SPOR - 28 Ağustos 2023 Pazartesi 09:04

Kösedağ, bir kez daha güven tazeledi

A
A
A
Kösedağ, bir kez daha güven tazeledi

Ağrı’da yapılan 6. Ağrı Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Olağan Genel Kurulu Toplantısında, 5 dönemdir başkanlık yapan Erkan Kösedağ, 6’ncı kez başkan seçildi.


Ağrı Barosu Konferans ve toplantı Salonunda yapılan ASKF 6. Olağan Genel Toplantısı, saygı duruşunda bulunulması ve ardından İstiklal Marşının okunması ile başladı.


‘Sporun, bölgesi, memleketi, meşrebi olmaz’


Bingöl ASKF Başkanı Aliekber Alimoğlu’nun divan başkanlığını yaptığı genel kurula, oylama öncesi telefonla bağlanan Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu (TASKK) Başkanı Ali Düşmez, sporun birleştirici yönüne vurgu yaparak: “ Ben Ağrı’ya özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu’ya yapılan kongrenin hayırlar getirmesini diliyorum. Daha öncede Ağrı’yı 3 ya da 4 kere ziyaret etmiş biri olarak, oradaki bütün katılımcı kulüplere, dışardan gelip orada misafir olan bütün ekip arkadaşlarıma teşekkürlerimi bir kez daha sunmak istiyorum. Onlar bizler için çok değerli. Ben bu değeri de sözde değil özde ifade etmiş, realite de gerçekleştirmiş bir arkadaşınız ve başkanınızım. İlk başkan olduğumda Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da çok gezdim. Hatta bazı arkadaşlar bizlerin Doğulu olduğunu düşündü. Fakat onlara da şu mesajı verdik. Sporun, bölgesi, memleketi, meşrebi olmaz. Spor bu ülkenin bir paydasıdır ve her kesimin sarılması gereken, bu toplumu ileri götürecek bir unsurdur. Dolayısıyla da bu duygularımı da genel kurulla paylaşmak istiyorum. Sporla, güzel imtihanlar verelim ve imtihanları kazanalım. İlk önce dünyadaki adamlık imtihanını kazanalım. Sonra yapacağımız hizmetlerin kalıcı olmasını Allah bize nasip etsin.” Dedi.


‘Şu alemde insan gönlüne dokunmayan hiç bir işin değeri yoktur’


ASKF Başkanı Erkan Kösedağ da genel kurula hitaben yaptığı konuşmasında, 5 dönemlik başkanlık süresi boyunca, Ağrı’da sporun büyük bir atılım yaşadığını ifade ederek, şunları söyledi:


“ ‘Şu alemde insan gönlüne dokunmayan hiç bir işin değeri yoktur’ şiarıyla gönüllere dokunmaya çalışıyoruz. Biz buna böyle inandık. Gönüllere girmek için çalıştığımızdan dolayı yaptıklarımızı tanıtıyor ama bunları bir reklam malzemesine dönüştürmüyoruz. Gönüllere dokunan sadece biz değiliz aslında. Bugün bu salonda bulunan antrenörler, kulüp başkanları, kulüp idarecileri. Eşinin bileziklerini bozduran, bankadan kredi çekmiş borçlanmış , ödeyememiş, yapacağı transfer için çoluk çocuğunun rızkını harcamış, esnafa borçlanmış amatör bir ruhla idare ediliyor bu camia. Sorarım size bundan daha büyük bundan daha fazla gönüle dokunmak olabilir mi ? Atasözlerine bile ters düşecek bir şey yapıyoruz. Hani derler ya önce can sonra canan diye. Kimdir can. Evlatlarımız. Kimdir canan, başkasının çocuklarıdır. Bizim için kendi canımız olan çocuklarımızı, başkasının çocuklarına feda ettik. Bundan daha büyük bir fedakarlık daha büyük bir gönül işi olamaz. İşte gönüllere girmek bu. Amatör camianın da doğasında fedakarlık var, özveri var, samimiyet var. Değerli dostlar 21 Mayıs 2006’da dönemin delegeleri gitmediğim halde beni başkan seçtiler. İlk gün bana görev tevdi eden genel kurul üyelerini mahcup etmedim. Verdikleri bayrağı gururla taşıyarak, çıtayı hep yukarıya çıkarmak için yol arkadaşlarımla birlikte çalıştım, çabaladım. 18 yıl gururla bu bayrağı taşıma gerçekten gurur verici bir durum. Bana 5 dönemdir bu gururu yaşatan tüm delegasyona teşekkür ediyorum. Onların destekleri ile amatör sporu bu şehirde ASKF’yi önemli bir noktaya getirdik. Bundan sonrada çalışmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönem, U-13 müsabakalarını nasipse başlatıyoruz. Çok önemli bir hamle bu. Ağrı futbolunu geleceğe taşıyacak önemli bir çalışma. Bakın dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama her ilçede bir altyapı hareketliliği başladı. Bundan 3-4 yıl sonra Ağrı bölgede tüm şehirlerin önünde bir noktaya gelecek. U-14 takımımız ilk turda Muş’u, Bitlis’i, Batman’ı eleyip tur atlamıştı. Gelen sporculara ilk olarak şunu dedim. Biz eskiden bu takımlara yenilir üç beş yer geri gelirdik. Artık onları rahat yeniyoruz. Ama bizim hedefimiz kesinlikle bu iller olmamalı. Biz Ankara’nın, Sivas’ın, Diyarbakır’ın, İstanbul’un takımları ile mücadele edecek düzeye gelmeliyiz. Bu hayalimiz çok uzakta olmayacak buna emin olunuz. Yeni dönemde sponsorluk ile ilgili farklı bir çalışma yürüteceğiz. Kulüplerin sorunlarının çözümü için çalışacağız. Yeni sezonda özellikle il merkezinde yaşanan araç sıkıntısını çözme gayretimiz olacak. Belediye başkanımız ile görüştük. Belirli bir planlama ile hafta sonlarında ücretsiz araç tahsisi sözünü aldık. İlk maçlarla bu desteği sağlayacağız. Belediyemiz biz amatörlerin yüküne ortak olacak. Ben bu vesile hem mevcutta destek veren ilçe belediye başkanlarına hem de Ağrı Belediye Başkanımız Metin Karadoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Tesisleşmede hamleler yaşanıyor. Amatör futbolda her ilçemizde sahalar mevcut. Hamdolsun, çalışıyoruz. Paydaşlarımızla birlikte üretiyoruz. Daha fazla çocuğumuzu mutlu etmek, daha fazla çocuğa ulaşmak için tüm arkadaşlarımız ve paydaşlarımızla mücadeleye ve gayrete devam edeceğiz.”


Yapılan konuşmaların ardından, gerçekleştirilen oylamada, seçime tek liste ile giren mevcut Başkan Erkan Kösedağ, 6’ıncı kez başkan olarak seçildi.


Genel kurula, Ağrı Belediye Başkan Vekili Yılmaz Karaoğlan, AK Parti Ağrı İl Başkanı Orhan Güngör, İbrahim Çeçen Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi (BESYO) Dekanı Prof.Dr. Gökhan Bayraktar, ASTOP Başkanı Mehmet Salih Aydın, İl Gençlik ve Spor İl Müdür Vekili Cemil Budak, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Zeki Çelik, Hamur Belediye Başkanı Cezmi Ergül, Van TFF Bölge Müdürü Cengiz Polater, Erzurum TFF Bölge Müdürü Metin Çodur, Bingöl ASKF Başkanı Aliekber Alimoğlu, Iğdır ASKF Başkanı Filit Yıldırım, kulüp başkanları, delege ve sporcular katıldı.



Kösedağ, bir kez daha güven tazeledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta’da elma piyasasında stok iddialarına yanıt Isparta’da soğuk hava depolarında bekleyen elmalarla ilgili gündeme gelen "stokçuluk" iddiaları üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü açıklama yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, depolardaki ürünlerin rutin satış süreci içinde olduğunu belirterek, "Isparta’da bu sezon ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildi. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Şu anda bu ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kalmış olup, ekim ayından bu yana yaklaşık yüzde 90’ı satılmıştır. İlde elma stokçuluğu değil, normal ve rutin bir satış sürecinin devam ettiği görülmektedir" dedi. Isparta’da geçtiğimiz günlerde soğuk hava depolarında bekleyen yaklaşık 50 bin ton elmanın alıcı beklemeye devam etmesi, kamuoyunda üretici ve tüccarın stok yaptığı yönünde tartışmalara neden oldu. Konuya ilişkin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden açıklama geldi. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, bu sezon Isparta’da ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildiğini, bunun 507 bin tonunun atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında muhafaza altına alındığını ifade etti. Tuğrul, depolardaki ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmının kaldığını ve bu ürünlerin de hazirana kadar kademeli şekilde satışa sunulmasının beklendiğini aktardı. "Ekim ayında hasat edilen ürün hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" Tuğrul, "Isparta elmacılığın ağırlıkta olduğu bir il. Yıllık ortalama 1 milyon ton civarında elma üretimiyle Türkiye’de en ön sırada yer alıyoruz. Geçen yıl don olayları nedeniyle yaklaşık 800 bin ton civarında üretim gerçekleşti. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Ekim ayında hasat edilen ürün yıl boyunca satışa sunuluyor. Yıllık ortalama 800 bin ile 1 milyon ton arasında olan üretimin yaklaşık 500 bin tonu, il genelindeki 116 soğuk hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" dedi. "Elmada stokçuluk değil, rutin satış sürüyor" Tuğrul, son günlerde gündeme gelen elmada stokçuluk iddialarına ilişkin, "507 bin ton elmanın şu anda yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kaldı. Bu da 15 Haziran’a kadar satılmaya devam ediyor. Atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında ise satışlar haziran sonu, hatta temmuz ayına kadar sürüyor. Ekim ayından bu zamana kadar ürünün yüzde 90’ı satıldı. Geriye kalan ürün ise söylendiği gibi tüccara değil, üreticiye ait elma. Geçtiğimiz hafta yaptığımız tespitlerde depodaki ürünün sadece yüzde 32’sinin tüccara, geri kalan kısmının ise üreticiye ait olduğunu belirledik. Dolayısıyla ilde elma stokçuluğu değil, normal rutin bir satışın devam ettiği görülmektedir" açıklamasını yaptı. "Elma fiyatlarında maliyetler etkili oluyor" Elmaların soğuk hava depolarına kasalarla girdiğini ve yıl boyunca bu şekilde muhafaza edildiğini belirten Tuğrul, "Ürünler birinci kalite, ikinci kalite, üçüncü kalite ve meysu olarak ayrılıyor. Bir kısmı da meyve suyu fabrikalarına gidiyor. Elma fiyatlarında zaman zaman artış oluyor. Geçen yıl sezon ortasında fiyat yaklaşık 45 lira civarındaydı. Bunun içerisinde ikinci ve üçüncü kalite ürünler de bulunuyor. Bozulan elmalarla birlikte maliyetler 45 liranın çok daha üzerine çıkıyor. Paketleme ve benzeri maliyetler eklendiğinde fiyatlar giderek yükseliyor. Dolayısıyla buradaki 45 liralık fiyatla karşılaştırma yapmak şu an çok yerinde değil. Bazı yerlerde elmanın 100 lira olması, ürünün işlenmesiyle ilgili. Bu süreçte stokçuluk veya yüksek kâr söz konusu değil. Şu anda bununla ilgili piyasa araştırmalarını zaten kontrol altında tutuyoruz" şeklinde konuştu. Bu yıl elma rekoltesinde 1 milyon ton beklentisi Bu yıl elma rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını beklediklerini dile getiren Tuğrul, "Geçen yıl don olaylarından çok etkilenmedik ancak lokal olarak etkilenen bölgeler nedeniyle üretim 800-850 bin ton civarında gerçekleşti. Bu sene ise 1 milyon ton üzeri bir beklentimiz var" dedi.
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.