GÜNDEM - 02 Mart 2026 Pazartesi 16:50

Bakan Göktaş: "15 yaş altı sosyal medya düzenlemesini, sadece teknik bir denetim meselesi olarak görmüyoruz"

A
A
A
Bakan Göktaş: "15 yaş altı sosyal medya düzenlemesini, sadece teknik bir denetim meselesi olarak görmüyoruz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, dijital çağın imkânlarını doğru kullanmak kadar, çocukları ve gençleri dijital dünyanın risklerine karşı korumanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, "Bu nedenle 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesini, sadece teknik bir denetim meselesi olarak görmüyoruz. Bunu, çocuklarımızın zihnini, psikolojisini ve gelişimini koruyan bir toplum meselesi olarak ele alıyoruz. Sosyal medya platformları da artık bu konuda daha fazla sorumluluk üstlenmelidir" dedi.


Bakan Göktaş, Yeşilay Haftası etkinlikleri çerçevesinde Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen programa katıldı. Programda konuşan Bakan Göktaş, bağımlılığın sadece bir alışkanlıktan ibaret olmadığını ifade etti. Bakan Göktaş, "Bu mesele, insanın iradesiyle, sağlığıyla, ailesiyle ve geleceğiyle doğrudan ilgilidir. Çünkü bağımlılık, bir anda ortaya çıkan bir sonuçtan ziyade, fark edilmediğinde derinleşen bir süreçtir. Başlangıcı çoğu zaman dikkat çekmez. Bir merak, özenme, yalnızlık anı ya da ait olma isteği şeklinde başlayan küçük bir adım, zamanla hayatı kuşatan bir tehdide dönüşür. Üstelik günümüzde bağımlılık, farklı biçimlerde karşımıza çıkmaktadır. Tütün, alkol ve madde bağımlılığı, bireyin beden sağlığını ve psikolojisini doğrudan tahrip eden başlıca tehditlerdir" diye konuştu.



"Yeşilay’ın varlığı, toplumumuz için büyük bir güven kaynağıdır"


Bağımlılıkla her alanda mücadele ettiklerini vurgulayan Bakan Göktaş konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Bunun yanı sıra teknoloji, ekran, oyun ve kumar bağımlılığı da özellikle gençlerimizin dikkatini, ilişkilerini ve hayatını olumsuz etkileyen yeni risk alanlarıdır. Bağımlılığın her türü, kişiye ve çevresine farklı biçimlerde zarar verir. Bu yüzden bağımlılıkla mücadele, esasında aileyi, toplumu ve yarınlarımızı koruma meselesidir. Bu noktada Yeşilay’ın varlığı, toplumumuz için büyük bir güven kaynağıdır. Biz de bakanlık olarak, bağımlılıkla mücadelede, özellikle aileyi merkeze alan güçlü sosyal destek mekanizmalarla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planımız bu alandaki çalışmalarımıza yön veren temel politika çerçevelerinden biridir. Bu alanda, erken müdahale programlarını, aile odaklı sosyal uyum danışmanlığı hizmetini ve yerel iş birliklerini güçlendiriyoruz."



"81 ilimizde 1 milyon 350 bin vatandaşımıza ulaştık"


Gündemdeki yerini koruyan sosyal medya yasasıyla ilgili de konuşan Bakan Göktaş "Sosyal Uyum Süreci Danışmanlığı modeliyle, 18 yaş üstü bağımlı bireylerin ailesiyle birlikte topluma güçlü bir şekilde katılmasını sağlıyoruz. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitimleri ile toplumun farklı kesimlerine bağımlılık konusunda farkındalık kazandırıyoruz. Bu eğitimlerle bugüne kadar, 81 ilimizde 1 milyon 350 bin vatandaşımıza ulaştık. Aile Eğitim Programlarımızla yüz binlerce aileye bağımlılık riski, sağlıklı iletişim ve bilinçli medya kullanımı konularında eğitimler verdik. Dijital çağın imkânlarını doğru kullanmak kadar, çocukları ve gençleri dijital dünyanın risklerine karşı korumanın herkesin ortak sorumluluğudur. Bu nedenle 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesini, sadece teknik bir denetim meselesi olarak görmüyoruz. Bunu, çocuklarımızın zihnini, psikolojisini ve gelişimini koruyan bir toplum meselesi olarak ele alıyoruz. Sosyal medya platformları da artık bu konuda daha fazla sorumluluk üstlenmelidir. Zararlı içeriklere, bağımlılığı besleyen kontrolsüz akışlara karşı daha güçlü bir koruma çerçevesi oluşturmak zorundayız. Sosyal medya platformları da artık bu konuda daha fazla sorumluluk üstlenmelidir. Yaşa uygun içerik denetimi, etkili bildirim mekanizmaları ve çocuk güvenliğini esas alan dijital tasarımlar bu sürecin ayrılmaz parçasıdır. Bunun yanı sıra oyun dünyasına yönelik yasakçı bir tutum içerisinde değiliz. Temel beklentimiz, karşımızda taleplerimizi iletebileceğimiz kurumsal bir muhatabın bulunmasıdır.Oyunlara dair yaklaşımımızın tek amacı çocuklarımızın güvenliğini sağlamaktır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Annesi tarafından terk edilen çocuk büyüdü, yangında mahsur kalan bebeğin kahramanı oldu Adana’da inşaatta iskele ustası olarak çalışan genç, yangında 13. katta mahsur kalan bebek ve babasını, kimsenin cesaret edip binemediği yük asansörüne binip kurtardı. Yangın, Sarıçam ilçesine bağlı Gültepe Mahallesi’nde bir apartmanın 10’uncu katında 2 Mart günü çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yangın üst katlara sıçrayınca 13’üncü katta bulunan bebek ve babası mahsur kaldı. Bu sırada yan apartmana eşya taşımak için gelen yük asansörü binaya yaklaştırıldı. Ancak kimse yük asansörüne binip 13’üncü kata çıkmaya cesaret edemedi. Baba ise kucağındaki bebekle çaresizce beklemeye başladı. O sırada yakındaki bir inşaatta iskele ustası olarak çalışan 1.5 yaşında babası ölünce annesi tarafından terk edilen, 23 yaşındaki Muhammet Figen, bebeği görünce hiç düşünmeden yük asansörüne binip 13’üncü kata çıktı. Figen, baba ve bebeği alarak aşağı indirdi. "Babası az kalsın bebeği aşağı atıyordu" Yaşadıklarını anlatan Figen, yangını görür görmez yardıma koştuğunu belirterek, "İşten geliyorduk yangını gördük ve belki faydamız dokunur diye gittik. Önce merdivenlerden yukarı çıktık ancak bir şey yapamadık. Sonra aşağı inince bebeği ve babasını gördüm. Kimse yük asansörüne binmeye cesaret edemiyordu. Ben çıktım, asansörü kullanan kişiler de çıkmadı. Ben bebeği görünce dayanamadım, babası az kalsın aşağı atıyordu" diye konuştu. "İlk defa işe yaradığımı hissettim" 1.5 yaşındayken babasının öldüğünü annesinin de kendisini terk ettiğine değinin Figen, şöyle devam etti: "Sahipsiz büyüyünce o bebeği görünce kendimi onun yerine koydum ve yukarı çıktım. Bebeği kurtarınca ilk kez bir işe yaradığımı fark ettim ve kalbimde iz bıraktı. O anın verdiği acıyla ailesiyle denk gelemedim ama bebeği ve ailesini yeniden görmek isterim. Kimse o asansöre binmeye cesaret edemedi ancak ben inşaatlarda iskele kuruyorum, yüksekliğe alışkınım korkmadım." Yangın ise itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürüldü. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Diyarbakır Dicle Elektrik, kaçak trafoya el koydu Dicle Elektrik, geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa’da karla kaplı bir tarım arazisinin kaçak elektrikle sulandığını ortaya çıkarmıştı. Yapılan incelemelerin ardından savcılık kararıyla el konulmasına hükmedilen kayıt dışı trafo, olumsuz arazi şartları nedeniyle yerinden kaldıramadığı 100 kVA’lık kaçak trafoya el koyma işlemi tamamlandı. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyet gösteren Dicle Elektrik, daha önce kamuoyuyla paylaşılan kaçak sulama tespitinin ardından süreci adli ve teknik boyutlarıyla yakından takip etti. Kar yağışı sırasında gündeme gelen olay, Şanlıurfa’nın Şanlıurfa iline bağlı Harran ilçesinin kırsal Yenice Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 50 dönümlük tarım arazisinde yaşanmıştı. Balçık zemin müdahaleyi geciktirdi Kar yağışı sonrasında karla kaplı olmasına rağmen sulama yapılan tarlada gerçekleştirilen kontrollerde, kaçak elektrik kullanıldığı ve sulamanın kayıt dışı 100 kVA’lık bir trafo üzerinden yapıldığı belirlenmişti. Bunun üzerine Dicle Elektrik avukatları savcılığa başvurmuş, savcılık da söz konusu trafoya el konulması yönünde karar vermişti. Ancak yoğun kar ve sulama nedeniyle tarlanın balçık hale gelmesi, vinçle müdahaleyi mümkün kılmamıştı. Havaların düzelmesi ve toprağın kurumasının ardından jandarmanın aldığı güvenlik tedbirleri eşliğinde sahaya giren ekipler, direk üzerindeki kayıt dışı trafonun yanı sıra bir adet dağıtım panosu, bir adet kumanda panosu ve kaçak tüketimde kullanılan iletkenlere el koydu. Trafo sahibi olduğu belirlenen M.Y. isimli şahıs hakkında ise adli ve idari inceleme başlatıldı. Kaçak kullanım tarımsal sürdürülebilirliği tehdit ediyor Dicle Elektrik’ten yapılan değerlendirmede, kaçak elektrik kullanımının yalnızca enerji altyapısına değil, bölgesel ekonomi ve tarımsal üretime de ciddi zararlar verdiğine dikkat çekildi. Açıklamada, kaçak tüketimin enerji kayıplarını artırdığı, maliyetleri yükselttiği, yasal abonelere sunulan hizmet kalitesini düşürdüğü ve tarımsal sürdürülebilirliği olumsuz etkilediği vurgulanarak, kayıt dışı tüketimle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.