GÜNDEM - 15 Ekim 2023 Pazar 12:51

60 yıldır kunduracılık yaparak geçimini sağlıyor

A
A
A

Aksaray’da 15 yaşında çırak olarak başladığı işte 60 yıldır çalışan 75 yaşındaki Ahmet Kaş, bedensel engelli olmasına rağmen verdiği hayat mücadelesi ve çalışma azmiyle ilk günkü gibi ayakkabı tamir ederek geçimini sağlıyor. 4 metrekarelik sac barakada ekmeğini kazanan Ahmet Kaş, mesleğinin ölmez bir meslek olduğunu belirterek, annesiz geldiği bu günlerini hüzünle anlattı.

Aksaray’ın Yenikent beldesinde 1948 tarihinde dünyaya gelen Ahmet Kaş, küçük yaşta bir rahatsızlıktan dolayı annesini kaybetti. Düşme sonucu kalça çıkıklığı yaşayan Ahmet Kaş, 10 yaşında bedensel engelli olarak kaldı. Beldede ilkokuldan mezun olduktan sonra çalışma hayatına giren Ahmet Kaş, rahmetli babasının kundura tamircisi olan arkadaşının yanına çırak olarak vermesiyle kunduracılık mesleğiyle tanıştı. Çok geçmeden mesleği kapan Ahmet Kaş, o yıllarda beldede kendine küçük bir dükkan açarak daha çocuk yaşta kendi mesleğinin patronu oldu. Açtığı küçük dükkanda hem çalışan hem de yatıp kalkarak geçimini sağlayan Ahmet Kaş, beldede ayakkabı, çanta tamiriyle kendini geliştirdi. 20 yıl boyunca beldede herkes tarafından sevilen bir usta olan Ahmet Kaş, 20 yılın ardından çok fazla iş olmadığı için babasının da desteği ile Aksaray’a geldi. Aksaray’da belediyeden 4 metrekarelik bir sac baraka alan Ahmet Kaş, bu kez işlerini bu küçük barakada yapmaya başladı. 20 yıl beldede, 40 yıldır da Aksaray’da kunduracılık yaparak geçimini sağlayan evli ve 4 çocuk babası olan Ahmet Kaş aradan geçen 60 yıla rağmen hala ilk günkü şevk ve heyecanıyla küçük barakasında kunduracılık yaparak hayatını idame ettiriyor.

60 yıldır kunduracılık yaparak geçimini sağlıyor

“Bu sanat ölmez bir sanat”

Her gün sabah erken saatlerde küçük barakasını açıp işine başlayan Ahmet Kaş okul ve çıraklık hayatını anlatarak mesleğinin ölmez bir meslek olduğunu söyledi. 1 ay çırak olarak çalıştığını belirten Ahmet Kaş, “İlkokuldan çıktım, 5’i bitirim, 15 yaşında çırak olarak başladım. Fazla değil, benim çıraklığım 1 ay var. 5-6 ay sonra kendi dükkanımı açtım ve orada elimle yapmaya başladım. 1 sene sonra da makine aldım. Babam rahmetli, ‘Hadi gidelim Aksaray’a sana bir çekiç, örs gibi bir şeyler alalım’ dedi. Geldik buraya aldık çekiç örs. Köy yerinde ufak bir dükkan açtım ve orada çalışmaya başladım. Çalıştım, 1 gün, 5 gün derken yalnızdım. Küçük bir dükkanım vardı orada yer, orada içer, orada yatardım. Ana yok, baba da analık olunca zaten yok gibi. Herhalde 1-2 sene geçti Aksaray’a geldik ve bir makine aldı babam bana. Geçmiş gün herhalde bin lira falandı. Köye gittik ve köyde bununla çalışmaya başladım. Çalıştım, kimseye minnet etmedim, muhtaç olmadım. Senelerce çalıştım böyle. 60 senedir bu işi yaparım. Köyden Aksaray’a geleli 40 sene oldu. Köy yerinde fazla ileriye gidemiyorsun. Buraya geldim çok şükür, Allah’ta razı olsun belediyeden bir yer aldım. Oturduk çalışıyoruz. 40 senedir buradayım. Motor lastiklerini yapardım, patoz kayışını kaynatırdım, soğuk kuyu lastikleri olurdu önceleri onları yapardım, mestleri tamir ederdim. İşimi sevmesem zaten Aksaray’a gelmezdim. Güzel bir meslek, geliri de iyi, dışardan göründüğü gibi değil. Bu sanat ölmez bir sanat. Neden? Ayakkabıyı herkes giyiyor. Söküğü olur, yırtığı olur, tükenmez, ölmez bu sanat. İşini de düzgün yaptın mı ya işten başını kaldıramazsın” dedi.

60 yıldır kunduracılık yaparak geçimini sağlıyor

İşlerinin iyi olduğunu da anlatan Ahmet Kaş hayat pahalılığından sonra işleri daha da arttığını belirterek, “Hayat pahalılığından sonra işler 2-3 misli daha fazlalaştı. Önceleri de vardı aslında ama şimdi daha fazlalaştı. Eskiden adam eskidi diye atıyordu ayakkabısını şimdi öyle değil. Akşama kadar çanta ayakkabı dikerim, hiç boş kalmam” diye konuştu.

Yasin Can

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de ahşap kalıp üretim tesisinde yangın Arnavutköy’de gece saatlerinde ahşap kalıp üretim tesisinde yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle tesisin tamamı alevlere teslim olurken, çeşitli patlamalar da meydana geldi. Ekiplerin uzun süren çalışması sonucu söndürülen yangında ölen ya da yaralanan olmadı. Yangın, saat 01:30 sıralarında Arnavutköy Anadolu Mahallesi Yıldırım Beyazıt Caddesi’nde bulunan ahşap kalıp üretim tesisinde meydana geldi. Henüz nedeni bilinmeyen bir sebeple çıkan yangın geniş alana yayılarak yoğun duman oluşturdu. Yangın sırasında çeşitli patlamalar meydana geldi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis, sağlık ve UMKE ekibi sevk edildi. Ekiplerin ilk müdahalesinin ardından geniş alana yayılan yangında ölen ya da yaralanan olmadığı belirlendi. İtfaiye ekiplerinin 3 saatlik çalışmasının ardından duman tahliyesi yapılarak yangın söndürüldü. Mahalle sakini Celal Malgaç, "Gece biz yatıyorduk, geç saatlerdi. Kardeşim bizi uyandırdı. Öncelikle çocukları dışarı çıkardık, hemen sonrasında itfaiyeyi çağırdık. Ekipler önce üst tarafa geldi, asıl yangın buradaydı. Biz uyardık, sonrasında buraya geldiler ve olaya müdahale ederek yangını söndürdüler" dedi. Öte yandan polis ekipleri, yangının çıktığı caddeyi kontrollü şekilde trafiğe kapatarak güvenlik önlemi aldı. Çıkan yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
Kayseri Kask ışığından ilham alan topluluktan 360 kişiyle ışık senfonisi Kayseri’nin Talas ilçesinde bulunan Ali Dağı’nda doğayla iç içe yürüyüş yapan Aktivite Sosyal Topluluğu’nun yürüyüş sonrası yaptığı ışık senfonisi göz kamaştırdı. Işık senfonisini yürüyüş yapan bir kişinin kask ışığından ilham aldıklarını söyleyen Aktivite Sosyal Topluluğu Lideri Gökhan Beyoğlu, "Stresli ve zor günlerin en güzel ilacının doğa olduğuna inanıyoruz" dedi. Aktivite Sosyal Topluluğu tarafından Ali Dağı’nda doğa yürüyüşü yapıldı. Doğayla iç içe gerçekleşen 9 kilometrelik yürüyüşün ardından topluluk tarafından ışık senfonisi yapıldı. Cem telefonlarının ışıklarıyla yapılan senfoni adeta göz kamaştırdı. 360 kişinin yaptığı senfoni havadan görüntülendi. Işık senfonisini Ali Dağı’nda yürüyüş yapan bir kişinin kask kamerasından ilham alarak, gerçekleştirdiklerini söyleyen Aktivite Sosyal Topluluğu lideri Gökhan Beyoğlu, bir kask ışığının dahi kent merkezinden çok güzel gözüktüğünü bu nedenle 360 kişiyle böyle bir senfoni geçekleştirdiklerini ifade etti. Düzenledikleri doğa yürüyüşü hakkında bilgiler veren Beyoğlu, "Aktivite Sosyal Topluluğu olarak biz kocaman bir aileyiz. Kayseri’nin sosyal, kültürel ve turizm alanlarında bulunan belediyemizin de yakın zamanda imkan sağlamış olduğu Ali Dağı’nda bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Bu parkurda ıhlamurlar ve meyve ağaçları eşliğinde 9 kilometrelik yürüyüşümüzde fidan dikimi eğitimimiz ve bunun yanında şık senfonisi dediğimiz şehir merkezinden de güzel gözüken müzikle dans ettiğimiz bir gösteri gerçekleştirerek, doğa sporu yapacağız. İnsanlarımızın stresli ve zor günler geçirdiği süreçler olabilir. Bu süreçlerin en güzel ilacının doğa olduğuna inanıyoruz. Bu ilacın tek yan etkisi de aşık olmak. İnsanlar doğaya aşık oldukları zaman trafikte de birbirlerine güzel davranırlar, okul da ve işyerinde de birbirlerine güzel davranırlar. Bizin amacımız bu güzelliğe 7’den 70’e herkesi eriştirebilmek. Haliyle Kayseri gibi sosyal şehirde gençler olarak bizim üzerimize düşen görevin bu şehri aktivitelerle doldurmak. Daha önce Ali Dağı’nda yürüyen ve kafa lambası olan bir yürüyüşçüyü şehir merkezinden gördüm. Hareket eden bir ışıktı. Gökyüzüne baktığımızda kayan yıldızlar ararız. Yıldız kaydığı zaman dilek tutarız. Böyle bir görüntü yapmak istedik. Şimdi yaklaşık 360 kişiyle bu rotada bu gösteriyi gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da, "Kayseri’nin en merkezi yürüyüş parkuru, endemik bitkilerin olduğu ve oksijenin bol olduğu bir yerdeyiz. Ali Dağı’nın bir zirveye çıkan parkuru var bir de 360 dediğimiz çepeçevre dolaşan 9 kilometrelik bir parkuru var. Burasını Büyükşehir Belediyemiz gece yürüyüşleri için aydınlattı. Bugünde bir etkinlik grubu yürüyüşe çıktılar. Kadın, erkek ve çocuk hepsi var. Bizde bundan onur duyuyoruz" diye konuştu.