CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, darbelerle ilgili davaların Türkiye`de gündemi değiştirmenin aracı olmaması gerektiğini belirterek, "Bunun, senaryosunu Sayın Başbakanın yazdığı, rejisini vesayet altındaki yargının yaptığı tutuklamalarla süslenmiş bir sabun operasına, ucuz tiyatroya dönüşülmesine karşıyız. Bakın 2B`de köylüye yüzde 70`i getirdiler aynı günün sabahı 28 Şubat`ta ikinci dalga dediler. Bu dalgalar vatandaşla giderek dalga geçmeye dönüşüyor"
dedi.
Öztrak, Meclis`te düzenlediği basın toplantısında Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmeler yaptı. Hükümette bir telaş olduğunu ve ardı ardına bir takım paketler açıklandığını belirten Öztrak, ancak bu gösterişli açıklamalardan sonra haftalar geçmesine rağmen ortada herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını söyledi. İktidarının 10`uncu yılına giren AK Parti`nin cari açık telaşına düştüğünü de ifade eden Öztrak, "Biz kendilerini 2007 yılından başlayarak defalarca uyardık. Finanse edildiği sürece sorun
değil diyerek cari açığa hiçbir tedbir almayan Bakanların bugün telaşa kapılması ve bu gerçeğin farkına varması bize yabancıların deyimiyle `akşam yemeğinden sonra günaydın` sözünü hatırlatıyor" dedi.
Açıklanan son tedbirlerin kısa dönemde cari açığı düşürmeyeceğini aksine daha da artıracağını kaydeden Öztrak, "AKP zamanında tedbirleri alsaydı Türkiye dünyanın en kırılgan ekonomisi olarak anılmaz, Finlandiya Başbakanına da dün olduğu gibi espri konusu olmazdı" dedi.
"BAŞBAKANIN `REKOR KIRDIK` DEDİĞİ 6 DOLARLIK ARTIŞ"
Devletin Resmi İstatistik Kurumu ve Merkez Bankasının rakamlarının ekonomide kırılganlığın nasıl artırıldığını gösterdiğini ifade eden Öztrak, şunları söyledi:
"Vatandaşlarımız son üç yılda çalışmışlar, çabalamışlar kişi başına gelirlerini ancak 5,5 dolar artırabilmişler. 2008`de kişi başına gelirimiz 10 bin 438 dolar, 2011`de kişi başına gelirimiz 10 bin 444 dolar. İşte Başbakanın `rekor kırdık` dediği bu. Artış yuvarlarsak 6 dolar. Kişi başına cari açık 2008`de 584 dolar, şimdi bin 44 dolar. Yani artış 466 dolar. Gelirdeki artışla cari açığı, yani el parasıyla sağlanan satın alma gücünü toplansak, 466 dolar. Bunun sadece 6 doları gelir artışıyla, 460 doları
dışarıdan borçlanmayla. Buna dağ dayanır mı? Bu düzen devam edebilir mi? El parasıyla yani taşıma suyla değirmen döndükçe soruna gözlerini kapayan anlayışın bizi getirdiği nokta işte bugündür."
"AKP IMF`DEN 10 MİLYAR DOLAR BORÇ ALDI"
Başbakan Erdoğan ve bakanlarının sürekli IMF borcunu ödemekle övündüğünü belirten Öztrak, "Bunlar kendi iktidarlarında IMF`den ne kadar kaynak kullandılar? Ben şöyle kabaca bir hesap yaptım. AKP, yaklaşık 13 milyar dolar IMF kaynağı kullanmış. Bunun 3 milyar doları kendilerinden önce imzalanan anlaşmalardan geliyor. Bir de 2005`te AKP`nin imzaladığı anlaşmasıyla gelen 10 milyar dolar var. Bu paraları siz kullandınız Sayın Başbakan, tabii ki ödeyeceksiniz" dedi.
AK Parti iktidarı döneminde Türkiye`nin dış borcunun 130 milyar dolardan 307 milyar dolara çıktığını belirten Öztrak, şunları kaydetti:
"Yani ikiye katlanmış. Yetmemiş, AKP 35 milyar dolarlık kamu varlığını da iktidarında satmış. Şimdi bunların da yetmediği anlaşılıyor. Getirdikleri son paketle getirilen sukuk düzenlemesiyle devletin içinde oturduğu binaları Körfez ülkelerine satıp para toplayacak; resmi daireleri kendi hizmet binalarında kiracı yapacaklar. Şimdi şu soruyu hükümete soruyorum. Ey hükümet, kriz Yunanistan`da mı? Yoksa Türkiye`de mi? Yunanistan kendi kamu binalarını satıp kiracı olmayı düşünmezken, bu kadar kamu varlığı
satmazken; siz içinde oturduğunuz Başbakanlık binasını neden Malezya`ya veya Körfez ülkelerine satarak aynı binaya kiracı olmayı düşünüyorsunuz? Bu sorunun cevabını Sayın Başbakan`dan bekliyoruz."
Gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Öztrak, kabul edilen 2B kanunu ile Hazine`ye ait orman arazilerinin yüzde 70 bedelle satışına yönelik kararı eleştirdi. Öztark, CHP olarak yıllardır ataları dedeleri ile bu arazileri işleyen hak sahiplerine bedava verilmesini savunduklarını söyledi. Öztrak, bu arazilerin yöreye yabancı insanlara satışının sosyal huzursuzluklara da yol açacağına işaret etti.
"DARBE SORUŞTURMALARI SABUN OPERASI OLMASIN"
Öztrak, Darbeleri Araştırma Komisyonu ile ilgili bir soru üzerine CHP`nin darbelerden en çok zarar görmüş ve darbelere karşı olan bir parti olduğunu belirterek, komisyona üye olmak için CHP`li vekillerin de başvurduğunu söyledi. Darbelerle ilgili yargılama süreçlerine de değinen Öztrak, "Bu darbelerle ilgili yargılama süreçlerinin de ucuz bir tiyatro oyununa dönüştürülüp vatandaşın gündemini değiştirmek için bir takım eski yetkililerin tutuklanması yerine, gerçekten mahkemelerin haklıyı haksızı tespit
etmesi, darbe ve darbecilerden hesap sormasını önemli görüyoruz. Ama bunun senaryosunu Sayın Başbakanın yazdığı, rejisini vesayet altındaki yargının yaptığı tutuklamalarla süslenmiş bir sabun operasına, ucuz tiyatroya dönüşülmesine karşıyız. Bu incelemelerin belli bir vakar içine bu yapmalıyız diye düşünüyorum. Bu yargılamalar gündem değiştirmenin aracı olmamalı. Bakın 2B`de köylüye yüzde 70`i getirdiler; aynı günün sabahı 28 Şubat`ta ikinci dalga dediler. Bu dalgalar vatandaşla giderek dalga geçmeye
dönüşüyor. Darbeler ciddi olarak Türkiye`de incelenmelidir" şeklinde konuştu.








