ASAYİŞ - 16 Haziran 2024 Pazar 08:14

’Hudut Kartalları’ bayramda da elleri tetikte sınır nöbetinde

A
A
A

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde Türkiye-İran sınırında görev yapan askerler, Kurban Bayramı’nı nöbet tutarak görevlerinin başında geçiriyor.

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan 5’inci Hudut Tugayı 4’üncü Hudut Taburuna bağlı 2 bin 800 rakımda konuşlu 13. Hudut Bölük Komutanlığında görev yapan askerler, Kurban Bayramı’nı görevleri başında geçiriyor. Türkiye -İran sınırında yer alan karakollarında gözleri sınırda, kulakları komutanlarında olan Mehmetçik, vatanı koruma görevlerini bayramda da aynı hassasiyetle sürdürüyor. Ailelerini telefonla arayarak bayramlarını kutlayan askerler, vatani görevlerini yerine getirmenin de gururunu yaşıyor.

’Hudut Kartalları’ bayramda da elleri tetikte sınır nöbetinde

Güvenlik Duvarı ile terör ve kaçakçılığa geçit yok

Mehmetçiğin 7 gün 24 saat teyakkuzda olduğu Türkiye-İran sınırında, sınır fiziki güvenliğinin sağlanması amacıyla her biri 3 metre ve 30 santimetre kalınlığında olan ve üzeri tel örgülerle çevrili Modüler Beton Duvar sayesinde bölgede teröristlerin sızma girişimleri, yasadışı ve düzensiz göçmenlerin geçiş teşebbüsleri ve kaçakçılık faaliyetlerinin önüne geçiliyor. Karakol, mevziler ve Modüler Beton Duvar hattındaki kameralar sayesinde ise hudut hattındaki her hareketlilik gözetlenebiliyor.

’Hudut Kartalları’ bayramda da elleri tetikte sınır nöbetinde

Kule ve Hudut Hattının emniyeti son teknoloji termal kameralarla sağlanıyor

Türk Silahlı Kuvvetleri Dayanışma Vakfının iştiraki olan ASELSAN tarafından tamamen yerli ve milli imkanlarla üretilen en son sistem termal kameraların yüksek görüntü kalitesi sayesinde, gece gündüz fark etmeksizin hudut hattında gözetleme yapılabiliyor. Bölgenin güvenliğini sağlamak için 7 gün 24 saat görevlerinin başında olan “Hudut Kartalları” son teknoloji olan cihazlarla güçlerine güç katıyor.

Baştan aşağı zırhlı ve son teknolojiyle donatılan araçlar bölgede kuş uçurtmuyor

Taktik tekerlekli zırhlı olan “Vuran” ve “KOBRA-2” araçlarının üzerinde bulunan termal termal kameralar ve kara gözetleme radarı sayesinde bölgede habersiz kuş uçmuyor. Vuran aracı üzerine entegre edilmiş Sarp Silah Sistemi’nin kara ve havada otomatik takip etme özelliği sayesinde bölgede görünmeyenler görünür hale geliyor. KOBRA-2 aracı üzerinde bulunan termal kameralar ise gece gündüz fark etmeksizin 10 kilometre çapında ısı yayan her şey tespit edilebiliyor. Aynı zamanda araç üzerinde yer alan kara gözetleme radarı ile her türlü hava koşulunda 6 kilometreye kadar hareket eden canlılar, 15 kilometreye kadar da hareket halindeki motorlu araçlar tespit edilerek bölgenin güvenliği sağlanıyor.

Merve Gökbakan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çine Ovası’nda balya mesaisi başladı Aydın’ın Çine ilçesinde hububat hasadıyla birlikte tarlalarda yoğun mesai başlarken, üreticiler kurutulan buğdayları balyalayarak kaba yem olarak hazırlıyor. Üretici Taner İçöz, bu yıl yağışların verimi artırdığını belirterek sezondan umutlu olduklarını söyledi. Türkiye’nin önemli tarım kentlerinden olan Aydın’da hububat hasadıyla birlikte tarlalarda da kaba yem olarak bilinen ’balya’ mesaisi başladı. Çine ilçesi Kahraman Mahallesi Muhtarı ve üretici Taner İçöz, geçen yıl kuraklık nedeniyle zor günler geçiren çiftçilerin bu yıl yağışların iyi gitmesiyle umutlandığını söyledi. Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren üreticiler, biçilen otları balyalama makineleri ile işleyerek hayvanların tüketebileceği kaba yem haline getiriyor. Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte ovada yoğun mesai yaşanırken, çiftçiler bir yandan verimli sezonun sevincini yaşarken diğer yandan artan maliyetlerle mücadele ediyor. Çine Ovası’nda arpa, buğday ve yonca hasadının sürdüğünü belirten İçöz, üreticilerin biçim, toplama ve balyalama işlemleriyle yoğun şekilde çalıştığını ifade etti. Hasat edilen ürünlerin yaklaşık bir hafta bekletildikten sonra toplandığını, ardından balyalama sürecine geçildiğini kaydeden İçöz, makinacılık ve balyacılık işlerinin zorluğuna dikkat çekti. "Ümidimiz yüksek verimde yüksek parayı almak" Tarım sektöründe en büyük sorunlardan birinin işçi bulmak olduğunu söyleyen İçöz, "Arazilerimizde hasat dönemindeyiz. Arpa, buğday paketleme işle uğraşıyoruz. Sezonun tam üstündeyiz. Yonca paketleri oldu. Şimdi arpa ve buğdaydayız. Önce bunları biçiyoruz. 7-8 gün bekledikten sonra toplamaya geçiyoruz. Toplamadan sonra balyalama işine geçiyoruz. Makinecilik işi zor, balyacılık işi zor. İşçi bulmakta zorlanıyoruz. İşçi bulamıyoruz. Oradan bir sorunumuz var ama bu sene en azından yağışlar güzel gitti. Onun bir güzelliği var. Ürünlerimiz çok güzel. Bunun arkasında mısır ekeceğiz. Bu yerlerimize. Süt mısır ekiliyor bölgelerimizde. Bir de kuru mısır ekiyoruz. Domates eken yerler var. Bunlarla uğraşıyoruz. Şimdi bunlar kalktıktan sonra yerden arazilerimize giriş yapacağız. En azından su sorunumuz yok. Allah’a şükür olsun. En azından o bizi sevindiriyor şu anda. Fiyatlar belli değil. Bir belirsizlik var. Şu an yaptığımızı kaç paraya satacağımızı bilmiyoruz yani. Gübre ve mazot çok yüksek olduğu için işçi maliyeti yüksek. Bunun için de biz şu anda fiyat belirleyemiyoruz. Geçen sene biz çiftçiler olarak kurak bir yıl geçirdik. Para kazanmadık. Onun için bu sene ümitliyiz biraz daha. Geçen sene 36-37 lira civarındaydı. Bu sene 70-75 TL’lerde mazot alıyoruz. En azından ümidimiz kuru mısır da olsun silajlık mısır da olsun yüksek verimde yüksek parayı almak. Çünkü geçen sene bütün çiftçilerimiz zarar da etmedi, kâr da etmedi. Çok düşük paralara gitti işleri. Geçen sene balya fiyatları bizim arazide 150 liraydı. Şu anda 250-300 lira düşünüyoruz bir balya otun. Eskiden arpa vardı, şimdi buğdaya geçti. Fiğ yulaf var. Çeşit çok hayvanlar için ama insanların alım gücü düşük. Biz 300 lira düşünüyoruz şu anda ama daha verilmiş bir fiyat yok. Balyalarda artık buğday yapıyoruz. Arpa ekiyorduk eskiden biz tarlalarımıza, arpayı biçerdik, onu hasat yapardık. Şimdi bu sene komple ovada, arazide buğday ve yulaf ekiliyor. Bunlar daha iyi. Hayvana daha iyi yaradığı için çiftçilerimiz ona yöneldi şimdi" dedi.