SAĞLIK - 31 Ocak 2025 Cuma 09:25

Yeni yıl, yeni hedefler her zaman sanıldığı kadar kolay olmuyor

A
A
A
Yeni yıl, yeni hedefler her zaman sanıldığı kadar kolay olmuyor

Onma Psikoloji’den Psikolog Buse Şimşek, yeni yıl ile birlikte birçok insanın yeni bir sayfa açma umuduyla hedefler koyduğunu belirterek, “Daha sağlıklı beslenmek, düzenli spor yapmak, kişisel bakım rutinlerine özen göstermek gibi kararlar, yalnızca fiziksel sağlığımızı değil, aynı zamanda psikolojik iyilik halimizi de etkiler. Ancak bu hedeflerin, beden algımız üzerindeki etkilerini anlayabilmek, bu sürecin ruhsal boyutuna odaklanmayı gerektirir” dedi.


Yeni yılın ilk günlerinde spor salonlarına yapılan üyelikler, diyet listelerinin düzenlenmesi ve daha sağlıklı bir yaşam için alınan kararlar, motivasyonun en yüksek olduğu döneme denk gelir. Ancak bir süre sonra, bu hedeflere ulaşmanın göründüğü kadar kolay olmadığı fark edilir. Bu noktada, beden algımız ve kendimize nasıl baktığımız devreye girer.


“Bu algı, yalnızca fiziksel görünüme dayanmaz”


Konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na konuşan Onma Psikoloji’den Psikolog Buse Şimşek, “Beden algısı, bireyin kendi bedenine dair zihinsel ve duygusal değerlendirmelerini ifade eder. Bu algı, yalnızca fiziksel görünüme dayanmaz; aynı zamanda kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiden, çevresinden aldığı geri bildirimlere kadar pek çok faktör tarafından şekillenir. Yeni yıl kararları kapsamında hedeflediğimiz değişimlere ulaşamamak, zaman zaman beden algımız üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir” ifadelerini kullandı.


“Alışkanlıklar, beynimizin otomatik pilot sistemiyle işler”


Birçok insanın yeni bir egzersiz veya diyet programıyla hedeflerini gerçekleştiremediğini belirten Psikolog Şimşek, daha sonra şunları söyledi:


“Birçok insan, yeni bir egzersiz veya diyet programına başladıktan kısa bir süre sonra hedeflerini gerçekleştiremediğinde hayal kırıklığı yaşayabilir. Bu hayal kırıklığı, bedenle ilgili olumsuz düşünceleri artırabilir ve özsaygıyı zedeleyebilir. Ancak burada önemli olan, değişim sürecinin iniş ve çıkışlarla dolu olabileceğini kabul etmektir. Alışkanlıklar, beynimizin otomatik pilot sistemiyle işler. Yıllardır süregelen bir davranış kalıbını değiştirmek, beynin direnişiyle karşılaşabilir. Yeni bir egzersiz rutinine başladığımızda, kaslarımızın ağrıması, alışkanlıklarımıza bağlı olarak motivasyonumuzun azalması ya da "bırak" sinyalleri gönderen bir iç sesle mücadele etmemiz çok normaldir.”


“Gerçekçi olmamamız en büyük engellerden biri”


Yeni yıl hedefleri genellikle motivasyon ve yenilik hissiyle başladığını ifade eden Onma Psikoloji’den Psikolog Buse Şimşek, “Bu hedeflerin ardındaki niyet önemlidir. Örneğin, spor yapma kararı “kendimi seviyorum ve sağlığımı önemsiyorum" düşüncesiyle alınırsa, beden algımızı olumlu etkileyebilir. Ancak bu kararlar yalnızca dış görünüşü değiştirmek ya da sosyal onay kazanmak amacıyla alındığında, başarısızlık durumunda özsaygı kaybına ve hatta yeme bozuklukları gibi sorunlara yol açabilir. Yeni yıl kararlarını uygulamakta zorlanmamızın birçok nedeni var. Öncelikle, hedeflerimizi belirlerken gerçekçi olmamamız en büyük engellerden biri. "Her gün spor yapacağım” ya da “Şekerli gıdaları tamamen hayatımdan çıkaracağım” gibi keskin kararlar, kısa vadede motivasyonumuzu artırsa da uzun vadede sürdürülebilir olmaktan uzaklaşır. Bir diğer neden ise, günlük alışkanlıklarımızı bir anda değiştirmeye çalışmamızdır. Oysa insan psikolojisi, ani ve büyük değişimlere değil, adım adım ilerleyen ve alışkanlıklar haline gelen değişimlere daha kolay adapte olur” dedi.


“Küçük, ulaşılabilir hedeflerle başlamak uzun vadede daha sağlıklı”


Kişisel bakım rutinlerinin sevgi ve özeni ifade ettiğine değinen Psikolog Buse Şimşek, “Kişisel bakım rutinleri, bireyin bedenine gösterdiği sevgi ve özeni ifade eder. Ancak bu süreç, bir zorunluluk veya dış baskılara boyun eğmek yerine, öz değerin bir yansıması olmalıdır. Kendine şefkat yaklaşımı, "eksikliklerime rağmen değerliyim" düşüncesini benimsememize yardımcı olur. Bu yaklaşım, yalnızca daha iyi bir beden algısı değil, aynı zamanda daha güçlü bir psikolojik dayanıklılık sağlar. Yeni yıl hedefleri sürdürülebilir ve gerçekçi olmalıdır. Küçük, ulaşılabilir hedeflerle başlamak ve bu hedefleri kişisel değerlerle ilişkilendirmek, uzun vadede daha sağlıklı sonuçlar doğurur. Örneğin, haftada bir gün yürüyüş yapmak gibi basit bir karar, bir süre sonra alışkanlığa dönüşebilir ve kendimizle olan ilişkimizi olumlu yönde etkiler” diye konuştu.


“Yeni yıl, yeni hedefler değildir”


Öte yandan Onma Psikoloji’den Psikolog Buse Şimşek, yeni yılı insanların her haliyle kabul etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Yeni yıl kararlarınızı alırken unutmayın kendinize verdiğiniz değeri yalnızca dış görünüşünüz üzerinden ölçmek, uzun vadede hem beden algınızı hem de psikolojik sağlığınızı olumsuz etkileyebilir. Bunun yerine, kendinizi olduğu gibi kabul ederek, özşefkatle hareket etmek, hem bedeninize hem de ruhunuza iyi gelecektir. Unutmayın, gerçek değişim dışarıdan değil, içeriden başlar. Yeni yıl, yeni hedefler değil, yeni bir bakış açısı kazanma fırsatıdır” şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 6. OECD Beceriler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan 6. OECD Beceriler Zirvesi’ne (OECD 2026 Skills Summit) ev sahipliği yapacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşriflerinin öngörüldüğü zirvenin açılış oturumu, 27 Nisan’da Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek zirveye, 64 ülke ve uluslararası kuruluşun davet edildiği etkinlikte, 40’a yakın ülkenin bakan ve bakan yardımcısı düzeyinde katılacağı zirvede geniş katılımlı bir temsil hedefleniyor. Bilişim ve yapay zeka başta olmak üzere teknolojide yaşanan dönüşümün iş gücü piyasalarına etkileri, gelecekte ihtiyaç duyulacak beceriler ve eğitim sistemlerinin bu değişime nasıl uyum sağlayacağı, zirvenin ana gündemini oluşturacak. İki gün sürecek Zirvede; örgün eğitimin yeniden ele alınması, yetişkin becerilerinin etkin kullanımı ve dezavantajlı grupların iş gücüne kazandırılması başlıkları üç ana oturumda ele alınacak. OECD tarafından hazırlanan kavram kâğıdında, yaşlanan nüfus, daralan iş gücü, dijital ve yeşil dönüşümün etkileri ile yaşam boyu öğrenmenin önemi öne çıkan başlıklar arasında yerini alıyor. Zirve kapsamında ayrıca saha ziyaretleri ve yan etkinlikler de düzenlenecek. Mesleki eğitim ve sektör iş birliklerinin yerinde incelenmesine yönelik programlarla katılımcılara, Türkiye’nin bu alandaki kaydettiği gelişmelerin yerinde gösterilmesi amaçlanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, zirveye ilişkin mesajında şunları kaydetti: "27-28 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan OECD 2026 Beceriler Zirvesi, beceriler konusunda küresel diyalogda önemli bir dönüm noktası olup OECD’nin öncü bir girişimi olarak, önceki zirvelerin oluşturduğu sağlam temeller üzerine inşa edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, bu mirası sürdürmekten ve günümüzün en acil sorunlarının çözümüne katkıda bulunmaktan gurur duymaktadır. Nüfusun yaşlanması gibi demografik değişimlerden dijitalleşmenin ve yeşil dönüşümün geniş kapsamlı etkilerine kadar uzanan derin ve hızlı dönüşümlerin şekillendirdiği günümüz dünyasında, bilgi ve becerilerin hayati önemi her zamankinden daha fazla görünür hâle gelmiştir. Son yıllar, belirsizlik dönemlerinde dayanıklılık, uyum sağlama kapasitesi ve hayat boyu öğrenmenin temel önemi konusunda güçlü dersler sunmuştur. Zirve’nin ana teması olan ‘Nesiller Arası Yeteneğin Ortaya Çıkarılması’, tüm bireylerin potansiyellerini tam anlamıyla gerçekleştirmelerine ve topluma anlamlı katkılar sunmalarına imkân sağlayacak bir hayat boyu öğrenme kültürünü teşvik etme çabamızı doğrudan yansıtmaktadır. Bu Zirvede, her bireyin işgücü piyasasında başarılı olmasını destekleyen bir hayat boyu öğrenme kültürünün nasıl geliştirilebileceğini ele alacağız. Türkiye, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına girerken ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu kararlılıkla sürdürmektedir. Bu vizyon, nitelikli eğitimin ve etkili beceri politikalarının insan gelişiminin ve sürdürülebilir refahın temeli olduğu anlayışıyla bütünüyle örtüşmektedir. Zirvenin, yalnızca ulusal deneyimlerimizi paylaşmak için değil, aynı zamanda yeni iş birlikleri geliştirmek ve geleceğe yönelik somut stratejiler tasarlamak için de önemli bir fırsat sunacağına yürekten inanıyoruz. Hep birlikte, her bireyin sahip olduğu becerilerin daha dirençli, yenilikçi ve kapsayıcı bir küresel toplum inşa etmek amacıyla nasıl harekete geçirilebileceğini ele alacağız. Kıtaların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluştuğu bir şehir olan İstanbul’da sizleri ağırlamak, bizim için ayrı bir onur kaynağıdır. Katılımınızın, ulusal uygulamaların ve küresel yaklaşımların paylaşılması suretiyle müzakerelere zenginlik katacağına inanıyor; sizlerle bir araya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz." İlk kez 2016 yılında düzenlenmeye başlanan ve iki yılda bir gerçekleştirilen OECD Beceriler Zirvesi, ülkeler arası iş birliğini geliştirmeyi, iyi uygulama örneklerinin paylaşımını ve beceri politikalarına yönelik stratejilerin güçlendirilmesini amaçlıyor. Zirvenin bir önceki toplantısı 2024 yılında Belçika’da yapılmıştı.