EKONOMİ - 24 Nisan 2012 Salı 16:08

PETROLÜ YERLİ GEMİ ARAYACAK

A
A
A
PETROLÜ YERLİ GEMİ ARAYACAK

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "İlerleyen Türkiye`nin modern bir parçası halinde maketi görülen geminin kendisini 2 yıl sonra görmeyi ümit ediyoruz" dedi.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Savunma Sanayii Müsteşarlığı`nda düzenlenen Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü`nün yaptıracağı Sismik Araştırma Gemisi`nin yapımına dair sözleşmenin imza törenine katıldı. Yıldız, yaptığı konuşmada, uzun zamandan bu yana gerek karada gerek denizde petrol arama çalışmalarının devam ettiğine işaret etti. Yıldız, 1974`lü yıllarda benzer çalışmalar yapılacağı zaman uluslararası bir müdahale ile karşılaşıldığını
hatırlatarak, yurtdışından gelen bu çaba ve gayretlerin kesintiye uğradığını söyledi. Piri Reis gemisinin önemini vurgulayan Bakan Yıldız, "Piri Reis`in yaptığı çalışmalar küçümsenmişti hatırlarsınız. Halbuki Piri Reis`in yaptığı çalışmalar yalnızca Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı`nın (TPAO) değil aynı zamanda uluslararası yatırımcıların da kullandığı bir gemiydi" diye konuştu.
Geliştirilecek geminin iki ve üç boyutlu olarak sismik arama yapamayacağı herhangi bir alan olmadığına dikkati çeken Bakan Yıldız, büyüyen, gelişen ve ilerleyen Türkiye`nin büyümeyen bir enerji sektörü olmayacağını söyledi. Yaklaşık 100 milyon Euro civarında bir yatırım yapıldığını anlatan Yıldız, TPAO ile bir çalışma daha yapılacağını ve çalışmanın şu anda yüksek planlamada olduğunu kaydetti. Yıldız, "İnşallah o da onaylandığı takdirde bir gemi daha kazandırmış olacağız. Benzer bir gemi daha Türkiye`ye
daha kazandırılmış olacak" şeklinde konuştu.
Yıldız, ilerleyen Türkiye`nin modern bir parçası halinde maketi görülen geminin kendisini 2 yıl sonra görmeyi ümit ettiklerini belirtti.
Milli Savunma Bakanı Yılmaz ise, "Bu gemiyle bilimsel araştırmayla mavi vatanın altında ne var onu göreceğiz" dedi. Denizciliğin önemine vurgu yapan Yılmaz, bu gemiyle hem denizciliğin hem de bilimsel araştırmaların yeterli hale geleceğini ifade etti. Türkiye`nin bugününün dününden çok daha iyi olduğunu söyleyen Yılmaz, Türkiye`nin yarının bugünlerden daha da güzel olacağını anlattı. Yılmaz, bu eserlerin teknik şartnamesinin hazırlanmasının bile belli bir seviyeye gelmenin işareti olduğunu belirtti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Uzmandan uyarı: "Çocukların beyin gelişimi anne rahminde başlar" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, çocukların beyin sağlığını korumanın önemine dikkat çekerek, "Çocukların beyin sağlığını korumak, anne karnından başlayıp, yetiştiği ortam ile devam eder. Ev içerisindeki her eylem geleceğin bireyini yetiştiriyor" dedi. Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırının ardından çocukların maruz kaldığı şiddet ortamı ve görüntüler, uzmanların gündemine geldi. Özellikle erken yaşta şiddetle karşılaşmanın çocukların psikolojik ve nörolojik gelişimini olumsuz etkileyebileceği belirtilirken, ailelerin bu süreçte daha bilinçli davranması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, çocukların sadece fiziksel değil, zihinsel ve duygusal sağlığının da korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. "Çocuk yetiştiği ortamla şekillenir" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, çocukların beyin gelişiminin çok erken dönemde başladığını belirterek, "Çocukların beyin sağlığını koruma anne rahminden itibaren başlar. Annenin hamileyken beslenmesi ve aldığı destekler, çocuğun hem zihinsel hem bedensel sağlığını belirler. Ancak süreç doğumla bitmez, çocuk yetiştiği ortamla şekillenir" dedi. "Çocuklar söyleneni değil, gördüğünü yapar" Çocukların en büyük öğrenme biçiminin taklit olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şen, "Çocuk istediğiniz kadar ‘şunu yapma, bunu yapma’ deyin, aslında sizi örnek alır. Gözünü açtığı andan itibaren anne ve babayı tanır ve onları kopyalar. Ev içinde konuşulan her söz, yapılan her davranış geleceğin bireyini oluşturur. Eğer evde saygı ve sevgi yoksa çocuğa dışarıdan ne kadar olumlu içerik verilirse verilsin bunun etkisi sınırlı kalır" diye konuştu. "Şiddet görüntüleri çocuğun zihninde kalıcı iz bırakır" Şiddet içeriklerinin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Şen, "Çocuk yanınızdayken onu yok sayıp şiddet içerikli diziler izlerseniz, farkında olmadan o çocuk da izler ve gördüğünü kopyalar. Bu sadece ekranla sınırlı değil; arkadaş çevresi ve dış ortam da etkili. Kahramanmaraş’taki gibi olayların görüntüleri de çocukların zihninde ciddi izler bırakabilir. Bu nedenle aileler çok daha dikkatli olmalı" ifadelerini kullandı. "Toplum olarak sorumluluk almalıyız" Ailelere ve topluma çağrıda bulunan Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Şen, "Anne babalık fedakarlık gerektirir. Televizyonlarda şiddet ve olumsuz içeriklerin azaltılması gerekiyor. Önce herkes kendine bakmalı. Çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesi için toplumun her kesimi sorumluluk almalı. Daha nazik, daha saygılı, daha bilinçli bir ortam oluşturursak çocukların beyin gelişimini de koruyabiliriz" dedi.
Balıkesir Ayvalık’ta Çamlık’ı yaban domuzları bastı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinin en güzel muhitlerinden biri olarak nitelendirilen Sefa-Çamlık Mahallesi’ni yaban domuzları bastı. İmar alanlarının zeytinlik ve ormanlık alanlara kadar uzandığı Ayvalık’ta, yapılaşma sonucunda yaban hayvanlarının yaşam alanlarına kadar giren binalar nedeniyle doğanın dengesi iyice bozulmaya başladı. Yaban hayatının iyice daralması sonucunda yiyecek bulamayan yaban hayvanları ilçenin mahalle ve sokaklarında sık sık görülmeye başladı. Son zamanlarda özellikle yaban domuzlarının yiyecek bulabilmek için ilçe merkezinde mahalle ve sokakların yanı sıra evlerin bahçesine girmeleri nedeniyle, vatandaşlar korku dolu anlar yaşıyor. Ayvalık’ta kırsal bölgelerde sıklıkla görülmesine adeta alışılan yaban domuzları; Küçükköy Mahallesi’nin Sarımsaklı mevkii ile Sahilkent Mahallesi’nin ardından şimdi de Sefa-Çamlık Mahallesi’nde de adeta cirit atıyor. Çamlık’ta; bazı evlerin bahçesine kadar giren yaban domuzları mahalle sakinlerine endişeli anlar yaşatıyor. Yaklaşık bir haftadır ciddi bir sorun olarak öne çıkan yaban domuzları nedeniyle Sefa-Çamlık Mahalle sakinlerinden gelen yoğun talepler karşısında mahalle muhtarı da çaresiz kaldı. Muhtar Erdoğan çaresiz Kış şartları nedeniyle aç kalan yaban domuzlarının yiyecek bulabilmek için mahalledeki evlerin bahçesine kadar girdikleri ve mahalle sakinlerine korkulu anlar yaşattıklarını kaydeden Muhtar Aziz Erdoğan, konuyu Doğa Koruma Milli Parklar Bölge Şefliği yetkililere ilettiğini ancak çözüm bulunamadığını söyledi. Mahalle sakinlerinin yaban domuzları için sürek avı yapılması yönünde gelen talebin, yetkililer tarafından mahallenin "Meskûn Mahal" konumunda olması nedeniyle olumsuz karşılandığını belirten Muhtar Erdoğan, meseleyi Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman ile görüşüp, sorunun çözümü noktasında kendisinden destek isteyeceklerini belirtti. Vatandaşlar Doğa Koruma Milli Parklar yetkililerini göreve davet etti Öte yandan, aç kalan yaban hayvanlarının sık sık ilçe merkezinde görülmesi ve vatandaşları huzursuz etmesine tepki gösteren vatandaşlar, Doğa Koruma Milli Parklar Şube yetkililerini göreve davet ederek, bu hayvanların kent merkezlerine girmelerinin; yaşadıkları doğal alanlara yiyecek ve su dökülerek sağlanabileceğini vurguladı. Doğadaki ekolojik dengenin korunabilmesi adına yaban hayatının da sürmesi gerektiğinin altını çizen vatandaşlar, gerekirse bu hayvanların yaşadıkları alanlara yiyecek sağlanması konusunda kendilerinin de ekiplere yardımcı olmaya çalışabileceklerinin de altını çizdi.