ASAYİŞ - 09 Eylül 2025 Salı 14:28

Zihinsel engelli genç kıza cinsel saldırıdan yargılanan sanıktan "Uyuyordum" savunması

A
A
A
Zihinsel engelli genç kıza cinsel saldırıdan yargılanan sanıktan "Uyuyordum" savunması

Adana’da zihinsel engelli akrabası olan 19 yaşındaki kıza cinsel saldırıda bulunduğu iddiası ile hakkında 18 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan sanık mahkemede, "Uyuyordum. Yapmadığım bir şeyden dolayı tutukluyum" dedi. Mahkeme, iddia edilen olay yerinde keşif yapacak.


Sarıçam ilçesine bağlı Baklalı Mahallesi’nde 5 Aralık 2024 tarihinde iddiaya göre, zihinsel engelli G.G.S. (19), koyunları ahıra koyduğu sırada akrabası M.T. (42) kendisine el işareti yaparak, zeytin bahçesine çağırdı. Yanına gelen genç kıza kıyafetlerini çıkarmasını söyleyen M.T., genç kızın bu isteğini reddetmesi üzerine "Seni burada öldürürüm" diye tehdit etti. Korkan genç kızın kıyafetlerini çıkarması üzerine M.T., kıza cinsel istismarda bulundu. Ardından kıyafetlerini giymesini söyleyip, eve gönderdi. Eve giden genç kızın durumu annesi T.S.’ye anlatması üzerine anne polise giderek M.T. hakkında şikayetçi oldu.


Annenin şikayeti üzerine yakalanıp tutuklanan M.T. hakkında ’kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı nitelikli cinsel saldırı’ suçundan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya sanık M.T. ve tarafların avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı, mağdur ile ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen raporun geldiğini belirtti.



"Rapora göre genç kızda zeka geriliği var"


Mağdur G.G.S.’nin yapılan muayenesinde, hafif derecede zeka geriliğinin tespit edildiği belirtilerek, "Dava dosyasının incelemesinde olayların başlangıcı dikkate alındığında 3-4 yıldır devam eden bir süreç olduğunun anlaşıldığı, Kurulumuzca tespit edilen bu zeka geriliği ile olayların başlangıç tarihindeki yaşı birlikte değerlendirildiğinde mağdurun bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve bu olayda fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede olduğu, dolayısıyla; G.G.S.’nin 05/12/2024 tarihinde (iddianameye göre) mağduru bulunduğu olayın fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği ve beyanlarına itibar edilebileceği oy birliği ile mütalaa olunur" denildiğini belirtti.


Daha sonra tanıklar dinlendi. Tanık E.S., sanık ve mağdurun akrabası olduğunu ifade ederek, yaşanan olayları şöyle anlattı:


"Şunu belirtmek istiyorum ben taraf tutmuyorum gördüğümü söylüyorum, sabahleyin ben, T.S., H.S., E.S., S.U., A.T. beraber gece saat 04.00’da ekmek yapmaya başlamıştık. M.T. saat 08.30 civarı ekmek yerine geldi, orada sıkmasını yedi, ekmek yerinden ayrıldı. Saat 12.30 civarı benim telefonuma T.S.’nin telefonundan arama geldi, o da G.G.S.’ydi. Benim telefonum çalınca ben telefonu annesi T.’ye uzattım. Telefonu açtığımda kızın sesi geliyordu, kız ağlıyordu. Anne de kıza ’babanın yanına git’ dedi, sonra biz T.S.’ye G.’nin yanına gitmesini istedik, T. de bunun üzerine beni yanına çağırdı ’beraber gidelim’ dedi, bana M.T.’nin G.’yi taciz ettiğini söyledi. Ben de ’emin misin’ dedim. Daha sonra T. ile beraber G.’nin yanına gittik. G. de bana olayı anlattı. M.T.’nin onu taciz ettiğini söyledi. Ben de o ara hemen M.T.’yi aradım. M.T. cevap vermedi. Ben M.T.’yi aramak isteyince G. kendini odaya kapattı, sesini çıkartmadı, korkmuştu. Daha sonra ben M.T.’nin eşi A.T.’yi aradım onu bizim yanımıza çağırdım. G. de A.T.’ye M.T.’nin kendisini taciz ettiğini söyleyince A.T., ’15 yıldır ben böyle bir şey görmedim’ diyerek kabullenmedi. Daha sonra A.T.’ye M.T.’yi yanımıza getirmesini söyledim. A.T. de M.T.’yi yanımıza getirdi. G.’ye ’bize anlattığını M.’ye de anlat’ dedim. G. anlatınca M.T., ’ben öyle bir şey yapmadım, benden bekliyor musunuz’ dedi. G. ağlayıp kriz geçirince ben M.T.’den gitmesini istedim. G. de ’inanmıyorsanız gelin ayak izini göstereyim’ dedi ve bize ayak izini gösterdi. Yer toprak olduğu için ayak izini gördüm. Yer evin arkasındaydı. Bizim gittiğimiz yerde tel yoktu. Gittiğimiz yer T.S.’nin evinin arkasıdır. Ben, T. ile A.’ya ’ben olay dışıyım siz iki kadın iki aile olarak konuşun’ dedim. A.T., T.S.’ye ’ne yapacağız’ dedi. T.S. de, hastaneye gidip şikayet edeceğini söyledi. A.T. de, ’benim iki kızım var, hayvanlarım var’ dedi. T. de bunun üzerine sinirlendi ve ’malına tüküreyim’ diyerek gitti. Daha sonra da karakola gidildi. G.’nin sürekli kabız olduğunu bilmiyorum" dedi.


Sanığın avukatının, tanıktan neden ayak izine bakma gereği hissettiklerini sorması üzerine tanık, "G. yalan söylemez. Çünkü o kadar zeki değil. G. bize ’beni taciz ettiğine inanmıyorsanız gelin ayak izlerini göstereyim’ dedi. M.’nin eşi de yanımızdaydı" diye cevap verdi.



"Eşim yapmaz"


Sanığın eşi A.T. de tanık olarak dinlendi. İddiaları yalanlayan A.T., eşinin G.’ye yönelik cinsel saldırısını görmediğini belirterek, "Ben kocamla 15 yıldır evliyim. Kocamdan böyle bir şey görmedim. Bensiz bir yere gitmez, nereye gitse beni götürür, çocuklarımı götürür. Olay günü ekmek yapıyorduk. Eşim yanımıza geldi çay içip sıkma yedi. Yaklaşık yarım saat sonra yanımızdan ayrıldı. G. annesine, eşimin ona tecavüz ettiğini söylemiş. Ama yanımızda gezdi tozdu. Tecavüze uğrayan yanımızda nasıl gezer? 15 yıllık evliyim kocam öyle bir şey yapmaz. Eşime sordum, ’yemin ederim ben bir şey yapmadım’ dedi. G.’nin kabızlık sorunu olduğunu biliyorum. Annesi, kabız olduğunu söyledi, kabız şurubu verdiğini söyledi" dedi.


Mağdur avukatı Şirin Şeyma Bulut, sanığın eşinin beyanlarını kabul etmediklerini söyledi. HTS kayıtlarının sanığın uzun bir süre zeytinlikte olduğunu ispatlar nitelikte olduğuna dikkat çeken Av. Bulut, "Adli tıp raporundan da anlaşılacağı üzere G.’nin zeka geriliği vardır bu yüzden yalan söylemesi mümkün değildir. G.’nin beyanları kesin ve nettir. Kabızlığı ile ilgili tıbbi geçmişinde de bir durum söz konusu değildir. Biz sanığın en üst hadden cezalandırılmasını ve tutukluluk devam kararı verilmesini talep ederiz" dedi.


Sanık M.T. tanık beyanlarında aleyhe olan hususları kabul etmediğini söyledi. İddia edilen olay saatlerinde kendisinin uyuduğunu tekrarlayan M.T., "Ben uyuyordum. Eşim gelip beni kaldırdı ve sonrada karakola beraber gittik. Yapmadığım bir işten dolayı tutukluyum" diyerek tahliyesini istedi.


Sanığın avukatları da, mağdurun ifadelerinin çelişkili olduğunu belirterek, "Muayenede ortaya çıkan sonucun cinsel ilişki nedeniyle mi yoksa kabızlık nedeniyle mi oluştuğu konusunda uzman raporu alınması gerektiği kanaatindeyiz. Ancak bunun öncesinde mağdurun kabızlık sorunu olup olmadığı hususunda SGK’dan raporların ve kullandığı ilaçların alınmasını talep ediyoruz, ayrıca dinlenen tanıklarda dikkate alınarak keşif yapılması talebimizi yeniliyoruz, müvekkilin tutuklu kaldığı süre de dikkate alınarak bu aşamada tahliyesine karar verilmesini talep ederiz" dedi.


Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamını ve olay yerinde keşif yapılmasını kararlaştırdı. Duruşma, mağdurun kullandığı ilaçlara ilişkin raporların SGK’dan istenmesi ve eksikliklerin giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya İsveç’te yaşayan Konyalılarla buluşan Başkan Altay: "Gönül coğrafyamızın neresinde bir hemşehrimiz varsa Konya’mızın ve ülkemizin duası, muhabbeti oradadır" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konyalıların yoğun olarak yaşadığı İsveç’in başkenti Stokholm’de iftar programına katılarak Konyalı iş insanları ve derneklere ziyaretlerde bulundu. İsveç’teki Türk toplumu, Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) İsveç Bölge Başkanlığının düzenlediği geleneksel iftar programına katılan Başkan Altay, salon girişinde son günlerde sosyal medyada gündem olan "Kabe’de hacılar hu der" ilahisi eşliğinde büyük coşkuyla karşılandı. UID İsveç Bölge Başkanı Özer: "Başkanımız, Avrupa’da yaşayan hemşehrilerini hiçbir zaman Konya’dan ayrı görmemiştir" İsveç’te yaşayan Türklerin, özellikle de Konyalıların yoğun ilgi gösterdiği iftar programında konuşan UID İsveç Bölge Başkanı Özer Eken, "Bu anlamlı gecede bizleri onurlandıran çok kıymetli bir misafirimiz var. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız, değerli ağabeyim Uğur İbrahim Altay aramızda. Başkanımız Konya’yı sadece bugünüyle değil, geleceğe taşıyan vizyoner bir anlayışın temsilcisidir. Şehrini geliştiren, büyüten ve hizmet anlayışını gönül belediyeciliğiyle birleştiren bir liderimizdir. Ama bizler için en kıymetli yönü şudur: Avrupa’da yaşayan hemşehrilerini hiçbir zaman Konya’dan ayrı görmemiştir. Bizleri memleketin bir parçası olarak görmüş, gönül bağını her zaman güçlü tutmuştur. Bugün burada bulunması Konya ile İsveç arasındaki gönül köprüsünü daha da sağlamlaştırmasına vesile olan en güzel göstergedir" dedi. "Hazreti Mevlana’nın şehri Konya’dan selamlar getirdim" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da yaptığı konuşmada, Hazreti Mevlana’nın şehri Konya’dan selamlar ve sevgiler getirdiğini belirterek, "Aynı lokmayı paylaşmanın, aynı duaya amin demenin, aynı sevinçte ve aynı hüzünde birleşmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu Ramazan ayında bir kez daha hatırlamış oluyoruz. Allah bu mübarek günler hürmetine birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin inşallah" ifadelerini kullandı. UID’nin yurt dışında yaşayan Türk vatandaşların sosyal kültürel ve demokratik hayatta daha güçlü şekilde var olmaları adına yürüttüğü çalışmaları çok kıymetli bulduğunu aktaran Başkan Altay, "Farklı toplumlar arasında barışı, uyumu ve karşılıklı anlayışı güçlendiren, ırkçılığa, İslam düşmanlığına, yabancı düşmanlığına ve her türlü ayrımcılığa karşı kararlı bir duruş sergileyen bu gayretler, insanlığın ortak vicdanı için de son derece değerlidir" diye konuştu. "Sizler emeğinizle, ahlakınızla, duruşunuzla, çalışkanlığınızla milletimizin vakarını taşımaktasınız" Başkan Altay, Avrupa’da yaşayan Türklerin başarılarına da değinerek, "Bugün Avrupa’nın farklı şehirlerinde yaşayan kardeşlerimiz bir yandan bulundukları ülkelerin sosyal ve ekonomik hayatına katkı sunarken diğer yandan kendi kökleriyle bağlarını muhafaza ederek çok önemli bir vazife üstlenmektedirler. Sizler emeğinizle, ahlakınızla, duruşunuzla, çalışkanlığınızla milletimizin vakarını taşımaktasınız. Bu vesileyle ifade etmek isterim ki gönül coğrafyamızın neresinde bir vatandaşımız, hemşehrimiz, bir kardeşimiz varsa Konya’mızın ve ülkemizin duası, muhabbeti de oradadır" şeklinde konuştu. "Cumhurbaşkanımızın güçlü, kararlı ve etkin liderliğinde ülkemiz; barış ve istikrar için diplomasi yürüten güçlü bir irade ortaya koymaktadır" Türkiye’nin yakın coğrafyasında savaşların, çatışmaların, zulmün ve insani trajedilerin giderek derinleştiği bir dönemden geçtiğini vurgulayan Başkan Altay, "Başta Gazze olmak üzere birçok ülkede masumların feryadı yüreklerimizi dağlamaktadır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı İran’ın egemenliğini açıkça ihlal ederken, İran’ın Körfez ülkelerine saldırısı bölgenin huzurunu tehdit ediyor. Temennimiz daha fazla kan dökülmeden sağ duyunun hakim olması ve diplomasiye yol açılmasıdır. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü, kararlı ve etkin liderliğinde ülkemiz; mazlumların yanında duran, haksızlık karşısında susmayan, barış ve istikrar için diplomasi yürüten güçlü bir irade ortaya koymaktadır. Türkiye bugün, bölgesinde sözü dinlenen, duruşu dikkatle takip edilen, gücüyle güven veren bir ülkedir" ifadelerini kullandı. "Sıcak ve samimi karşılamaları için Konyalı hemşehrilerime teşekkür ederim" Konya’nın her ilçesinin olduğu gibi Kulu’nun da çok kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Altay, "Kulu’muzun kalkınması için canla başla çalışıyoruz. Bize desteklerini esirgemeyen Kululu hemşehrilerime buradan sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Sıcak ve samimi karşılamaları ve ev sahipliği dolayısıyla UID Başkanımız başta olmak üzere tüm Konyalı hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Hepinizin şimdiden mübarek Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum" sözleriyle konuşmasını tamamladı. İftar programında; UID Başkan Yardımcısı Halil Demir, İsveç-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Mattias Karlsson ve Türkiye’nin Stokholm Büyükelçisi Yönet Can Tezel de selamlama konuşmaları yaptı. Başkan Altay Konyalı iş insanlarıyla bir araya geldi Yoğun geçen İsveç programı kapsamında Başkan Altay Stokholm’deki hizmet sektöründe faaliyet gösteren Konyalı iş insanlarıyla da bir araya geldi. Başkan Altay, "Gurbette emekleriyle ayakta duran, ticarette söz sahibi olan ve hem şehrimizi hem ülkemizi başarıyla temsil eden Konyalıları görmek gerçekten gurur verici. Nerede olursa olsun Konya’yı unutmayan, memleket sevgisini yüreğinde taşıyan tüm kardeşlerime gönülden teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Konyaspor Kulübü’nü ziyaret etti, spor yapan gençlerle buluştu İsveç’te futbol, basketbol, badminton ve geleneksel okçuluk branşlarında bölgesel liglerde hizmet veren, engelli sporculara yönelik faaliyetlerde de bulunan Konyaspor Kulübü’nü ziyaret eden Başkan Altay, Kulüp Başkanı Hasan Uludağ ve Başkan Yardımcısı Bayram Uludağ’dan bilgi alarak spor yapan gençlerle bir araya geldi. İsveç’te Konyaspor isminde bir kulüp olmasından büyük heyecan duyduğunu kaydederek, "Buradaki başarılarınızı takdir ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum" diyen Başkan Altay, daha sonra Kulüp Şeref Defterini imzaladı. Dernek ziyaretlerinde bulundu İsveç programı kapsamında Fittja Türk Kültür Derneği ile Ömeranlı Kültür ve Dayanışma Derneği’ni de ziyaret ederek Stokholm’de yaşayan Konyalılarla hasbihal eden Başkan Altay, dernek üyelerinin taleplerini dinledi. Konyaspor’un son dakika golünün heyecanını gurbetçi Konyalılara yaşadı Başkan Altay, Fittja Türk Kültür Derneği ziyaretinde güzel bir de hatıra da yaşadı. Derneğe girdiği esnada Kocaelispor ile 1-1 devam eden maçta son dakikada penaltı kazanan Konyaspor’un penaltı atışını ekranda maçı izleyen dernek üyesi Konyalılarla birlikte takip eden Başkan Altay, yeşil beyazlı takımın galibiyet golünün heyecanına ortak oldu. Başkent Stokholm’deki ziyaretler kapsamında Türkiye’nin Stokholm Büyükelçisi Yönet Can Tezel’i ziyaret ederek çalışmalarında kolaylıklar dileyen Başkan Altay, Handen Camisi ve Fittja Ulu Camii cemaatiyle de bir araya gelerek gurbetçi Konyalılarla görüş alışverişinde bulundu.
Samsun Samsun’da sosyal hizmet yatırımları güçleniyor Samsun’da engelli bireylerden yaşlılara, kadınlardan çocuklara kadar birçok kesime yönelik sosyal hizmetlerin kalitesini artırmak amacıyla yürütülen yatırım projelerinin devam ettiği bildirildi. Samsun Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) koordinasyonunda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının destekleriyle kent genelinde sosyal hizmet altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor. Vatandaş odaklı yaklaşımla yürütülen projelerle Samsunluların daha modern ve konforlu alanlarda hizmet almasının hedeflendiği belirtildi. 2023-2025 yılları arasında yürütülen çalışmalar kapsamında 8 önemli yatırımın hayata geçirildiği kaydedildi. Projelerle özellikle yaşlı bireyler ve özel vatandaşlara sunulan hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda Havza Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Etüt Binası’nın yapımı, Samsun Kadın Konukevi’nin inşası, Atakum Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin yemekhane onarımı, Atakum ilçesindeki Şehit Muharrem Kılıç Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü Hizmet Binası’nın deprem güçlendirme ve onarımının proje aşamasında olduğu bildirildi. Ayrıca Canik Huzurevi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ek binasının bakım ve onarımı, İlkadım Çocuk Destek Merkezi (ÇODEM) yapımı ile İlkadım ilçesinde yapılacak olan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Hizmet Binası’nın yapım çalışmalarının da devam ettiği ifade edildi. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada, "Samsun’a gösterdikleri yakın ilgi ve gelişimi noktasında yatırım ve çalışmalar için Saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı sunuyor, Cumhurbaşkanlığı kabinemizin kıymetli bakanlarına, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanımıza, Samsun milletvekillerimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza, ilçe kaymakamlarımıza, belediye başkanlarımıza, muhtarlarımıza ve kıymetli Samsunlu hemşehrilerimize teşekkürlerimizi sunuyoruz" ifadelerine yer verildi.
İzmir Karşıyaka’dan 5 maçlık galibiyet serisi Karşıyaka, son olarak dün oynanan maçta play-off hattındaki birebir rakiplerinden Ayvalıkgücü Belediyespor’u 2-0 mağlup ederek üst üste 5. galibiyetini elde etti. Karşıyaka’da yükseliş hız kesmeden devam ediyor. Son haftalarda gösterdiği performansla vites arttıran yeşil-kırmızılı ekip, bu kez ligde 4. sırada yer alan ve en yakın takipçisi olan Ayvalıkgücü Belediyespor’u mağlup ederek önemli bir galibiyete imza attı. Bu sonuçla birlikte Karşıyaka, rakibiyle arasındaki puan farkını 4’e çıkararak 3. sıradaki yerini daha da sağlamlaştırdı. Üst üste aldığı sonuçlarla dikkat çeken İzmir temsilcisi, böylece ligdeki galibiyet serisini 5 maça çıkardı. Ligde puanını 56’ya yükselten Karşıyaka, ikinci sıraya yükselme iddiasını sürdürürken, 2. basamakta yer alan Eskişehirspor’u yakından takip etmeye devam ediyor. Ömer Faruk atmaya devam ediyor Karşıyaka’nın forvet oyuncusu Ömer Faruk Sezgin, attığı gollerle takımının aldığı galibiyetlerde önemli rol oynadı. Sezon başında Kütahyaspor’dan transfer edilen 26 yaşındaki golcü oyuncu, son haftalardaki performansıyla dikkat çekiyor. 26 yaşındaki golcü, son 4 maçta rakip fileleri tam 8 kez havalandırarak takımının yükselişinde başrol oynadı. Deneyimli forvet; Nazillispor karşısında 3 gol atarken, Altay ve Ayvalıkgücü Belediyespor maçlarında 2’şer gol kaydetti. Ayrıca deplasmanda oynanan Uşakspor karşılaşmasında da 1 kez ağları sarstı. Bahis soruşturması nedeniyle sezonun ilk yarısında forma giyemeyen golcü oyuncu, cezasının sona ermesinin ardından Karşıyaka formasıyla çıktığı 9 maçta 9 gol atarak etkileyici bir performans ortaya koydu.
Eskişehir Uzmanından sınav kaygısıyla ilgili önemli uyarılar Uzman Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, sınav kaygısının belirli bir düzeyde normal olduğunu ancak yoğunlaştığında öğrencilerin başarısını olumsuz etkileyebileceğini belirterek, doğru destek ve yöntemlerle bu kaygının yönetilebileceğini söyledi. Psikolog Gonca Malkoç Arı, sınav öncesi belirli düzeyde kaygının performansı artırabileceğini ancak yoğun ve kontrol edilemeyen kaygının öğrencilerin hem akademik başarısını hem de psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Kaygının insan yaşamının doğal bir parçası olduğunu ancak özellikle sınav dönemlerinde yoğunlaşan kaygının kontrol edilememesi durumunda bir kaygı bozukluğuna dönüşebileceğini belirten Arı, "Sınav öncesi hissedilen belirli düzeyde kaygı performansı artırabilir. Ancak bu duygu yoğun, sürekli ve kontrol edilemez hale gelirse hem akademik başarıyı hem de psikolojik sağlığı olumsuz etkiler" dedi. Sınav kaygısı nedir? Öğrencinin performansını gerçek potansiyelinin altında göstermesine neden olan yoğun endişe hali olduğunu belirten Arı, özellikle ergenlik dönemindeki öğrencilerde bu durumun daha sık görüldüğünü ifade etti. Psikolog Arı, "Sürekli, ’Ya başaramazsam’, ’Ya rezil olursam’ gibi düşünceler öğrencinin zihnini meşgul eder. Bu durum dikkat ve konsantrasyonu düşürür, bilgiyi hatırlamayı zorlaştırır" diye konuştu. Ne zaman sorun haline gelir? Sınav kaygısının bazı durumlarda profesyonel destek gerektirebileceğini söyleyen Arı, şu belirtilere dikkat çekti: "Günler hatta haftalar önce başlayan yoğun endişe, uykusuzluk, mide bulantısı ve karın ağrısı gibi fiziksel belirtiler, ders çalışmayı sürekli erteleme ya da tamamen kaçınma, sınav anında zihnin boşalması. Sınav kaygısı kısa süreli ve durumsal olabilir ancak bu kaygı hayatın diğer alanlarına da yayılıyorsa ve kişi sürekli bir başarısızlık beklentisi içindeyse, burada kaygı bozukluğundan söz edebiliriz." Ailelere önemli uyarı Klinik uygulamalarda en sık karşılaşılan kaygı sorunlarının yaygın kaygı bozukluğu, panik atak, sosyal kaygı ve obsesif kompulsif belirtiler olduğunu belirten Uzm. Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, sınav dönemlerinin bu rahatsızlıkları tetikleyebildiğini ifade etti. Aile tutumlarının sınav kaygısı üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çeken Arı, "Sürekli başarı odaklı ve kıyaslayıcı bir yaklaşım çocuğun kaygısını artırır. Destekleyici, anlayışlı ve süreç odaklı bir yaklaşım ise kaygıyı azaltır" ifadelerini kullanarak kaygı bozukluklarının tedavi edilebilir olduğunu vurguladı.
Eskişehir Hatipoğlu Muttalip Mahallesi’nde hemşehrileriyle buluştu AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Tepebaşı ilçesinde gerçekleştirdiği saha çalışmaları kapsamında hemşehrileriyle iftar sofrasında bir araya geldi, hane ziyaretlerinde bulundu ve taziye ile vefa ziyaretleri gerçekleştirdi. Milletvekili Hatipoğlu, Tepebaşı İlçe Başkanlığı tarafından Muttalip Mahallesi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. Burada vatandaşlarla bir araya gelen Hatipoğlu, Ramazan ayının bereketini ve paylaşmanın huzurunu hemşehrileriyle birlikte yaşadıklarını belirterek, "Birlik ve beraberlik içerisinde, gönül gönüle olmaya devam ediyoruz" dedi. "Gönül kapılarını açan hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz" İftarın ardından Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç ile birlikte Muttalip Mahallesi’nde hane ziyaretlerine başlayan Hatipoğlu, Gülşen ve Gülsüm isimli vatandaşların evlerine misafir oldu. Mahalle sakinleriyle samimi sohbetler gerçekleştiren Milletvekili Hatipoğlu, yeni bebek sahibi olan Bilal isimli bir vatandaşı da ziyaret ederek "hayırlı olsun" dileklerini iletti. Hatipoğlu, "Rabbim yavrumuza sağlıklı, huzurlu ve hayırlı bir ömür nasip etsin. Bizlere gönül kapılarını açan kıymetli hemşehrilerimize misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Taziye ve vefa ziyaretleri Programına taziye ziyaretiyle devam eden Nebi Hatipoğlu, MKYK Üyesi Mürsel Çavdar ve İlçe Başkanı Serhat Tunç ile birlikte yakın zamanda eşini kaybeden Gülsüm isimli vatandaşı ziyaret ederek acısını paylaştı. Ardından vefa ziyaretleri kapsamında geçmiş dönem belediye başkanlarından Arif Ünlü’yü de evinde ziyaret eden Hatipoğlu, günün sonunda Kadir Gönence ve teşkilat mensubu Hatice isimli vatandaşların hanelerine konuk oldu. "Bizim için çok kıymetli" Gerçekleştirilen ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Hatipoğlu, "Rabbim vefat eden kardeşimize rahmet eylesin, ailesine sabır versin. Teşkilat mensuplarımızla birlikte hemşehrilerimizin dertlerini dinlemek ve sevinçlerine ortak olmak bizim için çok kıymetli" değerlendirmesinde bulundu.