ÇEVRE - 21 Ocak 2023 Cumartesi 10:39

Yağışların yüzde 50 azaldığı Aksaray’da kuraklık çanları çalıyor

A
A
A
Yağışların yüzde 50 azaldığı Aksaray’da kuraklık çanları çalıyor

Nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da kuraklık çanları çalıyor.

Nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da kuraklık çanları çalıyor. Geçmiş yıllara oranla yüzde 50 yağış kaybı yaşayan kentte üreticiler tedirgin olurken, uzmanlar ise suyun beka derecesine geldiğini, halen bir yağış olmayışının ciddi şekilde rekolte ve kalite düşüşüne sebep olacağını söyledi.


Tarım ve hayvancılıkta ülke üretimine ciddi katkılar sağlayan ve nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da kuraklık çanları çalıyor. Ocak ayının sonuna yaklaşılmasına rağmen halen kar ve yağmur yağışı almayan kentte geçen yılların ortalamasına göre yüzde 50 yağış kaybı yaşanırken, ziraat mühendisleri suyun artık beka derecesine geldiğinin altını çizdi. Yaklaşık 400 bin hektar tarım arazisi bulunan ve bitkisel üretim miktarı açısından Türkiye’de ilk 5’e giren kentte, bitkilerin üzerinde yorgan görevi görecek karın yağmamasıyla birlikte ürünleri don alma olayı üreticileri tedirgin ediyor.



"Bu yaşıma kadar böyle kurak bir yıl görmedim"


Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Serkan Koray Zeybek, Ocak ayının sonuna gelinmesine rağmen halen kar ve yağmur yağışı olmadığına dikkat çekerek, kuraklığın tedirgin eden tablosunu gözler önüne serdi. Bitkilerin su ihtiyacı olduğunun altını çizen Başkan Zeybek, "Ufak tefek çıkan farazilerde soğuk alma riski var. Şu anda kar yağışıyla beraber bir yorgan vazifesi görmesi lazım bu bölgede. Şimdi kar yağacak. Ekini soğuğa karşı yorgan gibi eksi derecelerde soğuk almasına karşı koruyacak. Ayrıca yavaş yavaş eridiği için taban suyunu biriktirecek. Yarın bu bitkinin kök sistemi gelişmeyle beraber su ihtiyacı duyacak ve gelişimini hızlandıracak. Problem burada aslında. Hatta arkamızda gördüğünüz Hasan Dağı’nın şu anda tamamının karla kaplı olması lazımdı. Fakat daha başında kar var etekleri kupkuru. Ben bu kadar yaşa geldim daha böyle kurak bir yıl görmedim. İnşallah sonumuz hayırlı olur" diye konuştu.



"Su bizim için beka derecesine geldi"


Su sıkıntısının her geçen yıl artarak devam ettiğine vurgu yapan Başkan Serkan Koray Zeybek, "Üreticilerimizin özellikle zaten suyun olmadığı bu bölgemizde taban suyuna çok dikkat etmesi, taban suyunu çok dikkatli kullanması gerekiyor. Çocuğumuzu, torunlarımızı düşünmemiz lazım. Biz bu suları, toprakları onlara bırakacağız, onlar üretim yapacak. Bunun dışında artık herkesin kendine çeki düzen vermesi lazım. Herkes önüne meseleyi koyup tedbir alması lazım. Bunun şakası kalmadı, lafı sözü kalmadı. Artık su bizim için beka derecesine gelmiş bir halde. Mecburen buna bir çözüm bulmamız gerekiyor. Biz Türkiye olarak su fakiri ülkesi olmasak da su zengini zaten değiliz. Ama su fakiri olma yönünde çok hızlı ilerliyoruz. Herkesin kendine gelmesi, iyi düşünmesi gerekiyor. ‘Biz bu suyu nasıl tasarruf ederiz? En modern sulama sistemlerine nasıl geçeriz? Vahşi sulamayı nasıl bırakırız?’ diye. Gün gün kötüye gidiyoruz, yıl yıl kötüye gidiyoruz. Daha artık ne olması gerekiyor bilmiyorum. Çok büyük sıkıntılarımız var. Bu gidiş tabii ki bizim verimlerimizi etkileyecek, rekoltemizi düşürecek, ürünlerin kalitesini düşürecek, özellikle bununla birlikte de gelirimiz düşecek. Bununla ilgili bütün tedbirleri almamız gerekiyor" şeklinde konuştu.


Karın, ekinlerin üzerinde yorgan vazifesi görmesi gerektiğine ve böylelikle hem soğuğa karşı koruma hem de taban toprağını besleme işlemi görmesi gerektiğine değinin Başkan Zeybek, "Kar yağacaktı şimdi, kar yağdığı zaman yorgan vazifesi görecek. Ekinler çıkmış olacaktı. Kar, bitkilerin üzerinde yorgan gibi örtü olacaktı. Olabilecek eksi 5-10 gibi durumlarda ekinlerimiz, hububatımız soğuk almayacaktı. Artı o karlar ağır ağır eriyecekti, taban suyunu biraz yükseltecekti. Şu anda ekinlerin 1 parmak nemi varsa 1 karış altta kupkuru tarla var. Geçen ki yağan ufak bir yağışta hafif nemlenmiş. Onun dışında taban toprağı tamamen kupkuru. Bu bitki yarın su isteyecek, beslenecek, olmazsa da artık verim kaybı olacak" ifadelerini kullandı.



Yağış oranında yüzde 50 düşüş yaşandı


Ziraat Mühendisi Emrah Karaaslan ise yağışların ciddi oranda düşüş gösterdiğini belirterek, yağışların böyle devam etmesi halinde verim ve rekolte düşüşü yaşanacağını söyledi. Üreticilerin tedirgin halde beklediğini kaydeden Karaaslan, "Bölgemizin uzun yıllardır yıllık ortalama yağışı 350-360 milimetre civarlarında. Geçtiğimiz 2021 yılının Ekim ayından 2022 yılının Ekim ayına kadar aslında pek bir sorun yoktu yağış açısından. Her şey çok güzel gidiyordu. Ama son 3 aylık sezonda, Ekim, Kasım ve Aralık ayındaki yağışların azlığı çiftçilerimizi, üreticilerimizi, biz ziraat mühendislerini tedirgin ekmeye başladı. Örneğin geçen yıl Aralık ayındaki yağış miktarı 55-60 milimetre civarında iken, bu yıl Aralık ayındaki yağış miktarı 22 milimetre civarında. Yani geçen yıla göre yüzde 50 yağış konusunda azalma gerçekleşti. Aralık ayının uzun yıllar ortalaması 47 milimetre civarında. Yani geçen yıl yağış ortalamasının üzerindeydi ama bu yıl geçen yola göre yüzde 50 azalma var. Bu da çiftçilerimizi ister istemez önümüzdeki günler açısından tedirgin etmekte. Ocak ayının ortalarındayız. Yağışın yağmaması, bu süreçten sonra da yağmamaya devam ederse üretim açısından verim ve kalite kayıpları beklenebilir" açıklamasında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum "Türkülerimiz Türk Milleti’nin milli kimlik, kültür ve inanç metinleridir" Atatürk Üniversitesi Turizm Fakültesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi’nin ortaklaşa tertip ettiği "Bir Kültür Taşıyıcısı Olarak Musiki Zenginliğimiz ve Türküler" başlıklı panel Turizm Fakültesi’nde Ömer Halisdemir Salonu’nda yoğun bir katılımla yapıldı. Türk halk müziğinin ve Türk musiki zenginliğinin kültürel kimlik, toplumsal hafıza ve değer aktarımındaki rolünün ele alındığı program, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Panelin açılış konuşmasını Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökalp Nuri Selçuk yaptı. Program kapsamında alanında uzman isimler, türkülerin kültürel mirasın aktarımındaki önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Paneli TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş yönetti. Panelde EBB Kültür Daire Başkanı Ergün Engin "Bir Kültür Taşıyıcısı Olarak Türkülerimiz", TDED Erzurum YK Üyesi-Eğitimci Mustafa Uğurlu "Milli Kimlik Unsuru Olarak Musikimiz" ve TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş ise "Erzurum Türkülerinde Kültürel Coğrafyamız" başlıklı sunum yaptı. Panelde Ses Sanatçısı Binali Bektaş da sazıyla ve sesiyle Anadolu irfanını yansıtan türkülerden örnekler verdi. Panel yöneticisi Murat Ertaş, panel sonunda yaptığı değerlendirmede; türkülerimizin bir felsefe metni, bir tasavvuf metni, bir terbiye metni, bir sosyoloji metni, bir tarihi belge, Türkçemizi koruyan bir lügat olarak ele alınması, bir antropolog titizliğiyle değerlendirilmesi, yeni nesillere ve kültür turizmine kazandırılması gerektiğini söyledi. Programa akademisyenler, öğrenciler, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katılırken etkinlik geleneksel musikî mirasının genç kuşaklara aktarılması açısından önemli bir kültürel buluşma olarak değerlendirildi.
Edirne Edirne’de Gençlik Haftası dolayısıyla tören düzenlendi Edirne de 15-21 Mayıs tarihleri arasında kutlanan gençlik haftası etkinlikleri çerçevesinde tören düzenlendi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Gençlik Haftası dolayısıyla Atatürk heykeli önünde düzenlenen tören çelenk sunumu ile başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam eden törende günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Gönüllü Genç İsmethan Karapınar yaptı. Gönüllü genç İsmethan Karapınar, Gençlik Haftası çerçevesinde düzenlenen törende yaptığı konuşmada gençliğin ülkenin geleceğindeki rolüne dikkat çekti. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın gençler için büyük anlam taşıdığını belirten Karapınar, gençlerin Türkiye’nin en büyük gücü olduğunu söyledi. Milli ve manevi değerlere bağlı, bilinçli ve donanımlı bireyler olarak ülkeyi daha ileriye taşımak için çalışacaklarını ifade eden Karapınar, gençliğin sadece geleceğin değil bugünün de önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Gençlerin sadece yarının değil, bugünün de aktörleri olduğunu söyleyen Karapınar, "Ülkemizin ve dünyanın sorunlarına duyarlı; çözüm üreten, sorgulayan, öğrenen ve öğreten bireyler olarak kendimizi geliştirmeliyiz. Dünyanın birçok yerinde mazlum ve masum insanlar zulüm görmektedir. Bunun farkında olan bizlere daha fazla çalışmak, üretmek ve faydalı olmak görevi düşmektedir. Sporla, sanatla, bilimle ve kültürle iç içe yetişen bir gençlik; hem kendisine hem de ülkesine değer katacaktır" ifadelerine yer verdi. Gençlerin Türkiye’nin gücü olduğunu ifade eden Karapınar, "Güçlü bir gelecek, bilinçli ve kararlı gençlerin omuzlarında yükselecektir. Unutmayalım ki; bir ülkeyi yücelten de geriye götüren de o ülkenin gençliğidir. Bizler; ülkemizi daha ileriye taşıyacak güçlü gençleriz. Aynı zamanda dünyada adaletin, hakkın ve hukukun üstün gelmesi; mazlumların umutlarının canlı tutulması için sorumluluk taşıyan bir neslin temsilcileriyiz. Sadece ülkemizin değil, insanlığın bizden beklentilerinin de farkındayız" şeklinde konuştu. Törene, Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürü Selim Ak, Şube Müdürleri, Kurum Personeli, antrenörler ve sporcular katıldı. Düzenlenen tören Karapınar’ın konuşmasının ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. (ÖC-
Sivas Savunma sanayinde Sivas üs oluyor Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir, Sivas’ın savunma sanayindeki rolüne değinerek Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından günümüz savunma sanayi ihtiyaçlarına uygun teknolojik ürünlerin bakım, onarım ve konuşlandırılmasına yönelik Sivas’ta yeni bir yapılanma üzerinde çalışıldığını söyledi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Yıldırım Başkanlığında Meclis Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, savunma sanayi çalışmaları, yerel kalkınma hamlesi, mesleki eğitim projeleri, turizm hamleleri, genç girişimciler için Erasmus programı ve döküm sektörü yatırımları gibi şehrin ekonomik kalkınmasına yönelik çalışmaları meclis üyeleriyle paylaştı. Sivasspor’un 59. kuruluş yıldönümünü kutlayan Özdemir, kulübün yapılacak olan genel kurulu sonrasında iyi bir yönetimle başarılarla dolu bir sezon geçirmesini diledi. Ayrıca, Sivas’ın önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olan ESTAŞ’ın 2025 yılında kendi ürün grubunda en çok ihracat yapan ilk beş firma arasına girmesinden dolayı büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek firmayı kutladı. Savunma sanayinde Sivas üs oluyor Sivas’ın savunma sanayindeki rolüne değinen Özdemir, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından günümüz savunma sanayi ihtiyaçlarına uygun teknolojik ürünlerin bakım, onarım ve konuşlandırılmasına yönelik Sivas’ta yeni bir yapılanma üzerinde çalışıldığını söyledi. Özdemir, önümüzdeki dönemde bu ürünlerin üretiminin de Sivas’ta yapılmasının planlandığını belirterek, bakanlığın bu yönde çalışma yürüttüğüne ilişkin bilgileri siyasilerden edindiklerini ifade etti. Ayrıca, savunma sanayinin dev ismi Baykar ile Sivaslı üreticileri buluşturduklarını belirterek, "Baykar yetkilileri Sivas’taki sanayicilerimizin tedarikçi olma yolundaki heyecanından büyük mutluluk duydular" ifadesini kullandı. Sivas, döküm sanayisinde stratejik merkez olma yolunda Sivas’ın sanayi çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Özdemir, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında ORAN Kalkınma Ajansı ile İstanbul’da Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği ile bir araya geldiklerini söyledi. Sivas’ta döküm sektörüne yönelik yeni yatırımların hayata geçirilmesi için dernek üyeleriyle görüşmeler yaptıklarını ifade eden Özdemir, "Döküm alanında faaliyet gösteren bir sanayi kuruluşunu Sivas’a kazandırabilir miyiz, bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Demirağ OSB’ye MESEM müjdesi Sanayideki ara eleman ihtiyacını çözmek için Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit ile görüştüklerini belirten Özdemir, "20 bin nüfuslu bir gelecek öngördüğümüz Demirağ Organize Sanayi Bölgemiz için acil olarak bir Mesleki Eğitim Merkezi oluşturulması talebimizi ilettik" dedi Turizmde Weekend Sivas hamlesi Şehrin tanıtımı için valilikle ortak yürütülen projelere vurgu yapan Özdemir, "Cuma-Pazar günlerini kapsayan ’Weekend Sivas’ projesiyle misafirlerimizi hızlı trenle getirip, belirlenen rotalarda ağırlayacağız. Proje kapsamında turları düzenleyecek acentelere kalkınma ajansımız tarafından ekonomik destek verilecek" dedi. Genç girişimcilere Avrupa’da staj imkanı Gençler için hazırlanan projelerden bahseden Özdemir, yeni mezun ve genç girişimciler için Erasmus programını hayata geçirdiklerini belirterek, gençlerin 6 ay ile 1 yıl arasında Avrupa’daki KOBİ’lerde staj yaparak deneyim kazanacaklarını ve bu süreçte ekonomik olarak desteklenecekleri bilgisini paylaştı.
Sakarya 65 yaşındaki Remziye Teyze’nin "sınıfta kalma" azmi Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki Remziye Demir, çocuklarını okutmak için yıllarca başkalarının çocuklarına bakıcılık yaparak verdiği hayat mücadelesinin ardından, emeklilik günlerini Halk Eğitim Merkezindeki dikiş kursunda değerlendiriyor. Demir, çok sevdiği kursa gelecek yıl da devam edebilmek için usta öğreticisinden kendisini bilerek sınıfta bırakmasını istiyor. Adapazarı Halk Eğitim Merkezi’nde faaliyet gösteren dikiş nakış kursu, her yaştan kadına hem meslek öğretiyor hem de sosyalleşme imkanı sunuyor. Kursun dikkat çeken isimlerinden biri olan Remziye Demir’in hayat hikayesi ise azmiyle örnek oluyor. Çocuklarını Almanya’da üniversitede okutabilmek için dükkan işleten, ardından bakıcılık yaparak dershane masraflarını karşılayan Demir, evlatlarını evlendirdikten sonra kendisini dikiş makinesinin başında buldu. "Şu anda kendi hayatıma bakıyorum" Geçmişte yaşadığı zorlukları ve kursa olan tutkusunu anlatan Remziye Demir, "Kursa isteyerek başladım. Çocuklarım vardı; onlar okudular, evlendiler ve evden gittiler. Onları okutmak, dershane paralarını çıkartmak için dışarıda başkalarının çocuklarına bakıcılık yaptım, dükkan çalıştırdım. Herkes evlenince ben de rahatladım ve şu anda kendi hayatıma bakıyorum. Yalnız yaşıyorum ve kendimi eve kapatmak istemediğim için burayı tercih ediyorum. Sevmesem gelmem; önceleri akşam kurslarına bile katılıyordum" dedi. "Kendimi sınıfta bıraktırmaya çalışıyorum" Kursun kendisi için dünyadan kopma noktası olduğunu belirten Demir, "Burası benim dış dünya ile bağlantımı kesiyor. Dikişi ve tüm el sanatlarını seviyorum. Bazen hocama ’Hocam beni bırakır mısın, seneye tekrar geleyim’ diyorum. Sırf seneye de gelebilmek için kendimi sınıfta bıraktırmaya çalışıyorum. Çarşamba günleri pazardan aldığım kumaşları değerlendirmek, ortaya bir ürün çıkarmak bana zevk veriyor. Kendime, çocuklarıma, torunlarıma dikiyorum. Onlar mutlu olunca ben de mutlu oluyorum" diye konuştu. "İnanın bazen sadece sohbet etmek için bile geliyorlar" Usta öğretici Gül Esin Balık ise kursun kadınlar üzerindeki psikolojik ve ekonomik etkisine değinerek, "Burada her yaş grubundan öğrencimiz var. Ev ortamından çıkıp kendilerine veya sevdiklerine bir şeyler üretiyorlar. Tüketme temelli toplumumuzda üretici konumuna geçmek onlara moral ve psikolojik açıdan çok iyi geliyor. İnanın bazen sadece sohbet etmek için bile geliyorlar. Bu kurslar özellikle emekli kadınlar için müthiş bir imkan. Modülleri tamamlayanlar ustalık belgesi kazanıyor. Usta öğreticilik sınavlarında başarılı olurlarsa öğretmenlik yapabiliyorlar. Belirli bir krediyi doldurduktan sonra ise kendi iş yerlerini açma belgesi elde edebiliyorlar" şeklinde konuştu. (ACK-HFV-