GENEL - 21 Aralık 2011 Çarşamba 11:59

ŞEKER-İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI GÖK: "TÜRK HALKINI FRANSIZ MALLARINI BOYKOTA DAVET EDİYORUZ"

A
A
A
ŞEKER-İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI GÖK: "TÜRK HALKINI FRANSIZ MALLARINI BOYKOTA DAVET EDİYORUZ"

Şeker-İş Sendikası Başkanı İsa Gök, Fransa Parlamentosu’nda sözde Ermeni soykırımını reddedenlerin cezalandırılmasını öngören yasanın gündeme alınmasını protesto için Türk halkından Fransız mallarını boykot etmeye çağırdı.
Şeker İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, yaptığı yazılı açıklamada tepkisini, "Tek yanlı, haksız ve mesnetsiz teklifin Fransa Ulusal Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülecek olması yönünde atılan adımlar, tarihi gerçekleri inkarın yanı sıra kendisini demokratik olarak ilan eden bir devletin hukuki ve ahlaki derecesini bir kez daha dünyaya göstermiştir" şeklinde bildirdi. Açıklamasında, "Soykırımı iddialarının Türkiye üzerinde öteden beri bilinçli bir şekilde sürdürülen karalama, parçalama ve yok etme
çalışmalarının bir parçası olduğu bilinmektedir. Türk halkını derinden yaralayan, Türk tarihini tek taraflı bilgilere dayanarak karalayan ve bu haksızlığa karşı kendini savunma hakkını elinden alan kanun teklifinin gündeme getirilmesini Şeker-İş Sendikası olarak bizler de şiddetle kınıyoruz. Kendi geçmişini inkar eden Fransa’yı aklını başına almaya davet ediyoruz" diyen Gök, Fransa’nın, hukuk tanımaz bir şekilde çifte standartlı yaklaşımının son derece vahim olduğunu, kendi tarihiyle yüzleşmeye
cesaret edemeden Türk tarihine saldırmalarını Türkiye’ye karşı asırlardır besledikleri kin duygularının bir göstergesi olarak kabul ettiklerini bildirdi. İsa Gök açıklamasına şöyle devam etti:
"Türkiye’yi soykırım yapmakla suçlayan Fransa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin defalarca çağrısına rağmen Ermenistan’ın yıllardır Azerbaycan topraklarının yaklaşık yüzde yirmisini işgal altında tutmaya devam etmesine niçin ses çıkarmamaktadır? Fransa, tarih sayfalarında kayıtlı Ermenilerin Osmanlı Devleti’nde varlık aşamasına geldikten, devletin sona ermesi ve çağdaş Türkiye Devleti’nin kurulmasına kadar geçen sürede bağımsızlıklarını elde etmek uğruna Müslüman Türklere karşı çok korkunç
katliamlar uygulamalarına neden kayıtsız kalmaktadır? Şu bir gerçek ki, bugün Türkiye’de yaşamakta olan 50 bine yakın Ermeni, Türk vatandaşlarından hiçbir şekilde ayrı tutulmamaktadır. Diğer Türk vatandaşları ile aynı hak ve ayrıcalıklara sahip; yaşantıları, özgürlükleri, ibadet ve mutlulukları yasalarca garanti altına alınmış tam vatandaş hüviyetindedirler. Kısaca Türkiye Ermenileri diğer inançlara mensup Türk vatandaşları gibi, müreffeh ve mesut bir hayat sürmek yolunda, özgür bir toplum olmanın
avantajlarından yararlanmaktadırlar ve Türk vatandaşı olmaktan da gurur duymaktadırlar."
Şeker-İş sendikası olarak başta AK Parti hükümetine ve TBMM’nin çatısı altında bu tasarıyı ortak bir bildiri ile kınayan diğer siyasi partilerimize sonuna kadar destek verdiklerini belirten Gök, bildiriye imza atmayan BDP’yi de "aklıselim davranmaya davet ediyoruz" dedi.
Gök, sözde Ermeni soykırımının Fransa Parlamentosu’ndan geçmesi durumunda ise tüm halkı, sivil toplum kuruluşlarını ve iş dünyasını Fransız mallarını boykot etmeye çağırdıklarını bildirdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.