MAGAZİN - 28 Nisan 2018 Cumartesi 12:21

Sosyal medyanın yeni fenomeni Suriyeli kaynakçı genç oldu

A
A
A
Sosyal medyanın yeni fenomeni Suriyeli kaynakçı genç oldu

Suriye’deki savaştan kaçarak Türkiye’ye gelen kaynak ustası gencin kaynak makinesiyle yaptığı gösteriler sosyal medyada tıklanma rekorları kırıyor.

Suriye’deki savaştan kaçarak Türkiye’ye gelen kaynak ustası gencin kaynak makinesiyle yaptığı gösteriler sosyal medyada tıklanma rekorları kırıyor.


4 yıl önce Suriye’deki savaştan kaçarak Türkiye’ye yerleşen ve burada mesleği olan kaynak ustalığı ile geçimini sağlayan 29 yaşındaki Khaled Alabed Alhaı çalıştığı kalorifer kazanı imalathanesinde boş zamanlarında çektiği eğlenceli videolar ile sosyal medyada fenomen haline geldi. Şarkılara olan sevgisi ile tanınan Suriyeli genç; başındaki kaskı, bir elinde gitarı andıran demir parçası ve diğer elinde kaynak makinesiyle çalan şarkıya eşlik ederek izleyenleri hem güldürdü hem de kendine hayran bıraktı.



"Eldeki imkanlarla böyle bir şey yaptım"


Türkiye’yi çok sevdiğini ve Türk sanatçılar ile düet yapmak istediğini belirten Khaled Alabed Alhaı, "11 yıldır bu mesleği yapıyorum. Suriye’de petrol boru hattında kaynak işi yapıyordum. Türkiye’de petrol boru kaynak işi olmadığı için kalorifer kazanı kaynak işi yapıyorum. İş paydos edince aklıma gitar geldi. Beraber müzik açtık ve video çektik ve internete attım. Bu videolardan daha fazla çekip paylaşma fikrim var ama burası iş yeri elimiz her zaman boş değil her zaman video çekemiyorum. Allah razı olsun ben Türkiye’den çok memnunum ben Türkiye’ye çok teşekkür ederim. Biz kardeşiz inşallah. Bende imkan yok, gitar yok kaynakla ve demirle böyle bir şey yaptım. Türk sanatçılarla düet yapmak istiyorum ama bende imkan yok” dedi.



"Zamanla biz de ona dahil olduk"


Khaled ile ilk tanıştıkları günden beri çok iyi geçindiklerini belirten iş yeri sahibi Ali Aydemir ise, “Khaled kardeşimizin işvereniyim. Biz artık ona da burada bir kardeş gibi olduk senelerdir. Burada beraber rızkımızı kazanmaya çalışıyoruz. Khaled’in biz zaten eğlenceli bir adam olduğunu biliyoruz. İlk geldiği günden beri aramızdaki muhabbet olsun şakalaşmalar olsun problemimiz yoktu. Gördükten sonra tabi ister istemez işveren olarak biraz yadırgadık ama baktık iş eğlence moduna gidiyor artık biz de ona dahil olduk videoları beraber çekmeye başladık" diye konuştu.



"Türk sanatçılar bana elektro gitar öğretsin ben de onlara kaynak gitar öğreteyim"


Khaled ile beraber video çektiklerini ve bu videoların da internette beğeniyle izlendiği belirten Ali Aydemir, Khaled’in Türk sanatçılar ile düet yapmak istediğini belirtti. Aydemir, "Yakın zamanda biz muhabbetini yaptık. Khaled ’bana sizin Türk sanatçılar gelsin elektro gitar öğretsin ben de onlara kaynak gitar öğreteyim’ diye. En sevdiği şarkıcı mesela Esra Özmen, Kıraç olsun, Haluk Levent olsun elektro gitar çalan şarkıcılar olsun açarız. Sabahtan akşama kadar onlara ayak uydurmaya çalışırız" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.