SAĞLIK - 05 Ekim 2025 Pazar 18:08

Sanatın iyileştirici gücü: Alzheimer ve Demans tedavisinde umut veriyor

A
A
A
Sanatın iyileştirici gücü: Alzheimer ve Demans tedavisinde umut veriyor

Sosyal Hizmet Uzmanı Arzu Avşar, Alzheimer ve Demans gibi beyin hastalıklarında sanatın tedavi edici ve koruyucu bir rol üstlendiğini belirterek, "Sanat içerikli terapiler, insanların zihinsel, duygusal ve hatta fiziksel durumlarını iyileştirerek yaşam kalitelerini artırmaktadır." dedi.


Sosyal Hizmet Uzmanı Arzu Avşar, yaptığı açıklamada sanatın insanlık tarihi kadar eski bir kavram olduğunu ve yalnızca estetik haz vermekle kalmayıp, ruhsal ve duygusal dünyayı dışa vurma noktasında da önemli bir işlev taşıdığını söyledi.


Sanatın, insanların acı, hüzün, korku ve kaygı gibi olumsuz duygularını olduğu kadar sevinç, huzur ve mutluluk gibi olumlu duygularını da dışa çıkarmasında etkin bir rol oynadığını ifade eden Avşar, "Sanatçıların eserlerinde gördüğümüz her şey aslında bir duygusal dışavurum ve aktarımdır. Sanat, yaratılışta böylesi bir güçle donatılmıştır." diye konuştu.


"Sanat terapisi savaşlardan sonra gelişmeye başladı"


Sanatın terapi alanındaki etkisinin dünyada I. ve II. Dünya Savaşları sonrası ortaya çıktığını hatırlatan Avşar, o dönemden bu yana yapılan araştırmaların bu etkinin çeşitli yönlerini ortaya koyduğunu söyledi.


Son yıllarda özellikle Alzheimer ve Demans gibi geri dönüşü olmayan beyin hastalıkları üzerinde yapılan çalışmalara dikkati çeken Avşar, "Alzheimer, ülkemizde 700 binden, dünyada ise 55 milyondan fazla insanda görülmektedir. Demans ise her 3 saniyede bir kişide ortaya çıkan, ilerleyen süreçte Alzheimer’a dönüşebilen ciddi bir hafıza ve beyin hasarı rahatsızlığıdır. Yapılan araştırmalar, sanat ile ilgilenen veya sanat terapilerine katılan hastaların bilişsel süreçlerinde gerileme yerine iyileşme yaşandığını ortaya koymaktadır."ifadelerini kullandı.


"Basit boyama teknikleri bile fayda sağlıyor"


Sanat temelli uygulamaların hastaların psikolojisine ve sosyal yaşamına doğrudan olumlu katkılar sağladığını vurgulayan Avşar, "Resim, kil, kolaj gibi sanat çalışmaları hastaların mental durumlarında iyileşme sağlıyor. Yine farklı araştırmalarda basit boyama tekniklerinin, Alzheimer hastalarının depresyon düzeylerinde azalmaya vesile olduğu görülüyor. Demans hastalarının sosyalleşme süreçlerine sanat ile destek verilmesinin de çok önemli katkılar sunduğu ortaya çıkıyor. İlaçsız yöntemlerle yapılan sanatsal, psikomotor ve sportif faaliyetlerin, bu rahatsızlıklardan muzdarip bireylerin bilişsel mekanizmalarını güçlendirdiği saptanmıştır."şeklinde konuştu.


"Sanat, ilaçsız tedavilerin merkezinde yer almalı"


21. yüzyılda Alzheimer ve Demans gibi hastalıkların kesin bir tedavisinin bulunmadığını hatırlatan Avşar, bu nedenle sanatsal faaliyetlerin öneminin daha da arttığını dile getirdi.


Avşar, "Bu tip beyin hastalıklarında yapılabilecek en iyi tedavilerin başında, güvenli ortamlarda gerçekleştirilecek sanatsal faaliyetler ve el becerisiyle yapılan etkinlikler gelmektedir. Sanat terapileri, hastalıkların olumsuz seyrini yavaşlatmakta, hatta bilişsel süreçlerin daha iyi bir hale gelmesine katkı sağlamaktadır. Sanatın iyileştirici etkisi, geçmişin silindiği ve hafızanın işlevsiz hale geldiği bu tür rahatsızlıklarda aktif şekilde olumlu rol oynamaktadır." ifadelerini kullandı.


"Sanatı hayatımızın içinde tutmalıyız"


Sanatın koruyucu ve önleyici etkisine işaret eden Avşar, "Sanatı yalnızca bir hobi ya da estetik bir uğraş olarak görmemeliyiz. Sanatı hayatımızın içinde tutarak koruyucu ve önleyici yönlerinden faydalanmalıyız. Tedavilerde ise sanatın daha öncü bir noktada yer alması gerekir. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki, sanat içerikli terapiler insanların zihinsel, duygusal ve hatta fiziksel durumlarını iyileştirerek yaşam kalitelerini daha iyi hale getirebilmektedir."dedi.


Avşar, sanatın bireylerin hayatında güçlü bir iyileştirici araç olarak varlığını sürdürdüğünü, bu yönüyle de özellikle Alzheimer ve Demans gibi hastalıklara karşı umut verici bir destek sunduğunu sözlerine ekledi.



Sanatın iyileştirici gücü: Alzheimer ve Demans tedavisinde umut veriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir 23 Nisan Aliağa’da etkinliklerle kutlanacak İzmir’in Aliağa ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, düzenlenecek çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Aliağa Kaymakamlığı tarafından düzenlenecek olan törenin yanı sıra Aliağa Belediyesi tarafından 21 Nisan’da Helvacı’da, 22 Nisan’da Şakran’da ve 23 Nisan’da Avcı Ramadan’da şenlikler düzenlenecek. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı resmi programı, Aliağa Kaymakamlığı tarafından düzenlenecek törenle başlayacak. Törende saat 09.30’da öğrencilerin katılımıyla Cumhuriyet Meydanı’na kortej yürüyüşü gerçekleştirilecek. Meydandaki törenin ardından kutlamalar, Mehmet Saka İlkokulu bahçesinde devam edecek. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in mesajının ve şiirlerin okunacağı etkinlikte, resim ve şiir yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verilerek, resim sergisi gezilecek. Aliağa Belediyesi tarafından organize edilen şenlikler üç gün boyunca Helvacı, Şakran ve Avcı Ramadan’da gerçekleştirilecek. 21 Nisan Salı günü Helvacı’da ve 22 Nisan Çarşamba günü Şakran’da düzenlenecek etkinlikler saat 16.00’da başlayacak ve 18.30’a kadar sürecek. 23 Nisan Perşembe günü Avcı Ramadan’da yapılacak program ise saat 12.00’de başlayıp, 17.00’de sona erecek. Etkinlikler, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler anısına Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayacak. Helvacı ve Şakran’daki etkinliklerde maskot gösterileri, taş boyama, yüz boyama aktiviteleri, sosis balon dağıtımı ile pamuk şeker ve patlamış mısır ikramları yer alacak. Avcı Ramadan’daki programda ise bunlara ek olarak şişme oyun grupları, motosiklet eğitim parkuru, kaydırak, tırmanma duvarı ve çeşitli oyun parkurları da kurulacak. Öte yandan, her üç günde de Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) dans ekiplerinin halk oyunları ve modern dans grupları sahne alacak.
Gaziantep Eyüp Arıcı davasında beraat ettikten sonra tekrar tutuklanan 5 şüphelinin ailesi karara tepki gösterdi Gaziantep’te 17 yaşındaki Eyüp Arıcı’nın hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada beraat eden, savcılığın itirazı sonrası yeniden tutuklanan 5 şüphelinin ailesi karara tepki gösterdi. 9 Şubat 2025’te iki grup arasında çıkan ve Eyüp Arıcı’nın yaşamını yitirdiği olayla ilgili davanın karar duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı olarak görüldü. Savcı mütalaasında sanıkların "iştirak halinde ve tasarlayarak kasten öldürme" suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklardan K.B. ile M.F.K.’ya 16 yıl hapis cezası verirken, diğer 5 sanık hakkında beraat kararı verdi. Ancak savcılık makamının itirazı üzerine beraat eden 5 şüpheli hakkında yeniden tutuklama kararı çıkarıldı. Kararın ardından tutuklanan 5 şüphelinin ailesi adliye önünde toplanarak tepki gösterdi. Aileler, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu savundu. Şüphelilerden A.P.’nin annesi Esra Polat, 14 aydır süreci sükunetle takip ettiklerini belirterek, "Çocuklarımızın suçsuz olduğuna inanıyorduk. Mahkemenin doğru karar vereceğini düşündük ve öyle de oldu. Beraat ettiler ancak hala tutuklular. Biz de mağduruz, çocuklarımızın tahliye edilmesini istiyoruz" dedi. "14 ay boyunca sessiz kaldık" Polat, olayın ardından çocukların ilk etapta tutuklanmadığını, daha sonra adli kontrol şartı dahi olmadan tutuklandıklarını ifade ederek, "14 ay boyunca sessiz kaldık. Acılı bir aile var dedik. Ama biz de tehditler aldık, hakaretlere maruz kaldık. Buna rağmen karşılık vermedik. Şimdi beraat eden çocuklarımızın hala cezaevinde olması kabul edilemez" diye konuştu. "Biz de adalet istiyoruz" E.A.K.’nin annesi Yasemin Karalar da çocukların olay günü birlikte piknikten döndüklerini belirterek, "İfadelerinin ardından serbest bırakıldılar, sonra tekrar tutuklandılar. Yargılama sürecinde her şey incelendi ve beraat kararı verildi. Ancak çocuklarımız hala içeride. Neden tutuklu olduklarını bilmiyoruz. Biz de adalet istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi" İ.E.Ö.’nün annesi Funda Öz ise 14 aydır sabırla beklediklerini vurgulayarak, "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi. Ancak kısa süre içinde yeniden tutuklama kararı çıktı. Bu kararın nasıl bu kadar hızlı verildiğini anlamıyoruz. Oğlumun beraatinin uygulanmasını ve tahliye edilmesini istiyoruz" diye konuştu. Aileler, beraat kararlarının uygulanmasını ve çocuklarının serbest bırakılmasını talep etti.
Gaziantep Eyüp Arıcı davasında beraat ettikten sonra tekrar tutuklanan 5 şüphelinin ailesi karara tepki gösterdi Gaziantep’te 17 yaşındaki Eyüp Arıcı’nın hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada beraat eden, savcılığın itirazı sonrası yeniden tutuklanan 5 şüphelinin ailesi karara tepki gösterdi. 9 Şubat 2025’te iki grup arasında çıkan ve Eyüp Arıcı’nın yaşamını yitirdiği olayla ilgili davanın karar duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı olarak görüldü. Savcı mütalaasında sanıkların "iştirak halinde ve tasarlayarak kasten öldürme" suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklardan K.B. ile M.F.K.’ya 16 yıl hapis cezası verirken, diğer 5 sanık hakkında beraat kararı verdi. Ancak savcılık makamının itirazı üzerine beraat eden 5 şüpheli hakkında yeniden tutuklama kararı çıkarıldı. Kararın ardından tutuklanan 5 şüphelinin ailesi adliye önünde toplanarak tepki gösterdi. Aileler, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu savundu. Şüphelilerden A.P.’nin annesi Esra Polat, 14 aydır süreci sükunetle takip ettiklerini belirterek, "Çocuklarımızın suçsuz olduğuna inanıyorduk. Mahkemenin doğru karar vereceğini düşündük ve öyle de oldu. Beraat ettiler ancak hala tutuklular. Biz de mağduruz, çocuklarımızın tahliye edilmesini istiyoruz" dedi. "14 ay boyunca sessiz kaldık" Polat, olayın ardından çocukların ilk etapta tutuklanmadığını, daha sonra adli kontrol şartı dahi olmadan tutuklandıklarını ifade ederek, "14 ay boyunca sessiz kaldık. Acılı bir aile var dedik. Ama biz de tehditler aldık, hakaretlere maruz kaldık. Buna rağmen karşılık vermedik. Şimdi beraat eden çocuklarımızın hala cezaevinde olması kabul edilemez" diye konuştu. "Biz de adalet istiyoruz" E.A.K.’nin annesi Yasemin Karalar da çocukların olay günü birlikte piknikten döndüklerini belirterek, "İfadelerinin ardından serbest bırakıldılar, sonra tekrar tutuklandılar. Yargılama sürecinde her şey incelendi ve beraat kararı verildi. Ancak çocuklarımız hala içeride. Neden tutuklu olduklarını bilmiyoruz. Biz de adalet istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi" İ.E.Ö.’nün annesi Funda Öz ise 14 aydır sabırla beklediklerini vurgulayarak, "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi. Ancak kısa süre içinde yeniden tutuklama kararı çıktı. Bu kararın nasıl bu kadar hızlı verildiğini anlamıyoruz. Oğlumun beraatinin uygulanmasını ve tahliye edilmesini istiyoruz" diye konuştu. Aileler, beraat kararlarının uygulanmasını ve çocuklarının serbest bırakılmasını talep etti.