POLİTİKA - 16 Nisan 2012 Pazartesi 15:02

MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL`IN BASIN TOPLANTISI

A
A
A
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL`IN BASIN TOPLANTISI

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin`in Erzurum`da kendisini gördüğüne çok sevindiğini söyleyen bir vatandaşa `takla at, oyna` dediğini belirterek, "Sayın Bakan, bu millet taklacı değil, taklacı olan sizsiniz. Hem fikir, hem zikir değiştirip milletin karşısına çıkan sizsiniz" dedi.
Vural, Meclis`te düzenlediği basın toplantısında, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin`in Erzurum`da kendisini gördüğüne çok sevindiğini söyleyen bir vatandaşa, `takla at, oyna` dediğini belirtti. Vural, "Bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti geleneğine yakışmayan bir yaklaşım tarzıyla nasıl milleti, insanları hakir gördüğünü ortaya koymasını esefle karşılıyorum" diye konuştu. Bakan Şahin`in bu davranışını kınadığını belirten Vural, "Kendisine yakışıyor olabilir ama böyle bakanına saygı gösteren bir millet
evladını bu konuma düşürmesini esefle karşılıyorum, utanç vericidir. Yani millet size yüz verdi, siz astarını istiyorsunuz. Vatandaş geldi, ona `sevindim` dedi. Sevindiğinden değil de bakan geldi ya `Sevindim` dedi. Zihniyete bakın ya. Bunlar artık kibrin partisi olmuşlardır. Her şeyi en iyi bilen, en iyi yapan, milletini küçük gören, milletini göbeğini kaşıyan adam olarak bilen, `ben istediğim zaman bunları kandırırım` gözüyle baktıkları bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bunlar `beraber yürüdük, beraber
ıslandık` dediler, ondan sonra da yarı yolda bıraktılar. Sayın Bakan, bu millet taklacı değil, taklacı olan sizsiniz. Hem fikir, hem zikir değiştirip milletin karşısına çıkan sizsiniz. 10 yıl önceki fikrinizle yoksunuz milletin karşısında. Gitmiş vatandaşa `takla at` diyor. Yazık günah ya, şu davranışa bakın ya. Kırk takla attılar, döne döne fengirdek oldular. Başbakan çiftçiye `ananı da al git` derse, bakanı da `takla at` der. Bu millet öyle bir takla atacak ki feleğinizi şaşıracaksınız. Bir gün gelecek."
"BAŞBAKANIN KARŞISINDA KAÇ TAKLA ATTI ACABA?"
"Sayın Bakan, bakan olduğu zaman Başbakanın karşısında kaç takla attı acaba? `Bir oyna, bir göbek at` demişlerdir herhalde" diyen Vural, kimsenin bu milleti hakir göremeyeceğini ve haddini bilmesi gerektiğini söyledi. Salı günü AK Parti`nin Meclis`te grup toplantısı olduğunu belirten Vural, "Bakan olduğu için sevincini göstermek istiyorsa, orada gelen vatandaşların karşısında bakana bir takla attırsa ya da oyun oynatsa iyi olur bence. Hadi bakalım, hadi AKP grubu, oynatın bakalım. Siz zannediyorsunuz ki
ne yaparsak yapalım bu millet bize oy verecek. Hakaret de etsek, takla da attırsak, iki kömüre mahkum etsek, işsiz de bıraksak, millet bize oy veriyor. Sen öyle zannet, gün ola harman ola. Millet bir gün gelecek bu kibrinizden hesabını soracak" diye konuştu.
Yargıtay`ın Mehmet Ağar`ın hapis cezasını onaması ile ilgili bir soru üzerine Vural, "Yargının tarafı değiliz. Ne avukatı, ne hakimi ne savcısıyız. Bu süreçle ilgili olarak eğer biz kamu görevlilerinin hukuk dışı faaliyetlerini sorgulayacaksak, şu soruyu herkes sormalıdır; senin bu sır küpün nelerle dolu, ne görevler verdin? Bunlar sorgulanmayacak mı?" dedi.
"TÜRKİYE, IRAK`IN KENDİ İÇ DENGELERİNİN BİR PARÇASI HALİNE GELMEMELİDİR"
Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Haşimi`nin İstanbul`da Başbakanın korumaları tarafından korunduğu ve ailesine ev verildiği yönündeki haberlerin sorulması üzerine de Vural, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti adeta ABD ve CIA`nın örtülü operasyonlarına destek sağlayan bir ülke konumuna gelmiştir. Bu da bağımsız bir ülkenin niteliklerine uymaz. Türkiye, Irak`ın kendi iç dengelerinin bir parçası haline gelmemelidir" dedi.
AK Parti`nin İslam coğrafyasındaki insanları etnik kimlik ve mezheplerine göre ayırıp çatıştırmak isteyen bir projenin mihmandarlığına soyunduğunu belirten Vural, Türkiye`nin Irak`ın toprak bütünlüğünden yana olması gerektiğini söyledi.
Eski hakem ve spor yorumcusu Ahmet Çakar`ın MHP Genel Başkan adayı olacağına yönelik haberlerin hatırlatılması üzerine ise Vural, "Demokratik süreçte adaylığını açıklayanlar olabilir. MHP demokrasiyi hazmetmiştir. Herkes aday olabilir. Kişilerin aday olması tabii haklarıdır" dedi.
28 Şubat soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Vural, bütün bu süreçlerin demokrasiye sahip çıkma iradesinin toplumda ve kurumlarda yerleşmesi için bir fırsat olarak kullanılması gerektiğini belirtti. Önemli olanın zihniyetlerle mücadele etmek olduğunu belirten Vural, demokrasinin ancak demokratik bir zihniyet içinde, demokrasiyi sadece araç olarak gören değil, içselleştiren bir zihniyetle derinleştirilebileceği ve güçlendirilebileceğini vurguladı. Bu süreçlerle ilgili `güç bende, ben
haklıyım` anlayışının yanlış olduğunu belirten Vural, "Hayır hak, haklının olmalı. Eğer bu yargı süreçlerinin hukuk dışı bütün süreçleri sorgulamasını istiyorsak; o zaman hukuk dışına çıkmış olanların yargılanmasını engelleyen MİT Yasası gibi garabetler de demokrasimizde olmaması gerekir" diye konuştu.
"MEZARA KADAR GİDECEKLER DE SORGULANMALI"
Başbakan Erdoğan`ın MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında `Benim sır küpüm` sözlerine atıfta bulunan Vural, "Demokraside sır küpü olmaz, devletin görevlileri olur, kamu görevlileri olur. Devletin içerisinde 27 Nisan`dan sonra, 4 Mayıs`ta görüşme yapıp, `mezara kadar gidecek` diyenler olmaz. Birilerinin `Bin yıl devam edecek` dediği işlemler gibi mezara kadar gideceklerin de aslında sorgulanması ve araştırılması gerekiyor. Hepimiz demokratik hukuk devletine sahip çıkmamız lazım. Bütün siyasi partilerin
anlamlı bir tavır içinde olmalarını istiyoruz. Burada hedef millet egemenliği doğrultusunda cumhuriyeti yöneten kadroların her türlü vesayetten uzak bir şekilde belirlenmesidir" şeklinde konuştu.
28 Şubat`la ilgili CHP`nin takındığı tavrı da eleştiren Vural, "İyi darbe kötü darbe. Böyle bir şey olmaz. Darbenin iyisi kötüsü yoktur. Özellikle bu konuda bütün siyasi partiler, bu eksende bakmalıdır. AKP`nin de bu süreçte yargıyı siyasallaştırma talepleri, arzuları. Bu bir yargısal süreç olduğuna göre siyasi partiler yargının gerçekleri ortaya çıkarmasına zemin hazırlamalıdır. Bunun üzerinden siyasal bir rekabet, bu süreçlerin siyasallaşmasına götürür" dedi.
"10 YILDIR NEREDEYDİN?"
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ`ın açıklamalarını da değerlendiren Vural, "Sanki bu süreçlerle ilgili yargı değil de kendileri adım atıyorlarmış gibi söylüyor. O zaman adama sorarlar; 10 yıldır neredeydin sen ya? Yargının, yürütmenin istek ve taleplerine göre hareket ediyor intibaı verilmesinin de yargının siyasileştiğine yönelik algılamalarını oluşturur ve bu yönüyle adaletin tecelli etmesi engellenmiş olur" diye konuştu.
Vural, 28 Şubat`ta yenilikçi sıfatıyla dış güçlerle yol alanlar olduğunu belirterek, "28 Şubat`ı 10 yıldır göz önüne almayanları, Erbakan`ın rahmetli olmasından sonra almalarını yine de olumlu bir adım olarak görüyorum" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Doğaseverler Yenikapı’daki fuarda buluştu İstanbul’da doğaseverler ve karavan meraklıları Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde kapılarını açan NaturFest, fuarında buluştu. Yenikapı’da başlayan ve 3 Mayıs’a kadar devam edecek olan fuar kamp, karavan ve doğa sporları severleri bir araya getirecek. Bu yıl ikincisi düzenlenen Kamp, karavan ve doğa sporları fuarı NaturFest, Dr. Kadir Topbaş Kültür Merkezinde başladı. Yerli, yabancı markalardan karavanların yer aldığı fuar 3 Mayıs’a sürecek. Son teknoloji ve ultra konfor verimiyle dizayn edilen karavanların fiyatları 350 bin liradan başlayıp 9 milyona kadar fiyat aralığında seyrediyor. Her bütçeye göre bulunan karavanlar, sahiplerini bekliyor. 2’incisi düzenlenen fuarla son dönemde kamp ve karavan sektöründe hem üretici hem de son kullanıcı tarafında çeşitli sorunlar yaşandığı sorunların ortak çözüm yolları bulunarak çözülmesinin amaçlandığı öğrenildi. "Artık karavan kullanımı hobi olmaktan çıktı. Tamamen bir ihtiyaç oldu" Bir karavan şirketi yetkilisi olan Murat Dilbaz, son yıllarda karavana yoğun ilginin olduğunu söyledi. Dilbaz, "Artık karavan kullanımı hobi olmaktan çıktı. Tamamen bir ihtiyaç oldu. Yakında biz herkesin evinin önünde karavan olacak diyoruz. Son zamanlarda depremlerden dolayı ve otel fiyatlarının artışı. Biraz daha öte gitmem gerekirse konut fiyatlarının artışı karavana ilgiyi arttırdı. Standart karavan dediğimiz karavanların içinde sadece mobilya akşamlarımız ve yatak konseptimiz mevcut. Ful donanımlı karavanlarımızda da güneş enerjisi sistemi özellikleriyle satışa sunuyoruz. Karavan fiyatlarımız 350 bin liradan başlayıp 750 bin 850 bin liralara kadar gidiyor. Her bütçeye cevap veriyoruz" dedi. "Bir tane yazlık, kışlık dairen olur ama karavan aldığın zaman Türkiye’de 81 ilde evin olur" Fuarda en pahalı karavanı satan yetkili Osman Dolgun, "9 milyon liralık karavanın değerinin sebebi tamamen Alman markası olması. Yurt dışından gelen ithal bir karavan kendisi. İçerisi 1+0 suit daire sisteminde. ALDE ısıtma sistemi, tentesi, güçlendirilmiş dingili asansör yatağı, duş ve tuvaleti ayrımı, geniş saklama bagajları, hafif malzemelerle birlikte ergonomik bir karavandır. 9 milyon gibi bir rakamı var. Bu en pahalı karavanlardan bir tanesi ama. Bu karavanda yok yok. Bir tane yazlık, kışlık dairen olur ama karavan aldığın zaman Türkiye’de 81 ilde evin olur" şeklinde konuştu. "Depremlerin oluşması, daha sonrasında işte pandemi öncesindeki yoğunluğun olması ve turizmdeki maliyetlerin yüksek olmasından dolayı karavana olan ilgi her geçen gün biraz daha artmaktadır NaturFest Kamp, Karavan ve Doğa Sporları Fuarı’nın organizatörü Cengiz İmeci, "Naturfest Kamp Karavan Doğa Sporları Fuarı bu sene ikinci kez kapılarını açıyor. 3 Mayıs’a kadar devam edecek bir fuar organizasyonumuz. Yenikapı Avrasya Gösteri Sanat Merkezi’nde yapıyoruz. Son yıllarda karavana olan merak ve ilgi her geçen gün daha da artmaktadır. Özellikle işte depremlerin oluşması, daha sonrasında işte pandemi öncesindeki yoğunluğun olması ve turizmdeki maliyetlerin yüksek olmasından dolayı karavana olan ilgi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Buradaki en büyük nedenlerden bir tanesi, doğayla baş başasınız. Herhangi bir yere bağlı kalmadan seyahat etme özgürlüğünüz var. Bu bakımdan tercih nedenleri oluyor" ifadelerini kullandı. Karavan kullanımının hobiden ayrı bir kategoriye girerek ihtiyaç olduğunu söyleyen İmeci, "Bakarsanız, pandemiyle ve daha sonrasında depremle bir ihtiyaç olarak doğan bir sektör. Daha sonrasında da bu artık alışkanlık ve bir hobiye dönüşen bir oluşuma geçti. Önceki yıllarda ihtiyaçtan dolayı karavana olan ilgi, son zamanlarda doğa turizmiyle, seyahatlerin doğayla iç içe yoğunlaşmasıyla da tamamen bir hobi ve ayrı bir kategori haline geldi" diye konuştu. "30 Nisan’da açılan, bugün açılan fuarımız 3 Mayıs’a kadar kapılarını açık tutacak" Fuarın 4 gün boyunca devam edeceğini söyleyen Cengiz İmeci, "Şöyle söyleyeyim; geçen sene fuarın ilkini yapmıştık, bu sene ikincisini düzenliyoruz. 30 Nisan’da açılan, bugün açılan fuarımız 3 Mayıs’a kadar kapılarını açık tutacak. Şöyle bir tarihimiz var: 1 Mayıs resmi tatil, ardı Cumartesi ve Pazar, üç tatilimiz olmasından dolayı yoğun bir ilgi bekliyoruz fuarımıza. Özellikle hem İstanbul’dan gerekse yakın çevrelerden, diğer şehirlerden ciddi bir ziyaretçi beklentimiz var. Online davetiyelerimizde bizim bunu gösteriyor, yaklaşık 20 bin civarında online davetiye dağıttık bu süreçte. Dolayısıyla buradan gelen ziyaretçilerin telefonlarıyla, mailleriyle de özellikle ciddi anlamda bir talebin olduğu, geçen seneye göre yaklaşık yüzde 20-25 civarında bir artışın olduğunu gösterir" cümlelerini kullandı. "İthal karavan modellerimizin, moto ve çekme karavan modellerimizin daha yoğun olması fuarımıza ilgiyi bir kat daha artırmaktadır" Cengiz İmeci, fuarda farklı model karavanların çeşitliliğinden bahsederek, "Bu sene özellikle ayrı bir kategori daha açtık. Motor sporlarıyla ilgili, deniz sporlarıyla ilgili ve özellikle off-road araçlarıyla ilgili ayrı bir kategorimiz var. Burada da çok büyük bir ilgi bekliyoruz. Bu sene yine geçen seneye göre bir farkımız, ithal karavan modellerimizin, moto ve çekme karavan modellerimizin daha yoğun olması fuarımıza ilgiyi bir kat daha artırmaktadır" konuşmasına devam etti. "Karavan park yerlerinin devlet tarafından, belediyeler tarafından belirlenmesi daha özgür bir hayatın sürdürülebilmesi açısından ihtiyaçtır" Karavanlar için ayrı bir düzenlemenin yapılması gerektiğini ifade eden Cengiz İmeci, karavan sahiplerinin de yasal düzenlemeyi beklediğini söyledi. Cengiz İmeci, "Karavana ilgi her geçen gün dediğim gibi artıyor. Ancak burada şöyle bir sıkıntımız var; karavan park yasaklarıyla ilgili ciddi anlamda zorluklar yaşanmaktadır. Bu düzenlemenin, yani karavan parklarının neresi olacağıyla ilgili daha özgür bir hayatın zevkle yaşanabilmesi adına yasal düzenlemenin yapılması şart bu konuda. Dolayısıyla park yerlerinin devlet tarafından, belediyeler tarafından belirlenmesi daha özgür bir hayatın sürdürülebilmesi açısından ihtiyaçtır. Dolayısıyla en yakın zamanda biz yasal düzenlemelerin gelmesini beklemekteyiz. Çünkü ziyaretçilerimizden de bu yönde talepler var. Bu konuyla ilgili sempozyumların yapılmasını, fuarda bunun dile getirilmesini çok fazla ziyaretçimizden biz mailler aldık, telefonlar aldık. Bu konumda en kısa zamanda yasal düzenleme getirilip karavan sektörünün kangrenleşmiş probleminin bir an önce çözülmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.
İstanbul Colins’te grev kararı Öz İplik İş Sendikası, Colins Eroğlu Moda Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. İstanbul Fabrikası’nda toplu iş sözleşmesinde yaşanan sürecin uzaması nedeniyle greve başladı. İstanbul Avcılar’da bulunan Colins Eroğlu Moda Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. İstanbul Fabrikası çalışanları ‘toplu iş sözleşmelerinin yapılamaması ve sürecin işverenin uzlaşmaz tavrı’ nedeniyle uzaması iddiasıyla greve başladı. Sendika üyeleri fabrika önünde taşıdıkları dövizlerle bugün basın açıklaması gerçekleştirdi. Sendik adına basın açıklamasını yapan Öz İplik İş Sendikası İstanbul İl Başkanı Hacı Bayram Önal, "Bugün İstanbul’da sendikamızın örgütlü olduğu Eroğlu Moda Tekstil fabrikasının önündeyiz. Çünkü burası sadece bir iş yeri değil. Burada, emeğin, onurun, hukukun üstünlüğü, işçinin iradesi ve toplu sözleşme düzeni açıkça yok sayılmaktadır. Sendikamız söz konusu işyerinde 2017’den bu yana örgütlü ve yetkilidir. İşçiler, özgür iradesi ile toplu sözleşme yapma hakkı kazanmıştır. Bu hak, anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış tartışmasız bir haktır. Ancak işveren bu bağlayıcı hukuki gereçlere rağmen uzlaşmadan uzak bir tutum sergilemekte. İşçilerin hak ve kazanımlarını karşılamamakta ve toplu sözleşmeye yanaşmamakta" ifadelerini kullandı. Firmanın üretimini Mısır’a kaydırdığını vurgulayan Önal, "İşveren önce Çorlu’daki fabrikasını kapatmış ardından Aksaray’daki üretimini durdurmuştur. Şimdi ise, üretimini Mısır’a kaydırmıştır. Üstelik sadece yatırım yapmakla kalmamış, yurtdışında binlerce işçi çalıştırarak üretimini büyütmüştür. Kendi kazancı söz konusu olduğunda sınır tanımayan bu anlayış, Türkiye’deki işçi söz konusu olduğunda suskunluğa bürünmüştür. Şunun altını özellikle çiziyoruz, Mısır’da büyüyen yatırımlar Türkiye’de küçülen hakların bahanesi olamaz. Bu ülkede üretim yapan işçi, başka ülkelerde ucuz işçilikle tehdit edilemez. Türkiye’de kazanan, Türkiye’deki işçinin hakkını vermek zorundadır" dedi.
Sivas Sivas’ta çocuklar halk oyunlarıyla buluştu Sivas’ta çocuklar, düzenlenen festival kapsamında geleneksel Türk halk oyunlarıyla buluştu. Sivas Valiliği koordinasyonu, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü destekleri ve Yıldızeli Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen ‘3. Çocuk Sanat ve Kültür Festivali’, yoğun katılımla tamamlandı. Programa İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan ile Yıldızeli Belediye Başkanı Yaşar Göktaş da katılarak etkinlikleri yerinde takip etti. Yıldızeli Sebahattin Öztürk Spor Salonu’nda düzenlenen etkinlikte Karagöz-Hacivat gösterileri, kukla oyunları, yöresel halk oyunları ve köpük baloncuk şovları sahnelendi. Çocuklara yönelik hazırlanan etkinlikler renkli görüntülere sahne olurken, minikler hem eğlendi hem de kültürel değerleri yakından tanıma fırsatı buldu. Tijen Karakoç, Gökçe Yavuz ve Buğra İlkül tarafından hazırlanan ve Karagöz ile Hacivat karakterlerinin yer aldığı interaktif gösteriler, çocuklardan büyük ilgi gördü. Kukla gösterileri ve baloncuk etkinlikleri de festivale katılan çocukların beğenisini topladı. Son etkinlikle festival tamamlandı Çocukların kültür ve sanat faaliyetlerine erişimini artırmayı hedefleyen festival, Sivas genelinde daha önce Doğanşar, Hafik, İmranlı, Zara, Gölova, Suşehri, Ulaş, Kangal, Gemerek ve Şarkışla ilçelerinde de düzenlenmişti. Yıldızeli’nde gerçekleştirilen son etkinlikle festival tamamlandı.
İstanbul Sultanbeyli’de 3 yeni okulun temeli atıldı Sultanbeyli’de eğitim yatırımları kapsamında ilçeye kazandırılacak 3 yeni okulun temel atma töreni gerçekleştirildi. Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın ev sahipliğinde düzenlenen törene, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve İstanbul milletvekilleri katıldı. Törende konuşan Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, ilçenin eğitim yatırımları açısından önemli bir adım atıldığını belirterek, Mehmet Akif Mahallesi’nde bir ilkokul ve bir ortaokulun, Akşemsettin Mahallesi’nde ise bir ilkokulun temelinin atıldığını söyledi. Tombaş, yapılan yatırımların çocukların eğitim şartlarını iyileştirmeye yönelik olduğunu ifade ederek, "Bugün burada sadece okul binalarının temelini atmıyoruz. Çocuklarımızın hayallerine, gençlerimizin yarınlarına, ailelerimizin umutlarına ve Sultanbeyli’mizin geleceğine güçlü bir temel atıyoruz. Her bir okulumuz; içinde bilgiyle, emekle, sevgiyle ve gayretle büyüyecek nice evladımızın yuvası olacak. Bu okullarda nice çocuklarımız ilk harflerini öğrenecek, nice gençlerimiz hedeflerini büyütecek, nice başarı hikâyelerinin ilk satırları yazılacak. Bizim en büyük gayemiz; gözümüzün nuru evlatlarımızın daha iyi şartlarda eğitim almasıdır. Onların daha ferah sınıflarda, daha güvenli ve daha güçlü imkânlarla donatılmış eğitim ortamlarında yetişmesidir. Bu anlayışla Sultanbeyli’de eğitimi her zaman öncelikli hizmet alanlarımızdan biri olarak görüyoruz. Çocuklarımızın eğitim imkânlarını geliştirmek, okullarımızın fiziki kapasitesini artırmak, sınıf mevcutlarının azalmasına katkı sunmak ve eğitim kalitesini daha da yükseltmek için bütün kurumlarımızla iş birliği içinde çalışıyoruz" dedi. Tombaş, "Sultanbeyli’nin . İstanbul’un en genç ve en dinamik nüfusuna sahip ilçelerinden biri olarak öğrenci sayısının yoğunluğuna değinerek, " Yeni okul yatırımlarına ilişkin taleplerimizi Sayın Valimize arz ettiğimizde, kendileri ilk günden itibaren bizlere güçlü bir destek verdi. Bugün burada 3 yeni okulumuzun temelini atabiliyorsak, bunda Sayın Valimizin, Sayın Kaymakamımızın, milli eğitim camiamızın ve emeği geçen tüm kurumlarımızın çok kıymetli katkıları vardır. Bu vesileyle hem şahsım hem de hemşehrilerim adına kendilerine gönülden teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise Sultanbeyli’de yürütülen projelerin önemli bir kısmının hayata geçirildiğini belirterek, eğitim ve spor alanındaki yatırımların artarak devam edeceğini söyledi. Özdemir, gençlerin daha iyi şartlarda eğitim alması ve sosyal alanlara erişiminin artırılmasının önemine vurgu yaptı. Özdemir, "Kıymetli belediye başkanımız göreve geldiği günden bu tarafa vadetmiş olduğu projelerin yarısından fazlasını hamdolsun hayata geçirildi. İnşallah vaad edilen projelerin bir buçuk iki katını da görev süresi beş dönemlik süresiz olmadan inşallah hayata geçirmiş olacağız. Sultanbeyli’mizde kendilerinin öncülüğünde Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle bakanlıklarımızın gayretleriyle spor merkezleri, kentsel dönüş hamleleri, sağlık yatırımları güçleşmeden devam edecektir. Yine Sultanbeyli ilçemiz gençlerimiz için ilgi evleriyle, kreşleriyle, kütüphaneleriyle, sağlıklı çalışma ortamlarıyla Sultanbeyli gençleri ve çocukları emin adımlarla ilerletmeye devam ediyor. Bu mekanlar, bu alanlar özgüvenli, kendinden emin ve her daim güzel alışkanlıklarla inşallah geleceğe güvenle bakan Sultanbeyli’ni kardeşlerimizi yetiştirecektir. Başkanımız birçok alanda işte dört 440 bölümlük gençlik kampı gibi büyük bir projeyle de Sultanbeyli hemşehrilerimize seslendi. Gençlerimizin daha çok eğitim ortamlarının olması, gençlerimizin daha çok spor alanlarda spor yapması onların inşallah kötü alışkanlıklardan da korunmasına vesile olacaktır. Ben bu duygu ve düşüncelerle bugün kıymetli Sultanbeyli, Sultanbeyli genç kardeşlerimize, kıymetli hemşehrilerimize Bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğumuz ifade ediyor, buradan bu yatırımların yapılmasında bilgiler, liderliğinden ötürü ve hem kutsal beynimize hem İstanbul’umuza hem de Türkiye’mize liderliği için Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bir kez daha teşekkür ediyorum" diye konuştu. İstanbul Valisi Davut Gül de kent genelinde eğitim yatırımlarının sürdüğünü belirterek, Sultanbeyli’de yeni okul projelerinin devam edeceğini ifade etti. Gül, ilçede ikili eğitimin kaldırılarak tam gün eğitime geçilmesinin hedeflendiğini, yeni arsaların üretilmesiyle birlikte önümüzdeki süreçte yeni okulların da kazandırılacağını kaydetti. Gül Konuşmasında, "Milli Eğitim Bakanımızla görüştük. Sanayi bakanımızla görüştük. Kendi imkanlarımıza baktık. Hayırseverlerimizi koordine ettik ve geldiğimiz noktada üç tane şimdi, dört tane başlayacak olan ve daha önemlisi bundan sonraki süreçte üretilen, ortaya çıkan her arsaya okul yapabilecek duruma geldik. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere desteklerini esirgemeyen Abdullah başkanımıza bu işleri arsa anlamında önümüzü açan, imar anlamında önümüzü açan belediye başkanımıza, koordinasyonu sağlayan kıymetli kaymakamımıza teşekkür ediyoruz. İnşallah bütün İstanbul’da olduğu gibi Sultanbeyli’de de ikili eğitimi tekli eğitime çevirmiş olacağız. Ne zaman olacak bu? Arsalar, üretilmeye devam ederse iki, iki buçuk sene içerisinde kalan yaklaşık on, on iki tane Okulumuzu daha yaparak her yavrumuzu, her kardeşimizin tam gün eğitim yapmasına imkan sağlamış olacağız. Allah devletimize zarar zeval vermesin. Cumhurbaşkanımızı başımızdan eksik etmesin. Sizlerin bu heyecan sizlerin bu sahiplenmesi olduğu müddetçe de Sultanbeyli’ye gelme arzumuz, isteğimiz her geçen gün daha da artıyor. Allah hayırlı etsin şimdiden. Sadece bununla kalmayacak. İstanbul Genelinde valilik imkanlarımızla bu yapılanlara ilaveten 100 tane anaokulu yapacağız. 100 tane dört altı yaş Kuran kursu yapacağız. 100 tane kreş yapacağız. 100 tane kapalı spor salonu yapacağız. 100 tane de halı saha yapacağız. Gençlerimizin, çocuklarımızın ihtiyacı olan bu yatırımları Sultanbeyli’mize de fazlasıyla yapmış olacağız. Özellikle buraya gelen öğrencilerimizin Mahallesine, okullarına da bakmış olacağız. Geçici şartlar uygunsa ilk sizden başlayacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Ben tekrardan emeği geçen herkese teşekkür ediyor okullarımızın ilçemize, yavrularımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum" ifadelerine yer verdi.