EĞİTİM - 23 Ekim 2022 Pazar 10:48

55 yaşında üniversite hayaline kavuştu

A
A
A
55 yaşında üniversite hayaline kavuştu

Babasının rahatsızlığı nedeniyle genç yaşta babasına bakmak için Almanya’ya giden ve üniversite hayalleri suya düşen Mehmet Kocagöl 55 yaşında hayaline kavuştu.

Babasının rahatsızlığı nedeniyle genç yaşta babasına bakmak için Almanya’ya giden ve üniversite hayalleri suya düşen Mehmet Kocagöl 55 yaşında hayaline kavuştu. Çocuğu yaşındaki gençlerle üniversite sıralarında okuyan Mehmet Kocagöl hayaline kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.


Aksaray’da liseyi bitirdikten sonra Almanya’da yaşayan babasına bakmak için yurtdışına giden Mehmet Kocagöl (55) çok istediği üniversiteyi okuyamadı. Lise mezunu olarak gittiği Almanya’da babasının bakımını üstlenen Kocagöl 1987 yılında evlilik için Aksaray’a dönerek düğününün ardından yeniden babası için Almanya’ya döndü. Babasının bakımına devam eden Kocagöl, 2004 yılında babasının vefatının ardından ailesiyle hayatını geliştirmeye başladı. 32 ve 35 yaşında kız ve erkek çocuğu babası olan Mehmet Kocagöl çocuklarının da evlenmesinin ardından kendi hayalleri için çalışmaya başladı. En büyük hayali üniversite okumak olan Kocagöl, 4 torun sahibi olduktan sonra memleketi Aksaray’a dönerek Aksaray Üniversitesi (ASÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümüne kaydını yaptırdı. Yıllar sonra üniversite hayaline 55 yaşında kavuşan Mehmet Kocagöl şimdi çocuklarından bile küçük olan gençlerle aynı sırayı paylaşarak üniversite eğitimi alıyor.



“En büyük hayalim üniversite okumaktı”


Yaşadığı eğitim mutluluğunu anlatan Mehmet Kocagöl, üniversite eğitiminin en büyük hayali olduğunu belirterek, “Okumak benim için önemli bir arzuydu, çok istiyordum, en büyük hayalimdi. O günkü şartlarda ve imkanlarda maalesef buna imkan yoktu. Ancak bu imkan şimdi olabildi, kendime bu imkanı şimdi verebildim. Hayallerime kavuştum. Daha da hayallerim var ve bundan sonra sıralama devam edecek” dedi.


Babasının yurt dışında olması ve rahatsızlanması nedeniyle üniversite hayallerinin suya düştüğünü anlatan Kocagöl, “Babam Almanya’ya yalnız gitmişti. Babam rahatsızlandı ve hastalığı vesilesi ile bende Almanya’ya gittim orada kaldım. Dolayısı ile üniversiteyi okuma imkanım maalesef olmadı. Bu benim yapmak isteyip de yapamadıklarım arasında olan bir eksiğim. Ancak bu zamanda uygun oldu. Şimdi kendime bir imkan verdim ve inşallah bunu tamamlayıp başaracağım. Değişik bir duygu. Genç arkadaşlarla beraberiz. Ben de pozitif ruhlu bir insan olarak arkadaşlarla gayet güzel ilişkiler içerisindeyiz. Saygı ve sevginin olduğu her yerde her zaman anlaşmak, konuşmak, birlikte bir şeyler yapabilmek elbette mümkün” diye konuştu.



“Eğitim ve öğrenmenin yaşı yoktur”


Eğitim aldığı Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Öğretim Görevlisi Hukuka Giriş Dersi hocası Erdem Baysal (35) ise okumanın yaşı olmadığını belirterek, “Eğitim ve öğrenmenin yaşı yoktur. Bunun canlı örneğini biz Mehmet bey ile yaşamış olduk. Benim eğitimcilik hayatımda kendi yaşımdan büyük ilk öğrencim. Ama algı düzeyi çok yüksek, siyaset ve kamu yönetimi öğrencilerimizin bu seneki profilleri oldukça yüksek. İyi bir tartışma, yorumlama ortamı var. Mehmet beyin de derslere ilgisi, alakası çok çok iyi. Bu da genç arkadaşlarımıza önemli ölçüde motivasyon sağlıyor. Bundan dolayı şunu söylemek isterim ki, keşke her yaşta öğrencimiz 2.3. üniversitelerini bitirebilseler. Üniversite genellikle gençler açısından karakterlerin şekillendiği ve geri kalan hayatlarının dönüm noktası olan çağlar olarak görülse de ilerleyen yaşlar açısından da ilerleyen yaşların tadını çıkarabilecekleri bir evre. Burada sosyokültürel ortamı görmeleri önemli ölçüde onlara katkı sağlayacaktır, fayda sağlayacaktır. Gelmelerini bekleriz, isteriz, tavsiye ederiz. Onlar için de değişik bir deneyim olur” ifadelerini kullandı.



“Babam yaşındaki biriyle aynı sınıfta olmak farklı bir deniyim”


ASÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 1. sınıf öğrencisi Mert Can Aydoğan (23), “Babam yaşında birisiyle aynı sınıfta olmak açıkçası farklı bir deneyim. Kendisiyle hem sınıf olarak baba oğul ilişkimiz var. Biz kendilerine ders noktasında yardımcı oluyoruz, o bize hayat tecrübelerini aktarıyor. Okulda aldığımız eğitimlerden ziyade Mehmet ağabeyinde kendi hayatındaki tecrübeleri sayesinde gerçekten bizim için de güzel bir gelişim olduğuna inanıyorum. Kendisine eğitim hayatında başarılar diliyorum” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü kendisine teslim edildi Uluslararası yarışmada ödül alan Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü bulunup sahibine teslim edidi. Tokat’ta bir fırında simit ve poğaça ustası olarak çalışan fotoğraf tutkunu Mehmet Emin Coruş, geçtiğimiz yıl çektiği fotoğrafla Paris’te düzenlenen Uluslararası XMAGE Fotoğraf Yarışması’nda dünya ikincisi oldu. Vize alamadığı için ödül törenine katılamayan Coruş’un Fransa’dan gönderilen plaketi ve sertifikasının gümrükte imha edildiği yönündeki iddia ise haberlerin ardından yapılan incelemeyle farklı bir boyut kazandı. 170 ülkeden 725 bin fotoğrafın katıldığı yarışmada annelik bağını anlatan karesiyle büyük başarı elde eden Coruş, ödül törenine katılamamasının ardından organizasyon tarafından gönderilen plaket ve sertifikanın kendisine ulaşmadığını belirtmişti. Bunun üzerine firma yetkilileriyle iletişime geçen Coruş’a, firma tarafından gönderilen İngilizce e-postada ürünün imha edildiği bilgisi verildi. 13 Mayıs’ta gündeme gelen haber sonrası Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın, bakanlık personeline olayın araştırılması yönünde talimat verdiği öğrenildi. Yapılan incelemede, plaketin şubat ayında Türkiye’ye giriş yaptığı ve tasnif işlemlerine alındığı tespit edildi. Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından teslim alınan ödül plaketi, Mehmet Emin Coruş’a ulaştırıldı. Ticaret Bakanı Basın Danışmanı Bekir Kaplan, amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ile görüntülü görüştü. Kaplan görüşmede; "Ben konuyu görür görmez bakanımız ile paylaştım. Bakanımızın talimatları doğrultusunda ilgili kargo firması ve ilgili şirketle görüşerek konunun özüne vardık. İnşallah bundan sonraki ödüllerini Allah yerinde almayı sana nasip eder" dedi. Ödül sahibine teslim edildi Ticaret İl Müdürü Ali Osman Sakar, "Kamuoyuna yansımış olan Mehmet Emin Coruş kardeşimizin uluslararası bir yarışmada aldığı ödülün imha edildiğine dair haber yapıldı. Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’ın talimatlarıyla Mehmet Emin kardeşimize hızlı bir şekilde ulaştık. Kendisiyle irtibata geçtik. Söz konusu ödül teslim süresinde olup bakanlığımızın girişimleriyle hız kazanmıştır. Uluslararası alanda ülkemizi temsil eden Mehmet Emin kardeşimize bakanımızın selamları ile iletmekten mutluluk duyuyorum" dedi. Firma tarafından gönderilen İngilizce mailin Türkçeye çevrilmesiyle bir yanlış anlaşılma yaşandığını söyleyen amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ise "Bildiğiniz üzere 2025 yılında uluslararası fotoğraf yarışmasında ben bir ödül kazanmıştım. Maalesef vize alamadığım Paris’e için gidememiştim. Ödülüm Türkiye’ye gelmişti. Kupamla sertifikam da gümrük sürecine takılmıştı. Gümrük yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerden sonra XMAGE şirketiyle görüşmeye başladım. Onlar da bana bir mail attılar. XMAGE firmasından bana gelen mail İngilizce yazıyordu. Bu metni Türkçe metne çevirdiğimde imha edildiği yazıyordu. Biz de bunu haber yaptık. Bunun üzerine bakanlık devreye girdi. Bana ulaştılar. ’Ödülünüz imha edilmemiş, gümrükte bekliyor’ dediler. Bakanlığımız bu olaya hızlıca müdahale etti. Sayın Ömer Bolat bey ve ekibi kupamı biran önce elime ulaştırdılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
İstanbul FIBA Avrupa Kupası’nda takım sayısı 48’e çıkarıldı Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verdi. Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu’nun 15 Mayıs tarihinde İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te gerçekleştirilen toplantısında, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verildi. İzlanda Basketbol Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya FIBA Avrupa Başkanı Jorge Garbajosa başkanlık etti. Toplantıya ayrıca FIBA Başkanı Sheikh Saud Ali Al Thani, FIBA Genel Sekreteri Andreas Zagklis ve FIBA Avrupa İcra Direktörü Kamil Novak da katıldı. Yönetim Kurulu, kulüplerden gelen geri bildirimler doğrultusunda FIBA Avrupa Kupası’nın genişletilmesini oy birliğiyle onayladı. Yeni formatta normal sezon, altışar takımdan oluşan sekiz grupta oynanacak. Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan 16 takım ikinci tura yükselecek. Rusya ve Belarus’un durumları da konuşuldu Rusya ve Belarus takımlarının FIBA Avrupa organizasyonlarındaki statüsünün ise değişmediği açıklandı. FIBA Merkez Yönetim Kurulu’nun son kararı doğrultusunda mevcut uygulamanın sürdüğü, konunun eylül ayındaki toplantıda yeniden ele alınacağı belirtildi. Avrupa Basketbol’u da ele alındı Toplantıda ayrıca Avrupa basketbolunun çeşitli alanlarına ilişkin güncel gelişmeler ele alındı. Fenerbahçe’nin şampiyonluğu ile tamamlanan Kadınlar Avrupa Ligi (EuroLeague) Altılı Final organizasyonunun Zaragoza’daki başarısı, FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026 kura çekimi ve FIBA Şöhretler Müzesi töreni değerlendirildi. FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın düzenleneceği yerler açıklandı Gençler organizasyonları kapsamında 2027 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A veya B Klasmanı) Portekiz’in Matosinhos kentinde, 2028 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A Klasmanı) ise Estonya’nın Tallinn kentinde düzenlenmesi onaylandı. Yönetim Kurulu ayrıca 2026-28 dönemini kapsayan Gençlik Gelişim Fonu (YDF) ve Haziran 2026’da başlayacak TIME-OUT 4.0 projesi hakkında bilgi aldı. FIBA Avrupa Yönetim Kurulu’nun bir sonraki toplantısı Kasım 2026’da Almanya’nın Hamburg kentinde yapılacak.
Ankara Başıboş köpek mağdurları panelde buluştu Ankara’da platformlar tarafından ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Mağdurlar panelde buluştu. Ankara’da platformlar tarafından 5199 sayılı Kanun’un 2024 değişikliği sonrası uygulama sorunları, belediyelerin hukuki sorumlulukları, halk sağlığı ve güvenlik boyutu, bilimsel, idrai ve insan hakları perspektiflerinin ele alındığı ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Etkinliğe, başıboş köpek mağdurları katıldı. "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir" Kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Ankara Sivil Toplum Platformu Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek, "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir. Özellikle okul çevreleri, parklar, hastaneler ve ibadethaneler güvenli alanlar haline getirilmelidir. Yalnızca şehir güvenliği konusunda değil, toplumun kültürel ve vicdani meseleleri konusunda da sorumluluk almaya devam ediyoruz. Dün RTÜK önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında ekranlar üzerinden toplumumuza yönelik kültür emperyalizmine aile yapısını hedef alan yayınlara ve toplumsal değerlerimizi aşındırmaya çalışan içeriklere ilişkin kaygımızı ifade ettik" diye konuştu. "Hastaneye götürülürken yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyordu" Yıllarca ‘bir kap mama bir kap su koy’ sloganlarıyla adeta beyninin yıkandığını ifade eden mağdur anne ise bir hayvandan insana böylesine bir zarar gelebileceğini asla düşünmediğini kaydederek, şöyle konuştu: "Ancak bu propagandanın arka planını sorgulamamanın bedeli bizim için çok ağır oldu. Sadece 3 buçuk dakika içinde varlığıyla içimi şükürlerle dolduran kızım, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Kaçarken bir kamyonun altında kaldı ve bacağı koptu. Sizin haberlerde köpek saldırısı deyip geçtiğiniz o başlıklar bizim hayatımıza düşen birer ateş topuydu. Yanına vardığımda bana, ‘özür dilerim anneciğim köpekler saldırdı’ diyordu. Hastaneye götürülürken yaşam hevesiyle dolu olan yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyor, acısı dayanılmaz hale geldiğindeyse uyutun beni diye yalvarıyordu. Biz bu felaketin ortasında çaresizce beklerken sosyal medyada bir tokat gibi yüzümüze vurulan iftiralar başladı. Kızımın hep sokaklarda olduğu, köpekleri tahrik ettiği gibi asılsız yalanlar yayıldı. İftiralar, öyle ahlaksız bir boyuta ulaştı ki olayın FETÖ kurgusu olduğundan tutun iffetime, namusuma, şahsıma yönelik onur kırıcı saldırılara kadar her türlü haksızlığa uğradım. Evladımız canıyla uğraşırken biz aynı zamanda bu organize kötülükle uğraşmak zorunda kaldık." Programa, hukukçular, mağdurlar ve akademisyenler katıldı.
Tokat Gökmedrese sosyal yaşam merkezine dönüştü Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesindeki Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi’nde hizmete açılan sosyal tesisler, tarihi atmosferiyle öğrenci ve vatandaşlara sosyal yaşam alanı sunuyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi bünyesinde hayata geçirilen sosyal tesisler düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış programına TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, akademik ve idari personel ile davetliler katıldı. Açılış programında konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversitelerin yalnızca eğitim ve bilim üretim merkezleri olmadığını, aynı zamanda sosyal yaşamı güçlendiren ve şehirle bütünleşen alanlar oluşturma sorumluluğu taşıdığını ifade etti. Gökmedrese’nin tarihi ve kültürel değerine dikkat çeken Yılmaz; hizmete açılan sosyal tesisin öğrenciler, akademik personel ve Tokat halkı için önemli bir buluşma noktası olacağını belirtti. Üniversitenin şehirle kurduğu güçlü bağları daha da geliştirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Yılmaz, sosyal yaşam alanlarının hem öğrencilerin üniversite deneyimine katkı sunduğunu hem de toplumsal etkileşimi artırdığını ifade etti. TOGÜ Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi Sosyal Tesislerin açılışına Tokat Sakatlar Derneği Başkanı Ali Aras ve dernek üyeleri de katılım sağladı. Dernek adına açılan hayır satışı büyük ilgi gördü. TOGÜ tarafından hizmete sunulan tesis, öğrenci ve Tokat halkına sosyal, sıcak ve keyifli bir buluşma ortamı sunmayı hedefliyor. Tarihi dokusuyla dikkat çeken Gökmedrese’de hizmet verecek tesis, ziyaretçilerine yalnızca bir dinlenme alanı değil aynı zamanda kültürel atmosferle iç içe bir sosyal deneyim sunacak.