SAĞLIK - 02 Şubat 2017 Perşembe 11:09

Ses kısılmasının 7 nedeni

A
A
A
Ses kısılmasının 7 nedeni

Acıbadem Taksim Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Dr. Ahmet Erdem Kılavuz, ses kısıklığının 7 nedenini anlattı ve önemli önerilerde bulundu.
Ses kısıklığı sosyal yaşamı,hatta bazen profesyonel hayatı etkileyen ve herkesin hayatı boyunca en az bir kez yaşadığı bir problem. Kış mevsiminde genellikle üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle geliştiği için griptendir denilerek hafife alınan ses kısıklığı, sebeplerin yanı sıra bazen yaşam kalitesini düşüren, hatta hayatı tehdit eden gırtlak kanseri gibi bazı hastalıkların ilk belirtisi de olabiliyor. Bu nedenle ses kısıklığının iki haftayı aşması durumunda bir hekime başvurmak önemli. Acıbadem Taksim Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Dr. Ahmet Erdem Kılavuz, ses kısıklığının 7 nedenini anlattı ve önemli önerilerde bulundu.

Üst solunum yolları enfeksiyonu
Dr. Kılavuz, üst solunum yolunun, burun ve ağız girişinden soluk borusuna kadar olan geniş bir alanı kapsadığını aktararak, “Bu bölgenin grip ve nezle gibi viral enfeksiyonları ya da bunların üzerine gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyonlar, üst solunum yolunu döşeyen ve mukoza adı verilen özelleşmiş dokusunda ödem ile akıntılara sebep olabiliyor. Bu akıntılardan ses telleri dolaylı olarak etkilenebiliyor. Ayrıca bu enfeksiyonlar bazen “larenjit” adı verilen ve ses tellerinin kendisini doğrudan etkileyen bir tablo şeklinde ortaya çıkabiliyor. Bu durumların tümünde değişik şiddette ses kısıklığı gelişebiliyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları komplike olmadığı durumlarda bir kaç gün içinde tedaviyle düzeldiğinde ses kısıklığı sorunu da ortadan kalkıyor. Reflü mide içeriğinin mide alt kapağındaki zayıflıktan dolayı yukarı yemek borusuna ve boğaza doğru çıktığı duruma deniyor. Mide içeriğindeki kuvvetli asit genellikle yemek borusuna doğru çıkıp bu bölgeyi rahatsız ediyor. Ancak bazen larengofarengeal reflü denilen durumda bu asidin daha yukarıya, gırtlak bölgesine ulaştığı da oluyor. Bu durumda asit maruziyetine alışık olmayan gırtlak ve ses telleri ciddi olarak etkilenip zarar görebiliyor. Bu da ses tellerinin yapısında bozulmalara yol açarak ses kısıklığı oluşturabiliyor. Yemek sonrası artan ses kısıklığı ve boğazda temizleme ihtiyacı geliştiğinde mutlaka Gastroenteroloji ve Kulak Burun Boğaz uzmanlarına muayene olmak gerekiyor” şeklinde konuştu.

Geniz akıntısı
Geniz akıntısı boğaza doğru inip rahatsızlık oluşturabileceğini kaydeden Dr. Kılavuz, “Bu akıntıların altında yatan nedenler kronik sinüzit, sigara kullanımı veya allerjik burun iltihabı gibi durumlar ise hayat kalitesinde ciddi düşüşe sebep olabiliyor. Geniz akıntısı, boğazda takılma hissi, sürekli yutkunma ve boğaz temizleme alışkanlığına sebep olduğu gibi, bu akıntının daha aşağıya inmesi durumunda ses tellerini de etkileyip ses kısıklığına yol açabiliyor. Özellikle sabahları yoğun boğaz temizleme ihtiyacı duyulduğunda, boğazda takılma hissi ile beraber ara ara ses kısıklıkları yaşandığında, geniz akıntısının varlığı ve altta yatan sebebin tedavisi için mutlaka kulak burun boğaz uzmanına başvurmalı. Sesin yanlış ve yoğun kullanımı ile sigara gibi sebepler ses tellerinde uzun vadede nasırlaşma (nodüller) ile lokal ödemin ilerlemesine bağlı küçük yumrular (polipler) oluşturabiliyor. Bu nodül ve polipler ses tellerinin titreşimlerini engelledikleri için ses kısıklığına neden olabiliyorllar. Bu durum özelikle sesini yoğun kullanan ses ve performans sanatçıları ile öğretmenler gibi meslek gruplarında daha sık görülüyor. Nodül ve poliplerin gerekli durumlarda cerrahi olarak tedavi edilmesinin yanı sıra, daha öncelikli olarak altta yatan yanlış ses kullanımını düzeltmek için ses terapistleri ve kulak burun boğaz uzmanları beraber çalışarak çözüm üretiyor” ifadelerini kullandı.

“Ses tellerindeki travma da ses kısıklığı oluşturabiliyor”
“Yanlış ses alışkanlıkları ses yapısının oturduğu ergenlik dönemi de dahil olmak üzere ses tellerinin fonksiyonel hareketlerini bozabiliyor” diyen Dr. Kılavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ses tellerinin doğru kapanmasını ve titreşimlerini engelleyebileceği gibi ciddi durumlarda ses tellerinin yapısında da değişiklik oluşturarak ses kısıklığına yol açabiliyor. Ayrıca maç gibi ortamlarda sürekli bağırmanın veya konserlerde şarkılara yüksek sesle iştirak etmenin neden olduğu ses tellerindeki travma da ses kısıklığı oluşturabiliyor. Yanlış ses kullanımının öncelikli sebep olduğu bu durumlarda doğru ses terapisi sorunun üstesinden gelmede yardımcı olabiliyor. Ses tellerinin hareketini sağlayan kasları, bunun için özelleşmiş sinirler çalıştırıyor. Her iki ses teli için ayrı olan bu sinirleri etkileyen çeşitli durumlar ses tellerinin hareketlerini kısıtlayıp ses kısıklığına yol açabiliyor. Bu durumlar arasında çeşitli nörolojik bozukluklar, sinirin uzandığı yol boyunca siniri etkileyen çeşitli hastalıklar ve kitleler sayılabileceği gibi, bazen bu bölgeye yapılan, özellikle tiroid ameliyatı gibi cerrahi işlemler de etken olabiliyor. Ses tellerinin sinirine ait bozukluklardan şüphelenilmesi durumunda Kulak Burun Boğaz uzmanı, Nöroloji ve Göğüs Hastalıkları uzmanlarının ortaklaşa değerlendirilmesi sonucu tanı ve tedaviye ulaşılabiliyor.”

Gırtlak kanseri
Gırtlak bölgesinin kanserlerinin genellikle sigara kullanımı, eşlik eden alkol kullanımı, genetik sebepler ve bazı viral hastalıkların etkisiyle oluştuğuna vurgu yapan Dr. Kılavuz, “Gırtlak ve ses tellerini tutan bu tümörler ses tellerinin hareket ve titreşimlerini etkiledikleri gibi gırtlağın kas, sinir ve eklem yapısını da tutması durumunda da ses kısıklığına neden olabiliyor. Gırtlak kanseri, erken dönemde de belirti vermesi sayesinde erken tanı ve tedaviye olanak sağlayabilen nadir kanserlerden. Dolayısıyla uzun süren ses kısıklıklarında özellikle yoğun sigara kullanımı öyküsü olan kişilerin hiç ertelemeden bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmaları yaşamsal önem taşıyor. Erken dönemde tespit edilen gırtlak kanseri uygun tedaviyle tamamen iyileşebiliyor. Erken tanı ve tedavi ayrıca gırtlağın korunmasına ve kişinin sesini koruyabildiği tedavi çözümlerine de olanak verebiliyor. Bunların yanı sıra hastalığın erken tespiti kanserin bölgesel yayılımının ve akciğer gibi uzak organlara sıçrayabilmesinin de önüne geçiyor” açıklamasını yaptı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta ’dur’ ihtarına uymayan araçta firari hükümlü yakalandı Tokat’ın Erbaa ilçesinde uygulama noktasında "dur" ihtarına uymayarak kaçan araç polis takibiyle yakalanırken, araçtaki bir şahsın 14 yılın üzerinde kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari olduğu ortaya çıktı. Sürücüye ise çeşitli ihlallerden 215 bin TL ceza uygulandı. Edinilen bilgilere göre, Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı D-100 Karayolu üzerindeki uygulama noktasında peş peşe gelen iki araçtan 34 TC 6448 plakalı otomobil sürücüsü ekiplerin "dur" ihtarına uyarak durdu. Bu sırada arkasından gelen 34 NGC 273 plakalı diğer araç, yapılan ikaza uymayarak uygulama noktasından kaçtı. Kaçan araç, Erbaa İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince takibe alındı. Yapılan kovalamaca sonucu araç Karayaka bölgesinde yakalanırken, araç içerisinde bulunan şahıslar gözaltına alındı. Araçta yapılan kimlik sorgulamasında şahıslardan İ.T.’nin büyükbaş hayvan hırsızlığı suçundan 14 yıl 26 ay 98 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ve ayrıca cezaevi firarisi olduğu tespit edildi. Şahıs gözaltına alınarak işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Öte yandan sürücü İ.M.’ye, trafik kanununa aykırı şekilde "dur" ihtarına uymamak, kırmızı ışık ihlali ve tehlikeli araç kullanmak suçlarından toplam 215 bin TL idari para cezası uygulanırken, ehliyetine 2 ay süreyle el konuldu. Araç ise 2 ay süreyle trafikten men edildi. Firari hükümlü İ.T. Çamlıbel Cezaevi’ne teslim edilirken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.
İstanbul İstanbul’da ’hanutçuların güzellik merkezi bahanesiyle senet imzalattığı’ iddiası Esenyurt’ta bazı şahısların hanutçuluk yöntemiyle yoldan geçen insanlara ’güzellik merkezinde işlem yapalım’ bahanesiyle senet imzalattığı iddia edildi. Vatandaşlar ise icraya verildiğini öğrenince şok yaşadı. Olay, İstanbul Esenyurt’ta meydana geldi. İddiaya göre ilçe meydanlarında yürüyen vatandaşları durduran özellikle öğrenci olduğunu söyleyen hanutçular, güzellik merkezlerine müşteri çekmeye çalıştı. Şahısların mağdur vatandaşları genellikle "En azından bir görüşme yapın, prim kazanalım" diyerek kandırdığı iddia edildi. Güzellik merkezinde ise ön kayıt adı altında sözleşme imzaladığını zanneden vatandaşlar senetler imzalatılarak borca sokuldu. Avukatları arattılar Mağdur vatandaşlar güzellik merkezinden hizmet almadıkları halde sözde avukatlar tarafından aranarak farklı rakamlarda "cayma bedeli" istenerek icraya verilmekle tehdit edildi. Mağdurların ailelerini bile aradığı öne sürülen avukatlar, borcunu ödemeyen vatandaşları ise ellerindeki senetlerle icraya verdi. "Lütfen yukarı gelin diyerek para talep ediyorlar" Esenyurt meydandan geçen bir vatandaş yaşanan durumla ilgili, "Geliyorlar, ’pardon bir bakar mısınız, lütfen yukarıya gelir misiniz’ diyorlar. Sonrasında ise para talep ediyorlar. Ben kabul etmedim" dedi. "10 bin lira istediler. Vermezsek ’mahkemeye vereceğiz’ dediler" Başka bir vatandaş ise, "Benim annemin başına geldi. Aldılar annemi güzellik merkezine götürdüler. Senet imzalatmışlar. Yaklaşık bir 10 bin lira talep ettiler. Parayı vermezsek mahkemeye vereceklerini ifade ettiler ama parayı vermedik. Burada çok rahatsız ediyorlar" diye konuştu. "Psikolojik baskı uyguladılar. İmzalamak zorunda kaldım" Bir işletme tarafından kendisine sözleşme diyerek 3 defa senet imzalatıldığını ifade eden Kader Ünlü, "Aslında ne olduysa meydanda yürürken oldu. Bir çocuğa rastladım ve o şekilde tuzaklarına düştüm. Yukarıya çıktığımda da indirim olduğunu söylediler ve psikolojik baskı uyguladılar. İmza atmak zorunda kaldım. Ertesi gün de bu parayı ödeyemeyeceğimi söylediğimde beni tehdit ettiler. Avukata veririz seni icralık olursun dediler. İlkinde bu şekilde oldu. Bir gün seansıma girmek için geldiğimde bana çay içirdiler, bilmiyorum o çayın içinde ne varsa ikinci imzayı da atmış oldum. Üçüncü imzada da bilmiyorum imzamı mı taklit ettiler, ben mi imza attım hatırlamıyorum ama attığımı hatırlamıyorum. Bu şekilde dolandırıldım. Çünkü ben geçen sefer sustuğum için bu defa onlar benim tepeme bindiler. Ben tek değilim birçok kişi var benim gibi mağdur olan. Ben hakkımı savunmak için bu yola çıktım. Ben normalde 14 bin liralık paket aldım. Onlar benden 45 bin lira para istediler. İlk ödemeyi saymıyorum aramızda halletmiştik ama ikinci seferde beni dolandırmaya çalıştılar. Benim durumumda olan çok kişi var. Korkmasınlar gereken yerlere şikayetçi olsunlar. Şu an senetlerim de çantamda. Caymak istediğimde ücret istediler. Ben de bu ücreti ödeyemeyeceğimi söyledim. Ayrıca kalkıp beni tehdit ettiler. ’Ben buraya eşimle gelirim’ dedim. Onlar da bana, ’eşinle gelirsen eşine iftira atarım’ dediler. Sonra da ’senin imzan bizim elimizde, istediğimiz gibi seni suçlarız’ dediler" şeklinde konuştu. "Kişilerin iradesi sakatlandığı için bir geçersizlik söz konusu" Mağdur vatandaşların hangi hukuki yollara başvurabileceğini anlatan Avukat Melih Özmen, "Kişiler özgür iradeleriyle birlikte kanun çerçevesinde sözleşme yapabilirler. Ama burada kişilerin iradesinin sakatlandığı anlaşılıyor. Sözleşme adı altında aslında iradelerini sakatlayarak senet imzalattıklarını ifade ediyorlar. Öncelikle kişilerin iradesi sakatlandığı için bir geçersizlik söz konusu ama burada tabi ispat hukuku devreye giriyor. Kişi, iradesinin sakatlandığını ispat etmeli ki söz konusu senet geçersiz kılınabilsin. Ama ispat noktasında genelde somut vakalarda sorun yaşandığından dolayı kişiler senet borcunu ödemek zorunda kalabiliyor. Burada şu gündeme gelebilir, hukuk sistemimizde menfi tespit dediğimiz bir dava var. Kişinin karşı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespiti aslında bu dava. Burada kişiler, senet karşılığı herhangi bir mal veya hizmet almadıklarını ispat edebilirlerse mahkeme nezdinde bu menfi tespit davası kabul edilir ve senet karşılığı borçlu olmadıkları mahkeme kararıyla tespit edilip hüküm altına alınabilir" dedi. "Vatandaşımız imzaladığı belgeyi baştan aşağı okumalı" Öte yandan, vatandaşların bir belgeyi imzalamadan önce dikkatle okumasını tavsiye eden Avukat Özmen, "Burada öncelikle vatandaşımız imzaladığı belgeyi baştan aşağıya okumalı. Kendilerine bir metin verildiğinde karşı tarafa tamamen güvenip imza atmamalı. Orada sözleşmenin herhangi bir maddesine gözden kaçırılabilir düşüncesiyle kötü niyetli kişilerce tüketici aleyhine olumsuz bir madde ekleyebilir. Dolayısıyla, vatandaşlarımız sözleşmeyi baştan aşağıya okusunlar. Oldubitti olacak şekilde hemen imzalayın biz size bir hizmet sunmayacağız, sizden bir para istemiyoruz, biz burada, ’öğrenciyiz, harçlığımız çıksın’ gibi vicdani sebeplerle bu tuzaklara düşmesinler. Dolayısıyla önlerine konan metni baştan sona okuyarak öyle imzalasınlar. Hatta, imzalayacakları metinlerin bir nüshasını da kendilerinde bulundursunlar. Yarın bir gün yaşanacak olumsuzluklarda durumu hatırlamak için bir belge bulundurmaları vatandaşlarımızın lehine olur. Eğer senet imzalayacaklarsa ki bu noktada imzalamamaları gerekiyor. Çünkü senet karşılığı verilen bir ürün yoksa bu durumda sadece hizmet alacaklarsa yalnızca sözleşmeyi imzalasınlar. Burada iradeleri sakatlanıp iş dolandırıcılık noktasına girdiği için savcılık aracılığı ile suç duyurusunda bulunabilirler" diye konuştu.
Samsun Atakum’da ücretsiz sağlık taramasına vatandaşlardan yoğun ilgi Samsun’un Atakum Belediyesi ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen ücretsiz sağlık tarama hizmeti vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Atakum Belediyesi ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hemşirelik Bölümü iş birliğinde yürütülen sağlık tarama programı, ilk olarak Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde başlatılırken, Şehit Ömer Halisdemir Tesisinde devam etti. Sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen program, vatandaşların buluşma noktası oldu. Program kapsamında uzman sağlık personeli tarafından 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik çeşitli sağlık hizmetleri sunuldu. Vatandaşlar tansiyon ve şeker ölçümü yaptırırken, kalp, böbrek, üreme sağlığı ve aile planlaması konularında da bilgilendirildi. Etkinlikte kanserde erken tanının önemine dikkat çekilirken, katılımcılar çeşitli tarama testlerinden geçirildi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Halk Sağlığı Hemşirelik Bölümü 4. sınıf öğrencileri tarafından kurulan stantlarda ise idrar kaçırma, aile planlaması, diyabet, menopoz, kalp sağlığı ve kanser taramaları hakkında bilgilendirme yapıldı. Öğrenciler, etkinliğin temel amacının toplumda sağlık bilincini artırmak ve hastalıklar ortaya çıkmadan önlem alınmasını sağlamak olduğunu belirtti. Programa katılan vatandaşlar da hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Sağlık taramasına katılan bir vatandaş, düzenli kontroller yaptırdığını belirterek verilen bilgilerin faydalı olduğunu ifade etti. Bir diğer katılımcı ise hizmetin özellikle ileri yaş grubundaki vatandaşlar için önemli olduğunu vurgulayarak, toplumun sağlık konusunda daha bilinçli olması gerektiğini söyledi.