POLİTİKA - 25 Nisan 2026 Cumartesi 09:29

Yurdunuseven: "Cezaevlerindeki çocukların suça sürüklenmelerinde sosyal medyanın büyük etkisi olduğunu görüyoruz"

A
A
A
Yurdunuseven: "Cezaevlerindeki çocukların suça sürüklenmelerinde sosyal medyanın büyük etkisi olduğunu görüyoruz"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’deki 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yapılan düzenlemeye ilişkin TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Av. İbrahim Yurdunuseven, cezaevlerindeki çocukların suça sürüklenmelerinde sosyal medyanın büyük bir etkisinin olduğunu söyledi.


Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Düzenleme ile 15 yaş altı çocuklara yönelik güvenli dijital alanlar oluşturularak kontrollü kullanım teşvik edilecek. TBMM’de 7 yıl Hükümlü ve Tutuklu Hakları İnceleme Alt Komisyonu başkanlığı yaptığını anımsatan Yurdunuseven, düzenlemeyi değerlendirdi. Hükümlü ve Tutuklu Hakları İnceleme Komisyonu olarak onlarca cezaevinde incelemelerde bulunduklarını kaydeden Yurdunuseven, yaptıkları incelemelerde özellikle çocuk yaştaki hükümlülerin suça sürüklenmelerinde sosyal medyanın da etkisinin büyük olduğuna dikkat çekti.



"Çocuklar, suç işleme şekil ve materyallerine daha çocuk yaşta çok kolay bir şekilde ulaşabilmektedirler"


Yurdunuseven konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi:


"Burada özellikle dikkat çekmemiz gereken hususlardan bir tanesi sosyal medyanın çocuklarımızın suç işlemelerindeki ya da suça yönelmelerindeki etkisidir. Son yıllarda çocukların sosyal medyayı daha yaygın kullanmasıyla, bazı platformlardaki özendirici ve yönlendirici içerikler büyük oranda küçük yaştaki sosyal medya kullanıcılarını etkisi altına almaktadır. Geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş’ta bir okulda hepimizin yüreğini sızlatan olay da bizlere bir kez daha göstermiştir ki çocuklar, suç işleme şekil ve materyallerine daha çocuk yaşta çok kolay bir şekilde ulaşabilmektedirler."



"Son yıllarda sosyal medyanın da etkisiyle çocuklarımız suça sürüklenmektedir"


Cezaevlerindeki incelemelerde son yıllarda çocuk yaşta hükümlü sayısının arttığını ve bunda sosyal medyanın da büyük bir etkisinin olduğunu kaydeden Yurdunuseven, "TBMM bünyesinde 7 yıl Hükümlü ve Tutuklu Hakları İnceleme Komisyonu başkanlığı yaptım. Yurt içinde ve yurt dışındaki cezaevlerinde incelemelerimiz oldu. Maalesef, üzülerek söylemek gerekir ki son yıllarda sosyal medyanın da etkisiyle çocuklarımız suça sürüklenmektedir. Bu noktada yapılan yeni düzenleme tamamen çocuklarımızı ve Türk aile yapısını korumaya yöneliktir. Bu noktada ailelerimize de büyük sorumluluklar düşmektedir. Sosyal medya erişimi noktasında anne ve babalarımız kontrolü sürekli elinde bulundurmalı, gelecekte oluşabilecek toplumsal sorunların önüne geçmelidirler. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladığımız bu günde bu düzenleme, geleceğimizin teminatı yavrularımız için son derece yerinde ve isabetli olmuştur" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır. PKK uzantısı DEM Parti’nin bu gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyoruz" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Ermeni çevrelerin sözde ’Ermeni soykırımı’nın yıl dönümü olarak andıkları 24 Nisan’da, terör örgütünün siyasi uzantısı DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiriye ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Destici, dönemin çatışma ortamında Anadolu’da faaliyet gösteren Ermeni silahlı grupların saldırıları karşısında uygulanan tehcirin, devletin bekası ve sivil halkın güvenliğini sağlamaya yönelik bir tedbir olarak hayata geçirildiğini belirtti. Osmanlı Devleti’nin sistematik bir yok etme amacı olsaydı, bu denli kapsamlı ve maliyetli bir sevk politikası yerine farklı yöntemler tercih edilebileceğine dikkati çeken Destici, buna karşılık Devletin, güvenlik gerekçesiyle nüfusun yer değiştirmesini esas aldığını dile getirdi. Destici, ""Bugün tek taraflı mağduriyet söylemi kuranların Anadolu’da Türklerle birlikte Kürtlerin de ağır kayıplar yaşadığı gerçeğini görmezden gelmesi en hafifiyle ciddi bir tarihi eksikliktir. Dün sivil Müslüman halkı hedef alan saldırılarla, yakın dönemde Hocalı’da yaşanan ve Ermeni askerlerinin sebep olduğu soykırımı yok sayarak, geçmişte zorunlu devreye sokulan güvenlik tedbirlerini suç gibi sunmak, geçmişi düşmanca art niyetli ve tek boyutlu okumaktır, hakikati inkardır. Ermeni çetelerince katledilen kendi halkının kanı üzerinden siyaset yapıp, bugün o kanı dökenlerin yasını tutmak siyasi bir tercihten öte, tarihi bir utanç ve celladına aşık bir kimliksizliktir" açıklamasında bulundu. "DEM Parti’nin gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyoruz" Tehcir sürecinde tek bir tarafı sorumlu tutmanın hakkaniyetli olmadığını kaydeden Destici, "Ermeni çevrelerin sözde ’Ermeni soykırımı’nın yıl dönümü olarak andıkları 24 Nisan’da, terör örgütünün siyasi uzantısı DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır. PKK uzantısı DEM Parti’nin bu gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyor, katledilen binlerce Müslüman-Türk ve Kürt vatandaşımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.