GÜNDEM - 13 Nisan 2025 Pazar 12:59

Adıyaman Üniversitesi sağlık merkezi hizmete açıldı

A
A
A
Adıyaman Üniversitesi sağlık merkezi hizmete açıldı

Adıyaman Üniversitesi’nde öğrenci ve personelin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen sağlık merkezinin açılışı gerçekleştirdi.


Adıyaman Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde kurulan Sağlık Merkezi, pansuman, enjeksiyon, tansiyon ve şeker ölçümü gibi temel sağlık hizmetlerinin yanı sıra ilkyardım desteği, sağlık ve psikolojik danışmanlık hizmeti de sağlayacak.


Üniversite Merkez Kampüsünde gerçekleşen açılış törenine Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ufuk Bayır, Baro Başkanı Bilal Doğan, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Mehmet Şirik, Adıyaman Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Kasım Turgut, Tabipler Odası Başkanı Dr. Erdal Yavuz, Bupa Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Gürcan, Bupa Türkiye Strateji ve Transformasyon Grup Başkanı Ebru Keskin Kulalar, Girişimci Sağlık Mensupları Derneği Başkanı Dr. Sevval Karadağ, üniversitenin akademik ve idari çalışanları ile öğrenciler katıldı.


Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Mehmet Keleş, sağlık hizmetlerinin üniversite yaşamında önemli bir yer tuttuğunu belirterek, yeni merkezin öğrenciler ve çalışanlar için büyük kolaylık sağlayacağını ifade etti. Rektör Keleş, "Sağlık hizmetlerine erişimin sadece bir ayrıcalık değil, aynı zamanda temel bir hak olduğu bilinciyle öğrencilerimizin, personelimizin ve ailelerinin bu hakka kolayca ulaşabilmesini sağlayacak çok değerli bir eserin açılışını gerçekleştirdik. Bu kıymetli merkezin inşasında çok özel bir katkı ve sorumluluk örneği gösteren Bupa Türkiye’ye ve özellikle bu anlamlı bağışın gerçekleşmesinde öncü rol üstlenen Bupa Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Gürcan’a en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bugün açılışını yaptığımız bu sağlık merkezi, gençlerimizin sağlığına duyulan hassasiyetin, eğitim-öğretim kadar bedensel ve ruhsal iyilik hâline verilen önemin bir simgesi olarak hepimizin ortak hafızasında yerini alacaktır. Bu vesileyle, merkezimizin açılışında emeği geçen tüm paydaşlara şükranlarımı sunuyor; şehrimize ve tüm paydaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi.


Bupa Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Gürcan ise, "Bupa Türkiye ailesi gururlu ve mutluyuz. 6 Şubat 2023 tarihinde tecrübe etmek zorunda kaldığımız ve milyonlarca insanın etkilendiği deprem felaketinin ardından bu gururu yaşamak bizler için çok önemli bir anlam ifade etmektedir. Yaşanan tarifsiz acıların ardından Bupa Türkiye ailesi olarak vatandaşlarımızın yanında olmaya gayret ettik. Nitekim büyük zorlukların altından hep birlikte kalkmasını bildik. Biz, yardımsever, paylaşmayı seven, fedakâr bir toplumuz. Bizler de elimizden geldiğince, sahip olduğumuz kadarıyla bu coğrafyanın güzel insanlarına yardımcı olmaya ve el uzatmaya çalışıyoruz. Merkezimizin Adıyaman ve Adıyaman Üniversitesi için hayırlara vesile olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından Adıyaman Üniversitesi Merkez Kampüsünde hizmet verecek olan Sağlık Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi.



Adıyaman Üniversitesi sağlık merkezi hizmete açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Emine Erdoğan, onursal başkanı olduğu dernek ve vakıfların temsilcileriyle bir araya geldi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, onursal başkanlığını yaptığı dernek ve vakıfların temsilcileriyle iftarda bir araya geldi. Emine Erdoğan, onursal başkanlığını yaptığı dernek ve vakıfların temsilcileriyle Beykoz’da bir film platosunda düzenlenen iftar programında buluştu. Emine Erdoğan, vatandaşların ziyaretine de açık olan platoda seti ziyaret ederek, oyuncularla hatıra fotoğrafı çektirdi. Emine Erdoğan, ziyaret sırasında platoda yer alan yönetmen koltuğuna geçerek, oyuncuların kısa bir performansını dinledi, ayrıca buradaki atlı dans gösterisini izledi. Ramazan’ın ruhları yetiştiren bir okul, orucun ise bu mübarek okulun en güzel dersi olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, "Bizim medeniyetimizin üstünde yükseldiği sütunlardan biri ’iyiliktir.’ Hayatın içinde iyilik yapabilmek için neden aramak, ailemize, komşularımıza, dostlarımıza ve insanlığa bu gözle bakmak, bu toprakların manevi iklimidir. En başta Peygamberimiz iyiliği bize bir yaşam amacı olarak sunmuştur. Peygamberimizin, ’Allah’ım, yaşamayı benim için her türlü iyiliği artırma vesilesi yap. Ölümü de benim için her türlü kötülükten kurtuluş sebebi yap’ duası bunun en açık delilidir. İşte bu yüzden, insan odaklı bir medeniyet kuran, insan onuru ve haysiyetini her şeyin üzerinde tutan ruh, bu memleketin taşına toprağına sinmiştir. Düşünün ki Osmanlı’da kurulan vakıf sayısı 26 bini geçmiştir. Bu vakıfların hayatın içinde öyle merkezi bir yeri vardır ki, doğumdan ölüme kadar bir insanın yaşamının tüm aşamaları vakıflarla iç içe geçer. İnsan, vakıf hastanede doğar, vakıf beşikte büyür, vakıf çeşmeden su içer, vakıf mektebe gider, vakıf çarşıda ticaret yapar, vakıf camide ibadet eder, vefat edince vakıf mezarlığa defnedilir. Görürüz ki vakıf kurmak, dayanışmanın yaşam kültürüne dönüştüğü bir barış ortamı kurar" dedi. Toplumsal faydası nesiller boyu sürecek hayırlar yapıldığını belirten Erdoğan, "İşte sizler o çılgın Türklersiniz. TOGEM-DER’in, Şule Yüksel Şenler Vakfı’nın, Afrika Evi’nin, Sıfır Atık Vakfı’nın çatısı atında, Allah’ın rızasından başka karşılık beklemediğiniz işler peşindesiniz. Gecenizi gündüzünüze katıyor, başkalarının dertlerine çareler arıyorsunuz. Toplumsal faydası nesiller boyu sürecek hayırlar yapıyorsunuz. Bir kütüphane açmak, bir çocuk okutmak, afet bölgelerinde hayatı yeniden inşa etmek, iyilik elini sınırlarımızın ötesine uzatmak, toprağa, suya, mahlukata sahip çıkmak. İşte tüm bunlar, bizler bu dünyadan göçüp gittikten sonra bile insaniyet meyvesi verecek fidanlardır. Sadakayı cariyedir. Bizim sivil toplum kuruluşlarımızın zihni altyapısını da böylesine derin bir maneviyat oluşturur. Yani STK’lerimiz, batılı tanımıyla gönüllülük temelli bir üçüncü sektör faaliyeti değil, medeniyetimizin modern izdüşümleridir" diye konuştu. Bugün bilhassa Batılı toplumlarda geleneksel yardımlaşma anlayışının yok olduğunu kaydeden Erdoğan, "Gençler sosyal sorumluluk projelerine, özgeçmişlerine yazmak ve üniversite ya da iş başvurularında rakiplerinin önüne geçmek amacıyla katılıyorlar. Kişisel fayda sağlandıktan sonra da bu faaliyetlerle kurulan bağ çoğu zaman zayıflıyor. Aslına bakarsanız bu tam anlamıyla iyiliğin ve yardımlaşmanın ticarileşmesi ve tıpkı Cemil Meriç’in ’İyilik eden mükafat bekliyorsa tefecidir’ dediği gibi utanç verici bir alışverişe dönüşmesidir. Halbuki, bizim toplumumuzda öyle mi? Biz iyilik yapar, denize atar, bir daha da arkamıza bakmayız" ifadelerine yer verdi.