ASAYİŞ - 22 Kasım 2024 Cuma 19:37

Şoka giren sürücü önce bayıldı, ayılıp ağladı, sonra da sarıldı

A
A
A

Kazaya karışan sürücü girdiği şokun etkisiyle önce bayıldı, ayılıp ağladı ve sonra da arkadaşına sarıldı.

Kaza, Tacin Mahallesi Tacin Caddesi üzerinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, arkadaşları Ş.T. (39) ve L.Ö. (42) ile birlikte soğuk algınlığı rahatsızlığı nedeniyle Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde doktora giden Ceyhun A. (36), tedavi gördükten sonra 58 DG 194 plakalı otomobille evlerine gitmek için yola çıktı. Yaklaşık 1 kilometre gittikten sonra Ceyhun A.’nın kullandığı otomobil, Tacin Caddesi hastane kavşağında yola çıkan 06 BJF 217 plakalı araç ile çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle Ceyhun A.’nın otomobili adeta hurdaya dönerken, ne olduğunu anlayamayan 3 arkadaş araçtan indi.

Şoka giren sürücü önce bayıldı, ayılıp ağladı, sonra da sarıldı

Sürücü Ceyhun A. kaza nedeniyle şoka girerek çok fazla ayakta kalamayıp dönel kavşakta bayıldı. Baygınlık geçiren sürücüye ilk müdahale yoldan geçen diğer araç sürücüleri yaptı. Vatandaşlar, sürücünün yaralı olduğunu düşünerek Ceyhun A.’ya çeşitli sağlık müdahalelerinde bulunurken, hiç kıpırdamadan hareketsiz bir şekilde yatan Ceyhun A. herkesi korkuttu.

Şoka giren sürücü önce bayıldı, ayılıp ağladı, sonra da sarıldı

Bir süre şoka girerek baygın kalan sürücü daha sonra yattığı yerde ağlamaya başladı. Ayağa kalkarak kaza yaptığı aracı izleyen sürücü ardından arkadaşı Ş.T.’ye sarıldı. Şoka giren sürücüyü gülerek karşılayan arkadaşı Ş.T. ise, arkadaşını sakinleştirmeye çalıştı. Kazada hafif şekilde yaralanan Ş.T. ve L.Ö. hastaneye götürülmeden talepleri üzerine ambulansta tedavi edildi. Kazaya karışan diğer araç sürücüsü ise kaza sonrası kaçarak kayıplara karıştı. Polis ekipleri, kaçan sürücünün peşine düşerken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Yasin Can

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van 32 yıllık ayakkabı ustasının çırak sitemi: "Eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz" Van’da 32 yıldır mülki amirlere özel ayakkabı üreten ve eskiyenleri ekonomiye kazandıran Fikret Kaya, gençlerin "elim kirleniyor" diyerek mesleğe ilgi göstermemesinden dert yanarak zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Van’ın İpekyolu ilçesinde yarım asrı geride bırakan ömrünün 32 yılını ayakkabı tezgahının başında geçiren Fikret Kaya, gelişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Çıraklıktan başladığı ayakkabıcılık mesleğini 32 yıldır aralıksız sürdüren Fikret Kaya, değişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla icra ediyor. Meslek hayatı boyunca el emeğinin yerini fabrikasyona bırakışına tanıklık eden Kaya, bir yandan mülki amirler ve bürokratlar için özel sipariş ayakkabı üretirken bir yandan da eskiyen ayakkabıları aslına uygun şekilde onararak ekonomiye katkı sağlıyor. "Biz eskiyi özlüyoruz" İHA muhabirine konuşan ayakkabı ustası Fikret Kaya, geçmişten bugüne el emeği bittiğini ve her şeyin artık fabrikasyona döndüğünü belirtti. Ayakkabı ustası Kaya, "Teknoloji ve makineler çıkınca hem biz hem de müşterilerimiz rahat etti. Ama yine de biz eskiyi özlüyoruz. Keşke o eski günler olsaydı, keşke eskiye devam edebilseydik. O zorlukları, o sıkıntıları yine görseydik; ama maalesef o günlere geri dönemiyoruz. Bugünün teknolojisi bunu gerektiriyormuş, biz de bu teknolojiyle devam ediyoruz" dedi. "Bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz" Eski yıllarda mesleklerine olan ilginin daha fazla olduğunu ve bu yüzden çırak bulma sorunlarının olmadığını hatırlatan Kaya, "Eskiden en azından 3-5 tane çırak çalıştırıyorduk, şimdi ise bir tane bile bulamıyoruz. Mesleğe rağbet yok. Rağbet olmadığı için ileride bu mesleğin büyük sıkıntılar yaşayacağını görüyorum. Hem kendi mesleğimize hem de diğer mesleklere bakıyorum; genel olarak büyük bir sıkıntı var. Özellikle bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz. Gelen çırak da 3-5 gün çalışıp bırakıp gidiyor. ’Usta, bu benim işim değil’ diyor ve bir daha gelmiyor. Babasını arıyorum, ’Oğlun işe niye gelmedi?’ diye soruyorum; ’Vallahi benim oğlum bu işi yapmayacak, bu iş kirlidir; eli kirleniyor, boya oluyor’ diyor. Oysa eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz. Mecburuz ama maalesef çırak bulamadığımız için yetiştiremiyoruz. Korkarım ki bu gidişle mesleğimiz ölüyor" diye konuştu. Eski ayakkabıları tamir ederek bir yandan geri dönüşüme katkı sağladıklarını dile getiren Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa geri dönüşüme büyük katkı sağlıyoruz. Çok şükür, çok güzel tadilat ve tamiratlar yapıyoruz. Yaptığımız işlemler hiç belli olmuyor; orijinali neyse, aynı şekilde onarıp müşterilerimize teslim ediyoruz. Ayrıca bürokrat kesimine, mülki amirlerimize ve büyüklerimize özel sipariş üzerine ayakkabı yapmaya da devam ediyoruz."