GENEL - 21 Nisan 2012 Cumartesi 10:28

TÜRKİYE KAMU-SEN`DEN MALİYE BAKANLIОI`NA ELEŞTİRİ

A
A
A
TÜRKİYE KAMU-SEN`DEN MALİYE BAKANLIОI`NA ELEŞTİRİ

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, kamu çalışanlarının maaşlarında erime olduğu yönünde yaptıkları açıklamanın üzerine Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan son 10 yılda en düşük memur maaşı ile hangi miktarda temel tüketim malı alınabileceğini gösteren tablonun TÜİK verileriyle bağdaşmadığını ileri sürdü.
Amasya`da katıldığı Türkiye Kamu-Sen istişare toplantısında konuşma yapan İsmail Koncuk, kendileri araştırma yaparken Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerini dikkate aldıklarını açıkladı. Yaptıkları araştırma sonucu tespit ettikleri rakamların Maliye Bakanlığı`nın açıkladığının tam tersi olduğunu savunan Koncuk, ``Bütün kalemlerde nerdeyse azalma var. Bir benzin sıfır. 2010`da aynı litre benzin alıyormuşuz 283 litre. Bugün de aynı oranda benzin alıyormuşuz 282 litre. Benzin fiyatları artmışta, benzin fiyatları o tarihten bu yana bizim alım gücümüzle eşit olmuş. Ama tüm gıda maddelerinde yüzde 50, yüzde 60, yüzde 70`e varan erimeler var. Biz, TÜİK`in, yani devletin resmi kurumunun ortaya koyduğu rakamlar üzerinden gittik. Yani Maliye Bakanlığı gibi çok ciddi bir kuruluş, gayriciddi bir çalışmayla kafadan atma rakamlar üzerinden gitmemeli. TÜİK`in rakamları ortada. Yüreği yetiyorsa Maliye`nin TÜİK`in rakamları üzerinden bir açıklama yapsın. Kamu çalışanlarının maaşında ne kadar bir erime var görülsün`` diye konuştu.
Koncuk, ellerindeki verileri düzenleyecekleri geniş kapsamlı bir basın açıklamasıyla kamuoyu ile paylaşacaklarını kaydetti.
Amasya Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda düzenlenen istişare toplantısına İLKSAN Genel Başkanı Tuncer Yılmaz ile Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Kamil Terzi ve diğer üyeler katıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bingöl Bingöl’de 330 bin sebze fidesi üreticilere dağıtıldı Bingöl’de 570 üreticiye 330 bin sebze fidesi dağıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında Bingöl’de çiftçilere yüzde 50 hibeli 330 bin adet sebze fidesi dağıtıldı. Bingöl İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen program kapsamında il genelinde 500 dekarlık alanda üretim yapılması hedeflenirken, toplam 570 üretici projeden faydalandı. Düzenlenen fide dağıtım programına İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Fatih Aktay, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Veysel Kıtay, Bingöl Ziraat Odası Başkanı Haşim Bürçek ile çok sayıda üretici katıldı. Programda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Fatih Aktay, kullanılmayan tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, "Sebze üretiminin geliştirilmesi, yerli üreticimizin desteklenmesi ve tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bakanlığımız tarafından sağlanan 1,5 milyon TL destek ve çiftçi katkı payıyla birlikte toplam 3 milyon TL bütçe ile temin edilen 330 bin adet sebze fidesinin dağıtımını gerçekleştiriyoruz. Bu fidelerle 570 çiftçimiz yaklaşık 500 dekar alanda üretim yapacak" dedi. Fide desteğinden yararlanan çiftçi Hayrettin Alakuştekin, "Buraya fide almak için geldik. Bakanlığımıza bize bu imkanı verdikleri için çok teşekkür ederiz. Bizim için çok faydalı bir program" dedi. Ardından diğer bir çiftçi Erol Çakar, "25 yıldır sebze üretiyorum. Bu uygulama çok iyi oldu, önceleri fide için çukurovaya gidiyorduk. Fide çeşitliliği arttırılırsa daha iyi olur. Bakanlığımız ve il tarıma bu uygulama için teşekkür ederim" dedi. Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Veysel Kıtay ise üreticilere fide dikimi, bakım süreçleri ve verimli üretim teknikleri hakkında bilgi verdi. Kıtay, uygun sulama, gübreleme ve hastalıklarla mücadelede erken müdahalenin verim açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Program, fide teslimatlarının ardından üreticilerle yapılan görüşmelerle sona erdi.
Düzce İnternet hayatın her alanında DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’nde haberleşme ağları ve transfer edilen bilginin güvenliği söyleşisinde konuşan Prof. Dr. Resul Kara, internetin hayatın her alanında olduğunu söyledi. Düzce Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Kara, Bilim Söyleşileri kapsamında Milli Teknoloji Atölyesi’nde düzenlenen ‘Haberleşme Ağları ve Transfer Edilen Bilginin Güvenliği’ adlı programda bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Programda haberleşme ağları ve transfer ettiğimiz bilgi ve verilerin veya resim ve fotoğrafların transfer süreçlerinin ve güvenliğinin nasıl sağlandığına değinen Kara internetin hayatımızdaki yeri, haberleşme, ağ haberleşmesinin bileşenleri, haberleşmenin kuralları, ağ kavramları ve tanımları, VPN çözümleri, modern ağlar ve yaklaşımlar gibi konularla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. İnternetin hayatın her anında olduğunu belirten Resul Kara, "Hayatımızın her anında internete bağlanıp haberlere, hava ve yol durumuna bakıyor veya sosyal medyaya bağlanıp kontrol ediyoruz. İnternet hayatımızın olmazsa olmazı oldu. Bizler interneti kullanırken arkada çalışan bir sistem var ve bunun sağlıklı ve güvenli olması gerekiyor. Haberleşmede kullanılan baz istasyonlarının bir kapasitesi var. Özellikle afet durumlarında farklı haberleşme kanallarını kullanmalıyız. Herkese açık ağlarda tünelleme yapılarak bilgilerimiz korunmaktadır. 5G hayatımıza girdi. Şimdi 6G, 6.5G, wifi7 gibi farklı uydu tabanlı çözümler veya yazılım tabanlı modern ağ çalışmaları devam ediyor. Sağlıkla ilgili verilerin güvenliği için özellikle bu alanda da özel çalışmalar yapılmaktadır" şeklinde konuştu. Yazılım tabanlı ağların yaygınlaşması ile evlerimizde ve iş yerlerimizde kullandığımız birçok cihazın işlemlerini tek bir cihazla yapabileceğimizi dile getiren Prof. Dr. Resul Kara, "Bilginin güvenliği için şifrelerimiz çok önemli. Özellikle kuantum bilgisayarların hayatımıza girmesi, şifrelerimizin kısa sürede çözülerek istenmeyen kişilerin eline geçmesine neden olacağından, şifrelerimizde kullanacağımız harf ve işaretlerin özellikle önemini artırdı" ifadelerini kullandı. Program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Bilecik Yanan ormanlık alanda doğanın cömertliği köylüleri sevindirdi: Fiyatı gram altında yarışıyor Bilecik’te geçtiğimiz sene çıkan yangınla birlikte heba olan 140 bin hektarlık orman bölgesi yeniden yeşermeye başlarken, köylülere ek gelir kaynağı olan ve tazesinin kilogram fiyatı bin lira, kurusu 7 bin 500 TL’ye kadar yükselen kuzugöbeği mantarı yüzleri güldürdü. Geçtiğimiz 2025 yılının Temmuz ayında Sakarya’nın Geyve ilçesinde başlayan ve Bilecik’in Osmaneli ilçesine sıçrayan orman yangını 5 günün ardından sabaha karşı kontrol altına alındı. Meydana gelen yangında 140 bin hektarlık orman alan kül olurken, 1 mahalle komple yanmış, 14 köy hasar görmüştü. Kilosu bin liradan satılıyor Son zamanlarda kuraklık nedeniyle nadir görülen, tazesinin kilogramı bin liradan, kurutulmuşu 7 bin 500 TL’den satılan kuzugöbeği mantarı bu hafta etkili olan yağışların ardından yangının yaşandığı Osmaneli’ne bağlı ve yangından etkilenen Borcak, Büyükyenice ve Kızılöz köylerindeki ormanlık alanda yeniden kendini gösterdi. Köylüler ellerinde sopalarla her taşın altında ekonomik ve besin değeri yüksek olan ve yurt dışına ihraç edilen kuzugöbeği mantarını toplamak için mesaiye başladı. "Bazen bir günde 6-7 kasa mantar topladım" Kuzugöbeği mantarı arayan yöre sakinlerinden Recep Apak, orman yangınları sonrası kuzugöbeği mantarının ormandan fışkırdığını anlatarak, "Bu mantar 10 Mart’ta başlar, Mayıs 25’ine kadar devam der. Hava şartları rutubetli giderse, yağış yağarsa bunun arkası kesilmez bu süre daha da devam eder. Bir gün araziye gittim, Büyükyenice’nin Kızılöz mezarlıklar tarafına. Mübarek sanki elinle ekmişsin gibi, yani ekilmiş gibi. O gün aşağı yukarı 6-7 kasa mantar topladım ve tamamı 30 kiloydu. En çok topladığım o gündü. Şimdi burada neden çok mantar olmaya başladı" dedi. "Yangın sonrası adeta mantar fışkırdı" Recep Apak konuşmasının devamında, "Yangın zamanı büyük iş makineleri yol açarken, toprağı kabarttığı yerlerde çok mantar oluyor. Atıyorum, bu arkamız yeşillik. Bu yeşilliklerde arasan bile bulamazsın. İklim orası değil. Yangının külünün doğaya dağılmasından sonra oluşan bir etkileşim sonrası mantar fışkırdı. Yani yanık yerlerde daha çok çıkıyor" dedi. "Ben soğanlı kavurmasını çok sevdim" Recep Apak mantardan yaptıkları yemekler hakkında bilgi vererek, "Vallahi ben soğanlı kavurmasını çok sevdim. Hanım dolmasını yaptı, bulgurla; o daha başka oldu. Ondan sonra kaşarlısını yaptık, fırına sürdük. Yumurtalısını yaptık. Yani her türlü bunun yemeği olabiliyor" dedi.