EKONOMİ - 09 Nisan 2023 Pazar 12:22

DASK dahi yapılmazken şimdi kasko da yaptırılıyor

A
A
A
DASK dahi yapılmazken şimdi kasko da yaptırılıyor

6 Şubat’ta meydana gelen büyük depremlerin ardından Türkiye genelinde DASK poliçelerinde ciddi bir artış yaşanırken, DASK ile yetinmeyen bazı vatandaşlar şimdi evlerine, arabalarına kasko yaptırıyor.

6 Şubat’ta meydana gelen büyük depremlerin ardından Türkiye genelinde DASK poliçelerinde ciddi bir artış yaşanırken, DASK ile yetinmeyen bazı vatandaşlar şimdi evlerine, arabalarına kasko yaptırıyor.


6 Şubat 2023 tarihinde asrın felaketi olarak kayıtlara geçen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından binlerce bina yerle bir olup 50 binin üzerinde kişi hayatını kaybederken, yaşanan depremlerin ardından sigorta şirketlerinde DASK poliçesi yoğunluğu yaşanıyor. Depremler sonrası DASK dahi yaptırmayan vatandaşlar sigortacıların yolunu tutarken, DASK ile de yetinmeyen vatandaşlar evlere özel kasko yaptırarak güvencelerini artırıyor.


Deprem sigortası, yani DASK’ın hiç bilinmediğini ve sadece aboneliklerde kullanıldığını belirten sigorta acentesi yöneticisi Halil İbrahim Gökoğlan, evlere yapılan sigorta poliçelerinde ciddi anlamda artış yaşandığını belirterek, araç kaskolarında da ciddi bir artış yaşandığını söyledi. Gökoğlan, “6 Şubat depreminden sonra insanlarımızda gerçekten bazı şeyler uyandı diyebiliriz. DASK, yani deprem sigortasını sadece abonelikten aboneliğe, alım satımdan tapu işlemleri sırasında gerekli bir poliçeymiş gibi nitelendiriyordu vatandaşlarımız. Ama 6 Şubat depreminde gerçekten büyük bir yıkım olmasından bir gerçekle daha yüz yüze geldik. Sigortasız ev sayısı oldukça fazla. Deprem poliçelerimizde belirli limitlere kadar ödeme yapılıyor. Örnek vermek gerekirse 140 TL karşılığında yapılan bir poliçede bina bedeli 450 bin TL olarak belirtilerek vatandaşlara ödeme yapılıyor” dedi.



Şimdi hem sigorta hem de kasko yaptırılıyor


Sigorta poliçesi dışında evlerindeki güvenceyi artırmak isteyen vatandaşların kaskoya da rağbet gösterdiğini belirten Gökoğlan, “Şu anda deprem sigortasından hariç yangın poliçesinde de müthiş bir artış var. Müşterilerimizin yüzde 70’i artık yangın poliçesi, yani ev kaskosu diye nitelendirdiğimiz eşyalarımızı, elektronik cihazlarını kapsayan, dekorasyon teminatlarımızı kapsayan geniş kapsamlı poliçelerimiz var. Biz bunları sürekli dile getiriyoruz vatandaşlarımıza ama tabii ki bir yerde bu da maddi bir külfet olarak görüldüğü için insanlarımız biraz daha geride durup deprem poliçesini bile yaptırmayan insanlarımız vardı” ifadelerini kullandı.



"6 ayda keseceğimiz poliçeyi biz 1 günde kestik"


6 Şubat’ta 2. depremin ardından 6 ayda kestikleri sigorta poliçesini 1 günde kestiklerini dile getiren Halil İbrahim Gökoğlan, “6 Şubat’ta öğleden sonraki depremin ardından 6 ayda keseceğimiz poliçeyi biz 1 günde kestik. Yani vatandaşlarımız sürekli arayıp, ’Aman en iyisini yapalım, aman en güzeli olsun’ dediler. Bir şey başımıza geldiği zaman anlıyoruz bunu. Vatandaşlarımız deprem poliçesini yaptırmakla kalmayıp yangın poliçesini de yaptırıyor. Yani ev kaskosunu da yaptırıyorlar. 140 metrekarelik bir dairenin poliçe primi 140 TL’dir. Ama buna karşılık 140 TL ödediğimiz bir poliçeden 422 bin TL olarak ödeme alabiliyoruz. Gerçekten bu alınan rakam yüksek bir rakam. Aslında 140 TL’ye karşılık alınan bu rakam gerçekten çok güzel bir şey. Doğal Afet Sigortalar Kurumu tarafından ödenmektedir” diye konuştu.



Araç kaskolarında bile artış yaşanıyor


Eskiden vatandaşların sadece mecburiyetten DASK yaptırdığına değinen Gökoğlan, “Eskiden bu böyle değildi, eskiden vatandaşlarımız, ’En ucuzu olsun, en güzeli olmasın, oda olur’ diyorlardı. Ama şimdi insanlarımız biraz daha bilinçlendi ve sigortayla kalmayıp kaskosunu da yaptırıyor. Hatta araç kaskolarımızda bile artış oldu. Çünkü insanlar depremde araçlarını da kaybetti, maddi zararlar oluştu. Ardından yaşanan sel felaketinde araçlar ağır hasar aldı. Kasko şirketleri tarafından gerçekten müthiş ödeme gerçekleştiriliyor. Dileriz bir daha böyle bir şey yaşanmaz. Ama gerçekten tedbir her zaman alınması gereken bir şey. Sigorta ise her zaman hayatımızda olan bir şey. Doğru teminatı ve doğru poliçeyi her zaman satın almanızı tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.


Daha önceden hiç deprem sigortası yaptırmadıklarını belirten Mustafa Korkmaz (28), “Bu depremden sonra onlarca bina yıkıldı. Evlerimizi artık güvence altına almamız gerekiyor. Daha önce deprem sigortası veya yangın poliçesi gibi bunların hiç birini yaptırmıyorduk. Ama artık şimdi o afetten sonra artık bunlara önem vermemiz gerekiyor gerçekten. Hem sigorta hem yangın poliçesi yaptırdım” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ANKA Türk dünyasına kanatlandı: Türkiye-Kazakistan’dan ortak üretim adımı Türkiye ile Kazakistan arasında imzalanan 13 anlaşmadan biri savunma sanayii alanında oldu. Türkiye ile Kazakistan arasında insansız hava aracı ANKA’nın üretim ve bakımına yönelik ortak girişim kurulmasını öngören anlaşma da imzalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında, Türkiye ile Kazakistan arasında savunma sanayii alanında ANKA insansız hava aracının üretim ve bakımına yönelik ortak girişim kurulmasını öngören anlaşma imzalandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan ziyareti kapsamında Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile bir araya geldi. Heyetler arası görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında iki ülke arasında ticaret, enerji, eğitim, ulaştırma ve çeşitli alanları kapsayan 13 anlaşmaya imza atıldı. İmzalanan anlaşmalar arasında savunma sanayii alanındaki iş birliği de yer aldı. Bu kapsamda, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile 406 No’lu Uçak Tamir Fabrikası AŞ Başkanı Nurlan Kuzhayev arasında ANKA insansız hava aracının üretim ve bakımına yönelik ortak girişim kurulmasına ilişkin anlaşma imzalandı. Anlaşmayla iki ülke arasında savunma sanayii iş birliğinin geliştirilmesi ve Kazakistan’da ANKA platformuna yönelik üretim, bakım ve teknik kabiliyetlerin artırılmasının hedeflendiği değerlendiriliyor. Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki ihracat ve uluslararası iş birliği faaliyetleri kapsamında son dönemde insansız hava araçları alanında yürüttüğü girişimler dikkat çekerken, söz konusu anlaşmanın Türk savunma sanayii ile Türk Devletleri arasındaki iş birliğine yeni bir boyut kazandırması bekleniyor.
Bursa Bursa’da Zabıta Teşkilatı’ndan kurban bayramı öncesi koordinasyon toplantısı Bursa Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda 17 ilçenin zabıta müdürlükleri bir araya gelerek Kurban Bayramı’nda alınacak önlemleri detaylı bir şekilde değerlendirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda ve Yıldırım Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ev sahipliğinde, 17 ilçenin zabıta müdürlüklerinin katılımıyla koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Kurban Bayramı süresince vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik uygulanacak tedbirlerin ele alındığı toplantıda, özellikle kurban kesimlerinin yalnızca belirlenen alanlarda yapılması konusunda sıkı denetimlerin planları konuşuldu. Kurban atıklarının çevreye zarar vermeyecek şekilde toplanması ve bertaraf edilmesi için belediyeler arasında koordineli çalışma yürütülmesi de kararlaştırıldı. Toplantıda ayrıca bayram süresince zabıta ekiplerinin ilçe belediyeleriyle eşgüdüm içerisinde çalışmasının önemine dikkat çekildi. Toplantıda, sahil bölgeleri ile kamusal alanlarda işgal ve seyyar satıcılara yönelik denetimlerin artırılması, tarihi ve turistik bölgelerde ise yetkisiz satışlara kesinlikle müsamaha gösterilmemesi konuları görüşüldü. Vatandaşların bayram boyunca yaşadıkları sorun ve şikayetleri hızlı şekilde iletebilmeleri amacıyla Alo 153 hattı üzerinden gelen bildirimlerin ilgili ilçe belediyelerine daha etkin ulaştırılması için iletişim altyapısının güçlendirilmesi yönünde karar alındı. Toplantıda ayrıca izinsiz karavan parklarına yönelik denetimlerin artırılması, şehir merkezi ile ilçelerde çevre kirliliğine neden olan kişi ve işletmelere karşı daha sıkı uygulamalar yapılması ve bayram süresince kentte huzurlu bir ortam oluşturulmasına yönelik ortak çalışmaların planlanması kararlaştırıldı.
Bursa Yenişehir’de üreticiye dev destek: 750 çiftçiye silajlık mısır tohumu dağıtıldı Yenişehir Belediyesi tarafından 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü çerçevesinde düzenlenen programda, 750 çiftçiye yüzde 100 hibeli silajlık mısır tohumu desteği sağlandı. Toplam 4 bin 500 dekarlık alanda ekilecek tohumlardan yaklaşık 27 bin ton verim elde edilmesi hedefleniyor. Yenişehir Belediyesi, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü çerçevesinde düzenlenen törenle 750 çiftçiye silajlık mısır tohumu dağıtımı gerçekleştirdi. Düzenlenen programa, Belediye Başkanı Ercan Özel’in yanı sıra AK Parti İl Başkan Vekili Cem Kürşat Hasanoğlu, AK Parti İlçe Başkan Vekili Kamil Aydoğdu, Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, İlçe Tarım Müdürü Mehmet Akın, Meclis üyeleri, Yenişehir Muhtarlar Derneği Başkanı İsmail Yüksel ile muhtarlar ve çok sayıda çiftçi katıldı. Programda konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek, üretimin ve çiftçinin desteklenmesinin geleceğe yapılan en büyük yatırım olduğunu söyledi. Başkan Özel, "Üreten, yetiştiren ve toprağını doğru kullanan ülkeler gelecekte dünya üzerinde söz sahibi olacaktır. Yenişehir’in tarımdaki gücü, bu bereketli topraklardan ve bu topraklara emek veren kıymetli çiftçilerimizden geliyor" ifadelerini kullandı. "Yüzde 100 hibe" Geçen yıl 500 çiftçiye sağlanan silajlık mısır tohumu desteğinin, bu yıl daha da büyütüldüğüne vurgu yapan Başkan Ercan Özel, "Verdiğimiz sözün arkasında durarak bu yıl destek çerçevesini genişlettik ve 750 çiftçimize yüzde 100 hibeli silajlık mısır tohumu desteği sağladık" dedi. Gerçekleştirilen desteğin Bursa genelinde örnek bir çalışma olduğunu vurgulayan Başkan Özel, "17 ilçe içerisinde çiftçisine bu ölçekte ve bu çerçevede yüzde 100 hibeli silajlık mısır tohumu desteği veren başka bir ilçe bulunmuyor. Bu tablo, Yenişehir’in üretime verdiği değerin en güçlü göstergesidir" diye konuştu. "Tarımda marka kent olacağız" Dağıtılan tohumlarla birlikte toplam 4 bin 500 dekarlık alanda üretim yapılacağını belirten Başkan Özel, yaklaşık 27 bin tonluk verim hedeflediklerini söyledi. Yapılan desteğin yalnızca tarımsal üretime değil, aynı zamanda hayvancılığa ve kırsal kalkınmaya da katkı sağlayacağını ifade eden Özel, artan yem maliyetleri karşısında üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini dile getirdi. Yenişehir’in sadece bir tarım kenti olmadığını belirten Başkan Özel, ilçenin aynı zamanda Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Hedefimiz, Yenişehir’i tarımda örnek gösterilen bir marka kent haline getirmektir" dedi. Program sonunda Başkan Ercan Özel, destek programına katkı sunan HAGEL Başkanı Mustafa Işık ve Turkish Genetics Tohumculuk A.Ş. olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. Yenişehir’de belediyecilik örneği AK Parti İl Başkan Hasanoğlu da, Başkan Özel’in üreticiyi önceleyen belediyecilik anlayışıyla örnek bir çalışma ortaya koyduğunu belirterek, "14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Ercan Başkanımız 750 çiftçimize silajlık mısır tohumu hibe ediyor. Çiftçimizin yanında olan, üretime destek veren bu anlayış son derece kıymetlidir. Tarıma ve üreticiye verilen her destek, ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır. Başkanımız da bu bilinçle yaptığı çalışmayla Türkiye’ye örnek bir projeye imza atmış. Belediyecilik örneği göstermiş" ifadelerini kullandı.
Artvin Artvin’de sınır hattında termal dron dönemi Artvin’de sınır güvenliğinin artırılması amacıyla İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından temin edilen 4 adet termal destekli dron, düzenlenen törenle güvenlik birimlerine teslim edildi. Artvin Valiliği’nde gerçekleştirilen programa Artvin Valisi Turan Ergün, Garnizon Komutanı Piyade Albay Enver Örtel, İl Emniyet Müdürü Murat Güneş, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Uğur Başkonak ve İl Göç İdaresi Müdürü Mustafa Arıkan katıldı. Özellikle sınır hattındaki dağlık ve ulaşımı güç bölgelerde kullanılacak dronların gözetleme ve denetim faaliyetlerinde güvenlik güçlerine önemli kolaylık sağlaması bekleniyor. Programda konuşan Vali Turan Ergün, "Artvin, Gürcistan ile yaklaşık 120 kilometrelik sınır hattına sahip bir ilimiz. Bölgenin coğrafi yapısı nedeniyle özellikle dağlık ve ulaşımı zor alanlarda güvenlik çalışmalarımız zaman zaman güçleşebiliyor. Teslim alınan termal destekli dronlar sayesinde sınır hattındaki hareketlilik anlık olarak takip edilebilecek. Gece görüş ve termal kamera sistemleriyle donatılan bu cihazlar, olumsuz hava şartlarında ve karanlıkta güvenlik güçlerimize önemli avantaj sağlayacaktır. Yaklaşık 7 kilometre menzile sahip sistemlerde yakınlaştırma, hedef takip ve yüksek çözünürlüklü görüntü aktarımı gibi gelişmiş özellikler bulunuyor. Bu teknolojik sistemler yalnızca düzensiz göçle mücadelede değil, kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesi ve olası güvenlik risklerinin erken tespit edilmesinde de etkin rol oynayacaktır" dedi.