GENEL - 12 Aralık 2018 Çarşamba 19:15

Yalçın Topçu, Haydar Aliyev’i anma törenine katıldı

A
A
A
Yalçın Topçu, Haydar Aliyev’i anma törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Azerbaycan Cumhuriyeti kurucu Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in ölümünün 15.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Azerbaycan Cumhuriyeti kurucu Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in ölümünün 15. yıldönümü dolayısıyla Haydar Aliyev Ortaokulu’nda düzenlenen anma törenine katıldı.


Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Azerbaycan Cumhuriyeti kurucu Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in Ankara Yenimahalle’de kendi ismini taşıyan Haydar Aliyev Ortaokulu’nda vefatının 15. yıldönümü için düzenlenen anma törenine katıldı. Programa ayrıca AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, Türkiye- Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu eski Başkanı Necdet Ünüvar, Kültür ve Turizm eski Bakanı İlhan Aküzüm, Azerbaycan-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı - Ehliman Amiraslanov ve çok sayıda davetli katıldı.


Programdaki konuşmasına Azerbaycanlı ünlü şair Bahtiyar Vahapzae’nin “Bir ananın iki oğlu, Bir amalın iki kolu. O da ulu, bu da ulu, Azerbaycan-Türkiye” dörtlüğünü okuyarak başlayan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu, “Bu okulda adı yaşatılan, 15 yıl önce aramızdan ayrılan ikiz kardeş Azerbaycan’ımızın mimarı ve önderi rahmetli Ulu Önder Haydar Aliyev’i vefatının yıl dönümünde bugün birlikte rahmetle anıyoruz” dedi.



“Rahmetli Aliyev her daim gönüllerde yaşatılacaktır”


Haydar Aliyev’in Türkiye-Azerbaycan arasındaki kardeşliğe binaen söylediği “bir millet, iki devlet” sözünü hatırlatan Topçu, “Yaptıkları ile tarihe damga vuran rahmetli Aliyev; tıpkı Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi çocuklara, kadınlara ve gençlere çok önem veren, halkının ve Türk dünyasının büyük sevgisini ve saygısını kazanmış, Azerbaycan’ın unutulmaz, milli ve daimi lideri olarak her daim gönüllerde yaşatılacaktır. Nur içinde yatsın, mekânı cennet olsun” temennisinde bulundu.



“Ulu Önder’in koyduğu hedefleri gerektiği gibi devam ettiriyoruz ve devam ettireceğiz”


Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim ise, “Bir diplomat olarak Azerbaycan’ımızın bölgesindeki ve dünyadaki yerine baktığımızda rahatça söyleyebilirim ki; devletimiz Ulu Önder Haydar Aliyev’in düşlediği ve bizlere gösterdiği hedefler doğrultusunda artık çok güçlü bir duruma gelmiştir. Azerbaycan-Türkiye kardeşliğine baktığımızda sadece enerji ihaleleri değil, sadece aramızdaki kültürel ve diğer ilişkiler değil, her konuda Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini dile getiriyoruz. Bugün Azerbaycan artık yatırımlarıyla, ekonomisiyle, silahlı kuvvetleriyle dünyada bir güç haline gelmiştir. İnanıyorum ki, Ulu Önder’in koyduğu hedefleri gerektiği gibi devam ettiriyoruz ve devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.



“Bu okulun öğrencilerinin aliyev’e manevi olarak borçlu olduğuna inanıyorum”


Haydar Aliyev isminin Ankara’da bir okulda yaşatılmasının önemine değinen Büyükelçi İbrahim, “Ulu Önder’in ‘eğitim milletin geleceğidir’ sözünü buradaki gençlerimize hatırlatmak isterim. Haydar Aliyev’in isminin yaşatıldığı bu okulda eğitim gören öğrencilerin Ulu Önder’imize manevi olarak borçlu olduğuna inanıyorum. Sizler milletimizin geleceğisiniz. Sizler hem Türkiye’nin, hem Azerbaycan’ın, hem de Türk dünyasının geleceğisiniz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.