GÜNDEM - 02 Ekim 2025 Perşembe 11:27

Kentin cadde ve sokaklarını ağır tonajlı araçların işgal etmesine vatandaşlar tepkili

A
A
A
Kentin cadde ve sokaklarını ağır tonajlı araçların işgal etmesine vatandaşlar tepkili

Afyonkarahisar’da mahalle aralarına giren tır ve kamyonlar alt ve üst yapıya zarar verirken, kontrolsüzce park edilen bu araçlar şehir yaşamını ciddi şekilde olumsuz etkiliyor. Dar sokak ve cadde aralarına bırakılan ağır tonajlı araçlar trafik güvenliğini tehdit ediyor, altyapıya zarar veriyor, çocuk ve yayalar içinse büyük risk oluşturuyor.


Afyonkarahisar’da kent merkezine yakın mahallelerde son aylarda artan tır ve kamyon yoğunluğu, hem altyapıya ciddi zarar veriyor hem de çocukların can güvenliğini tehlikeye atıyor. Mahalle aralarına giren ve günlerce park halinde bekleyen ağır tonajlı araçlara ilişkin vatandaşların defalarca ihbarda bulunmasına rağmen, yetkililerden kalıcı bir adım gelmedi.


Özellikle Karşıyaka, Yenice, Fatih ve Mareşal Fevzi Çakmak Mahalleleri adeta dev araçların park alanına dönüşmüş durumda. Sokaklara giren tır ve kamyonlar kaldırımları kırıyor, yollarda çöküntülere neden olarak, içme suyu hatlarına zarar veriyor. Bazı bölgelerde altyapı arızaları nedeniyle su kesintileri bile yaşanırken, aileler artık çocuklarını tek başına okula göndermeye korkuyor.



"Çocuklarımız tırlardan dolayı okula gitmek istemiyorlar"


Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karşıyaka Mahalle Muhtarı İsmail Şahin, kendisinin ve mahallelinin bu durumdan çok şikayetçi olduğunu ifade etti. Şahin, "tırlar girdikleri ara sokaklarda alt yapıya da zarar veriyor, asfaltlara da zarar veriyor. Özellikle içme suyu şebekelerimiz de patlaklar oluyor. Üst yapı ve alt yapıya her zaman zarar veriyor. İl Emniyet Müdürümüzden Allah razı olsun, kendisi geldikten sonra bayağı azaldı. Tırlar mahalleye giriyor dönemeyince kaldırımlara da zarar veriyorlar yani ben bu durumdan çok rahatsızım. Çocuklarımız tırlardan dolayı okula gitmek istemiyorlar. Anneleri getirip götürüyorlar" diye konuştu.



"Tırlar tonajlı olunca yolda çökmelere neden oluyor"


Fatih Mahallesi Muhtarı Kenan Uçmak’da tır ve yüksek tonajlı araçların alt ve üst yapıya zarar verdiğini söyleyerek, bu durum için duyarlı olunmasını istedi. Uçmak, "Bunu bir şikayet olarak algılamayalım ama bizim mahallemizde zaten alt yapı zayıflığı var, tırcı arkadaşlarımız bizim kardeşlerimiz ama onlarda biraz daha duyarlı olup mahallemizi düşünerek hareket etsinler. Ana caddeler üzerine, park önlerine ve yeni yapılan yollara çok tonajlı tırları park etmezler ise güzel olur. Asfalt çalışmalarımız var, mahallemiz zarar görmesin. Tırlar tonajlı olunca yolda çökmelere neden oluyor. Buda mahallemize özellikle alt yapıya zarar veriyor" diye konuştu.



Vatandaşlardan yetkililere güvenlik için çağrı


Mahalle sakinleri de yaşananlara tepkili. Vatandaşlar, gün içinde defalarca zabıta ve emniyeti aradıklarını, ekiplerin gelip sürücülere ‘park etmeyin’ diyerek uyarıda bulunduğunu ancak araçların kaldırılmadığını söyleyerek mahallelerinde tır ve kamyon parkı istemediklerini dile getirdi.


Kentte son yıllarda hat safhaya ulaşan park sorununa eklenen bu durum, vatandaşların evlerine giriş-çıkışlarını güçleştirirken acil durumlarda ambulans ve itfaiye araçlarının ulaşımını da engelleyebiliyor.


Vatandaşlar zabıta müdürlüğü ve trafik birimine çağrıda bulunarak kamyon ve tırların mahalle ve sokak aralarına park etmesinin önlenmesini, bu araçların mevcut garaj ve park alanlarına yönlendirilmesini, çocukların yayaların ve sürücülerin can güvenliği için denetimlerin artırılmasını ve mevcut garajların etkin kullanılmasını istiyor.



"İnsanların mal ve can güvenliğini tehdit ediyorlar"


Bazı vatandaşlar ise tır şoförleri hususi aracıyla gelir gibi yüklü araçlarla mahallelere geldiklerini ve günlerce sokak aralarında beklediklerini ifade etti. Vatandaşlar zaman gözetmeksizin sokakları adeta işgal eden ağır tonajlı araç sürücülerinin çoğu kez kör nokta görüş olayına da dikkat çekerek mahallerinde büyük tehlike arz ettiğini kaydederek, insanların mal ve can güvenliğini tehdit ederek özellikle alt yapıya zarar vermesinden şikayetçi oldu.



Kentin cadde ve sokaklarını ağır tonajlı araçların işgal etmesine vatandaşlar tepkili

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Karpuz ve bal kabağıyla mutfağı sanat atölyesine çeviriyor Denizli’deki bir beş yıldızlı otelde yapan şef Murat Ertürk, karpuz ve bal kabağını kısa sürede görsel şölene dönüştürerek mutfakta sanatı yaşatıyor. Denizli önemli konaklama ve termal tesislerinden birisinde şef görev yapan Murat Ertürk, farklı ebatlardaki bal kabağı, karpuz ve sebzeleri adeta birer sanat eserine dönüştürüyor. Kariyerinde Antalya başta olmak üzere turizm sektörünün önde gelen tesislerinde deneyim kazanan Ertürk, genç yaşlarda katıldığı yarışmalarla da adını duyurdu. 2007-2009 yıllarında Genç Aşçılar Milli Takımı’nda yer alan başarılı şef; Antalya, Alanya, Kocaeli ve Manavgat’ta düzenlenen dekor yarışmalarında birçok birincilik ve dereceler elde etti. Özellikle meyve ve sebze oyma sanatındaki ustalığıyla dikkat çeken Ertürk, kısa sürede ortaya çıkardığı eserlerle izleyenleri hayran bırakıyor. Mutfakta estetik ve lezzeti bir araya getiren Murat Ertürk hem yerli hem yabancı misafirlerden büyük ilgi görüyor. Küçük bıçaklar yardımıyla 1 ila 1,5 saat içerisinde karpuz ve bal kabağını görsel bir şölene dönüştürdüğünü belirten Ertürk, "Mutfak benim için sadece yemek yapmak değil, aynı zamanda bir sanat alanı. Her ürünün içinde ortaya çıkarılmayı bekleyen bir estetik var. Sanatımı farklı sebzeler üzerinde sürdürmeye devam edeceğim. Yerli ve yabancı konuklarımıza otelimizde kusursuz hizmet verirken, Denizli ve Türkiye Mutfağıyla farklı tatları sunarken, görsellikten de asla vaz geçmeyeceğiz. Sanatımla önümüzdeki dönemlerde yapılacak yarışmalara katılmaya devam edeceğim. Denizli yi ve görev yaptığım otelimizi en güzel şekilde tanıtmaya ve temsil etmeye devam edeceğim. İşimi çok seviyorum. Çalışırken de asla yorulmuyorum " dedi. Adempira Termal & Spa Hotel Genel Müdürü Recep Altuntaş da mutfak sanatlarının turizmdeki önemine dikkat çekti. Altuntaş, Türk mutfağının köklü geçmişine vurgu yaparak Denizli mutfağının da bu zenginliğin önemli bir parçası olduğunu ifade ederek, "Türk mutfağı, dünyada sayılı mutfaklar arasında yer alıyor. Denizli mutfağı ise hem yöresel lezzetleri hem de doğal ürünleriyle çok özel bir konuma sahip. Biz de otel olarak bu zenginliği en iyi şekilde misafirlerimize sunmayı hedefliyoruz. Şeflerimizin sanatsal dokunuşları, misafirlerimize sadece bir yemek değil, aynı zamanda unutulmaz bir deneyim yaşatıyor" dedi.
İstanbul İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Programı öğrencileri, sektörün mutfağını yerinde görmek amacıyla modern üretim tesislerine teknik bir gezi düzenledi. Akademi ile sanayi arasındaki bağı güçlendirmeyi hedefleyen anlamlı bir buluşma gerçekleşti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Programı öğrencileri, sektörün mutfağını yerinde görmek amacıyla modern üretim tesislerine teknik bir gezi düzenledi. Genç yetenekler, teorik bilgilerini devasa bir üretim hattının dinamikleriyle birleştirme fırsatı buldu. Üretimin tüm aşamaları incelendi Ziyaret kapsamında öğrenciler, bir terliğin fikir aşamasından son paketleme anına kadar geçen tüm kompleks süreci adım adım inceledi. Gezi boyunca üretim bandının her bir istasyonunda duran öğrenciler, sektör profesyonellerinden teknik detaylar aldı. Ar-Ge ve Tasarım Merkezi: Öğrenciler, dijital tasarımların fiziksel prototiplere nasıl dönüştüğünü, modelleme ve kalıp hazırlama süreçlerindeki kritik hassasiyetleri gözlemledi. Kesim ve Saya Hazırlama: Malzeme verimliliğinin ve hatasız kesimin önemine dikkat çekilen bu bölümde, otomasyon sistemlerinin hızı ve insan emeğinin titizliği bir arada görüldü. Montaj ve Enjeksiyon Hattı: Terliklerin form kazandığı enjeksiyon makineleri ve montaj hatlarında, seri üretimin disiplini teknik bir vizyonla aktarıldı. Sürdürülebilirlik ve teknoloji odaklı üretim vizyonu Ziyaretin en dikkat çeken bölümlerinden biri, modern sanayinin vazgeçilmezi olan "Yeşil Üretim" teknolojileri oldu. Öğrenciler, yıllık 59,5 ton atığı geri dönüştürerek çevreye kazandıran ve üretim enerjisinin yüzde 75 gibi büyük bir kısmını güneş enerjisinden karşılayan, döngüsel ekonomiyi kağıt, plastik, cam ve metalin ötesine taşıyarak terlik üretimindeki firelerinin yüzde 100’ünü henüz atık statüsüne geçmeden üretim bandına geri kazandıran sürdürülebilirlik hamlelerini yerinde inceledi. Sektörün sadece üretim kapasitesinden ibaret olmadığını gören genç tasarımcılar, 50’den fazla ülkeye ihraç edilen ve yılda 100 milyon çift üretim kapasitesine ulaşan dev bir ekosistemin operasyonel gücüne tanıklık etti. Yaklaşık 1.500 çalışanın kolektif emeğiyle yürütülen süreçler, öğrencilere bir işletmenin kurumsal yapısı hakkında önemli ipuçları verdi. Akademik kadrodan samimi teşekkür Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Serap Çaşkurlu öncülüğünde gerçekleşen ziyarete; Doç. Dr. Şeyda Eyüpoğlu, Öğr. Gör. Betül Kır ve Öğr. Gör. Can Hacıosmanoğlu da eşlik ederek öğrencilerle birlikte üretim süreçlerini değerlendirdi. Akademik kadro adına iletilen teşekkür mesajında şu ifadelere yer verildi: "Bölüm olarak gerçekleştirdiğimiz teknik gezi kapsamında fabrikanızı ziyaret etmekten büyük memnuniyet duyduk. Misafirperverliğiniz ve bizlere sunduğunuz samimi karşılamadan dolayı başta yöneticileriniz olmak üzere tüm çalışanlarınıza şükranlarımızı sunarız. Öğrencilerimize yönelik gerçekleştirdiğiniz bilgilendirmeler ve üretim süreçlerine dair paylaştığınız değerli bilgiler, sektör ile eğitim arasındaki bağın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Teorik bilgilerin uygulama ile desteklenmesi açısından bu tür iş birliklerinin öğrencilerimiz için son derece faydalı ve yol gösterici olduğuna inanıyoruz. Ziyaretimiz süresince bizlere gösterdiğiniz ilgi, sabır ve içten yaklaşımınız için tüm hocalarımız ve öğrencilerimiz adına teşekkürlerimizi sunarız." Eğitimde uygulamalı dönem Gezi sırasında heyecanlarını gizleyemeyen öğrenciler, derslerde gördükleri tekniklerin endüstriyel boyutta nasıl karşılık bulduğunu görmenin kariyer planlamaları için dönüm noktası olduğunu belirtti. Uzmanlar ise nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamada saha deneyiminin hayati önem taşıdığını vurguladı. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa öğrencilerinin; ziyaret sonunda sadece birer gözlemci olarak değil, geleceğin ayak giyim dünyasını şekillendirecek vizyoner adaylar olarak tesisten ayrıldığı aktarıldı. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ve öğrencilerin merak ettiği soruların yanıtlandığı bir soru-cevap paneli ile sona erdi.