. Babam atamdır. Evimi bastı, ölümden döndüm. Ben öksüz büyüdüm. Babam ve üvey annem hayatı bana zindan etti. Olayı yapan benim. Olay anında şuurumu kaybettim. Bana suç işlettiler, infazımı yaktılar, cinnet geçirttiler. Beni yaktılar, çocuğumu bile sevemedim. Bu olayda kimsenin suçu yok, tek suçlu ailemle benim, onlar benden şikayetçi, ben de onlardan şikayetçiyim. İsteyerek yapmadım ama pişmanım" dedi.


Mahkeme Savcısı, tutuksuz sanık Adil Babat’ın tutuklanmasını ve eksikliklerin giderilmesini talep etti.


Mahkeme heyeti, tutuklu sanık İsmail Babat’ın tutukluluğunun devamına, tutuksuz Adil Babat’ın da tutuklanmasına karar verdi. Heyet, tutuklu A. Babat’ın ise tutuksuz yargılanması için tahliyesini kararlaştırdı. Duruşma eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.