GÜNDEM - 28 Mayıs 2025 Çarşamba 09:51

Öğrencisinin hayatına iki kez dokundu: Mezuniyet gururu gözyaşlarına dönüştü

A
A
A
Öğrencisinin hayatına iki kez dokundu: Mezuniyet gururu gözyaşlarına dönüştü

İlkokul diplomasını verdiği öğrencisine üniversite mezuniyetinde sürpriz yaptı.Eskişehir’den Ağrı’ya gelen öğretmen, törende duygusal anlar yaşadı.


Eskişehir’den Ağrı’ya uzanan öğretmen vefası, duygusal bir buluşmaya sahne oldu. Ağrı’da 2007 yılında göreve başlayan Emel Sezgin, ilkokul birinci sınıfta karnesini verdiği ilk öğrencilerinden Merve Nur Kandemir’in üniversite mezuniyet törenine katılarak diplomasını da takdim etti. İlkokul yıllarından bu yana bağlarını koparmayan öğretmen ve öğrencinin yolu, yıllar sonra tesadüfen yeniden kesişti. Merve Nur Kandemir, karşılaşmanın ardından Emel Sezgin’i evine davet etti. Bu ziyarette üniversiteye başlayacağını paylaşan Kandemir, öğretmeninden mezuniyetine gelmesini rica etti. Emel Sezgin, verdiği sözü tutarak, öğrencisinin mezuniyet töreni için Eskişehir’den Ağrı’ya geldi. Tören sırasında öğrencisine diplomasını bizzat takdim eden Sezgin, sahnede gençlere hitaben kısa bir konuşma yaptı, şiir okudu.


"Adımı Hatırlayan Tek Öğretmenim"


İlkokul öğretmenin elinden üniversite diplomasını almanının gururunu yaşadığını belirten Merve Nur Kandemir, "Bugün burada Emel Öğretmen de bizimle. Hem birinci sınıf hem de ikinci sınıf öğretmenimdi. İkinci sınıftan sonra da sosyal medya aracılığıyla görüşmeye devam ettik. İletişimimizi koparmamaya çalıştık ama zamanla hayatın zorlukları nedeniyle istemeden de olsa bağımız koptu. Uzun süre kendisini aradım ama bulamadım. Ta ki üniversiteye başlayacağım yıl, bir gün Ağrı’da Millet Bahçesi önünde karşılaşana kadar Önce tanımakta zorlandım. ‘Emel Öğretmenim siz misiniz?’ diye sordum. Gözlerime birkaç saniye baktıktan sonra, ‘Merve Nur Kandemir,’ dedi. Adımı ve soyadımı hatırlayan tek öğretmenimdi. Sarıldık, ağlaştık. Sonra onu evimize davet ettim, geldi ve elimden kahvesini içti. Üniversiteye başlayacağımı söyledim. Çok sevindi ve o gün, ‘Bir gün mezuniyetine geleceğim,’ diye söz verdi.


Mezuniyetime geldi. Bu benim için büyük bir sürprizdi. Çok duygulandım. Diğer öğrencilerden farklı olarak kendimi çok şanslı ve özel hissettim. Emel Öğretmen gibi bir öğretmene sahip olduğum için minnettarım.


Yaklaşık bir ay önce mezuniyet tarihimiz netleşince kendisiyle tekrar iletişime geçtim. Davet ettim, geleceğini söyledi. Ancak birkaç gün önce sağlık sorunları nedeniyle izin alamadığını ve gelemeyeceğini belirtti. Çok üzülmüştüm. Bugün onu karşımda görünce hem şaşırdım hem çok mutlu oldum.


İlk karnemi veren öğretmenim, bugün üniversite diplomamı da takdim etti. Ardından bir şiir okudu. Sarıldık. Bu anı hayatım boyunca unutamayacağım." Dedi


"İlk Karnesini Verdim, Şimdi Üniversite Diplomasını Verme Onurunu Yaşadım"


Öğrencisiyle yıllar sonra yeniden karşılaşmanın ve onun da aynı mesleği seçerek öğretmen olması gururunu yaşayan Emel Öğretmen, duygularını şöyle dile getirdi:


"2007 yılında Ağrı’da öğretmenliğe başladım. Merve, ilk öğrencilerimden biriydi. Sınıfımda 47 öğrenci vardı, onlardan biriydi. İlk öğretmenlik deneyimimdi ve asla unutmayacağım bir süreçti. Yıllar içinde yüzlerce öğrencim oldu ama Merve’yi hiç unutmadım.


Bugün yeniden Ağrı’da olmak benim için çok duygusal bir an. Zaten bizim mesleğimizin en özel yönü de bu: Yıllar geçse bile öğrencilerimizle kurduğumuz bağlar kaybolmuyor. Merve’yle o dönemde yollarımız kesişti. Belli ki öğretmenliğe ilk adım attığım o yıllarda ona güzel bir dokunuşta bulunmuşum ki bugün kendisi de bir meslektaşım oldu. Bu da bana ayrı bir mutluluk veriyor.


Yıllar sonra Merve’yle tekrar karşılaştık. Yaklaşık 3-4 yıl önceydi. Erzurum’a hizmet içi eğitime gelmiştim, fırsat bulunca da ilk görev yerim olan Ağrı’ya uğramak istedim. Tesadüfen dolaşırken, arkamdan bir ses "Emel Öğretmenim!" diye seslendi. Dönüp bakmaya çekindim önce Hem kim tanıyabilir ki, diye düşündüm; hem de acaba ben tanıyabilecek miyim, diye endişelendim. Döndüğümde o kara gözlerle karşılaştım. ‘Emel Öğretmenim’ diyen Merve’ydi. Sarıldık.


O an benim için de çok özel bir andı. Çünkü ben çok değişmiştim. Fiziksel olarak nasıl tanıdı, şaşırdım. Ama o beni hiç unutmamıştı. Merve o gün bana üniversite sınavına hazırlandığını söyledi. Eğitim fakültesi yazacağını belirtti. O anda benden bir söz aldı: ‘Ne olur mezuniyetime gelin.’ Ve ben o gün bu sözü verdim. Bugün de o sözümü tutmak için buradayım.


Mezuniyet tarihi belli olduktan sonra tekrar haberleştik. Geleceğimi söyledim ama birkaç gün önce bazı sağlık sorunlarım nedeniyle izin alamadım, gelemeyeceğimi ilettim. Bu da ikimizi çok üzmüştü. Ama sonunda yollar buraya düştü, geldim.


Açıkça söylemeliyim ki, evet Merve için geldim ama bir o kadar da kendim için geldim. Çünkü bu duyguyu yaşamak istedim. Hayatım boyunca kaç kez böyle bir anı tekrar yaşayabilirim ki? Mesleki olarak da yolun sonuna yaklaştım. Bundan sonra kaç öğrenciye diploma verme fırsatım olur, bilmiyorum. O yüzden bu anı kaçırmak istemedim.


Bugün sahnede Merve’ye üniversite diplomasını verdim. Bu benim için tarifsiz bir andı. Artık o da bir öğretmen. Onunla birlikte sahnede bir şiir okudum, öğrencilere seslendim. Her zaman söylediğim gibi, ilme gönül verin, bilimin yolunda yürüyün. Değerlerinizi kimseye ezdirmeyin. Bugün Merve ve diğer gençleri adeta güvercin kanatlarında uğurladım.


İlkokulda Merve’ye ilk karnesini ben vermiştim. Bugün üniversite diplomasını da ben verdim. Üstelik Merve o ilk karnesini hâlâ saklamış. Onunla birlikte o belgeyi görünce çok duygulandım. El yazımla yazdığım onur belgesini, o ilk karnesini gördüm. Şimdi de üniversite diplomasını verme onurunu yaşadım. Bu gurur tarif edilemez."


(MG-AT)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu "Kampüs İftarları" etkinliği gençleri aynı sofrada buluşturdu Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen "Kampüs İftarları" programında gençlerle iftar sofrasında bir araya gelerek Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çekti. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Ramazan ayı dolayısıyla "Kampüs İftarları" programı düzenlendi. İftar programına Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük ile çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı. Gençlerle aynı sofrada iftar yapan Genel Müdürü Efendioğlu, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek üniversite kampüslerinde düzenlenen iftar programlarının gençleri bir araya getirdiğini ifade etti. Rektör Yardımcısı Küçük ise öğrenci topluluklarının yürüttüğü projelerin bu başarıda önemli rol oynadığını ifade ederek, öğrencilerin proje ve faaliyetlerini çeşitlendirerek üniversitenin başarılarını artırmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu da üniversitenin son dönemde ÜNİDES programında üst sıralarda yer almasının önemli bir başarı olduğunu belirtti. İftarın ardından "Kampüste Ramazan Bereketi" etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, Hacivat-Karagöz ve Aşık ile Maşuk gösterileri katılımcılardan ilgi gördü. Etkinlik boyunca öğrencilere çeşitli ikramlar yapıldı. Öğrenci toplulukları kurdukları stantlarda projelerini tanıttı. Programın son bölümünde ise üniversiteli gençlerle ÜNİDES buluşmaları gerçekleştirildi. Gençlerin proje ve fikirlerini paylaşma imkanı bulduğu buluşmada, gençlik çalışmalarına yönelik değerlendirmeler yapıldı. Programa; Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Mehmet Sena Aygül, Genel Müdür Yardımcıları Tarık Karkınçam, Tuncay Ulusan ve M. Tayyip Kahyaoğlu katıldı.
İstanbul Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "2 yıl içerisinde Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi " Malatyalı İş Adamları Derneği (MİAD) iftar yemeğinde konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, deprem sonrası hakkında konuşarak, "2 yıl içerisinde Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi." dedi. İstanbul Ataköy’de bulunan Hyatt Regency Otel’de MİAD (Malatyalı İş Adamları Derneği) öncülüğünde bir iftar yemeği etkinliği düzenlendi. Düzenlenen organizasyona Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve birkaç davetli katıldı. Verilen iftar yemeğinden sonra katılımcılara seslenen Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’da depremden sonra inşa edilen yapılara değinerek geliştirilmekte olan projeler hakkında konuştu. Daha sonrasında Malatya Bilim Merkezi açılışı öncelikli olmak üzere toplanan protokol, imza töreninde sahneye çıkarak imzalarını attı. Asrın felaketinin üstesinden bu ülke geldi Deprem sonrası toparlanma süreci hakkında konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı asrın felaketi diyorlar ama bence asırların felaketiydi. Bu felaketin üstesinden bu ülke büyüklükle geldi." dedi. Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi Malatya’da 121 bin bağımsız bölümün yükseldiğine değinen Er, "Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi. 121 bin. Cumhurbaşkanıma hitaben teşekkür konuşması yapmıştım. Aynı şu ifadeyi kullandım. Cumhurbaşkanıma ’Sayın Cumhurbaşkanım, 121 bin konut diyoruz, insanlar 121 olarak algılıyor. Siz 455 bin konut diyorsunuz, insanlar rakam telaffuzunda zorlanıyor, 455 tane diyorlar.’ Geçen gün dedim bir ortamda, ’121 bin bağımsız bölüm Malatya’da 2 yıl içerisinde yükseldi.’ diyorum." şeklinde konuştu. Bilim merkezleri hayata geçiyoruz Malatya’da hayata geçirilen yeni projelere değinen Sami Er, "Bilim merkezlerini hayata geçiriyoruz. 2 tane cami projemiz var. Bu projelerimizle de inşallah birazdan protokol yapacağız. Çok ciddi manada sanayimiz yapılıyor. Burada biz ayrıca mobilyacılar, mermerciler, hurdacılar bütün iş sınıflarını kümelendirerek şehrin dışına çıkarmayı hedefliyoruz ve Malatya’daki Çavuşoğlu’ndaki sanayi çarşısını Allah’ın izniyle dönüştürerek Malatya’nın cazibe merkezi hâline getiriyoruz." dedi. Malatyamızda 35 milyar lira altyapı yatırımı var Altyapı yatırımlarının varlığından bahseden Belediye Başkanı Er, "Malatyamızda 35 milyar lira altyapı yatırımı var. Bütün Malatya’nın şebekesini değiştiriyoruz. Yıllardır kullanılan asbest borular var, onların tamamını değiştiriyoruz. Bütün su depolarının tamamı değişiyor ve arıtma tesisleri bölgenin en ileri biyolojik arıtmasını yapıyor. Yani altyapı ile ilgili 35 milyar lira bir çalışmamız var." dedi. Çevre ile ilgili çok ciddi çalışmamız var "Yollarla ilgili, çevreyle ilgili çok ciddi çalışmamız var." diyerek sözlerine devam eden Sami Er, "Şu anda Kuzey Çevre Yolu alanı Allah’ın izniyle ağustos ayında bitiyor. Kuzey kuşak ve Güney kuşak yollarını, 6 yıl sürecek olan işi 6 ayda bitirdik. İnşallah Malatya’mıza raylı sistemi de kazandırıyoruz. Kışla Caddesi ve İnönü Caddesi’ni 30 metrelik yola çıkararak buradan raylı sistemi geçirerek 100. Yıl Parkı’na kadar çalışmalar devam ediyor. Ayrıca banliyö treni oluşturarak burasıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bunları biz İkizce’ye kadar inşallah devam edeceğiz." dedi. Kürsüde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da konuştu. Türkiye’nin savunma sanayii alanında yaptığı çalışmalardan bahseden Bakan Kacır, "Savunma sanayiinde attığımız adımlarla Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyanın en modern ve en ileri teknolojilere sahip savunma sistemlerini kullanabilmesini mümkün kıldık. Türkiye bugün harp paradigmasını değiştiren insansız hava araçları alanında yüzde 68’lik pazar payıyla dünyada 1 numara. Türkiye bugün jet motorlu SİHA’sında havadan havaya füzelerle diğer uçakları vurma kabiliyetine sahip dünyadaki tek ülke." dedi. Türkiye bugün balistik füzelerini üretebilen bir ülke Konuşmasının devamında Türkiye’nin balistik füze üretimi hakkında konuşan Bakan Kacır, "Türkiye bugün kendi hava savunma sistemlerini geliştirebilen, üretebilen; kendi seyir füzelerini geliştirebilen, üretebilen; balistik füzelerini geliştirebilen, üretebilen bir ülke ve bütün bunları teknolojinin en ileri imkânlarıyla hayata geçirebilen bir ülke." şeklinde konuştu. Türk milleti mührünü gökyüzüne vurdu Türkiye’nin mührünü gökyüzüne vurduğunu vurgulayan Bakan Kacır, "Türk milleti Bayraktar’la, Anka’yla, Aksungur’la, Akıncı’yla, Hürkuş’la, Hürjet’le, Atak’la, Gökbey’le, KAAN’la, Kızılelma’yla mührünü gökyüzüne vurdu." dedi.