YEREL HABERLER - 01 Mart 2012 Perşembe 13:37

1-7 MART MUHASEBE HAFTASI BASIN AÇIKLAMASI

A
A
A
1-7 MART MUHASEBE HAFTASI BASIN AÇIKLAMASI

1-7 Mart Muhasebeciler Haftası nedeniyle Adıyaman Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası (SMMMO) tarafından basın açıklaması yapıldı.
Muhasebeciler Mali Müşavirler Odasında yapılan basın açıklamasında Muhasebeciler ve Mali Müşavirciler katıldı. Mart tarihi ülkemizde Muhasebe Günü olarak kutlanmaktaydı ifadelerini kullanarak basın açıklaması yapan, Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Seyfettin Bilen, "Türkiye geneli odaları tarafından gerçekleştirilen etkinlikler için bir günlük sürenin yetersiz kalması nedeniyle 1-7 Mart tarihlerinin Muhasebe Haftası olarak kutlanması teamül haline gelmiştir. TÜRMOB çatısı
altında örgütlenen, ülke genelindeki 75 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Odası ile 8 Yeminli Mali Müşavir Odasına kayıtlı, 88 bin meslek mensubu, 16 bin stajyeri büro çalışanı ve aileleri ile sayısı 500 bini aşan muhasebe camiası bu senede çeşitli etkinliklerle Muhasebe Haftasını kutluyoruz. Bu kutlamalarda mali müşavirlik mesleğinin önemi, gelişmesi ve sorunlarının yanı sıra ülkemizdeki genel ekonomik ve sosyal durum değerlendirilip tartışılacaktır. Küresel dünyada yaşanan ekonomik gelişmeler, muhasebe,
finansal raporlama, denetim gibi konuların önemini her geçen gün artırmıştır. Sağlıklı ve güvenilir finansal raporlama, sağlıklı bir ekonominin temel taşlarından biri haline gelmiştir. Bunların bir yansıması olarak, ülkemizin ticari hayatı 1 Temmuz 2012 tarihi itibariyle uygulanmaya başlanacak yeni Türk Ticaret Kanunu ile yeni baştan dizayn edilmiştir. Bu düzenleme ülkemizin ticari hayatının, finansal raporlama ve denetim sistemi için önemli bir değişim süreci başlangıcını oluşturacaktır. Ancak her yeni
düzenlemede olduğu gibi Yeni Türk Ticaret Kanunu’yla getirilen yeniliklere ve değişikliklere karşı da bir direnç gözlemlemekteyiz. Tüm kurum ve kuruluşlar ile ilgili tüm tarafların bu düzenlemenin arkasında kararlılıkla durması gerekmektedir. Yeni Türk Ticaret Kanunu ile uluslararası uygulamaların, ülkemizde de uygulanmasının yolu açılmıştır. Uluslararası finansal raporlama standartlarının ve uluslararası denetim standartlarının ülkemizde de uygulanması hem şirketlerimizin, hem ulusal göstergelerimizin
güvenilirliğini artırarak, uluslararası yeknesaklığını sağlayacak, Türkiye’yi küresel dünya ile daha da yakınlaştıracaktır" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Yağlı Pehlivan Güreşlerinin efsane ismi Ali Gürbüz, Kepez Belediyesi’nde Dört kez Kırkpınar Yağlı Güreşleri şampiyonu olarak Altın Kemer kazanan Ali Gürbüz, 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde Kepez adına er meydanına çıkacak. Başpehlivan Gürbüz için, yarın Kepez Belediyesi hizmet binası önünde imza töreni düzenlenecek. Antalya’da ata sporu yağlı güreş heyecanı yeniden 12 yıl aradan sonra Kepez’de yeniden yaşanacak. Kepez’de düzenlenecek 10. Yağlı Pehlivan Güreşleri ile yeniden kurulacak olan er meydanı davul zurna eşliğinde pehlivanlar çayıra çıkacak. 12 yıl aranın ardından 19 Nisan Pazar günü Edip Akbayram Gençlik Parkı’nda gerçekleştirilecek olan 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde pehlivanlar kol bağlayacak. Yağlı güreşlerin efsane ismi Ali Gürbüz, 2026 sezonunda Kepez Belediyesi adına er meydanına çıkacak. Başpehlivan Gürbüz için, Kepez Belediyesi hizmet binası önünde imza töreni düzenlenecek. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez’de yağlı güreş geleneğinin yeniden hayat bulacağını belirterek tüm Antalyalıları bu anlamlı buluşmaya davet etti. Kocagöz, "12 yıl aradan sonra Kepez’de gelenek yeniden başlıyor. Davulun gür sesi ve pehlivanların yiğit adımları yeniden topraklarımızda yankılanacak. Ata mirasımız olan yağlı güreşler, yüzyılların cesaretini ve kardeşliğini bir kez daha dualı çayırda buluşturuyor" dedi.
Antalya Kontrol edilemeyen sınav kaygısı öğrencilerde fiziksel ve zihinsel etkilere sebep oluyor Kepez Belediyesi Antalya Bilim Merkezi’nde öğrencilerin ve ailelerin katılımıyla "Sınav Kaygısı" başlıklı bir söyleşi düzenledi. Söyleşide, sınav sürecinde öğrencilerde ve ailelerde ortaya çıkan kaygının nedenleri, etkileri ve bu sürecin sağlıklı bir şekilde nasıl yönetilebileceği anlatıldı. Kepez Belediyesi’nin düzenlediği Bilim Kafe etkinliklerinde bu hafta ‘Sınav Kaygısı’ konuşuldu. Akdeniz Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (PDRUAM) Müdürü Prof.Dr. Tuğba Sarı, deneyimlerini öğrenciler ve aileleriyle paylaştı. Moderatörlüğünü Av. Ayşe Evrim Zeybek Akçay’ın üstlendiği söyleşide, sınav sürecine ilişkin deneyimler aktarılarak, katılımcıların soruları yanıtlandı. Söyleşide sınav kaygısının temelinde "korku" duygusunun yer aldığı ifade edilirken, bu duygunun insanın doğasında bulunduğu ve doğru düzeyde olduğunda bireyi motive edici bir işlev gördüğü vurgulandı. Kaygının tamamen olumsuz bir durum olmadığını, aksine orta düzeyde yaşandığında performansı artırabileceği belirtildi. Fiziksel ve zihinsel etkiler oluşturuyor Kontrol edilemeyen ve aşırı düzeye çıkan kaygının öğrencilerde fiziksel ve zihinsel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildiği söyleşide, bu durumun nefes darlığı, donma hissi, odaklanma güçlüğü ve performans düşüklüğü gibi sonuçlara yol açabileceği ifade edildi. Sınav kaygısının en önemli nedenlerinden birinin, sınavın "hayatın tek belirleyicisi" olarak algılanması olduğuna değinilen söyleşide, öğrencilerin kendilerini "başarısızlık ve değersizlik" düşünce kalıplarına kaptırmalarının kaygıyı artırdığı belirtildi. Sınavın önemli bir süreç olduğu ancak hayatın tek belirleyicisi olmadığı vurgulandı. Ailelerin yaklaşımının da öğrencilerin kaygı düzeyinde önemli rol oynadığı ifade edilirken, iyi niyetle yapılan baskı veya aşırı beklentinin zaman zaman olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi. Sevgi, güven ve kabul temelli bir yaklaşım Çocuklarla kurulan iletişimde sevgi, güven ve kabul temelli bir yaklaşımın önemine dikkat çekildiği söyleşide ailelerin çocuklarının ilgi ve yeteneklerini dikkate alarak yönlendirme yapması gerektiği, tek bir meslek veya hedefe zorlamanın öğrenciler üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi. Sağlıklı iletişimin ve ortak karar alma süreçlerinin kaygıyı azaltmada etkili olduğu ifade edildi. Program, sınav sürecinin yalnızca bireysel değil; öğrenci, aile ve eğitimcilerin birlikte yürüttüğü ortak bir süreç olduğu vurgusuyla sona erdi.
Antalya Aksu’da örtü altı tarımda yıllık yaklaşık 370 bin tonluk rekoltenin tamamı kadın çiftçilerin emeğiyle üretiliyor 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı dolayısıyla Antalya’nın Aksu ilçesinde kadın üreticilere yönelik ziyaretler başladı. Aksu Tarım İlçe Müdürü Dilek Boğatimur, programın yıl sonuna kadar devam edeceğini belirtirken, Aksu’da toplam çiftçilerin yaklaşık yarısının kadınlardan oluştuğunu vurguladı. İlçede örtü altı tarımda yıllık yaklaşık 370 bin tonluk rekoltenin ise tamamı kadın çiftçilerin emeğiyle üretiliyor. 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı nedeniyle Aksu İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından başlatılan proje kapsamında bölgede faaliyet gösteren kadın çiftçiler seralarında ziyaret edilerek üretim süreçleri yerinde incelendi. Ekonomiye önemli katkı sunan ve tarımda yüksek üretim gücüne sahip kadınların emeğinin görünür hale getirildiği proje yıl sonuna kadar devam edecek. Proje ile kadın çiftçilerin sesi duyurulurken, üretimdeki kritik rolleri de kamuoyuna anlatılacak. Proje yıl sonuna kadar sürecek Aksu’nun Topallı Mahallesi’nde bulunan seralarda üretim yapan kadınları ziyaret eden Aksu İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur, 2026 yılının tarım vizyonu açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Kadın çiftçiler tarımın tam kalbinde. Aksu, tarımın kalbi ve o kalbin merkezinde kadın çiftçilerimiz var. Bugün kadın üreticilerimizle örtü altı üretim alanlarındayız. Aksu’da başlatılan bu anlamlı proje, yıl sonuna kadar ziyaretler, etkinlikler ve kadın çiftçilere yönelik eğitim programlarıyla devam edecek" dedi. "Üretimde var olmak gurur verici" 24 yıldır Antalya’da üretim yapan ve son üç yıldır Tefenni bölgesinde de faaliyet gösteren üretici Teslime Kalın ise, "Üretiyorum, satıyorum, hale götürüyorum. İki çocuğumu büyüttüm. Kadın olarak üretimde var olmak gurur verici" sözleriyle emeğini anlattı. Çalışmalar yerinde incelendi Program kapsamında çok sayıda sera ziyaret edilerek kadın çiftçilerin çalışmaları yerinde incelendi, üretim süreçleri hakkında bilgi alındı. Projede genç girişimciler de dikkat çekilirken, 29 yaşındaki Ceylan Çelik 10 ay önce ailesiyle birlikte kurduğu fide işletmesiyle örnek oldu. 9 yıllık hedefinin bir sonucu olarak bu işe adım attığını belirten Çelik, "Ziraat fakültesi mezunuyum, çiftçi kızıyım. İşi bildiğim için fide üretimine yöneldim. Domates, biber, salatalık başta olmak üzere her türlü sebze ve yeşillik fidesi yetiştiriyoruz. Firmamızı büyütmek ve ekibimizle birlikte ilerlemek istiyoruz" dedi. "Hem zor hem de keyifli" Kadın çiftçi olmanın hem zor hem de keyifli olduğunu vurgulayan Çelik, "Yaz kış demeden çalışıyoruz. Kadınlar olarak daha titiz ve disiplinliyiz. Üreticilerimizden olumlu geri dönüşler alıyoruz. Günde 8 saat çalışıyoruz ama bazen gece 02.00’ye kadar mesai yaptığımız oluyor. Evde olmamız gereken saatlerde serada çalışıyoruz ama üretmekten vazgeçmiyoruz" diye konuştu.