KÜLTÜR SANAT - 25 Temmuz 2024 Perşembe 09:45

Aksaray’daki 244 yıllık kiliseden çevrilen cami imam bekliyor

A
A
A
Aksaray’daki 244 yıllık kiliseden çevrilen cami imam bekliyor

Aksaray’ın Güzelyurt ilçesi Akyamaç Mahallesinde 1800’lü yıllarda Rumlar tarafından Hristiyanların önemli azizlerinden Aziz Georgios adına kilise olarak yaptırılan ve 1990’lı yıllarda camiye çevrilen tarihi binanın 10 yıldır imamı bulunmuyor.


1800’lü yıllarda Rumlar tarafından Hristiyanların önemli azizlerinden Aziz Georgios adına Aksaray’ın Güzelyurt ilçesi Akyamaç Mahallesine yaptırılan kilise, 1990’lı yıllarda camiye çevrildi. Bir süre cami olarak ibadete açık olan tarihi binanın yaklaşık 10 yıldır imamı bulunmuyor. Mahalle sakinlerinin yıllarca ibadetini yaptığı cami tarihi yapısıyla da dikkat çekerken, mahalle muhtarı Şinasi Melendizli mahalle sakinleriyle birlikte caminin ibadete açılmasını bekliyor.


Tarihi kiliseden çevrilen camiyle ilgili bilgiler veren muhtar Melendizli, “Burası 1800’lü yıllarda Rumlar tarafından kilise olarak yapılmış 1990’lı yıllarda da camiye çevrilmiştir. O günden sonra burada namaz kılıyorduk. Ancak 10 senedir imam olmadığı için boş bekliyor. Burayı turizme kazandırmak için Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer başkanımız söz verdi. Bu yaz burayı restore edip hem turizme hem de ibadete açarak hizmete geçirecek. Biz önceleri namazımızı burada kılıyorduk, burası çok kalabalıktı ama şu anda boş” dedi.


Konuyla ilgili bilgiler veren Aksaray Müftüsü Veysel Işıldar ise "Bu ve benzeri camilerimizin kapalı olması söz konusu değil. Camimiz ibadete açık. Bu ve bunun gibi olan Aksaray’da yaklaşık 122 tane camimiz var. Biz bunlara münhal kadro diyoruz. Yani, kadrosu var ama bir başka yere tayin istemiş gibi. Kırsaldan şehre doğru tayinlerde böyle bir talep ve akış var. Bunun sebebi de şu. Diyelim ki kırsala gelen kardeşimiz orada 2 yılını doldurduktan sonra ailevi sebeplerden dolayı, çocuğunun okulu, hastane gibi diğer sosyal sebeplerden dolayı şehir merkezlerini daha çok talep ediyor. Bu şekilde de bu camimiz böyle bir talep neticesinde kadrosu boşalmıştır. Biz her ayın ilk salı gününde bu boş kadroları doldurmak için sınav açıyoruz. Buralara talep olması halinde veya mecburi sebeplerden görev yeri değişikliğinden dolayı oraya bir atama yapıldığında o cami dolacaktır. Böyle dolmazsa Diyanet İşleri Başkanlığımızın açıktan atama dediğimiz, yani Türkiye genelinde kaç tane cami boş ise buna göre planlamalar yapılıyor. Son aldığımız bilgilere göre yaklaşık 2 binin üzerinde görevlimizin hazırlıkları yapılıyor, bunlar aldıkları puana göre tercihler yapıp yerleşecekler" diye konuştu



Aksaray’daki 244 yıllık kiliseden çevrilen cami imam bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.