GÜNDEM - 13 Ocak 2025 Pazartesi 11:02

Bu yıl da sömestrde termal tatilin adresi Afyonkarahisar oldu

A
A
A
Bu yıl da sömestrde termal tatilin adresi Afyonkarahisar oldu

Oruçoğlu Termal Otel CMO-Pazarlama Başkanı Kerem Canarslanlar, yaklaşan sömestr tatili öncesi tatilcilerin önceki yıllarda olduğu gibi bu yılda termal tatile yoğun ilgi gösterdiklerini kaydederek, bunun en büyük sebebinin ise kentteki minareli zengin ve şifalı termal su kaynakları olduğunu ifade etti.


Canarslanlar, yaklaşan tatil öncesi Oruçoğlu Termal Otel’de ki rezervasyonlarda yaşanan artışı değerlendirdi. Türkiye’nin, zengin doğal kaynakları ve kaplıcalarıyla bilinen bir ülke olduğunu dile getiren Canarslanlar, “ Özellikle İç Batı Anadolu bölgelerinde yer alan çeşitli şehirler, termal turizm için önemli merkezler olarak öne çıkıyor. Bu şehirlerden biri de, zengin jeotermal kaynaklara sahip olan ve sağlık turizmi arayışındaki turistler tarafından sıklıkla ziyaret edilen Afyonkarahisar.


Afyonkarahisar, termal suları ve kaplıca tedavileri ile ünlü olup, yıl boyunca yerli ve yabancı birçok ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Şehrin termal turizmdeki popülerliği, zengin mineralli suları ve bu suların sağlık üzerindeki olumlu etkilerinden kaynaklanıyor. Afyonkarahisar’daki termal su kaynakları, romatizmal hastalıklar, deri hastalıkları, sinir sistemi rahatsızlıkları ve daha birçok sağlık problemi için doğal tedavi seçenekleri sunar” dedi.



“Termal turizmin sağlık üzerine etkileri bilimsel olarak desteklenmektedir”


Termal suyun sağlık üzerindeki etkilerinin bilimsel çalışmalarla da desteklendiğini hatırlatan Canarslanlar açıklamalarını şöyle sürdürdü:


“Mineralli sular, içerdikleri magnezyum, kalsiyum, lityum ve sülfat gibi mineraller sayesinde, vücudun çeşitli sistemlerine katkıda bulunur. Afyonkarahisar’daki kaplıcalar, özellikle termal suyun anti-inflamatuar ve analjezik özellikleri sayesinde, ağrı yönetimi ve rehabilitasyon süreçlerinde önemli bir rol oynar. Ziyaretçiler, bu suların rahatlatıcı etkisiyle fiziksel ve zihinsel olarak yenilenme fırsatı bulur.


Afyonkarahisar, çeşitli termal otel ve kaplıca tesisleri ile zengin bir yelpazeye sahiptir. Bu tesisler, her biri farklı ihtiyaç ve beklentilere yönelik olarak dizayn edilmiştir. Örneğin, aileler için uygun geniş odalara sahip tesisler olduğu gibi, daha çok sağlık ve rehabilitasyon hizmetleri üzerine odaklanan, spa ve wellness merkezleri de bulunmaktadır. Tüm bu tesisler, ziyaretçilere lüks ve konforun yanı sıra sağlık ve iyileşme imkanları da sunar.”



“Afyonkarahisar’da sunulan kapsamlı tedavi seçenekleri var”


Oruçoğlu Termal Otelin misafirlerine sadece konaklama ve dinlenme imkanı sunmadığını aynı zamanda kapsamlı sağlık ve wellness hizmetleri de sağladığını belirten Canarslanlar, “Bu hizmetler arasında fizyoterapi, hidroterapi, kum terapi ve çamur banyoları gibi çeşitli tedavi yöntemleri yer alır.


Afyonkarahisar termal otelleri, çocuklar ve aileler düşünülerek tasarlanmış birçok aktivite sunar. Çocuk havuzları, oyun alanları, animasyon hizmetleri ve aile odaları, çocuklarla birlikte seyahat eden aileler için idealdir. Aileler bir yandan sağlık ve rahatlama imkanlarının tadını çıkarırken, çocuklar da güvenli ve eğlenceli bir ortamda vakit geçirebilir.



“Oruçoğlu Termal Otel bölgede öne çıkan konaklama seçeneklerinden birisi”


Afyonkarahisar’da termal tatil düşünenler için Oruçoğlu Termal Otel’in geçmişten gelen tecrübesi ve deneyimi ile tatilcilere mükemmel ve keyifli bir tatil sunabileceğini işaret eden Canarslanlar, “Eğer bu bölgede konaklama düşünüyorsanız, Oruçoğlu Termal Otel’i de göz önünde bulundurabilirsiniz. Otel, modern imkanlar ve lüks bir konaklama deneyimi sunarak, termal suların sağladığı faydalardan maksimum düzeyde yararlanma imkanı sağlar. Zengin sağlık ve güzellik merkezleri, çocuk dostu aktiviteler ve yerel lezzetlerle dolu bir mutfak, Oruçoğlu Termal Otel’i, bölgedeki öne çıkan konaklama seçeneklerinden biri yapmaktadır.


Afyonkarahisar, termal turizminin yanı sıra, zengin tarihi ve kültürel mirası ile de ön plana çıkar. Şehirde birçok tarihi cami, müze ve antik kent bulunmaktadır. Termal tatiliniz sırasında şehrin tarihi yerlerini ziyaret ederek, kültürel bir deneyim de yaşayabilirsiniz.


Afyonkarahisar, sunduğu zengin termal kaynaklar, lüks konaklama tesisleri, kapsamlı sağlık hizmetleri, aile dostu aktiviteler, lezzetli yemekler ve kültürel zenginlikler ile hem sağlık arayanlar hem de tatil yapmak isteyenler için ideal bir destinasyondur. Bu benzersiz kombinasyon, Afyonkarahisar’ı Türkiye’nin termal turizmde öne çıkan şehirlerinden biri yapar” diye konuştu.



Bu yıl da sömestrde termal tatilin adresi Afyonkarahisar oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Esnaf ve sanatkârlar yeni yıldan ümitli" Esnaf ve sanatkârların mali zor bir yılı geride bıraktığını söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 2026 yılına girerken esnaf, hem ekonomik gelişmeler hem de yapılması beklenen düzenlemeler nedeniyle daha umutlu bir beklenti içerisindedir. Enflasyonun düşmesi yönündeki beklentiler ve bugüne kadar kadük kalan bazı kanunların hayata geçirilmesiyle esnafı rahatlatacak adımların atılması, 2026 yılının daha olumlu geçeceğine dair umudu artırmaktadır" dedi. "7 bin 200 prim günü sözü artık hayata geçirilmeli" 2026 yılına girdiğimiz bu günlerde esnafın en büyük beklentilerinden birinin sosyal güvenlik alanında verilen sözlerin yerine getirilmesi olduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Özellikle norm birliği sağlanması beklenen sektörlerde ve sosyal güvenlik alanında önemli sorunlar devam etmektedir. Esnafın uzun süredir yaşadığı 7200 prim günü mağduriyeti hâlen giderilememiştir. Aynı şekilde perakende sektöründe haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasına yönelik düzenlemeler de bu yıl içinde sonuçlandırılamamıştır. Esnafın temel beklentileri açıktır. Sosyal güvenlikte 7200 prim gününün 9 bin günle eşitlenmesi ve perakende sektörünü düzenleyen yasa tasarısındaki eksikliklerin giderilmesi öncelikli talepler arasındadır" şeklinde konuştu. Yıllardır dile getirdikleri Perakende Yasası’nın güncellenmesi talebinin de artık ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "En azından haftada bir gün zincir marketlerin kapatılması, esnafla doğrudan rekabet eden sigara ve ekmek gibi belirli ürün gruplarının satışına ilişkin sınırlamaların, yasal düzenleme çıkıncaya kadar tebliğlerle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu adımlar, esnafın ayakta kalabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bir diğer önemli sorun ise kira stopajı uygulamasının devam etmesidir. Bu uygulama hem devlet açısından vergi kaybına yol açmakta hem de esnafın çifte vergi ödemesine neden olmaktadır. Gayrimenkul sahibi kira geliri üzerinden vergi öderken, esnaf da yüzde 20 oranında stopaj yüküyle karşı karşıya kalmaktadır. Ortalama 20 bin liralık bir kira bedeli düşünüldüğünde, esnafın aylık 4 bin lira ek vergi ödemesi gerekmekte, bu durum, zaten yüksek olan giderleri daha da artırmaktadır" ifadelerini kullandı. "Esnaf aylık binlerce lirayı çifte vergiye ödüyor" Enerji maliyetlerinin esnafın en büyük yüklerinden biri olduğuna dikkat çeken Palandöken, "Doğal gaz ve elektrik kullanımında bugüne kadar uygulanan devlet destekleri ve kilovat başına sağlanan indirimlerin kaldırılması, belirli tüketim miktarlarını aşan esnaf için ciddi maliyet artışlarına neden olmuştur. Bugün birçok esnaf, dükkân kirasını aşan elektrik ve doğal gaz faturalarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Kira stopajı, enerji giderleri ve diğer girdi maliyetleri bir arada değerlendirildiğinde, esnafın mali yükü sürdürülemez bir noktaya gelmektedir" diye konuştu. "Esnafı güçlendirmek türkiye ekonomisini güçlendirmektir" Esnafın korunmasına yönelik Anayasa’nın 173’üncü maddesi kapsamında esnafa sağlanan kredilerin, piyasa faizlerine kıyasla düşük görünse de esnaf için hâlen yüksek kaldığını belirten Palandöken, "Bunun temel nedeni, esnafın müşterileriyle yıllardır sürdürdüğü faizsiz deftere yazma usulüyle çalışması ve bu kültürün devam etmesidir. Bu nedenle ortaya çıkan kredi modeli, piyasaya göre ucuz ancak esnaf açısından pahalı bir yapı oluşturmaktadır. Ayrıca KDV oranlarında da adil ve sürdürülebilir bir birlikteliğin sağlanması gerekmektedir. Esnafı en çok mağdur eden uygulamalardan biri, yüzde 1 oranıyla alımı yapılan bir ürünün satışta yüzde 10 KDV oranına tabi tutulmasıdır. Yüzde 1’le giriş yapan bir ürünün yüzde 1’le çıkmasının sağlanması, esnafın mağduriyetinin giderilmesi açısından vazgeçilmez bir düzenleme olacaktır. Ekonomik istikrarın sağlanması, esnafın rahatlaması ve güçlenmesi adına gerekli düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi zorunludur. Çünkü esnaf güçlendiğinde ülke ekonomisi de güçlenecek, esnafın ayakta kalmasıyla birlikte rekabet gücü korunacaktır" şeklinde konuştu.
Hatay Dünyanın en iyi tatlısı seçilen ‘Antakya Künefesi’ down sendromlu Mehmet’in ellerinde tat buluyor HATAY (İHA) – Hatay’da yaşayan down sendromlu Mehmet Doğru, 6 ay önce çırak olarak başladığı künefecide kendini geliştirerek künefe yapmayı öğrendi. Ustası Müslüm Günal’ın öğrettikleriyle dünyanın en iyi tatlısı olan Antakya künefesini yapmayı başaran Doğru’nun kendine özel müşterileri bulunuyor. Türkiye’nin medeniyet şehri olan Hatay, yöresel yemekleri ve tatlılarıyla gastronomi şehir olarak öne çıkıyor. Bölgeye özgü lezzetlerden olan Antakya künefesi, 2008 yılında tescillenerek kayıtlara girdi. Gıda sektörü hakkında araştırma yapıp bilgi sunan ‘TasteAtlas’ dergisi tarafından yapılan çalışmalarda Antakya künefesi dünyanın en iyi tatlısı seçildi. Dünya’da bulunan 2 bin 274 tatlının yarıştığı ‘Dünyanın En İyi 100 Tatlısı’ listesinde, 97 bin 422 değerlendirme sonucunda 4,51’lik puan ortalamasıyla en iyi tatlı seçildi. Tuzsuz peynir, kadayıf ve tereyağının bir araya gelmesiyle oluşan künefe, şehrin simgesi haline geldi. Antakya ilçesi Kisecik Mahallesi’nde yaşayan Müslüm Günal, 20 yıldır dünyanın en iyi tatlısı olan künefe yaparak vatandaşların damaklarında tat bırakıyor. Künefe yemek için Müslüm Usta’yı tercih eden 21 yaşındaki down sendromlu Mehmet Doğru, her gün künefe yediği işyerine 6 ay önce çırak olarak başladı. Müslüm Usta’nın künefe yapmanın inceliklerini anlattığı Doğru, kısa sürede künefe yapmayı öğrendi ve kendine özel müşteri kitlesi oluşturdu. "Bütün insanları Hatay’a künefe yemeye davet ederek, down sendromlu Mehmet ustanın ellerinden dünyanın en iyi tatlısını tatmalarını istiyoruz" Down sendromlu Mehmet’in yaklaşık 6 aydır yanında çıraklık yaptığını söyleyen künefe ustası Müslüm Günal, "Ben yaklaşık 20 yıldır künefe ustasıyım ve 15 yıldır ise işletme sahibiyim. Künefe yapmayı aileden öğrendim. Künefenin içinde; kadayıf, yöreye ait tuzsuz peynir ve tereyağı kullanılır. Künefe, dünyanın en iyi tatlısı seçildi. Bu da bizim için gurur vericiydi, dünyanın en iyi tatlısı künefedir. Mehmet 21 yaşında down sendromludur ve aynı zamanda benim köylümdür. Her gün künefe yemeye yanıma gelirdi. Mehmet’i işe alarak künefe ustası yapmaya karar verdik. Mehmet, yaklaşık 6 aydır künefe yapmayı öğreniyor ve kendisinin özel müşterileri var. Hatay, gastronomi şehridir. Künefemiz zaten coğrafi tescil aldı. Künefe, 2025 yılının en iyi tatlısı seçildi. Bütün insanları Hatay’a gelip künefe yemeye davet ediyoruz. Mehmet ustanın ellerinden dünyanın en iyi tatlısını tatmalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı.