POLİTİKA - 26 Ağustos 2025 Salı 00:51

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Filistinli Müslüman kardeşlerimiz de inşallah en yakın zamanda zafer bayramlarını kutlar"

A
A
A
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Filistinli Müslüman kardeşlerimiz de inşallah en yakın zamanda zafer bayramlarını kutlar"

Afyonkarahisar’da Zafer Haftası kutlamalarına katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Nasıl bu millet Zafer Bayramı’nı kutlamayı başarmış bir milletse Filistinli Müslüman kardeşlerimiz de inşallah en yakın zamanda zafer bayramlarını kutlar ve Filistin özgürlüğüne kavuşur diye dua ediyoruz, gayret ediyoruz" dedi.


Kurtuluş Savaşı’nı zafere taşıyan ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak da bilinen, 1922’de Mustafa Kemal Atatürk’ün yönettiği Büyük Taarruz’un 103’üncü yılı dolayısıyla Afyonkarahisar’da törenler düzenlendi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, gerçekleştirilen törenlere katılım gösterdi. İlk olarak Şuhut ilçesindeki Atatürk Evi’ni ziyaret ederek burada vatandaşlara seslenen Başkan Kurtulmuş, temsili atlı birlikleri Büyük Taarruz Karargahı’ndan İzmir’e uğurlayarak kortej yürüyüşüne katıldı. Daha sonra Şuhut Şehir Stadı’nda yapılan kutlama programına katılan Başkan Kurtulmuş, İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği katliamlara değinerek Filistin halkının da bir gün zafer kutlamaları temennisinde bulundu.



"Filistin meselesi Türk milleti için milli bir meseledir"


Türk milletinin Filistin’de yapılan zulmü durdurmanın boynunun borcu olduğunu dile getiren TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Bu millet, dünyanın neresinde zulüm varsa o zulmü kendisine yapılmış bir zulüm olarak görür ve karşısında yer alır. Dünyanın neresinde zalim varsa ona haddini bildirmek için bütün gücünü ortaya koyar. Her gün onlarca Filistinli yiyecek kuyruklarında canice kurşunlanarak ve bombalanarak hayattan koparılıyor. Bu vahşete, soykırıma asla ’eyvallah’ etmiyoruz, ’dur’ demek için hep beraber gayret sarf ediyoruz ve inşallah Filistin’de yaşanan bu zulümleri, bu katliamları durdurmak da bunun için gayret sarf etmek de bu milletin boynunun borcudur. Şunu ifade etmek isterim, bazıları ’bize ne Filistin’den, bize ne Gazze’den?’ diyebilirler. Çok açık söylüyorum, Filistin meselesi Türk milleti için milli bir meseledir ve milletimizin ortak meselesidir. Görür gibi inanıyorum, bütün binaların yıkıldığı, neredeyse bir tek duvarın bile kalmadığı Gazze’de, halkın geleceğini, Gazzelilerin, Filistinlilerin geleceğini görüyorum. Nasıl bu millet Zafer Bayramı’nı kutlamayı başarmış bir milletse Filistinli Müslüman kardeşlerimiz de inşallah en yakın zamanda zafer bayramlarını kutlar ve Filistin özgürlüğüne kavuşur diye dua ediyoruz, gayret ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki aydınlığın en yakın olduğu yer, gecenin en karanlık olduğu yerdir" şeklinde konuştu.



"Biz görüyoruz, müdahale etmeye çalışıyoruz"


İsrail’in gerçekleştirdiği soykırımı eleştiren Başkan Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Onlara yapılan zulmün karşısında susanlara, destek olanlara, görmezden gelenlere de ’Allah ne biliyorsa öyle yapsın’ diyoruz ama biz görüyoruz. Müdahale etmeye çalışıyoruz, gayret ediyoruz ve inşallah Filistin’de yaşanan bu büyük zulmün, bu büyük soykırımın sona erdirilmesi için bütün gücümüzü seferber ediyoruz. Allah yar ve yardımcımız olsun."


Başkan Kurtulmuş’un konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Ankara Devlet Sahne Sanatları Topluluğu tarafından ’Bir Anadolu Masalı Kahramanlık Destanı’ gösterimi yapıldı.



TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Filistinli Müslüman kardeşlerimiz de inşallah en yakın zamanda zafer bayramlarını kutlar"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri 25 yıllık usta, tarihi Osmanlı’ya dayanan güllaçın püf noktalarını anlattı Kayseri’de 25 yıllık yaş pastası ustası Ramazan Duran; yüzyıllardır Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan güllaç yapımının püf noktalarını anlattı. Ramazan ayının ortalarına yaklaşırken iftarın vazgeçilmezlerinden olan güllaç büyük ilgi görüyor. Kayseri’de 25 yıllıdır yaş pasta ustalığı yapan Ramazan Duran, güllaç yapımının püf noktalarını anlattı. Güllacın ham maddesinin mısır nişastası olduğuna değinen Duran, yapım aşamasında dökülen sütün ılık olması gerektiğinin altını çizdi. 10-15 dakika dinlendirildikten sonra afiyetle tüketileceğini söyleyen usta Duran," Güllaç Ramazan’ın vazgeçilmez tatlısıdır. Bu tatlının ham maddesi mısır nişastasıdır. Süt ne sıcak olacak ne de soğuk olacak, oda sıcaklığında olacak. Önce tepsimizin altını ıslatıyoruz. Güllaçlarımızı tek tek ıslatıp tepsimize diziyoruz. İsteğe bağlı içeresine ceviz, Antep Fıstığı gibi malzemelerimizi koyduktan sonra üstüne tekrar katlarımızı ekliyoruz. Güllacın üstüne sütünü döküp dinlenmeye bırakıyoruz. Dinlendikten sonra kesip servise sunuyoruz. Dilimlenmesi için 10-15 dakika dinlenmesi gereklidir. Antep fıstıklı, cevizli, muzlu, frambuazlı ve çikolatalı güllaç çeşitlerimiz bulunmaktadır. Ramazan’ın vazgeçilmezi güllaç, vatandaşlarımıza afiyet olsun" ifadelerini kullandı.
Hatay Depremde iş yerleri ve evleri yıkılan afetzede kadınlar, zanaatlarını kültür sanat çarşısında yaşatıyorlar Hatay’da depremde atölyeleri zarar gören depremzede kadın zanaatkarlar, valilik tarafından açılan Kültür Sanat Çarşısı’nda atölyelerine kavuşarak yeniden el sanatlarını yaşatma fırsatı buldular. Medeniyetler beşiği olan Hatay’da depremzede sanatçıları hayata tutundurmak ve sanatlarını yaşatmak için Hatay Valiliği tarafından Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’ne Kültür ve Sanat Çarşısı kurulmuştu. Şehrin kültürünün ve el sanatlarının yaşatıldığı 82 iş yerinde; mozaiğinden ebru sanatına, ahşap yakma sanatından taş oymacılığına onlarca sanat dalı onlarca kadın sanatçının ellerinde hayat buluyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın talimatıyla kurulan çarşıda açılan atölyelerde, kadın sanatçıların emek verip yaptıkları çalışmalar vatandaşların hizmetine sunuluyor. "Depremden sonra tekrar mesleğime kavuşmak, sanat çarşısında dükkanın verilmesi, kendi mesleğimi icra etmek bize gerçekten terapi gibi geldi" Dedesinden aldığı ilhamla 30 yıldır kilim dokumacılığı yaparak kadının kendi ayakları üzerinde durabileceğini gösteren Ferdali Bostancı, "Ben 30 yıldır kilim dokuma ustasıyım. Dede mesleğini daha geniş çaplı nesillere aktarabilmek için 1994’te bu sanatın okulunu okudum. Dedem eskiden hasır işlerdi, biz küçükken merakla da onu sürekli izlerdik. Çocukluğumdan aklımda kalan bu mesleği ileride üniversitesini okuyup icra edeceğimi açıkçası düşünmemiştim. Depremden sonra tekrar mesleğime kavuşmak ve özellikle şu an sanat çarşısında küçücük de olsa bir dükkanın verilmesi kendi mesleğimi icra edip bunu gelecek nesillere aktarıp bunun için bir imkan sunulması için bize sunulduğundan kaynaklı gerçekten terapi gibi geldi. Kadın öncelikle her şekilde kendi ayaklarının üstünde durur. Bunu her şekilde görüyoruz ve aslında her kadın çok güçlüdür. Yeter ki hiçbir yerden kösteklenmesin ve kendi çabalarıyla düştüğü yerden tek başına kalkabilen bir güce sahiptir. Kadınlar çok zorluklar çekerek bugüne varabilir. Beni destekleyen bir eşim var. Ümit ediyorum ki bütün kadınlara da aynı şekilde belli bir yardım beklemeden kendi seslerini çıkarmak ve kendi güçleriyle ortaya koyabilmek" dedi. "Kadın olarak kendimi kanıtlamaya, kendinizi ve ailenize yardımcı olmak amacıyla çabalıyoruz" Kadınların kafalarına koydukları her konuda başarılı olacağını söyleyen ve 41 yıldır ebru sanatını icra eden Durdunaz Günaydın, "Ben 41 yıldır bu işin içindeyim. Ben hem ressamım hem de ebru sanatçısıyım. Şu anda benim yaptığım meslek ressamlığın dışında Hatay ipeği üzerine ebru sanatçısıyım. Bu ipeğe yönelmem de buradaki ebru sanatçısı olduğum zaman dedim ki bu tek ebru yani kağıtlarda olmasın. Kağıttan çıkartıp seramiğe, ondan sonra işte ahşaba, taşa, deniz kabuğuna kadar her şeye ebru batırdım. Herkesin ebru sanatını tanıması lazım. Bu Hatay’ın ipeklerini, Samandağ ve Harbiye ipeklerini aldım. Onlara o ipekçilerimizi, onlar da bana yardımcı oldular. Onların ipeklerini ebru yaptım. Biz depremde çok kayıplarımız oldu, benim atölyem vardı ve yıkılmadı. Atölyemde kadın olarak benle oğlum beraber çalışıyorduk ve ayakta durmaya çalışıyorduk. Mesleğimi bu şekilde icra etmeye çalışıyorduk fakat depremde çok kayıplarımız oldu. Antakya’da evimiz olduğu halde evimiz yıkıldı. Burada Valimiz Mustafa Masatlı, sağ olsun bize yardımcı oldular. Buradaki sanatçılarımızı toparladılar. Ben de maddi manevi sıkıntıya girdiğim halde ayakta durmaya çalışıyorum. Yavaş yavaş kadın olarak kendimi kanıtlamaya, kendinize ve ailenize yardımcı olmak amacıyla çabalıyoruz. Kadınlar Günü esasında böyle bir günde anmak güzel oldu. Kadınlarımızın ne kadar güçlü ne kadar başarılı olduğunu isterse kadınların hani derler ya taşı sıksa suyunu çıkarırlar. Kadınlar kafalarına bir şey koydukları zaman yaparlar. Kadınlar Günü’nde bütün kadınlarımızın Kadınlar Günü’nü kutluyorum" ifadelerini kullandı.