EKONOMİ - 01 Temmuz 2022 Cuma 10:13

Enerjisa Enerji, Brisa’nın Aksaray Fabrikası’nın enerjisini güneşten sağlayacak

A
A
A
Enerjisa Enerji, Brisa’nın Aksaray Fabrikası’nın enerjisini güneşten sağlayacak

Brisa ve Enerjisa Enerji yenilenebilir enerji kullanımı ile karbon ayak izinin azalmasına katkı sağlayacak bir iş birliğine imza attı.

Brisa ve Enerjisa Enerji yenilenebilir enerji kullanımı ile karbon ayak izinin azalmasına katkı sağlayacak bir iş birliğine imza attı.



Türkiye lastik pazarı liderlerinden Brisa ile elektrik dağıtım ve perakende satış şirketi Enerjisa Enerji önemli bir iş birliğine imza attı. Sürdürülebilirliğe katkı sunma hedefiyle çalışan lastik şirketi, dünyada ve Türkiye’de giderek yaygınlaşan güneş enerjisini kullanarak karbon ayak izinin azalmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Enerji Performans Modeli ile kurulan güneş enerjisi santrali sayesinde lastik şirketi kendi elektriğini kendi üreterek enerji tasarrufu konusunda sektöre rol model olacak.



Yapılan açıklamaya göre, ’’İşimin Enerjisi’’ çatısı altında sunduğu doğa dostu ürünlerle müşterilerinin enerji tüketiminde tasarruf sağlayarak yenilenebilir enerji kullanımını artırarak, yenilikçi çözümler sunan Enerjisa Enerji’nin Güneş Enerjisi Santrali uygulaması ile lastik şirketinin Aksaray fabrikasına toplamda 4.2MW kurulu güce sahip bir güneş enerji santrali kuruldu. Anadolu’nun tam ortasında yer alan Aksaray fabrikası Türkiye’nin akıllı teknolojilerle donatılmış ilk fabrikası olma özelliğine de sahip. Santralin yüksek performansla çalışabilmesi için tüm bakımları enerji şirketi tarafından yapılacak.



Santralin üretimi 2 bin 75 hanenin ihtiyacına denk geliyor


75 bin metrekare çatı alanı üzerine 10 bin 400’den fazla güneş paneli yerleştirilerek kurulan santral yıllık 6 bin 226 MWh’lik üretim kapasitesi ile tesis ihtiyacının yaklaşık 5’te 1’ini karşılayacak. Yaklaşık 2 bin 75 hanenin yıllık elektrik ihtiyacına denk bu büyüklüğün yenilenebilir enerjiyle sağlanması sayesinde yılda 3 bin ton karbondioksit salımının önüne geçilmiş ve karbon ayak izinin azaltılmasında önemli bir katkı sağlanmış olacak.



Bu yatırımın, şirketlerinin 2050’deki net sıfır emisyon hedefine doğru önemli bir adım olduğunu belirten Brisa CEO’su Haluk Kürkçü şunları söyledi: “Yolculuğunuzu sağlama alma vizyonu ile faaliyet gösteren bir şirket olarak dünyamızın geleceğini önemsiyoruz. Bu bilinçle, şirketimizin ortakları Bridgestone Corporation ve Sabancı Holding’in vizyonuyla sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Her yıl karbon emisyonunun ve atıkların azaltılması, enerji ve suyun verimli kullanılmasına yönelik somut aksiyonlarla sürdürülebilirlik performansımızı daha ileriye taşıyoruz. Güneş enerjisi santrali yatırımımızı, yenilenebilir enerji kullanımı ve karbonsuz bir gelecek için atılmış önemli bir adım olarak görüyoruz.”



Verilen bilgiye göre, sürdürülebilirlik yol haritasını Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına katkı sağlayacak şekilde oluşturan lastik şirketi, uluslararası çevresel raporlama platformu Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project-CDP) değerlemesine de dahil oluyor. 2021’de CDP’deki önceki yıllardaki başarısını devam ettirerek 6’ncı kez Türkiye İklim Değişikliği Lideri ve 3’üncü kez Su Lideri oldu. Tedarikçi İlişkileri Değerlemesi’nde (SER) ise en prestijli seviye olan A seviyesinde yer alarak 3’üncü kez Global Liderler arasında yer aldı.



Uluslararası Enerji Ajansı’nın 2050 sıfır emisyon yol haritasında da yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş ve rüzgarın artırılması, enerji verimliliğinin iyileştirilmesi ön planda olduğunu belirten Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, ’’İklim değişikliği ve çevre kirliliği ilk kez bu kadar dünyanın küresel ölçekte ele aldığı en önemli konuların başında geliyor. Enerji sektörü de bıraktığı karbon ayak izi olarak bu sorunun en büyük aktörlerinden biri konumunda. Dolayısıyla elektrik enerjisinin değer zincirinin her halkasında karbon salınımını azaltmak çok önemli bir trend.


’’İşimin Enerjisi’’ çatısı altında enerji çalışmalarımızda ise son altı ayda devreye alınan projelerimiz ile toplam kurulu gücümüzü üç katına çıkarttık. Bu yüksek performans, toplam iş girişi ve ciro hedeflerimizin oldukça üzerinde gerçekleşmelere ulaşmamızı sağladı. Çatı güneş santrali projelerimize ek olarak enerji verimlilik projelerimizle 7 bin 350 armatürün LED dönüşümü tamamladık ve 2022 yılı için endüstriyel verimlilik projeleri için çalışmalarımıza başladık. Tüm bu projelerimizin en anlamlı çıktısı ise gezegenimizin karbon ayak izini yaklaşık 100 futbol sahası büyüklüğünde bir ormanın senelik etkisi kadar (10 bin ton karbondioksit) azaltmak oldu. Şirketin Aksaray fabrikası çatısında devreye alacağımız güneş enerji santrali ile hem ülkemizin hem de dünyanın daha iyi bir gelecek için ulaşmak istediği hedeflere katkı sağlamış olmaktan memnuniyet duyuyoruz’’ şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale RTÜK Başkanı Daniş: "Hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız" Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, 26 ilde 15-21 yaş arasındaki 7 bin 511 gençle yüz yüze görüşülerek yapılan araştırmaya göre ekranda geçirilen sürede sosyal medyanın yaklaşık 3,5 saat ile birinci sırada olduğunu, gençlerin yüzde 35,6’sının düşük dijital okuryazarlığa sahip, 37’sinin de ekran bağımlılığının yüksek olduğunu belirterek, "Hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız" dedi. RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İl Temsilciliği ve ÇOMÜ işbirliğiyle üniversitenin Terzioğlu Yerleşkesi Troya Kültür Merkezi’nde düzenlenen İhtisas Akademi’nin "İletişim Çağında Medya Okur Yazarlığı ve Dezenformasyonla Mücadele" konulu programına katıldı. RTÜK’ün Türkiye’de radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini denetleyen ve düzenleyen kamu kurumu olduğunu ifade eden Daniş, kamu yararını, çocukların ve ailelerin korunmasını ve yayın ilkelerini gözetme gibi temel görevlerinin bulunduğunu anlattı. Daniş, RTÜK olarak yayıncılık alanına yalnızca yaptırım penceresinden bakmadıklarını belirterek, "Ekranın toplumsal etkisini, çocuğa, aileye, gençliğe ve ortak ahlaki zemine temas eden yönleriyle okumaya çalışıyoruz. Ekran sadece eğlendirmez, öğretir. Sadece göstermez, normalleştirir. Sadece haber vermez, duygu üretir. Sadece hikaye anlatmaz, değer taşır. O yüzden gençlerin medya okuryazarı olması çok önemlidir. Medya okuryazarlığı sadece ’haberin kaynağına bak’ demek değildir. Elbette kaynağa bakacağız ama yetmez" diye konuştu. Bu konuda çok hassas davranıldığına işaret eden Daniş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir içeriğe bakarken kendimize şunu sormalıyız; bu bana hangi insan modelini teklif ediyor? Aileyi, ahlakı, başarıyı, özgürlüğü nasıl gösteriyor? Bende hangi duyguyu büyütüyor? Merhameti mi, öfkeyi mi, kibri mi? En önemlisi, bu bana hakikati mi gösteriyor, yoksa Trend Topic’de Truva atı mı sunuyor. İletişim Başkanlığımız bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin çalışmaları da bu açıdan önemlidir. Çünkü devletin hakikat zeminini koruması gerekir. Yalanın hızlı, hakikatin yavaş kaldığı bir dünyada kurumların doğru bilgiyi zamanında, açık ve güvenilir şekilde paylaşması hayati hale gelmiştir ama şunu da unutmayalım, dezenformasyonla mücadeleyi sadece kurumlar yapamaz. Her vatandaş, her genç, her aile, her öğretmen bu mücadelenin bir parçasıdır." Daniş, ulusal, bölgesel ve yerel televizyon, radyo kanalları ve dijital platformların 24 saat esaslı izlendiğini vurgulayarak, "Bu kapsamda dünyada ilk ve tek yapay zeka tabanlı izleme sistemi VİA projemizi yakında hizmete alacağız. Bu sistemle algoritmik içeriklerin takip, analiz, raporlamasını yine bir algoritmayla yaparak daha da güçlü hale geleceğiz. Çocuk ve aileyi korumaya yönelik projeleri hayata geçiriyor ve takip ediyoruz. Akıllı İşaretler Sistemi, Medya Okuryazarlığı Projesi, Güvenli İnternet ve Dijital Yayın Denetimi, Kamu Spotları ve Bilinçlendirme kampanyaları ve ikame yayınlar yapıyoruz. Bütün bu çalışmaları yaparken sahayı da yakından izliyoruz. Üst Kurulumuz, 15-21 yaş arasındaki gençlerimizin medya kullanımı ve dijital okuryazarlığı üzerine kapsamlı bir araştırma yaptı. 26 ilde 7 bin 511 gencimizle yüz yüze görüşüldü. Çıkan tablo, bugün burada konuştuğumuz meselenin büyüklüğünü çıplak gözle gösteriyor" dedi. "Dikkat çekici sonuçlardan biri de gençlerin yüzde 82’sinin ikinci bir sosyal medya hesabının olduğundan ailesinin haberi olmamasıdır" Ekran başında geçirilen ortalama sürelere de değinen Daniş, şunları kaydetti: "Sosyal medya, yaklaşık 3,5 saat ile birinci sırada. İsteğe bağlı yayın hizmetlerinde her 10 gençten 6’sının dijital platformlara üyeliği var. Günlük ortalama ekran süresi 1 saat. Televizyon 40 dakika. Radyo dinleme süresi ise 38 dakika. Gençlerin yüzde 90’ının sosyal medya hesabı bulunuyor ve yaklaşık yüzde 25’inin bütün bilgileri kamuya açık. Dikkat çekici sonuçlardan biri de gençlerin yüzde 82’sinin ikinci bir sosyal medya hesabının olduğundan ailesinin haberi olmamasıdır. Aynı araştırmada gençlerin habere ulaşmak için en çok başvurduğu kaynak ise gazete değil, televizyon değil, sosyal medyadır. Oran yüzde 71 ancak bu tabloyu daha da çarpıcı kılan başka bir veri var. Araştırmaya göre gençlerimizin yüzde 35,6’sı düşük dijital okuryazarlık seviyesinde. Yani 100 gencimizin 35’i, önüne düşen bilginin kaynağını sorgulama, doğruluğunu sınama, bağlamını çözümleme melekesini henüz yeterince kazanamamış durumda. Aynı zamanda her 100 gencimizden 37’sinin ekran bağımlılığı yüksek seviyede. Bu iki rakamı yan yana koyduğunuzda ortaya çıkan şudur; hem çok izleyen hem az süzen bir nesil tehdidiyle karşı karşıyayız. Bu, sizin değil, bizim, yetişkinlerin, ailelerin, kurumların, devletin bir ödevidir. Çünkü bu sayılar bir kuşağın değil, bir geleceğin sayılarıdır." Dezenformasyonun bilerek, kasıtla, bir strateji dahilinde planlanarak üretilen yalan olduğunu ifade eden Daniş, "Birisi bilir ki bu söylediği doğru değildir ama bir amaca, bir hedefe, bir çıkara hizmet etmek için onu üretir, yayar, çoğaltır. Dezenformasyon bir niyet meselesidir. Burada karşımızda bir mimar vardır, yalanın mimarı. Mezenformasyon, kasıtsızca, niyetten bağımsız, bilmeden yayılan yanlıştır. Bir haberi gerçek sanan iyi niyetli bir vatandaş onu paylaşır; paylaştığında o yalanın daha geniş bir alana yayılmasına aracılık eder. Mezenformasyon bir gaflet, bir dikkatsizlik halidir. Burada da bir mimar vardır belki, ama mimarın bilmediği ücretsiz işçiler vardır. O işçiler de biziz aslında; paylaş düğmesine düşünmeden basan bizleriz. Malenformasyon ise belki en kurnazıdır. Bu kavramı son yıllarda daha sık duyuyoruz. Malenformasyonda söylenen şey kağıt üstünde doğrudur, veri doğrudur ama bağlamından koparılmıştır, eksik gösterilmiştir, başka bir hikayenin içine yerleştirilmiştir, zararlı bir amaca alet edilmiştir. Yani size yalan söylenmez, size doğrunun sadece bir parçası, en zehirli parçası gösterilir. Geri kalanı saklanır. Sonuçta sizde oluşan kanaat, size verilen doğruların toplamından farklı bir yere düşer." Programa ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkan Yardımcısı Zülküf Memiş, Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürü Mine Hayta, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, TÜGVA Çanakkale İl Başkanı Yunus Emre Kılıç, TÜGVA ÇOMÜ Koordinatörü Hayrullah Ördek ile öğrenciler katıldı.
İstanbul Atila Gerin: "Allah bize nasip etti" Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, Fenerbahçe karşısında aldıkları puanla ligde kalmaları sonrası, "Allah bize nasip etti. Çocuklarımın ayaklarına yüreklerine sağlık. Onlar büyük hikayeyi destana çevirdiler" dedi. Trendyol Süper Lig’in son haftasında Eyüpspor, deplasmanda karşılaştığı Fenerbahçe ile 3-3 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, değerlendirmelerde bulundu. Gerin, "Allah’ıma şükürler olsun. Çok zorlu yolculuk, çok zorlu süreçten geçerek kümede kalmayı başardık. Son top son düdük diye kendim çağırdım. Şükürler olsun. Altında çok büyük hikayeler var. Protestolar altındaki geri dönüş için Fenerbahçe’yi tebrik ediyorum. Büyük takım oyuncularının iddiasız maçlarda böyle duruş sergilemeleri kolay değil. İnşallah her takım böyle olur. Hiç oyunu düşürmediler. Allah bize nasip etti, inanıyorduk. Ben 17 maç önce erken kurtaramayacağımızı biliyorduk. ‘Kadıköy’de Allah nasip edecek’ diyordum. Çocuklarımın ayaklarına yüreklerine sağlık. Onlar büyük hikayeyi destana çevirdiler. İki başkanın içeride olması, kayyum atanması, ekonomik zorluklar Şükürler olsun. İnanılmaz birliktelik sağladık. Hazır bir sistemimiz vardı" ifadelerini kullandı. "5 dakika inançlıydık" Fenerbahçe’nin öne geçtiği 5 dakikalık bölümle ilgili de konuşan Gerin, "5 dakika çok zor geçti. 2-0’dan 3-2 oldu. Fenerbahçe kalitesi ortada. Oyuncuların coşku yakaladıktan sonra neler yapacakları ortada. Emre’ye oyuna girerken, ‘Çok emek verdik, çok çalıştık bırakmayın’ dedim. Allah bize bunu nasip edecekti. Skoru koruyabilir miyiz diye 5-4-1’e döndük. Geriye düştükten sonra bu sefer hücum oyuncularını aldık. 5 dakika inançlıydık. Dünyanın en zor deplasmanlarından biri Kadıköy" diye konuştu. Atılan gol sonrası yedek oyuncusunun tribünlere el-kol hareketi yapmasıyla ilgili gelen soruya ise Gerin şu yanıtı verdi: "Hata yapacaklar. Biz de bunları görüp uyaracağız. Çocukların o kadar çok duyguları düşüyor, değişiyor. Yerde yatmadan fair-play olarak, topu taca vurmadan maç oynadık. Metehan oyundan koşarak çıktı. 2-0 iken çocuklarımın kusurları olduysa bu ortam affedilmeye müsait bir ortam. Varsa onlar adına ben özür diliyorum."
Antalya Sami Uğurlu: "Kazandık ama ligde kalmaya yetmedi" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Kocaelispor’u 1-0 mağlup etmelerine rağmen küme düşmelerinin ardından yaptığı açıklamada, "Kazandık ama sadece bizim galibiyetimiz yeterli olmadı" dedi. Trendyol Süper Lig’in son haftasında Antalyaspor, sahasında Kocaelispor’u 1-0 mağlup etti. Kazanmasına rağmen Antalyaspor, ligden düşen son takım oldu. Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Sami Uğurlu, maçın hem oyun hem de psikolojik açıdan zor geçtiğini belirterek, "Mutlaka kazanmamız gereken bir maçtı ve oyuncularımız gereken mücadeleyi gösterdi. Galip geldik ancak bu sonuç ligde kalmamız için yeterli olmadı" ifadelerini kullandı. Rakipleri Kocaelispor’un da mücadeleci bir oyun ortaya koyduğunu söyleyen Uğurlu, "Onları da tebrik ediyorum. Son ana kadar mücadele ettiler" diye konuştu. Diğer sahalardan gelen sonuçların istedikleri gibi olmadığını kaydeden genç teknik adam, "Özellikle son dakikalarda gelen skorlar bizi çok üzdü. Beklediğimiz sonuçlar çıkmadı ve bunun hayal kırıklığını yaşıyoruz" dedi. Sezon boyunca kritik maçlarda önemli puan kayıpları yaşadıklarını ifade eden Uğurlu, "Kasımpaşa, Gençlerbirliği ve üst sıralardaki rakiplerle oynadığımız bazı karşılaşmalarda istediğimiz sonuçları alamadık. Daha fazla puan çıkarabilirdik" şeklinde konuştu. Takım olarak zor şartlar altında mücadele ettiklerini belirten Sami Uğurlu, "Kendi adıma sorumluluğu her zaman aldım. İçinde bulunduğumuz şartlarda elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Ancak maalesef sonuç istediğimiz gibi olmadı" ifadelerini kullandı