SAĞLIK - 03 Ağustos 2022 Çarşamba 15:46

Böbrek yetmezliklerinin tedavisi için yeni bir proje geliştiriliyor

A
A
A
Böbrek yetmezliklerinin tedavisi için yeni bir proje geliştiriliyor

Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.

Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Karahaliloğlu, kronik böbrek rahatsızlıklarının en yaygın tedavisi olan diyaliz prosesinde kullanılabilecek yeni nesil bir hemodiyaliz membranı hazırlayacaklarını, konuya dair projelerinin TÜBİTAK tarafından kabul edildiğini söyledi.


Geliştirilecek olan hemodiyaliz membranının hâlihazırda sıklıkla kullanılan polietersülfon diyaliz membranlarına bir alternatif olabileceğini, yüzey özellikleri ve üretim prosedürü yönüyle bir üstünlük ortaya koyabileceğini kaydeden Karahaliloğlu, bu mebranın çevre dostu ve biyouyumlu olacağını belirtti. Çalışmanın gelecek açısından da önemli çıktılarının olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Zeynep Karahaliloğlu, “Böbrek yetmezliği günümüzün önemli sağlık problemlerinden birisi ve bu sağlık probleminin en yaygın tedavi şekli diyaliz. Hazırlayacağımız membran, diyaliz prosesinin iyileştirilmesine katkı sağlamanın ötesinde, daha sonraki çalışmalarda giyilebilir bir diyaliz makinesi tasarımına da dönüşebilecektir. Böylelikle su ve elektrik gibi kentsel altyapı ihtiyaçları gerektiren hemodiyaliz prosesinin, herhangi bir afet durumunda sekteye uğraması da engellenmiş olacaktır” dedi.


Projenin TÜBİTAK-3501 Kariyer Geliştirme Programı çerçevesinde kabul edildiğini anımsatan Doç. Dr. Karahaliloğlu, açıklamasının son bölümünde “Aksaray Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu” üyelerine katkılarından dolayı teşekkür etti. Projenin çalışma ekibinde Kapadokya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Baki Hazer, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Batur Ercan ve Konya Şehir Hastanesi’nden Doç. Dr. Rafiye Çiftçiler yer alıyor.


ASÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin, projelerinden dolayı Doç. Dr. Zeynep Karahaliloğlu’nu tebrik etti ve tüm çalışma ekibine başarılar diledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir EFES 2026 Tatbikatı ’Savunma Sanayi Sergisi’ kapılarını vatandaşlara açtı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin sergilendiği etkinlikte, vatandaşlar Türkiye’nin askeri ve teknolojik alanda ulaştığı gücü yakından görme fırsatı buldu. Sergi alanını ziyaret eden vatandaşlar, ilk olarak EFES 2026 Tatbikatı’nın son hazırlık ve uygulama aşamalarına dair yürütülen çalışmaları ilgiyle takip etti. Ardından teknoloji stantlarını gezen ziyaretçiler, insansız hava araçlarından roket sistemlerine, robot köpeklerden tanklara, hava savunma sistemlerinden kamikaze dronlara kadar çok sayıda modern askeri teçhizatı ve yerli üretim silah çeşidini yakından inceledi. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki gelişimini gözler önüne seren sergide, milli imkanlarla üretilen her sınıftan teknolojik ürün yoğun ilgi gördü. Alanda sergilenen ürünler hakkında yetkililerden teknik kabiliyetler dalında detaylı bilgiler alan vatandaşlar, yerli savunma sanayisinin ne kadar ileri bir seviyeye geldiğini yerinde gözlemleme imkanı yakaladı. Vatandaşlardan yoğun ilgi Duygularının son derece yüksek ve gurur verici olduğunu belirten Emine Demirel, "Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Savunma sanayimiz o kadar üst seviyelere çıktı ki artık dünya karşımızda titriyor. ’Artık bir Türkiye var, onların sanayisi güçlü’ diyorlar. Bizlerden korkuyorlar. Biz bunlarla; KAAN’larla, tanklarımızla, uçaklarımızla ve insansız hava araçlarımızın hepsiyle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gurbetçilerin gururu Almanya’dan geldiğini ve yurt dışından gelen biri olarak Savunma Sanayii Sergisi’nde gördüklerinin kendileri için çok daha farklı ve gurur verici olduğunu belirten Mehtap Tanrısever, "Türk vatandaşı olmak bizim için başlı başına ayrı bir özellik ve gurur kaynağı. Yurt dışında bildiğiniz üzere biraz zorluk çekiyoruz, çünkü orada hala ırkçılık var. Buraya geldiğimizde ve bu eserleri gördüğümüz zaman bir Türk olarak gerçekten daha da gururlanıyoruz. Alana henüz yeni geldik ama gözümüzü alamıyoruz. O kadar kaliteli ve büyük eserler var ki hayranlıktan adeta ağzım açık kaldı. Büyük bir heyecan doluyuz" şeklinde konuştu. Yerli silahlar ilgi gördü Tankların ve silahların oldukça etkileyici olduğunu, ülkenin yerli mühimmatlarını yakından görmenin kendisine büyük heyecan verdiğini belirten Samet Kuran, "Silahları gördük, çok güzellerdi. Ülkenin o güzel mühimmatlarını ve araçlarını görmek, onlara dokunabilmek ve ayrıntılarını öğrenmek insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Hedefim Hava Harp Okulu’na girip pilot olmak. Burada anlatılacak ve övülecek çok fazla şey var. Hepsini teker teker gezmek, farklı teknolojileri tanımak ve askerlerin yaşadığı duyguların bir neticesini hissetmek çok güzel bir duygu. Bence herkes buraya gelmeli ve bu atmosferi görmeli" ifadelerini kullandı. Ülke teknolojisinin ne kadar iyi olduğunu gördüğünü söyleyen Ata Görmenoğlu ise, "Sarsılmaz gibi ünlü markalarımızı deneyimleme şansım oldu. Ne kadar gelişmiş olduğumuzu görme fırsatı bulduk. Özellikle tanklarımız, askeri teknolojide ne kadar üstün olduğumuzu gösteriyor. Buraya geldiğinizde gururlanmamak mümkün değil. Hem silah teknolojisi hem de araçlar olarak çok gelişmişiz ve bunu buraya gelince rahatlıkla görebiliyoruz. Burayla ilgili söyleyecek çok şey var, anlatarak bitiremeyiz. İmkanı olan herkesin gelip deneyimlemesi lazım. Beni zırhlı araçlar ve tabanca gibi silah teknolojileri daha çok heyecanlandırdı. Onların daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Tanklarımız da oldukça gelişmiş ve birçok sistematiği var ama zırhlı araçların ve silahların hissi çok ayrı" diye konuştu.