ASAYİŞ - 10 Ocak 2026 Cumartesi 22:40

Minibüs ile otomobil kafa kafaya çarpıştı: 6 yaralı

A
A
A
Minibüs ile otomobil kafa kafaya çarpıştı: 6 yaralı

Aksaray’da minibüs ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı ve yaralıların araçta sıkıştığı trafik kazasında ekiplerin zamanla mücadelesi kameraya yansıdı. Minibüs ve otomobilin hurdaya dönerken kazada 6 kişi yaralandı.


Kaza, Aksaray - Gülağaç Yolu Kireçlik mevkiinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, kireçlik yolunda seyreden Murat B. idaresindeki 68 AEP 980 plakalı otomobil ile karşı yönden gelen Hasan Ö. yönetimindeki 68 BC 193 plakalı Volkswagen minibüs kafa kafaya çarpıştı. Kaza sonrası otomobilde ve minibüste bulunan sürücülerle birlikte toplam 6 kişi yaralanırken, minibüs ve otomobilin ön koltuğunda bulunan 3 yaralı adeta hurdaya dönen araçlarda sıkıştı. Kazayı gören diğer araç sürücüleri hemen 112 Acil Çağrı Merkezine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE), İl Afet Acil Durum (AFAD), itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine intikal eden polis ekipleri yolda güvenlik önlemleri alırken, sağlık ve kurtarma ekipleri de yaralılara ilk müdahale ile sıkışan yaralılara yönelik kurtarma çalışması başlattı. Ekiplerinin zamanla yaraşırcasına müdahalesi kameralara yansırken, yarım saat süren kurtarma çalışmasıyla sıkışan 3 yaralı araçlardan çıkarılarak ambulanslara taşındı. Yaralılar ilk müdahalelerinin ardından Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan yaralılardan otomobil sürücüsü Murat B.’nin sağlık durumunun ağır olduğu öğrenilirken, polis kazayla ilgili inceleme başlattı.


(FK-YC-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 65 yaş üstüne grip uyarısı: Kalp krizi ve demans riskini artırıyor H3N2 virüsü nedeniyle grip vakaları son günlerde artış gösterirken, uzmanlar önemli uyarılarda bulunuyor. Grip gibi ateşli hastalıkların kalp krizi riski oluşturduğunu ve demansı hızlandırdığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel, özellikle 65 yaş üstü kişilerin grip aşısı olması gerektiğini vurguladı. Hem yetişkinlerde hem çocuklarda artan grip vakaları nedeniyle son zamanlarda hastanelerde yoğunluk yaşanıyor. Influenza A virüsünün alt tipi olan ve normalden daha hızlı yayılım gösteren H3N2 virüsü nedeniyle vakalarda belirtiler daha şiddetli seyrederken, uzmanlardan bu kış gripten korunma yollarına ilişkin önemli uyarılar geldi. Aynı tedavi uygulanıyor H3N2 virüsünün H1N1’den çok farklı olmadığını belirten Medicana Ataköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel, "Eğer bu sene influenza aşısı yaptırdıysanız korkmanızı gerektirecek bir durum söz konusu değil. Çünkü bu seneki aşıda H3N2’ye karşı da koruyuculuk var. Eğer aşılanmadıysanız, yüksek ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı gibi şikayetleriniz varsa o zaman influenza H3N2 olabilirsiniz. Tedavisi H1N1 tedavisi ile aynı. Ağızdan kullandığımız antiviral ilaç var. Herkesin kullanmasına gerek yok ancak sağlık probleminiz varsa, yaşınız ileriyse kullanılmasını tavsiye ediyoruz. İlaçları şikayetin başlangıcından itibaren ilk 24-48 içinde kullanmayı tercih ediyoruz. Eğer kullanımı gecikirse ilaçların etkinliği biraz daha azalıyor. Kullanmazsak da 7-10 gün kadar sürüyor" dedi. Zatürreye dönüşebiliyor H3N2 virüsünün üst solunum yoluna daha fazla tutunduğunu belirten Dr. Uzel, "Bu hastalık üst solunum yolunda kendini gösteriyor. Zatürre de yapabiliyor. Özellikle yaşlılarda influenzaya bağlı zatürreler gördük. Hastaneye yatırmak zorunda kaldığımız hastalarımız da oldu" diye konuştu. Yaşlılar ve kronik hastalığı olanlara aşı önerisi Gribe karşı en etkili koruyucu faktörün aşı olduğunu söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel, 65 yaş üstü kişiler için önemli uyarılarda bulunarak şu ifadeleri kullandı: "En iyi koruyuculuk aşılarda. Aşı herkesin, her sene yaptırması gereken bir şey. Çünkü aşı doğası gereği kalıcı bir bağışıklık oluşturmuyor. 65 yaşın üzerindeyseniz mutlaka grip aşısı yaptırmanız gerekiyor. Çünkü grip geçirmek başka hastalıkları da tetikleyebiliyor. Kalp krizi gibi sıkıntılara neden olabiliyor. Kişide sınırda bir demans varsa, grip gibi ateşli hastalıklar demansı hızlandırabiliyor. O yüzden önemli. Kronik bir hastalığınız varsa o zaman yine aşı yaptırmak şart. Ama herhangi bir hastalığı olmayan biri tabii ki aşı olmak zorunda değil. Bu bir tercihtir." Vitamin ve aktar ürünleri kullanırken dikkat Bağışıklığı güçlendirmek için bilinçsizce alınan vitaminlere ve aktarlardan alınan ürünlere karşı zehirlenme uyarısında bulunan Uzel, "Dışardan alınan multivitamin, c vitamini gibi ürünleri insanlar çok kullanıyor. Ancak bunlar çok fazla işe yaramıyor. Aşılanma, teması kesme, maske kullanma, özellikle kalabalık ortama giriyorsanız maske takmak mantıklı. Onun dışında diyet ve egzersiz yani sağlıklı beslenme bağışıklığı kuvvetlendiren bir şey. Ama dışardan aldığınız, aktardan aldığınız şeyler bağışıklığı çok değiştirmiyor. Bilinçsizce kullanıp kendinizi zehirlemeyin diyoruz" sözleriyle konuşmasını noktaladı.
Tunceli Kış lastiği tek başına yetmiyor: Sürücülere hayati uyarılar Doğu Anadolu Sürücü Kursları Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Atilla Ayhan, kış lastiği kullanımının tek başına yeterli olmadığını belirterek, araç bakımı, doğru sürüş teknikleri ve kış şartlarına uygun hazırlıkların trafik güvenliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kış aylarında artan kar yağışı, buzlanma ve olumsuz hava şartları, trafikte güvenli sürüşü daha da zorlaştırırken, sürücülerin alacağı önlemler hayati önem taşıyor. Doğu Anadolu Sürücü Kursları Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Atilla Ayhan, kış mevsiminde yapılan sürüş hatalarına dikkat çekerek, sadece kış lastiği kullanımının yeterli olmadığını, araçların her yönüyle trafiğe hazır hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayhan, araç bakımı, lastik basınç ayarları, sürüş teknikleri ve takip mesafesi gibi konularda sürücülere önemli uyarılarda bulundu. " Yolda kalma ihtimaline karşı yiyecek içecek ve battaniye gibi malzemeleri hazır durumda bulundurmamız gerekiyor" Kış lastiği kullanımının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Atilla Ayhan, "Sürücülerimizin kış aylarında yapmış oldukları en büyük hataların başında trafiğe hazır olmayan araçlarla karayoluna çıkmaları geliyor. Kış ayları için en önemli konu kış lastiği kullanımı. Kış lastiği kullanımı da belli yerlerde tek başına yeterli olmuyor. Burada bizim sürücülere tavsiyemiz, özellikle araçlarını sıvı bakımı ve diğer şartlarda sürekli trafiğe hazır halde tutmalarıdır. Araçlarımızda mutlaka antifirizli cam sularıyla doldurulmalıdır. Eğer karayollarında uzun bir yolculuğa çıkılacaksa araçların depolarının tamamen dolu olması lazım. Araçlarda, kış mevsiminde yolda kalma ihtimaline karşı yiyecek içecek ve battaniye gibi malzemeleri hazır durumda bulundurmamız gerekiyor. Yola çıkmadan önce mutlaka araç üzerindeki karları, camlardaki buzları temizlemeliyiz. Eğer kar yağışı sonrası mutlaka yola çıkmamız gerekiyorsa ana caddeleri tercih etmemiz lazım. Ara sokaklarda buzlanma ve kar birikintisi daha fazla olduğu için bizim her zaman tavsiyemiz, sürücülerimizin ana arterleri kullanmaları" şeklinde konuştu. "Lastik hava basınçlarını düşürdüğümüz zaman tekerleklerin diş derinlikleri kayboluyor" Ayhan, "Kış aylarında araç kullanırken yaptığımız en temel hataların başında, kış lastiği kullanımının yanı sıra araçlar için yapılan müdahaleler bizler için önemli. Özellikle kış aylarında araç kullanırken daha sabırlı, sükunetli ve tedbirli araç kullanılmalı. Araç kullanırken ani hızlanma, ani direksiyon hareketleri, ani fren hareketlerinden kaçınılmalı. ‘Tatlı fren, tatlı gaz; debriyaja hiç korkmadan bas’ şeklinde bir slogan geliştirdik. Yani gaz ve fren tepkilerimizi olabildiğince yumuşatmamız gerekiyor. Sürücülerin bildiği en büyük yanlışlardan bir tanesi de araç lastik basıncının düşürülmesi. Lastik basınç havaları genelde kış aylarında araç sürücüleri tarafından düşürülerek tutunmanın daha iyi olacağı düşünüyor. Fakat lastik hava basınçlarını düşürdüğümüz zaman araç lastiklerinin içerisindeki hava basıncı düştüğü için tekerleklerin diş derinlikleri kayboluyor. Araçların lastik basınç değerlerini mutlaka öğrenmemiz lazım. Bunu öğrendikten sonra özellikle kış aylarında lastik hava basınçlarının yüzde 10’luk toleransla şişirilmesi tavsiye edilir. Lastik hava basınçlarının yüzde 10’dan fazla şişirmemiz sayesinde diş derinlikleri aşılacağı için lastiklerimiz yere daha iyi temas sağlayacak, daha iyi tutunma sağlayacaktır. Takip mesafemiz normal şartlarda ‘hız artı metre’ şeklindedir. Kış aylarında bunu 5-10 kat artırmamız gerekir. Bu bize güvenli bir duruş mesafesi sağlayacaktır. Bizi istenmeyen kazalardan koruyacaktır. Sürücülerimize trafikte özellikle virajları dönerken asgari hıza ve direksiyon manevralarını hızlı yapmamaya özen göstermelerini tavsiye ediyoruz. Daha sabırlı, daha sakin ve daha dikkatli araç kullanılmalıdır" dedi.
Malatya MTÜ sağlıkta yapay zeka çalıştayı düzenlendi Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ile Tıp Fakültesinin ortaklaşa düzenlediği "II. MTÜ Sağlıkta Yapay Zeka Çalıştayı" Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirildi. Üniversite yönetimi, akademisyenler, uzman hekimler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla düzenlenen çalıştayda sağlıkta yapay zekânın önemi, uygulama alanları, tanı ve klinik süreçlere etkisi ile gelecek perspektifi kapsamlı biçimde ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, sağlık hizmetlerinde yapay zeka destekli çözümlerin hız, doğruluk ve karar destek sistemleri açısından sağladığı katkılara dikkat çekerek, üniversite olarak sağlıkta dijital dönüşüm ve disiplinlerarası iş birlikleri çerçevesinde yürütülen çalışmalara önem verdiklerini ifade etti. Çalıştayın birinci oturumunda Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr. Muhammed Yıldırım, "Yapay Zekânın Önemi ve Sağlıkta Dijital Dönüşüm" başlıklı sunumuyla, sağlık ekosisteminde veri odaklı yaklaşımlar ve yapay zekâ temelli teknolojilerin rolünü değerlendirdi. Oturum kapsamında ayrıca, Doç. Dr. Serpil Aslan (Yazılım Mühendisliği), Dr. Öğr. Üyesi Dilber Çetintaş (Bilgisayar Mühendisliği), Doç. Dr. Feyza İnceoğlu (Tıp Fakültesi), Doç. Dr. Muhammed Serdar Buğday (Tıp Fakültesi) ve Doç. Dr. Ahmet Kadir Aslan (İnönü Üniversitesi) tarafından tıbbi görüntüleme ve yapay zekâ ile tanı sistemleri, sağlıkta istatistiksel yaklaşımlar, bilimsel araştırmalarda yapay zeka kullanımı ve yapay zeka ile klinik uygulamalar başlıklarında kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı. Çalıştayın ikinci oturumu, MTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümlerinin çalışma grupları ile "Sağlıkta Yapay Zeka Destekli Teşhis Yaklaşımları" temasıyla gerçekleştirildi. Oturumda Doç. Dr. Muhammed Yıldırım ve Prof. Dr. Eser Sert ile Dr. Öğr. Üyesi Soner Kızıloluk ve Dr. Öğr. Üyesi Dilber Çetintaş (Bilgisayar Mühendisliği), Doç. Dr. Serpil Aslan ve Doç. Dr. Canan Batur Şahin (Yazılım Mühendisliği) ile Doç. Dr. Gürkan Kavuran ve Dr. Öğr. Üyesi Yağmur Ölmez (Elektrik-Elektronik Mühendisliği) tarafından; yapay zekâ tabanlı teşhis sistemleri, kullanılan yöntemler ve farklı klinik kullanım senaryoları çok yönlü olarak ele alındı. Çalıştay, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Sivas Güneşin konumuna göre renk değiştiren Kızılçan Gölü dondu Sivas’ta bulunan ve güneşin konumuna göre renk değiştiren Kızılçan Gölü, soğuk havanın etkisiyle dondu. Sivas’ın en büyük krater göllerinden biri olan Kızılçan Gölü’nde kartpostallık görüntüler oluştu. Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Canova köyüne yaklaşık 2 kilometre mesafede bulunan Kızılçan Gölü, özellikleri ile dikkat çekiyor. Uçsuz bucaksız arazide 100 metrelik bir çukurda yer alan Kızılçan Gölü, yaz aylarında turkuaz rengi ile Anadolu’nun nazar boncuğu olarak da adlandırılıyor. Kentin en büyük krater göllerinden birisi olan Kızılçan Gölü, son günlerde etkili olan soğuk hava nedeniyle dondu. Kar kalınlığının yer yer 30 santimetreyi bulduğu arazide kartpostallık görüntüler oluştu. Donan göl, havadan görüntülendi. "Suyun renginin değişmesiyle ünlü" Canova köyünde yaşayan Bekir Başar, "Şu anda Canova köyünün Güney kısmında bulunan Kızılçan Gölü’ndeyiz. Burası suyun renginin değişmesiyle ünlü botanik bir göldür. Güneşin tepedeki durumuna göre turkuaz, kahverengi ve siyaha yakın bir renk alabilir. Gölümüzün içerisinde çok büyük balıklar da mevcuttur. Yazın gelen misafirler bunları görebiliyor. Bu sene kış biraz ağır geçiyor. Ondan dolayı burası da dondu. Bu gölün çevresinde kamp yapılıyor, gelin ve damat çekimleri yapılıyor. Buranın çok güzel bir görüntüsü var. Bütün misafirlerimizi bekliyoruz" dedi.