GÜNDEM - 25 Ocak 2024 Perşembe 10:43

‘Üreten yöre üreten Türkiye’ toplantısı gerçekleştirildi

A
A
A
‘Üreten yöre üreten Türkiye’ toplantısı gerçekleştirildi

Depremden etkilenen Adıyamanlı üreticilerin pazara erişimini desteklemek amacıyla Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası, Güvenilir Ürün Platformu ve Sosyal Zincir işbirliğiyle düzenlenen ‘Üreten yöre üreten Türkiye’ toplantısı gerçekleştirildi.

Deprem bölgesindeki yerel üreticiyi potansiyel alıcılarla buluşturarak üretimi geliştirme ve bölge ekonomisine katkı sağlama projesi ‘Üreten yöre üreten Türkiye’nin’ ikinci buluşması Adıyaman’da yapıldı.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, TBMM Tarım Komisyonu, Güvenilir Ürün Platformu, Sosyal Zincir ve Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğinde gerçekleştirilen buluşmada, her üreticiye stant verilerek perakende sektörünün, büyük gıda ve tarım firmalarının satın alma birimlerinden temsilciler ile Adıyamanlı üreticiler yüz yüze görüşmeler yaptı.

Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde yapılan toplantıya Adıyaman Valisi Osman Varol, Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, ATSO Başkanı Mehmet Torunoğlu, Meclis Başkanı Abdulgani Bereket, Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik, Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak, Sosyal Zincir Yetkilisi Hülya Yelmen, Güvenilir Ürün Platformu Yöneticileri, büyük perakende zincirleri, yerel üreticiler, gıda firmaları ve potansiyel alıcıların üst düzey yöneticileri katıldı.

‘Üreten yöre üreten Türkiye’ toplantısı gerçekleştirildi

Toplantının açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Mehmet Torunoğlu, “6 Şubat’ta ülkemiz büyük bir yıkıma uğradı. Bu yıkımdan nasibini alan iller arasında da Adıyaman vardı. Adıyaman’da yapı stoğunun yüzde 60’ından fazlasını kaybettik. Yaklaşık bir yıldır tekrardan ayağa kalkmanın mücadelesi içerisindeyiz. Bugünde o mücadelenin en önemli günlerinden birindeyiz. Bugün aramızda çok kıymetli misafirlerimiz var. Hepsi birbirinden değerli kurumların başındalar. Adıyaman’a ne yapabilirizi konuşmak için buradalar. Duyarlılıklarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Adıyaman 650 bin nüfusa sahip. Türkiye’nin suç oranının en düşük olduğu ilden bahsediyoruz. Huzurun ve barışın şehri olarak adlandırılan aslında tam kabuğunu kırmak üzereyken büyük bir felaketle karşılaşıp şu anda tekrardan ayağa kalkmaya çalışan bir il. Çok sayıda üreticimiz var. Bugün onlara destek olmak için hem zincir marketlerimizin hem e-ticaret platformlarımızın çok ciddi kurumlarımızın inşallah stantlarında sanal mağazalarında Adıyaman’ın ürünlerini görmek için buradayız. Biz Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası olarak bütün misafirlerimize iletişim bilgilerimizi vereceğiz. Her konuda bizler sizin emrinizdeyiz. Sizler nasıl bugün en kötü günümüzde yanımızdaysanız Adıyamanlı hiçbir zaman kendisine yapılan iyiliği unutmaz. Bizler her zaman sizin yanınızda olmaya çalışacağız” dedi.

ATSO Meclis Başkanı Abdulgani Bereket ise konuşmasında, “Bildiğiniz üzere 6 Şubat depreminde çok sıkıntılı günler geçirdik. O dönemki ihtiyaçlarımız çok farklıydı şimdiki ihtiyaçlarımız çok farklı olmaya başladı. Tabi konumuz gıda, üretim. O dönemde biz o gıda zinciri o gün tamamen kaybolmuştu. Sağ olsun Ticaret ve Sanayi Odamız ikinci günden sonra o zinciri bir nebze de olsa kendi çapında halletmeye başladı. Çünkü biz depremin ilk günü bir bisküvi bile bulamadık. Zincir kırıldı derken bunu demek istiyordum. Belki sıcak bir çorbaya dördüncü gün ulaştık. Dolayısıyla öyle kötü günlerden geldik ki bir sloganımız vardı, konuşacak kimse yok. Hakikaten konuşacak kimse bile yoktu. Şimdi çok şükür sizler varsınız iyi ki buradasınız tekrar hoş geldiniz şeref verdiniz. Tabi Adıyaman gerçekten biraz ihmal edilmiş ama potansiyeli çok yüksek olan bir şehrimiz. Tarımsal üretimi marka değeri çok yüksek ürünlerimiz var. Ben önce yerel ve yöresel olmadan evrensel olunmayacağına inanıyorum. Önce yerel ve yöresel olacağız. Özellikle alıcılardan bir ricam var. Adıyaman’ın içinde bulunduğu durumu biraz daha dikkate alalım. Üreten insanlar gerçekten çok zor şartlarda üretmeye başladılar, bu coğrafyada üretmek çok zor satmak daha da zor. Çok şükür üreten ve satanı bir araya getirdik” şeklinde konuştu.

‘Üreten yöre üreten Türkiye’ toplantısı gerçekleştirildi

Daha sonra söz alan Sosyal Zincir Yetkilisi Hülya Demirbaş Yelmen, Sosyal Zincirin 6 Şubat depremlerinden etkilenen üretici ve KOBİ’leri desteklemeyi amaçladığını ifade ederek, sivil toplum, özel sektör ve kamu kuruluşlarını deprem bölgesinden satın alma çerçevesinde işbirliğine davet ettiğini söyledi.

Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak ise konuşmasında, “Güvenilir Ürün Platformu çok sayıda sivil toplum liderinin desteklediği bir platform. Yapmak istediği şey farkındalık oluşturmak. Üreten Yöre Üreten Türkiye toplantısının ikincisini Adıyaman’da yapmak istedik. Biz sıkıntılı süreçte dayanışmayı çok iyi başarıyoruz. Burada bir üretim var ve bu üretimin satışa dönüşmesi mümkün. Dayanışma, üretim, üretimin satışa dönüşmesi gerek. Başka türlü ayağa kalkmamız mümkün değil. Onun için daha sıkı dayanışma içerisinde olmamız gerekiyor. Bu etkinliğe destek veren bütün kurum ve kuruluşların yöneticilerine teşekkür ediyorum. Buradaki üreten insanlara moral veriyorsunuz. Onların üretmelerini teşvik ediyorsunuz” diye konuştu.

Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik ise, 6 Şubat depremlerinden sonra Bakanlık olarak çiftçilerin kayıplarını telafi ettiklerini belirterek çiftçilerin yanında olduklarını belirtti.

Stantları ziyaret eden Adıyaman Valisi Osman Varol ise, yapılan organizasyon nedeniyle Ticaret ve Sanayi Odasına teşekkür ederek tarımsal ürünlerin katma değerinin artırılarak pazarlanmasının önemine dikkat çekti.

Program öncesi ikili iş görüşmeleri ve stant ziyaretleri gerçekleştirilirken, program sonrası yöresel ürün üreticilerine güvenilir ürün ödülü verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Giresun’un 1,57 milyarlık su projesine start verildi Giresun İkisu İçme Suyu Projesi’nin işe başlama programı Dereli Kotana Mevkiinde gerçekleştirildi. Şehrin en önemli ihtiyaçlarından biri olan içme suyu projesinin 1 milyar 570 milyon lira yatırım bedeliyle ilk etabının inşası başladı. Giresun İkisu İçme Suyu Projesi’nin yer teslimi ve işe başlama programı Dereli ilçesi Kotana mevkisinde gerçekleştirildi. Şehrin en önemli altyapı yatırımları arasında gösterilen projenin ilk etabında çalışmalar başladı. Giresun Valiliği koordinesinde düzenlenen programa Giresun Valisi Mustafa Koç, AK Parti Giresun Milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, DSİ 22. Bölge Müdürü Fatih Kişi, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Keşap Belediye Başkanı Muhammet Tuncay Arışan, Dereli Belediye Başkanı Kazım Zeki Şenlikoğlu, Duroğlu Belediye Başkanı Halil Çetin ile çok sayıda davetli katıldı. Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen proje kapsamında Aksu Deresi’nden Giresun merkez ile Dereli, Keşap ve Bulancak ilçeleri ile Duroğlu beldesine yıllık 31,5 milyon metreküp içme suyu sağlanması hedefleniyor. Toplam 1 milyar 570 milyon lira yatırım bedeline sahip projede, 41 bin 460 metrelik isale hattı inşa edilecek. Programda konuşan Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, projenin bölge için büyük önem taşıdığını belirterek "Giresun’umuz ve ilçelerimiz için geleceğe güvenle bakmamızı sağlayacak önemli bir yatırımı başlatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu proje ile vatandaşlarımız uzun yıllar sağlıklı, kesintisiz ve kaliteli içme suyuna kavuşacak" dedi. Artan nüfusla birlikte altyapı yatırımlarının önemine dikkat çeken Köse, projenin yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da karşılayacağını vurguladı. Konuşmaların ardından projenin ilk etabı için çalışmaların resmen başladığı bildirildi.
Bursa Nilüfer’de iki yılın gururu: "Aidiyet, dayanışma ve sürdürülebilir yönetim" Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, görevdeki iki yılını değerlendirdiği toplantıda "Nilüferliyim" duygusunu öne çıkardı. Kentin yalnızca fiziksel yatırımlarla değil, aidiyet ve güven hissiyle büyüdüğünü vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, yönetim anlayışlarının temelini "kişiye değil, kurallara göre belediyecilik" ilkesinin oluşturduğunu belirtti. Son iki yıldaki projelerin odağında ise vatandaşların kendini Nilüfer’de "evinde" hissetmesi yer aldı. Nilüfer Belediyesi’nin geçtiğimiz iki yılını değerlendirdiği ve yeni dönem projelerini anlattığı basın toplantısı Podyum Davet’te gerçekleştirildi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekilleri Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Tanıtım filmi ve iki yıllık faaliyetler ile gelecek hedeflerinin özetlendiği sunum videosunun ardından sahneye çıkan Başkan Şadi Özdemir, hedeflerinin herkes için mutlu, huzurlu ve güvende hissettiği bir Nilüfer olduğunu söyledi. Başkan Şadi Özdemir, "Vatandaşımızın kendini bu kente ait hissetmesi, herkesin sesinin yansıdığı, hepimizin olduğu bir Nilüfer için çalışıyoruz" dedi. "Ortak akılla yönetiyoruz" Yola çıkarken kenti ortak akılla yönetme sözü verdiklerini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, akademik odalar, sivil toplum kuruluşları, kent konseyleri ve mahalle komiteleriyle birlikte hareket ettiklerini anlattı. Bir mahallede yapılacak işler için mahalle komitelerinin onayını aldıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, "Mahalle komitemiz onay vermiyorsa o işi yapmıyoruz. Her talebi karşılamamız mümkün değil ama oraya bir şey yapacaksak onların onayını almak durumundayız" diye konuştu. Mali yapı sürdürülebilir hale geldi Geride kalan iki yılda öncelikle belediyenin mali yapısını düzeltmeye odaklandıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, ödeme dengelerinin toparlandığını, gelirlerin yükseldiğini, giderlerin kontrol altına alındığını aktardı. Göreve geldiklerinde faturaların yaklaşık bir yıl sonra ödendiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, "Ortalama ödeme süresi bugün 3 aya indirildi. Belli bir noktaya geldik, artık sürdürülebilir bir pozisyondayız" dedi. Son 6 yılın en yüksek çalışan memnuniyeti Çalışmaları iş arkadaşlarıyla birlikte yürüttüklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kurum içinde yapılan memnuniyet anketinin sonuçlarına da değindi. 2 bin 572 personelin katıldığı anketin bugüne kadar gerçekleştirilen en yüksek katılımlı çalışma olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, son altı yılın en yüksek çalışan memnuniyetinin de bu dönemde elde edildiğini söyledi. "Paramız Nilüfer halkınındır" Halkın kaynaklarının yine halk için harcandığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Biz Nilüfer Belediyesi’nin memurlarıyız. Paramız, Nilüfer halkınındır. Onları adil bir şekilde harcamak, 64 mahallemize mümkün olduğunca eşit hizmet götürmek durumundayız. Belediyecilikte alışılagelmiş anlayışı değiştirmeye çalışıyoruz. Kişiye değil, kurallara göre belediyecilik ilkesini hayata geçirdik" dedi. "Dayanışmayı her alanda güçlendirdik" Sosyal belediyeciliği ve dayanışmayı her alanda güçlendirmeye devam ettiklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, vatandaşların eşit fırsatlara sahip olduğu, kadınların, gençlerin, çocukların ve dezavantajlı grupların güvende hissettiği; doğanın ve tarım alanlarının korunduğu bir Nilüfer için çalıştıklarını söyledi. Konuşmasını "Daha adil, daha eşit ve daha dayanışmacı bir Nilüfer için her geçen gün daha çok çalışacağız" sözleriyle tamamlayan Başkan Şadi Özdemir, basın mensuplarının sorularını da cevapladı.
Giresun 300 yıllık kullanıma müdahale tepki çekti Karadeniz’de yüzyıllardır sürdürülen yaylacılık faaliyetleri, son dönemde alınan mera ve kiralama kararlarıyla yeni bir tartışmanın odağına yerleşti. Giresun’un Eynesil ilçesinden Gümüşhane’nin Kazıkbeli Yaylası’na bağlı Aksu, Barak, Apsaha, Dikme ve Davunlu obalarına giderek yaylacılık yapan vatandaşlar, uygulamaya karşı bir araya gelerek duruma tepki gösterdi. Gümüşhane sınırları içinde yer alan ancak uzun yıllardır Giresunlu yaylacılar tarafından kullanılan 36 yayla yerleşim alanına ilişkin alınan idari kararlar Giresun’da tepkilere neden oldu. Gümüşhane İli Mera Komisyonu’nun söz konusu yaylalarla ilgili aldığı ve Giresunlu üreticilerin kullanımını sınırlandıran kararların, ciddi sosyo-ekonomik ve hukuki mağduriyetlere yol açtığı belirtildi. Bu durumun "kadim kullanım hakkı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. 4342 sayılı Mera Kanunu çerçevesinde uzun yıllara dayanan kullanımın korunmasının esas olduğunu belirten Giresun Eynesilli yaylacılar, yaklaşık 300 yıldır kullandıkları yaylaların kullanım dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu savundular. Konuyla ilgili düzenlenen toplantıda konuşan yaylacılar, atalarından gelen ve yaklaşık 300 yıllık geçmişe sahip kullanım haklarının yok sayıldığını belirterek yaylaların "mera alanı" olarak değerlendirilmesi ve ardından kiralama bedeli talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdiler. Katılımcılar, bu sürecin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir kırılma anlamına geldiğini vurguladılar. "Yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı" iddiası İddialara göre, Gümüşhane-Kürtün Beytarla Köyü Muhtarlığı tarafından geçtiğimiz kasım ayında alınan kararla söz konusu obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı. Kararın, yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde askıya çıkarıldığı ve bir ay süreyle ilan edildiğini ancak bu süreçte yeterli bilgilendirme yapılmadığı öne sürdüler. Yaylacılar, yaylacılık faaliyetlerinin yürütülmediği bir dönemde ve köylerde vatandaşların bulunmadığı sırada yapılan tebligatlarla kararın kesinleştirildiği iddia ettiler. Yaylacılar bu yaklaşımı eleştirerek yaylaların kış aylarında doğal olarak boş kalmasının "kullanım dışı" anlamına gelmeyeceğini ifade ettiler. Hatta kış aylarında Beytarla köyünün de boş olduğunu belirten yaylacılar, "Muhtar bile kışın 6 ay Espiye ilçesinde dururken bu alınan karar hukuki değildir" ifadelerini kullandılar. "Bu yaylalar bize dedelerimizden miras" Bölgede uzun yıllardır hayvancılık yapan Eynesilli yaylacı Bahri Sofu, toplantıda yaptığı açıklamada, "Bu yaylalar dedelerimizden bize miras. 15-17 obadan oluşan bu alanların tamamı aktif olarak kullanılmaktadır. Buna rağmen ‘boş’ denilerek kiraya verilmek istenmesi kabul edilemez" dedi. "Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı" Toplantıda söz alan bir diğer yaylacı Faruk Bodur ise konunun hukuki boyutuna dikkat çekerek "Yerleşik kullanım, geçmişten gelen haklar ve fiili durum dikkate alınmadan yapılan bu tür uygulamalar ciddi hukuki sorunlar doğurur. Bu iş sadece bugünle ilgili değil, yüzlerce yıllık bir düzen söz konusu. Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı. Aksi hâlde hem doğal denge zarar görür hem de yaylacılık kültürü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır" diye konuştu. Toplantının ardından yaylacılar, kararın yeniden gözden geçirilmesi ve geleneksel kullanım haklarının korunması için yetkililere çağrıda bulundu. Yöre halkı, hem üretimin sürdürülebilirliği hem de yüzyıllardır devam eden yaylacılık kültürünün geleceği açısından sürecin dikkatle ele alınmasını istedi.
Konya Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı Konya’da emlakçı ve oto galerici görünümü altında tefecilik yaptığı tespit edilen şahıslara yönelik Konya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendi. Operasyonda 4 şüpheli gözaltına alınırken, piyasa değeri yaklaşık 33 milyon TL olan ziynet eşyası ve nakit para ile çok sayıda senet ele geçirildi. Konya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, kent merkezinde tefecilik yaparak haksız kazanç sağladığı tespit edilen şüphelilere yönelik geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. KOM ekipleri tarafından yürütülen planlı teknik ve fiziki takibin ardından, emlakçılık ve oto galericilik görünümü altında vatandaşları mağdur ettiği belirlenen 4 şüpheliye yönelik düğmeye basıldı. Saat 06.30’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda, belirlenen adreslere baskın yapıldı. Yapılan aramalarda servet değerinde altın ve nakit para çıktı Operasyon kapsamında hedef alınan 4 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, piyasa değeri yaklaşık 30 milyon TL olan ziynet eşyası, 3 milyon TL ve 665 euro nakit para, 422 adet senet ve 5 adet çek, 384 adet uyuşturucu hap, 1 adet ruhsatsız av tüfeği ve çok sayıda dijital materyale el konuldu. Gözaltına alınan şüpheliler, işlemleri yapılmak üzere KOM Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Konya İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların mağduriyetine yol açan organize suç gruplarına ve tefecilere yönelik operasyonların kararlılıkla süreceğini bildirdi.
Muğla İçmeler’de korkuluklar yenileniyor Marmaris Belediyesi, İçmeler Mahallesi Gezi Yolu Caddesi’nde vatandaşların güvenliğini artırmak ve kullanım konforunu yükseltmek amacıyla bakım-onarım çalışmalarını sürdürüyor. İçmeler’de dere kenarında bulunan ahşap korkuluklar ile dinlenme alanlarında yer alan bankların zamanla yıpranması üzerine bölge, Marmaris Belediyesi tarafından bakım programına alındı. Makine İkmal, Bakım ve Onarım Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında ekipler, kullanım ömrünü tamamlayan ahşap korkulukları yenilerken, banklarda da gerekli onarım işlemlerini gerçekleştiriyor. Çalışmalarla birlikte hem bölgedeki güvenlik önlemleri güçlendirilirken hem de vatandaşların daha düzenli ve estetik bir ortamda vakit geçirmesi hedefleniyor. Ekipler, belirlenen program doğrultusunda bakım ve yenileme çalışmalarına devam edecek. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Marmaris Belediyesi yetkilileri kamusal alanların daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Vatandaşlarımızın ortak kullanım alanlarını daha güvenli, düzenli ve estetik hale getirmek için ekiplerimiz sahada yoğun bir çalışma yürütüyor. İçmeler’de gerçekleştirdiğimiz yenileme çalışmalarıyla hem güvenliği artırıyor hem de yaşam alanlarımızı güzelleştiriyoruz. Marmaris’in her noktasında ihtiyaç duyulan bakım ve yenileme çalışmalarını sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı.